Halil Akkaş Röportajı

Pek çoğumuz, mesafe koşu kategorilerinde Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli sporculardan Halil Akkaş’ı tanımıyor olabilir. Oysa Halil, Pekin’den madalya ile dönemese de , tesadüflerle başladığı spor dalında, uzun süre kendi çabalarıyla ayakta kalıp, dünyanın sayılı atletleri arasına girmeyi başarmış bir sporcu. 1 Mil, 2000 metre ve 3000 metre engelli Türkiye rekortmeni Halil Akkaş ile atletizm, spor ve kariyeri üzerine konuştuk. Merak edilenleri sorduk.

HALİL ve Atletizm

Spor Stüdyosu: Halil, koşmanın hobi ya da profesyonel düzeyde yaygın olmadığı Türkiye’de, sen bu spora nasıl başladın? Bugün Dünya’nın sayılı koşucularından birisin, devam etmende hangi faktörler etkili oldu?

Halil Akkaş: Teşekkür ederim bu soruyu sorduğunuz için. Ben atletizme bir tesadüf eseri, orta okul 3.sınıfta bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine, hobi olarak başladım. Arkadaşım atletizm yaptığı için ben de ondan etkilendim. Ülkemizde maalesef pek çok sporcu tesadüflerle spora başlıyor. Yine de Dünya ve Avrupa Şampiyonaları’nda birçok başarı elde ediyorlar. Ben, Türkiye’deki atletlerin derecelerini, ülkede spora bakışı düşündüğümde büyük bir başarı olarak nitelendiriyorum. Bu durum Avrupa’da çok farklı. Küçük bir çocuğu 6 yaşında jimnastik, 7 yaşında yüzme, 8-9 yaşında atletizm yaptırıp, sonra fiziği veya yeteneği hangi branşa uygunsa o branşa yönlendiriyorlar ve devlet desteği ile yetiştiriliyor. En nihayetinde bu sporcular 19 yaşına geldiklerinde sponsor bulup, Golden League ve Grandi Prix’lere katılan yarışçılar haline geliyorlar. Bizim ülkemizde ise kendi çabanla bir çok imkansızlıklara rağmen gelişip belli noktaya geldikten sonra devlet ve sponsor desteği alabiliyorsun.

İlk başladığımda beni, beden eğitimi öğretmenimiz Gülsüm Kargı destekliyordu. 1998′den beri de Ramazan Kutlu ile antrenmanlara devam ediyorum. Genelde Kütahya’da yapıyorduk çalışmalarımızı ama yurt içi ve yurt dışı kamplarımız da oluyordu. Türkiye’de herşey futbol olduğu için benim de futbola ilgim vardı. Atletizmi yaptıkça sevmeye başladım, sevdikçe antrenmanlara daha çok özen gösterdim, ve başladığım yıllarda tahmin dahi edemediğim bir konuma geldim. Şimdi, daha iyisini başarmak için daha da çok çalışıyorum.

SS: Atletizme “sporun anası” denir; katılıyor musun?

HA: Katılıyorum, bütün sporcular aslında atletizm yapıyorlar. Ama bunun farkında değiller. Atletizmin bir çok yan branşı var. Tüm sporcular bunlardan zamanla nasipleniyor. Tabii ki iyi bir atletizm altyapısı, her sporcuya her branşta yardımcı olur. Ama dediğim gibi, bu konuda diğer ülkelerden biraz gerideyiz.

HAZIRLIK DÖNEMİ

SS: Atletizmcilerin kimi zaman yüksek rakımda antrenman yaptıklarını biliyoruz. Bunun sebeplerini açıklayabilir misin?

HA: Müsabakalara 3 dönem halinde hazırlanırız: Ön hazırlık, Genel hazırlık, ve müsabaka dönemi.

Ön hazırlık döneminde genellikle mesafe ve kuvvet üzerinde çalışırız. Genel hazırlık döneminde, kuvvet, dayanıklılık ve sürat antrenmanları yapıyoruz. Müsabaka döneminde de son teknik-taktik çalışmalarını tamamlayıp müsabakaya katılıyoruz. Hazırlık dönemlerinde yüksek rakım çalışması için Erzurum ve Bolu’ya, yarış öncesi performans antrenmanları için ise İzmir ve Antalya’da çalışırız. Yüksek rakım kan değerlerinin yükselmesine ve volm kapasitesinin artmasını sağlıyor. Etiyopyalı atletlerin başarılı olmasında yüksek rakımda çalışıyor olmalarının büyük etkisi var. Yüksek rakımda hemoglobin yükselmesi (alyuvar artışı) vücudun oksijen kapasitesini genişletiyor.

