Çorum, Judo ile Dünya Sahnesinde

Antrenman sonrası , sporcularını teker teker evlerine bıraktıktan sonra arabasını evinin önüne parkeder. Tam motoru durduracakken telefonu çalar…Sporcularından birinin babası aramaktadır. Baba, Hüseyin Bey’e bu soğuk Çorum akşamında çocukları eve bırakarak zahmet ettiği için teşekkür eder, ve haftasonu ailesiyle beraber akşam yemeğine davet eder… Hüseyin antrenör, memnuniyetle bu teklifi kabul eder, telefonu kapar ve arabasından inip evine gelir. Eve geldiğinde, işini yapmış olmanın, sevdiği sporu yapmış ve yaptırtmış olmanın huzuru vardır. Sıcak bir çorba ile tüm yorgunluk diner.

Anadolu’nun 1001 köşesinde sınırlı imkanlara rağmen, sevdikleri spora gönül veren yüzlerce antrenörden birinden bahsediyoruz. Hüseyin Üstündağ, Ekim Ayında Bangkok’ta düzenlenen Dünya Gençler Judo Şampiyonası’nda ülkelerini başarılı ile temsil etmiş iki büyük yeteneğin antrenörü. Derya Cıbır bu şampiyonada 48 kiloda gümüş madalya alır iken, Bahar Buker de dünya yedincisi oldu. Bir başka deyişle Hüseyin Üstündağ, 200 bin nüfuslu Çorum’da gönüllü olarak yaptığı Judo İl Temsilciliği görevini başarıyla yürütüp, iki bayan sporcuyu genç yaşlarında dünya seviyesinde rekabet eder hale getirebilmiş bir spor emekçisi.

Sporcularının 2012 Olimpiyatları’ nda başarılı olma şansı olup olmadığını sorup, ve özellikle Derya’dan altın madalya beklediğimizi iletince, Hüseyin Bey’in gözleri doluyor ve, ” Ben bu başarıyı istiyorum. Türkiye’nin bayrağını yukarı çektirip, İstiklal Marşı’nın okutmak istiyorum. Devletimin ve çocuklarımın adının duyulmasını istiyorum, o duyguları yaşamak istiyorum. ” diyor.

Hüseyin Üstündağ, Çorum’da bu başarıyı yakalamalarının gerçek sebebinin sporcularla bir aile gibi yaşamaları olduğunu söylüyor.

“Çorum’da sımsıkı birbirimize bağlıyız”

“Çorum ili modern bir şehir, son 5 ila 10 senedir çok gelişti. Judo sporunu halkın tabanından gelen fakir sporcular yapıyor. Ailelerinin gelirleri çok düşük, çoğu zaman cebimizden harcamalar yapıyoruz. Genelde iyi niyet üzerine kurulu. Dertlerimizi aileleriyle paylaşabiliyoruz, ancak akşam 8′de antrenman yapabiliyoruz. Çünkü Judo için ayrı bir salon yok, güreşçilerden arta kalan saatlerde spor yapabiliyoruz. O saatte antrenmana gidince de çocukları evlerine bırakmam gerekiyor. Aileler, ben ve çocuklar hep içiçeyiz. Ben onlara, onlar bana güveniyor. Bizler için para ikinci planda, biz güzel işlerin ortaya çıkmasından memnun olan insanlarız. Tabii ki futbol ve basketbolun bütçeleri ile kıyaslanamaz durumlardayız, ama bizim de avantajlarımız var. Sımsıkı birbirimize bağlıyız. Bir başka deyişle bizim ruhumuz var. Sporcu bulmak, ileriye taşımak o yüzden kolay oluyor. ”

Pekiyi herşey bu kadar olumlu mu eksikleriniz yok mu? diye sordum. İşte o zaman Antrenör Hüseyin Bey, içindekileri dökmeye başladı. Türkiye’de spor yapmanın, özellikle de Judo yapmanın zorluklarını birer birer anlattı.

“Gereken imkanları tam olarak sağlamaz isek, elimizdeki değerleri yüceltemeyiz.”

“Eskiye göre tabii ki düzelmeler var, eskiden fazlasıyla malzeme sıkıntımız vardı. Giydiğimiz judogiyi bile bulamazdık. Bakkaldan şeker çuvallarından söktürüp diktirerek antrenmanlara gidiyordum. Para biriktirip İstanbul’daki Çapitkan firmasından alırdık. Aileler izin vermezdi, “ne işin var Judo’da? Yapılmaz bu spor” derlerdi. Salon konularında çok sıkıntımız vardı”. diyerek geçmişi anlattı önce. Şimdiki koşullarda gelişme olduğunu ama yeterli olmadığını da eklemek istedi.