Bu dönemlerde vücudun gelişimi ile ilgili testlere de tabi tutuluyoruz.

SS: Antrenmanlarda elde ettiğin dereceler ile yarışta elde ettiklerin arasında fark var mı?

HA: Antrenmandaki performansıma gore, yarışta koşacağım dereceleri az çok tahmin edebiliyorum. Ama yine de yarışta daha iyi koşuyorum, bana yarış psikolojisi ve yarış ortamı olumlu katkı yapıyor. Mesela 3000 metre yarışlarında,antrenmanlara oranla ortalama 30 saniye daha iyi koşarım.

SS: Turnuva olmadığı dönemlerdeki antrenman tempon hakkında bilgi verebilir misin? Bir atlet nasıl çalışıyor?

HA: Turnuva olmadığı dönemlerde antrenmanlarımız günde çift antrenman olmak üzere 6 gün devam ediyor. Pazar günleri ise tek antrenman yapıyoruz. Haftada iki gün kondisyon idmanı yaparız. Sporcu başarılı olmak için bazı fedakarlıklar yapmak zorunda, sosyal yaşantısına dikkat ettikten sonra ileriki yıllarda daha büyük başarılara ulaşabilir.

TAKTİKLER

SS: Mesafe koşularında farklı kategoriler var, 1500-3000-5000-10000 gibi. Bunların arasında sporcular tercihlerini neye göre yapar?

HA: 1500 mt daha hızlı ve yorucu bir yarış. Çok yıpranıyorsun ama 10000 mt de dayanıklılık kosusu oldugu için sabit bir tempoda koşuluyor daha az yoruluyorsun sadece son metrelerde atak yapıyorsun. Sporcular zaman içerisinde performanslarına göre, antrenörleri ile birlikte karar verirler. Rakip sporcuların performansları da etkili olur.

Benim branşım 3000 metre engelli olmasına rağmen, yıl içinde ben 1500-3000 mt engelli ve 5000 metre koşuyorum. Diğer rakiplerimizi koştukları derecelerden değerlendirip, ona göre hangi branşta madalya şansımız yüksekse o branşı koşuyoruz. Antrenmanda yaptığımız derecelere göre de yarış içi taktiklere karar veriyoruz. Örneğin 5000 metrede yarışacaksak, rakiplerimizin 1500 ve 10000 metre derecelerine bakarız. 1500 metre derecesi benden daha iyiyse benden daha süratlidir, o bakımdan yarışı son metrelere bırakmamak gerekir. Eğer 10000 metre derecesi benden daha iyi ise yarışı mümkün olduğunca yavaşlatıp yarışın sonunda atacağımız deparla kazanmaya çalışırız.

SS: Hazır işin taktiğinden konuşmuş iken, Dünya Salon 4.sü olduğun yarışta Ukraynalı atlet seni sonlarda geçti. Kenyalı atlet de son turda onu geçmene rağmen son deparıyla seni mağlup etti. Sen yarışın ortalarında, herkesin dışından bir depar attın. O yarışı bir de senin gözünden değerlendirebilir misin?

HA: Yarışın ortalarında yapmış olduğum atak beni çok yıprattı. Ama yarış içinde ön gruptan kopmamak için o atağı yapmam gerekiyordu, ben de yaptım. Şu an daha tecrübeliyim diyebilirim. O hatayı tekrar yapmazdım. Yarıştan önce istediğini taktiği düşünün, ama yarışın gidiş şekline göre yarış içinde farklı taktikler kullanmak zorunda kalabiliyorsunuz. Şu an yarışı koşuyor olsam daha kontrollü koşar, son metrelerde atağımı gerçekleştirir ve madalya alabilirdim.

SS: Atletizmi dışarıdan seyredenlerin merak ettiği bazı konular var. Yarış sırasında dirsek atma, Tavşan koşucuları, ve 3000 metre engelli yarışlarında neden suya düşüldüğü gibi. Yarışların içindeki isimden bu soruların cevaplarını duymak isteriz.