“Evet, o zamana göre düzeldik. Ancak hala kendimize ait bir salonumuz yok. Giydiğimiz judogiler bile sorunlu. Çoğu sporcunun ithal judogisi yok. Judogi deyip geçmeyin, kazanmanın neredeyse yüzde otuzu demektir judogi. Bizim spor, tutma çekme işi…Eğer yerli judogiler gibi kolay ele gelen malzeme ile spor yapıyorsanız, rakibiniz çok avantajlıdır. Sahaya çıktıkları anda sporcular rakiplerinin malzemesine bakarlar, judogisi nasıl, kemeri yüksek mi diye. Eğer biz bu imkanları tam olarak sağlamaz isek, elimizdeki değerleri yüceltemeyiz.”

Hüseyin Antrenör’ün dert yandığı konulardan biri de sporcuların altyapıda elde ettikleri başarıları, bazı imkansızlıklar nedeniyle, üst yaş gruplarına taşıyamaması. Sporcuların, üniversite başladığı zaman geçim derdine düştüğünü ve okul ile spor arasındaki tercih yapmak zorunda kaldıklarını söylüyor. Genelde sporcular, bu tercihleri okul ve meslekten yana kullanıyorlar. Üstündağ, üniversite yıllarında sporcuların daha da çalışması gerekir iken, boşluğa düşmesinin Türkiye’yi büyükler kategorisinde dünya çapında başarılar almasını engellediğini düşünüyor. Milli olan sporcuların çoğunun spor akademilerine girdiğini, çünkü sporculara çıkartılması beklenen yeni yönetmelikle Beden Eğitimi hocalığı garantisi verildiğini söylüyor. Ancak, yetiştikleri illerden farklı illere dağılan sporcular, yaşadıkları şehirde kendileriyle ilgilenecek antrenörleri veya mücadele edecek sporcuları bulamıyorlar. Antrenör Hüseyin Bey, bunun için bir alternatif de öneriyor. Aynı dalda başarılı olmuş sporcuların aynı şehirin spor akademilerinde toplanmasını, onlarla ilgilenecek antrenörlerin de o şehirlere atanması ile, en azından o şehirlerde bir branşın tüm başarılı sporcularını bir araya getirecek bir sistemin sporcular için faydalı olacağını düşünüyor.

Antrenör Hüseyin Bey’in Gelecek için Önerileri

“Örnek olarak judo, bire bir yapılan bir spor. Rakibiniz iyiyse siz daha iyi olabilirsiniz. Rakibinizin sizi zorlaması lazım. O yüzden rekabetçi sporcuların aynı bölgede yaşaması lazım. Derya Cıbır, geçen sene Ege Üniversitesi’ne gitti. Hala benim kulübümün sporcusu ama orada İzmir Büyükşehir Spor Takımı ile antrenman yapıyor. Çalışmalarını benim kontrol etme şansım o şekilde azalıyor. Hala Derya ile irtibat halindeyiz, o sistemli çalışan bir kız. Ama çoğu sporcuyu takip etmek ve başarılarını sürdürmesini sağlamak son derece zor. Çorum’da en büyük sıkıntım, yetiştirdiğim sporcuların, ilimizde Spor Akademisi olmaması nedeniyle, şehirden ayrılmak zorunda kalmaları.”

“Derya’nın hep daha iyisi için çalışması lazım”

Hazır yeri gelmişken, Derya Cıbır’ı da bize anlatmasını istedik. Derya, 18 yaşında olmasına rağmen, Judo tarihimizde Dünya Şampiyonaları’nda final oynamış tek sporcumuz. Tabii ki bu başarıyı henüz sadece gençler kategorisinde yaşadı. Daha çok çalışması, hakettiği derecelere ulaşması lazım. Üstündağ da bu görüşe katılıyor. “Derya’nın nerelerden geldiğini unutmaması lazım, ve hep daha iyisi için çalışması lazım. Artık rekabet daha artacak, hayat daha da zorlaşacak, hiçbir zaman yılmaması lazım.” diyor.

Hüseyin Antrenör, Derya’dan ümitli. Derya’nın rekabetçiliğini kaybetmeyeceğini düşünüyor.

“Derya, 2009′un Mart ayında Gençler Şampiyonası’na hazırlanacak. Şu ana kadar pek çok ulusal ve uluslararası şampiyonada başarı yakaladı. Gençler kategorisinde, Türkiye Şampiyonluğu’nun yanı sıra, 2005 ve 2006′da Avrupa üçüncüsü, 2008′de Avrupa İkincisi, ve Dünya ikincisi oldu. Kariyeri hep çıkışta olan bir sporcu.”

“Keşke ben de yanında olsaydım”

Ancak Hüseyin Üstündağ, Bangkok’ta Derya Cıbır’ın yanında olamamaktan biraz rahatsız olmuş,

“Dünya Gençler Şampiyonası’nda şampiyon olmasını bekliyordum. Ama ayağından bir sakatlığı vardı. Bir de maalesef ben yanında yoktum. Türkiye’de işler biraz değişik ilerler. Ben de bilemiyorum. Tabii ki milli takım antrenörü yanında gidecek, ama 17-18 yaşında sporculardan bahsediyoruz. Onlar tanıdıkları,bildikleri antrenörlerle rahat ederler. Milli takım antrenörü olsaydı, ama ben de olsaydım. Derya hep, zorlu maçlarda Hüseyin Hoca olsa şöyle derdi diye taktik belirlediğini söylüyor. Keşke ben de yanında olsaydım” diye hayıflanıyor.

Derya’nın neden iyi bir judoka olduğunu, yeteneklerinin neler olduğunu sorduğumda ise, Hüseyin Hoca, şöyle tanımlıyor çok sevdiği oyuncusunu.

“Çok esnek bir kız, zaten judoda esneklik ve yumuşaklık ön plandadır. Aynı zamanda sistemli çalışan da bir sporcu. Günde üç antrenman yapardık onunla, oynayacağı rakiplerin analizlerini yapardık. O da bizi hiç yanıltmadı, hep daha iyi oldu. Aile yaşantısı da çok düzgün bir kız. Onun haricinde, uyumasından beslenmesine kadar tertipli yaşayan bir kız. Günde 4500-5000 kalori alması gerekiyor, zamanında yemesi gerekiyor. Spor disiplin işi, dikkatli olmak gerek.”

Ayaktakiler:Fatma Satılmış,Ceren Sönmez,Bahar Büker, Eda Dilekçi

Oturanlar: Esra Damar, Derya Cıbır,Kübra Dağlamaz, Zehra Damar

Bir judocunun günlük antrenmanın anlatmasını istiyoruz Hüseyin hocadan. Dünya çapında sporcu olmak için, Derya Cıbır gibi genç sporcular yoğun bir antrenman temposunda yaşıyorlar.

“Günde 3 antrenman yaparız, sabah koşu, öğle teknik taktik, akşam özel teknik çalışması ve ağırlık çalışması. Onun yanında halat çalışması, kros çalışması, sürate dayalı çalışmalar, kondisyon çalışmaları…Günde 6 saat bile çalıştığımız zaman oluyor.Yurtiçi ve yurtdışı şampiyonalara ayrı ayrı çalışırız. Mesela Derya’nın kendine özel teknikleri vardı, zamanla herkes çözdü. Şimdi yeni teknikler hazırladık. Hep kendinizi geliştirmeniz gerekir.”

“10 yıl önce salonlara bayan bile gelmiyordu”

Konuyu Derya’dan Türkiye’de kadın olmanın ve özellikle kadın sporcu olmanın zorluklarına getiriyoruz. Hüseyin Üstündağ, artık Türkiye’nin bu sorunları aştığını söylüyor. Ben bu görüşe pek katılmasam da Hüseyin hocanın gençliğindeki hikayeler ile karşılaştırdığımızda, en azından Çorum’da gelişme olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

“Spora başladığımda Anadolu’da bu işi yapmak zordu. Bir bayan bu işi asla yapamazdı. Günahtı, ayıptı, yazıktı. O zaman iki yıllık yüksek okul var Çorum’da. Oradan sporcu toplar, antrenman yaptırırdım. O eziyetleri aştık zamanla. İnsanlarla diyalog kurduk. Yerel gazeteler de çok yardımcı oluyorlar, bizleri tanıtıyorlar, aileler daha çok güveniyor. Bunlar önemli gelişmeler.10 yıl önce salonlara bayan bile gelmiyordu. Artık kabuğu yırttık diyebilirim.”

“Eline koluna sağlık”

Maddi imkanlarında ne gibi eksiklikler olduğunu sorguladığımızda ise Hüseyin Üstündağ, hayli şaşırtıcı hikayeler anlatıyor. “Müsabakaya gittiğimizde günlük harcırah 20 ytl. Buna içecek, yiyecek, yatacak dahil. Bu para kime yeter. Bence Türk judosu, bu imkanlara göre çok başarılı.Yurtdışı turnuvalarda da böyle. Ben Yıldız Milli Takım antrenörlüğü yaptım. Gidiyorsun, başarılı oluyorsun. Eline koluna sağlık diyorlar. Tabii Dünya ve Olimpiyat şampiyonalarında biraz daha cömertler. Ama o seviyeye çıkamıyorsan, sporu devam ettirmek zor. İki yıl önce bir kanun çıktı. Milli sporcular maaşa bağlandı. Sporcular, okullarda beden öğretmeni oluyorlar. Hayatlarını anca öyle kurtarıyorlar. Pek çok sporcu, geçim sıkıntısı nedeniyle sporu bırakıyor.Judoyu destekleyen büyük bir grup da yok, maddi sıkıntılarımız çok anlayacağın. Onun dışında bir sıkıntımız da yok zaten.”