HA: Yarış içinde birçok değişik olayla karşılaşabiliyoruz. Dirsek atma gibi olaylar, yarışın içinde birçoğu istem dışı olan şeyler. Çoğu sporcular yarıştan sonra gelip özür de diler. Bunları normal karşılamak lazım. Arada istisnalar çıkar tabii ki, ama genelde istem dışı olaylar.

Tavşan olayı ise genellikle Golden League ve GrandPrix yarışlarında olur. Büyük şampiyonalarda olmaz. Tavşan atletler, genelde geçmiş yıllarda başarılı olmuş Dünya ve Avrupa şampiyonaları’nda madalya almış sporcular olur. Dışardan onur kırıcı bir görev gibi gözüküyor sanırım, ama aslında öyle değil. Tavşanın görevi yarışın temposunu ayarlayıp rekor deneyen sporcunun en iyi derece veya rekor kırması için çabalamasıdır. Bir bakıma yarışın tempo belirleyicisidir. Bana böyle bir teklif gelmedi, ama yardım edeceğim sporcu tanıdığım, sevdiğim biri ise seve seve, onun daha iyi bir derece koşması için yardımcı olurum.

3000 metre engelli yarışlarına gelince; o yarışlar kros yarışmalarının piste uyarlanmış halidir. Zor şartlarda rakiplerle mücadele etmek esastır. Suya düşülmesi de yarışı zorlaştırmak için yapılmış bir engeldir.

SS: Yarış sırasında ise atletler bir karara koşuyorlar. O sıralarda aklınızda yarıştan başka herhangi birşey oluyor mu, onu merak ederiz hep.

HA: Tüm arkadaşlarım bana bu soruyu soruyor. Uzun mesafe koşar iken neler düşündüğümü soruyorlar. Aslında hiç de öyle uzun bir mesafe değil. Rakiplerinizle mücadele edip nerede nasıl atak yapacağınızı düşünmekten, başka birşeye vakit kalmıyor. Yarış , hemen başladığı gibi bitiyor.

HALİL ve DİĞER ATLETLER

SS: Uluslararası yarışlara gittiğinizde, atletler arasında nasıl bir ilişki var, rekabet mi, dostluk mu ön planda?

HA: Rakiplerimle genelde yurtdışı kamplarında birlikte güzel arkadaşlıklarımız oluyor. Birlikte antrenman yapıyoruz. Rekabet sahada kalıyor. Örneğin, dünyaca ünlü atletleri saymak gerekirse, El Garuj ile bir ay boyunca aynı otelde kamp yaptık. Bir seferinde Fas’ta kamp yapıyorduk. Sahada antrenman yapar iken Hijam El Garuj sahaya geldi. Sahada antrenman yapan tüm sporcular sahadan çıktı. Biz de herhalde yasak diye çıkalım dedik. Antrenörü geldi ve bize diğer sporcuların saygılarından dolayı çıktıklarını, bizim çalışmaya devam edebileceğimizi söylemişti. O olay beni çok etkilemişti. Onun haricinde Bekele ile de uluslararası turnuvalarda görüşüyoruz.

SS: Bekele ve Tirunesh Dibaba, olimpiyatlarda çok iyi dereceler elde ettiler. Bu sporcuları farklı kılan nedir?

HA: Çok iyi hazırlanmışlar olimpiyatlara, istedikleri dereceleri de elde ettiler. Bir sporcunun ne istediğini bilmesi çok önemli. Çalıştıktan sonra o dereceye ulaşırsınız.

SS: Elvan Abeylegesse hakkındaki görüşlerin neler? Sence Dibaba’yı bir gün geçebilecek mi?

HA: Elvan, Türk atletizminin en başarılı sporcusu. Osaka ve Pekin’de bunu kanıtladı. İnanıyorum ki önümüzdeki yıl hepbirlikte daha büyük başarılar kazandırırız ülkemize. Ben Dibaba’yı geçeceğine yürekten inanıyorum.

SS: Halil, sizin branşta Etiyopyalılar’ın üstünlüğünü, bahsettiğimiz yüksek rakımda antrenman dışında, nasıl açıklayabiliriz? Haile Gebrselassie, bunun sebebini, fakirlik, yöresel yiyecekleri ve genetik olarak sıralıyor. Senin yorumun nedir?