Ayaktakiler: Fatma Satılmış,Atakan Dağlamaz,Gökhan Mol,Halit Kaymaz

Oturanlar:    Kübra Dağlamaz,Derya Cıbır,Elif Ceylan,Alpaslan Çatal

“Bence bu siyaset spor ilişkisi değişmez.”

Türk Sporu’nda bu kadar parlak sporcular var iken, benim aklıma Türk sporuna nüfus eden siyasi yapılanma geliyor. Hüseyin Bey’e bu konuyu soruyorum. Neden siyasetçiler, sporcular hazırlanırken yardım etmez,ama Olimpiyat Madalyası aldıklarında ilk onlar fotoğraf çektirir? diye konuya giriyorum. Hüseyin Bey, “ben işime bakarım, en iyisini yapmaya çalışırım. Bazıları reklam seviyor. Bence bu siyaset spor ilişkisi değişmez. Büyükler mütevazi olması gerekir iken, onlar önde biz sporcular ve antrenörler geri planda kalıyoruz.”

“Bir siyasetçiden, her hangi üstdüzey bir kimlikten tebrik almadım”

Aslında Hüseyin Bey’in istediği belki de bir teşekkür. Derya Cıbır’ı 10 yaşında, düzenli ve disiplinli birşekilde antrenmanlara başlatan “O”, ama Derya Bangkok’tan gümüş madalya ile döndüğünde, onu arayıp bir teşekkür eden dahi olmamış. Bunu yadırgadığı çok belli. “Eşimiz, dostumuz aradı tebrik etti, sağolsunlar varolsunlar.” diyor. “Onların haricinde ne bir sponsordan, ne de bir siyasetçiden, her hangi üstdüzey bir kimlikten tebrik almadım”

Elinde, başka yetenekli sporcular var mı diye sordum. Hüseyin Üstündağ, Dünya yedincisi Bahar Buker’in, Esma Damar’ın gelecek vaadettiğini, daha nice sporcuları olduğunu söyledi.

Son olarak Judo Çorum İl Temsilcisine, judo denince, neler hissetiğini sorduk. Bakın bir judo gönüllüsü nasıl cevap veriyor:

“Judo benim nikahlı karım. Ben Judoya asla ihanet etmem. 30 yılı aşkın süredir, bu işle uğraşıyorum, ve çok severek yapıyorum. Anadolu’da kolay olmuyor. Başarılı olsanız, kıskançlık, başarısız olsanız dedikodu oluyor. Ama judo benim için bir sevgi işi, yaşam biçimi. Ailem de en büyük destekçim. Gece gündüz benimle beraberler. Sıkıntılarımızı, hanım ve çocuklar paylaşıyor.”

Hüseyin Üstündağ ile yaptığımız bu keyifli röportajı noktalıyoruz. Görünen o ki, Anadolu’muzda bizleri Dünya çapında temsil edecek nice yetenekler var. Hitit uygarlığına başkentlik etmiş Çorum ve Boğazköy, zaten sporda adını daha evvel Nazmi Avluca ile duyurmuştu. Milli Güreşçi, Nazmi Avluca, 76 kiloda 1999′da Dünya Şampiyonu, 1996, 2004 ve 2008 Avrupa Şampiyonu, ve en son Pekin 2008′de Olimpiyat Üçüncüsü olmuş bir başka Çorum’lu sporcu. Avluca, 2006′da Dünyada yılın güreşçisi seçilmişti. Şimdi Çorum, bir kez daha dünya çapında bir başarı alıp, Türk bayrağını göndere çekmek için hazırlanıyor.

Ancak Türk Bayrağını yukarı çekmekten de öte, gencecik Türk kızları, Bahar Buker, Derya Cıbır, Esra Damar, fırsatları olduğunda başaramayacakları hiçbirşey olmadığını kanıtlıyorlar. Devletin, federasyonun ve bu yazıyı okuyanların Türk sporu’nda başarılı olan sporcuları sosyal getirileri de göz önüne alıp desteklemesinin gerektiğini düşünüyorum. Bugün Derya, bir çok genç kızımız iş bulmakta zorlanır, eğitim yapacak imkanı bulamaz iken, disiplinli çalışmasının, düzenli hayatının meyvelerini toplamaya başladı bile. Şimdi sıra, bu başarıyı sürekli kılmakta, ve çığır açacak başarılar elde etmekte.

Önemli konulara değindiğimiz bu röportaj için, ve daha önemlisi değerli sporcular yetiştirdiği için Hüseyin Üstündağ’a teşekkür ederiz.