HA: Haile de Bekele de, spordan kazandıkları ile ülkelerinde büyük işyerleri açmışlar. Ülke geneli fakir olduğu için artık atletizm spordan çıkmış, en büyük meslek haline gelmiş. Bu sebepten dolayı herkes atletizm yapıyor.

HALİL ve REKOR

SS: Bahsettiğimiz isimlerin çok büyük dereceleri var, bunlara Halil Akkaş’ın yetişmesi mümkün mü?

HA: Hepsi çok önemli sporcular, çok önemli dereceleri var. Ama çalıştıktan sonra imkansız diye birşey yoktur. Her geçen yıl kendimi geliştirdiğimi düşünüyorum.

SS: Koştuğun yarışta rekor kırılır ise neler hissedersin? Tabii ki bu rekoru sen kırmışsan çok mutlusundur, ama ya başkası kırmışsa?

HA: Bence çok güzel bir olay. Bu sayede kendimi geliştirip en iyi dereceleri koşma fırsatı buluyorum.

SS: Atletlerin, 25 yaşında en iyi dönemlerine girip, 35′e kadar müthiş performanslar sergilediklerini görüyoruz. Sen de 25 yaşındasın, en iyi zamanlarına yaklaşıyorsun diyebilir miyiz?

HA: Dünya geneline baktığımızda benim branşımdaki dünya rekorları 27-29 yaş arasında kırılmıştır. Ben de önümüzdeki sene Dünya Şampiyonası ile beraber, en iyi derecelerime ulaşmak ve gelecek Olimpiyatlarda madalyalar kazanmak istiyorum.

HALİL VE GELECEK

SS: Başarılı orta mesafe koşucuları, olgunluk dönemlerin atlattıktan sonra maratona yöneliyorlar. Halil’in gelecek için maraton planları olabilir mi?

HA: Benim hali hazırda başarmam gereken çok şey var. İleride maraton koşmayı düşünmüyorum. Aklımda, öncelikle diğer hedeflerimi gerçekleştirmek var.

SS: Önümüzdeki sene Torino’da Salon, Berlin’de de Dünya Şampiyonası var. Katılacak mısın?

HA: Berlin’de koşmayı planlıyorum. Ama Torino’ya gideceğimi sanmıyorum. Belimden sakatlık geçirdim, doktorlar yüklenirsek, tekrar nüksedebileceğini söyledi. O yüzden Torino’da riske atmak istemiyorum.

SS: Golden League yarışlarına katılım nasıl oluyor? Sen de gitmeyi düşünüyor musun?

HA: Golden League’lere yıl içinde yapmış olduğun derecelere göre yarışma direktörleri tarafından davet ediliyorsun. Yıl içinde Türkiye ve uluslararası yarışmalarda ettiğin derecelere göre sana davetiye gönderiyorlar. Atlet için önemli bir maddi katkı tabii ki. Koştuğun derecelere göre aldığın ücret değişiyor. Minimum 10 bin euro alındığını biliyorum.

SS: 2006′dan beri Fenerbahçe’desin. Kulüple olan kontratın ne durumda?

HA: 2006′da iki yıllık kontrat imzalamıştık. Bu sene bu kontratı bir yıllık daha uzattık.

SS: Geçtiğimiz hafta Spor Şurası yapıldı. Sporun geleceği için önemli kararlar alındı, sen de Türk sporunun önemli bir ismisin. Bu Şuraya davet edildin mi?, veya fikrin alındı mı?

HA: Hayır, davet edilmedim. Ben de gelişmeleri basından takip ediyorum.

SS: Son olarak, sence Türkiye’de koşu kültürünün gelişmesi için neler yapılabilir, Halil Akkaş’ın katkısı ne olabilir?

HA: Pek çok şey yapılabilir. Mesela sponsorlar destek verirse, ben diğer atletlerle beraber muhtelif şehirlerde, çocuklar ile atletizme teşvik yarışları düzenleyebilirim. Eminim çocukların sevmesi için önemli bir katkı olur. Bu anlamda, sporun ve atletizmin gelişimi için yapılacak her türlü kampanyaya açığım.

SS: Teşekkürler Halil, başarılarının devamını diliyorum.

HA: Rica ederim.

NOT: Halil Akkaş’ın kariyerinden önemli derecelere ve fotoğraf galerisine ulaşmak için burayı tıklayınız.

Alper Ecevit hakkında

Neredeyse 30 yaşında bu zat, Amerika'nın New York eyaletinde yaşıyor...1990'da Dünya Kupası diye inim inim inlerken, 1992'de Freddy Mercury sayesinde Olimpiyatlara da düşkün oldu. Yazdı, çizdi orada burada, bir baktı blog olayında ekmek var, başladı spor blog'u yapmaya...Pekin 2008'i seyrederken coştu, Londra 2012'yi de gördü blogu...
Bu yazı Atletizm, Röportaj kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Halil Akkaş Röportajı için 12 cevap

  1. gurcu der ki:

    güzel olmuş …

  2. Recep ÇELİK der ki:

    Ülkemizin en seçkin vede en önmelisi en saygın mütavazi insanı Türk sporunun gelişmesınde en büyük katkılarını saglayacagı insan sana teşekür ederiyorum çünkü bunu hakeden ender sporculardansın…Başarılarının devamını diler göz kapaklarından öperim.iyi ki varsın

  3. ilker topal der ki:

    bende bir atletizm gönüllüsü olarak şunu söyleyebilirimki halil akkaş bir gün gelecek çocuklar tarafınan örnek alınan dünya ve olimpiyat şampiyonu bir sporcu olacak aslında bu imkanlarla yinede çok büyük başarılara imza attı kendisini tebrik ediyorum daha nice başarılar kazanmasını diliyorum

  4. ABDURRAHİM ÇELİK APO der ki:

    HALİL SENİN BAŞARİN TÜRK ATLETİZMİN BAŞARISIDIR İYİKİ VARASIN VE BİZLERE BU BAŞARİYİ GOSTERDİĞİN İÇİN ÇOK TEŞEKÜR EDERİM 2012 DE MADALYA ALMAN DİLEGİYLEN SAYGILAR

  5. fatih boyan der ki:

    kardeşim sen türk atletlerinin yüz akısın,burhan felekte 1mil rekoru kırdığın yarışı hatırlıyorum,o yarışta son metrelerde selimi geçince gözyaşlarımı tutamamıştım,helal olsun be sana koçum,umarım bundan sonra da dünya ve olimpiyatlarda en azından bir madalya gitirirsen türk gençleri senin yolundan bir çok başarıya imza atacaktır.saygılarımla..

  6. Halil AKKAŞ der ki:

    Destekleriniz için çok teşekkürler.

  7. cemre der ki:

    Halil Akkaş Türkiyenin aynı zamanda dünyanın en seçkin sporcusudur. Türkiyenin gurur kaynağıdır. Yarışmalarında bizlere yaşattığın gurur heyecan için sana teşekkür ederim.
    İNŞALLAH HEP YÜKSELİRSİN PARMAKLA GÖSTERİLİRSİN İYİKİ TÜRKİYENİN

    GURUR TABLOSUNDAKİ SPORCUSUSUN

  8. burak der ki:

    halil abi ben senin hayranınım bende senin gibi kroscuyum benim koşu mesafem 10000 deyim abi sen bizim gururmuzsun sana bundan sonraki yarışlarında başarılar kendine iyi bak

  9. h.ibrahim der ki:

    başarıların devamını dilerim…… herşey gönlünce olsun

  10. caner der ki:

    bende uzun mesafeci bi atletim.türkiyede kendime örnek aldığım tek erkek atlet bende senin izinden gelicem..ülkemi uluslar arası yarışlarda temsil edicem bunu başarıcam inanıyorumm..ama tek eksiğim iyi bi antronör bunu bulduğum zaman başarıcam.şu anda 16 yaşındayım ve 3000 metrede elde ettğim süreler harika..SENİN NAMINI ALICAM ELİNDEN HALAL AKTAŞ SIKI DUUR :))

  11. zlha sancar der ki:

    basarılarının dewamını dilerim abicim inşallah dahada yükselirsn

  12. gökalp der ki:

    halil akkaş’la fotoğrafım var kütahya ya geldiiçi dışı mutlu bir insan başarılarının devamını dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>