Alper Ecevit hakkında

Neredeyse 30 yaşında bu zat, Amerika'nın New York eyaletinde yaşıyor...1990'da Dünya Kupası diye inim inim inlerken, 1992'de Freddy Mercury sayesinde Olimpiyatlara da düşkün oldu. Yazdı, çizdi orada burada, bir baktı blog olayında ekmek var, başladı spor blog'u yapmaya...Pekin 2008'i seyrederken coştu, Londra 2012'yi de gördü blogu...
Bu yazı Judo, Röportaj kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Çorum, Judo ile Dünya Sahnesinde için 39 cevap

  1. Gökhan der ki:

    Gurur duyuyorum babamla…

  2. erhan üstündağ der ki:

    EN BAŞTA BİR SPORCU OLARAK TEK ÖRNEK ALDIĞIM ANTRÖNÖR,AYRICA HAYATIMDAKİ EN ÖNEMLİ İNSAN CANIM BABAM HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ….

  3. Tahsin GUMUS der ki:

    Sayın hocam 1966 ile 1979 yılları arasında judo calıstım . Siyah kemer 1. dan . 1969 universiteler arası 63 kg birincisi oldum.Ogrencilik yıllarımda yıldız teknik universitesi judo takımını calıstırdım.
    Sizi öyle iyi anlıyorum ki. Calısma hayatına atıldıkdan sonra gecim derdine dusdugum için olsa gerek spordan da uzaklastım. Sevgili esimin de destegi ile BIRICIK KIZIMIN uzun yıllar spor ile içiçe olmasını sagladım. Kızım Istanbul tekel spor kulubunde lısanslı cimnastikci olarak uzun yıllar calıstı. Dengede Turkiye ikinciligi var .
    Siz bu spora gonul vermis bir kişisiniz. Basarılarınızın devamını gonulden diliyorum. Su an 63 yasındayım . Sizi tanımak beni cok heyecanlandırdı. adata gecmiş gunlerimi hatırlattı. COROM’U DUNYAYA TANITMAK ancak bu aşk ile olabilir. BASARILAR.BASARILAR . BASARILAR .
    TAHSİN GUMUS. Insaat Muhendisi.

  4. neslihan yamalıoğlu der ki:

    Hüseyin Hocam hiç üzülmesin;beni devlet büyükleri aramadı diye.
    Hocam sen SPOR STÜDYOSUNUN sayesinde hepimizin HOCASI oldun.
    Anadolunun en bereketli topraklarında ,5000 yıllık uygarlıklara ev sahipliği yapmış bölgesinin ışığı olmuşsunuz.Bence herşeye değer.
    Yürekten tebrik ediyorum.Yetiştirdiğiniz öğrencileri candan kucaklıyorum.
    Teşekkürler SPOR STÜDYOSU,Hüseyin Hocamla bizleri tanıştırdığın için.

  5. melis der ki:

    bence çok güzel

  6. AYSEMA ÜSTÜNDAĞ der ki:

    Her zaman meyve veren ağaç taşlanır.Çorumun gururu, iftiharı ve tüm güçlüklere rağmen azmi ve umudu elinden bırakmayan babam! o kadar çok öğrenci yetiştirdin ve önemli yerlere gelmelerinde katkıda bulundun ki bu da en güzel ödüllerden biri sayılır,hakkın kolay kolay ödenmez.daha büyük başarılara imza atman dileğiyle biz hep seninleyiz…

  7. Kamil ERYILMAZ der ki:

    Merhabalar. Başarının 3 anahtarı AZİM / SEBAT / ÇOK ÇALIŞMAK
    bunlarda Hüseyin hocamda mevcut özellikler.

    Daha büyük başarılara inş.

  8. kübra daplamaz der ki:

    sayın hüseyin hocam ben kübra öncelikle bize hayatımız boyunca yasatıgınız güzel seyler için t.ederim siz olmasaydınız ben halimi düşünemiyorum iyiki warsınız hocam Allah herkeze böle bi hoca nasip etsin.. sizin ne kadar asil calıskan we azimli biri oldugunuzu biz bilakis sporcularınız daha iyi biliyor inş hersey gönlünüzce olur…

  9. murat özsoy der ki:

    hüseyin hocam ben murat özsoy 4.5 yıl birlikte .çalıştık. hüseyin hocam ve fatma hocamla . bizim hocamız çok soğukkanlı işini disilin li yapan gerektiğinde masaya elini vuran ve sporcusunun haksızlığa uğradığı zaman tahammülü olmayan bir kişiliğe sahip birisidir.Bana gerçekten çok şey kazandırdı onun ellerinden öper saygılarımı sunarım.allah yardımcınız olsun.shçek spor murat

  10. Selma Cört der ki:

    merhaba hocam ben selma ben size teşekkür ediyorum bütün sporcularınıza nasıl davrandıysanız bizleri de onlardan ayrı tutmadınız. Sizlerden kazandıgım o kadar çok şey varkı hüseyin hocam spor sizinle güzel allah yolunuzu açık olsun bol bol şampiyonluklar kazanmanız dilegiyle…..

  11. halil öncül(internet Kurdu) der ki:

    merhaba hocam nsılsn yha hocam hiç yurtta olan judocuların resimleride koysanız iyi olur websiteye ha hocam ben askere gidiyom hakkınızı helal edin iyi bir antronörsün bulunmaz sizin gibi hocalar neyse hcam kendinize iyi bakın fatma ablayada selamlar ..

  12. ibrahim der ki:

    üzülmeyin hocam sizin gibi bilgi dolu insanların üzülmemesi gerekir

  13. valla bende çorumluyum judocuyum turuncu kemer hüseyin hocam ve fatma hocamla gurur duyuyorum benim babamda judocu judonun anlamı ne diyorsanız?ÇIPLAK EL VE AYAKLA YAPILAN SAVUNMA SANATI.HERKESE SAYGILARIM KENDİNİZE İYİ BAKIN SELAMETLE HEPİNİZ ÇORUMLULAR JUDOYA GELMELİSİNİZ YAZILIRSANIZ ADİL CEANDEMİR GÜLEŞ SALONU YANINA GELİNİZ

  14. EDA DİLEKCİ der ki:

    biz bütün sporcuları olarak hocamızla gurur duyuyoruz ve onu çokh seviyoruz.bnden büyük abilerim ablalarım oldu judoda ama judoya başladığımdan beri şunu bütün içtenliğimle söyleyebilirim ki bizi birbirimize bağlayan bizi judoya bağlayan bir aile olmamızdı.hiçbir çocuk ailesini silip atamıorsa bizde hayatımızdan judoyu silip atamıyoruz bizi bağlayan maddi güç deil manevi gücümüzdür.örn:5 kişi maça gittiğimizde 4 kişi derece yapamayıp 1 kişi derece yaptıysa bu bizim derecemizdi çorumun derecesiydi biz birbirimize hep bağlı kaldık Allah ömür verdiği ve judoda olduğumuz sürecede bağlı kalcaz.biz bir el gibiyiz judoda 5 parmağımızın beşide farklı farklı ama hepside bir tane bileğe bağlı oda çokh sevdiğmiz hocamız HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ’ya sizin başarılarınıza başarı katmak isteyen sporcunuz EDA…

  15. Minel Akdeniz der ki:

    Hocam öncelikle saygılarımı sunarım.Ben 11 yaşındayım.6 yıldır Ordu ili takımında judo yapıyorum.Özel maçlar hariç hiç resmi maçlara katılmadım. Çalışmalarıma devam ediyorum.Bu spora sizler gibi gönül vermiş hocalarım başta SN. Yüksel Çalışkan,SN. Derya çalışkan,SN. Sevda Apaydın ve benim şu an ki alt yapımı geliştiren SN. Ebru Apaydın’a teşekkür ediyorum.Gelecekte bu sporun daha iyi seviyelere gelmesini temenni ediyorum.Bende ilerde çok çalışarak judo’da Türkiye’yi en iyi yerlere taşıyacağıma inanıyorum.Saygılarımla..

  16. muhammet sahın der ki:

    su hocaya baska ne denırkı ya elı opulur..bende onun bır ogrencısı olarak onunla her zaman guru duydum manevı babamdır o benım her zamanda ole olacaktır…

  17. alperen ipek der ki:

    hocam sizinle gurur duyoyorum ama abim burda resmi yok olması lazım adı mehmet ipek ve msübakalar ne zamn olcak ben girebiliyormuyum

  18. sema cört der ki:

    evt burda yazılanları okumadım hemen gctım cunku burdakı ınsanları yarısını tanıyorum hepsı kendı halınde ıyıy ınsanlar ben tam 9sene judo yaptım ve tam bı komedıydı baslammma ben huseyın hocayı tanıdıyımda hocam ben tekvondayya yazılmak ıstıyorum demıştım o da gel tamam dedı ve bı baktımkı bu farklı tekvonda degıl anam babam judo ve o gun bugundur judoya sarıldım ve devam dedım elımden geldıyı kadar yapmaya calıstım umarım olmustur sevgılerımle sema cört

  19. duygu der ki:

    hocam sizin tekrar adınızı bulmak ne kadar büyük sevinç benim için ortaokulda başlamıştım hatırlarsanız tayin sonucu bırakmıştım judoyu ozamandan sonra judo haytım bitti ama sizi unutmadım hiç hatta gülay abla sıla iso abi ceyda felan varda ozaman başarılarınızın devamını dilerim ben kırşehirdeyim oraya gelirseniz müsabakalrınıza mutlaka gelirim :)))

  20. alperen özcan der ki:

    kendinize iyi bakın

  21. ceren özkaya der ki:

    hocam sizinle herzaman gurur duyuyorum yetiştimiş olduğunuz sporcularınızı gördükçe ve basında hakında yazılan yazıları okudukça bende bir gün abilerim ve ablalarım gibi sizin sayaenizde iyi bir sporcu olup ilimizi iyi bir şekilde temsil edeceğime inanıyorum kendinize iyi bakın saygılarımla

  22. ceren özkaya der ki:

    sevgili hocalarım hepinize teşşekkür ediyorum arkadaşlarıma başarılar diyorum. sizi çok seviyorummm

  23. sedanur der ki:

    bende judocuyum hocamla gurur duyuyorum

  24. sedanur der ki:

    bende judocuyum bütün judocularla gurur duyuyorum

  25. burhan keskin der ki:

    nerden başlasam bilmiyorum ama kalemin ucunda o kadar sözler varki size defter versem içine sığdıraram sayın hüseyin ve fatma hocam öncelikle yaz kış demeden ayrım yapmadan yılmadan sporcularınıza sonuna kadar sahip çıkan elinden tutan karkışıklı fikir alış verişi yapan saygı değer hocamsınız tabi bizde çok hata var biz kalıbımıza uyan formayı giyinmedik sizler giyindirmek istediniz ama bizim işimize gelmedi rahatlık battı ama napalım hayırlısı neyse o olsun başarılarınızın devamını dilerim son pişmanlık fayda etmiyor ama yerle sevişmeyide öğrendim bu sayede keşke yerle sevişeceğime gök yüzüyle sevişseydim antramanlardan kaçmasaydım :) bana verilen imkanları iyi değerlendirseydim tabi keşkelerle olmuyor ama ileride kendi çocuğuma daha farklı davranırım bunu öğrendim neyse bunlar derin mevzular Allaha emanet olun hocam burdan düm dostlara bizi tanıyanlara selam olsun reklama gerek yok alem bizi tanıyor… saygılar

  26. ceren özkaya der ki:

    sevgili arkadaslarım ve hocalarım sizleri çok seviyorum judocu olmaktan gurur duyuyorum kedınıze iyi bakın

  27. sedanur der ki:

    hüseyin hocamı çoooooooooooooooooook ama çokkkkkkkkkkkkkkk seviyorum bize kızıyor ama yinede seviyorum

  28. samet der ki:

    ben samet bakan canım hocam sizi çok seviyorum sizinle beraber çalışmaktan gurur duyuyorum bu spororu yapmaktan gurur duyuyorum sporu sonuna kadar devam ettireceğim

  29. yakup dilekçi der ki:

    sayın hocamız hüseyin üstün dağın, çok değerli, işini bilen ve deneyimli tercübeli, aynı zamanda, judo yapan çocuklarımızın manevi babası dersek hiçde yalan olmaz, çünki bizim çocuklarımızın bütün başarısı hüsyin hocamızın vermiş olduğu gayretlerinden dolayı başarı gelmiştir, sporcularıyla tek, tek ilgilenir ve dertlerini dinler, onlara en iyi şekilde yardımcı olması için çaba gösterir, onun için de, bu başarılar tesadüf olmadığınında, en büyük kanıtı olduğunu, herkez bunu böyle bilmelere, kaçınılmaz bir elzemdir, hocamızı çok seviyor başarlıların devamını bekliyoruz ve bu başarılarından, dolayıdakendisine ve fatma hocamızada teşekür ediyorum.

  30. ceren özkaya der ki:

    judo sporunu yapmaktan gurur duyuyorum sevgili hocalarım sizleri çok seviyorum

  31. zeynep murat der ki:

    judoyu çok seviyorum hocalarım sayesinde başarılı olacağıma inanıyorum onları çok seviyorum

  32. ceren özkaya der ki:

    hocalarım sayesinde türkiye şampiyonasında derece yapacağıma ınanıyorum

  33. Mehmet YILMAZ der ki:

    SAYIN HOCAMIZ HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞA BU GÜZEL SPORCULARI YETİŞTİRDİĞİ İÇİN JUDO AİLESİ OLARAK NE KADAR GURUR DUYSAK AZDIR AMA İŞALLAH EMEK VERİLEN SPORCULAR BU DEĞERLİ İNSANIN KIYMETİNİ BİLİRLER VE JUDOLARINI EN ÜST SEVİYELERE ÇIKARTIRLAR SONSUZ BAŞARILAR…

  34. hüsamettin çelik der ki:

    judo camiasının duhaynlerinden hocamı çalışmalarından dolayı ve başarılarından dolay tebrik eder sağlık dolu nice yıllara ve daha nice şampiyonlar çıkaracağından eminim çünkü değerli arkadaşıma sonuna kadar güveniyorum Ayrıca ahlaklı ve başarılı sporcularınıda tebrik ediyorum.Hüseyin hocam daha nice başarılı yıllara selamlar

  35. Murat ÖZSOY der ki:

    sevgili hocam ellerinden öprerim.Allah işlerinizde hep kolaylıklar getirisn.tahammül edemeyceğiniz güçlüklerden hep aydınlıklara götürsün.Tüm kardeşlerime çok slm lar.Fatma hocam hatice hocamıda saygıyla anıp sevgiler diyorum.BABASIN SEN BABA… HÜSEYİN HOCAMMM

  36. hocam sizin yüzünüzü kara cıkarmıyacagım elinde sonunda bende milli olup çorumu temsil edecegim size söz veriyorum sözüm söz maçlarda heyecan yapmamak çok önemli bazı sehirlerin hocası söyle diyor: eger bu macı almassan kafanıkırarımdiyor ama bizim yani çorumun biricik hocası sen bu macı alırsın sen yaprsın sen milli olacaksın diyor hüseyin hocama saygılarımla

  37. İbrahim ŞENEN der ki:

    ßana yıllarını veren ve sevgisini ,azmini , yüreğini , bilgisini , yeri geldiğinde tokadını esirgemeyen hüseyin hocamın nerde görsem ellerinden öperim…şuan yanında olamasak da hala madalyalarımı saklarım ve her baktığımda kendimden önce onun bizimle olan mücadelesini hatırlarım bu dünyaya onun gibi insanlar çok nadir geldiğine inanırım bence önemli olan biz sporcusu olan arkadaşların dünyanın neresinde olursak olalım HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ ın sporcusu olarak davranması gerektiğini düşünüyorum ve eğer okur ise bu yazdıklarımızı ( ki büyük ihtimal okumaz internet ile pek uraşmadığını biliyoruz çünki zamanı çok kısıtllıdır… ) ona şunları söylemek isterim… Sene 2005 te lig maçından gelirken hocamzın doğum gününü kutladığımızda şu lafı söylemişti … ” Ben hepinizi çok seviyorum öz evladım gibi davranıyorum ama birgün üniversite çağına gelince hepiniz bizleri unutacaksınız demişti ” HOCAM BİZ SİZİ UNUTMADIK VE UNUTAMAYIZ BU HAYATTA HAYSİYETSİZ İNSANLAR OLDUĞU SÜRECE HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ GİBİ BİR ANTRENÖRÜN UNUTULMA KONUSU KELİME İÇİNDE DAHİ KULLANILAMAZ ” saygılarımla … sizi çok seven sporcu ve gözünüzde hiç büyükmeyecek evlarlarınızın sevgileriyle … hoşçakalın sizi ççoooookkk seviyoruzz…

    • aysema üstündağ der ki:

      merhaba arkadaşlar,
      iyi dilekleriniz için babam adına teşekkür ederim.Hüseyiniz Hocanız bu yazıları okuyor ve ayrıca sizler gibi değerli öğrencilere sahip olduğu için gurur duyuyor.

  38. İbrahim ŞENEN der ki:

    ßana yıllarını veren ve sevgisini ,azmini , yüreğini , bilgisini , yeri geldiğinde tokadını esirgemeyen hüseyin hocamın nerde görsem ellerinden öperim…şuan yanında olamasak da hala madalyalarımı saklarım ve her baktığımda kendimden önce onun bizimle olan mücadelesini hatırlarım bu dünyaya onun gibi insanlar çok nadir geldiğine inanırım bence önemli olan biz sporcusu olan arkadaşların dünyanın neresinde olursak olalım HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ ın sporcusu olarak davranması gerektiğini düşünüyorum ve eğer okur ise bu yazdıklarımızı ( ki büyük ihtimal okumaz internet ile pek uraşmadığını biliyoruz çünki zamanı çok kısıtllıdır… ) ona şunları söylemek isterim… Sene 2005 te lig maçından gelirken hocamzın doğum gününü kutladığımızda şu lafı söylemişti … ” Ben hepinizi çok seviyorum öz evladım gibi davranıyorum ama birgün üniversite çağına gelince hepiniz bizleri unutacaksınız demişti ” HOCAM BİZ SİZİ UNUTMADIK VE UNUTAMAYIZ BU HAYATTA HAYSİYETSİZ İNSANLAR OLDUĞU SÜRECE HÜSEYİN ÜSTÜNDAĞ GİBİ BİR ANTRENÖRÜN UNUTULMA KONUSU KELİME İÇİNDE DAHİ KULLANILAMAZ ” saygılarımla … sizi çok seven sporcu ve gözünüzde hiç büyükmeyecek evlarlarınızın sevgileriyle … hoşçakalın sizi ççoooookkk seviyoruzz… ..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>