Avrupa Kupalarında Milli Duyguların Yeri

4 Aralık’ta Güncellenmiş UEFA Takım ve Ülke Sıralamaları için Tıklayınız.

Ülkemizdeki kulüp takımları, Avrupa kupalarında yıllardır belirli kurallara göre mücadele ediyorlar. Avrupa kupalarındaki karşılaşmalarda iki farklı düşünce hakim: Kimi futbolseverler bu maçlara bir Türk takımının mücadelesi gözüyle bakarak desteklerken, kimileri de ülke içindeki rekabeti Avrupa platformuna da taşıyarak tuttuğu takım dışındakileri ya da bazılarını desteklemiyor.

Avrupa macerasına 5 takım ile katılacağımız yeni bir sezon başlamak üzere. Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi’ne direk katılırken, Sivasspor’un lige girebilmek için önünde Anderlecht ve en az onun kadar güçlü bir takım ile eşleşeceği bir play-off turu var. Bu turların ilkinde elendiğinde Avrupa Ligi 3.ön eleme, ikicisinde elendiğinde ise Avrupa Ligi play-off turundan devam edecek olması çok önemli. Diğer 3 takım ise Avrupa Ligi gruplarına kalmak için mücadele veriyorlar.

Bu yıl tüm takımlarımızın her oynayacağı maç, her atlayacağı tur bizim için çok önemli. Nedeni de şu: UEFA bir sonraki yıl Avrupa’da mücadele edecek takım sayısını belirlerken ülke takımlarının son 5 yıldaki maçlarında topladığı puanlara göre yaptığı sıralamayı baz alıyor. “UEFA Country Ranking” başlığı altında belirli peryotlarla açıkladığı bu sıralama her Avrupa maç günleri sonrası değişiyor. Şu andaki son duruma bir göz atalım.

ranking

22 Temmuz 2009 itibari ile UEFA Ülkeler Sıralaması

UEFA ülkeler sıralamasında şu anda 11. sıradayız. En yakın takipçimiz ise İskoçya ve aramızda 3′ten fazla puan var. Bu tablodan bazı sonuçlar çıkarabiliriz. Buna göre…

* Bu yıl çok az farkla takip ettiğimiz ve Avrupa’da 6 takımı bulunan Portekiz ve Hollanda’nın kulüp takımlarından daha başarılı bir sezon geçirirsek sıralamada onların üzerine çıkma ihtimalimiz çok yüksek. Bundan çıkarılacak anlam ise bir sonraki yıl statü değişmezse Avrupa’daki takım sayımız 6 olabilir.

* Yerimizi kaybetmemiz İskoçya’nın olağanüstü başarılarına bağlı ki bu ihtimal şu anda zayıf gözüküyor. Elbette biz çok kötü bir performans sergilemezsek.

* Tablo son 5 yılı baz aldığı için önümüzdeki yıl tablodan çıkarılacak 2005-2006 sezonundaki puanlarda dikkat çekici.  2010-2011 sezonunun tabloya gelişi ile  Romanya’nın 2005-2006 sezonunda aldığı 16,833 puan silinmiş olacak. Bu büyük avantaj.Bu durumda bu yılki performansımız bir sonraki yıl belki de 3 sıra birden atlamamıza neden olacak.

Puanlar Nasıl Hesaplanıyor ?

Tabloda belirtilen puanlar iki haneli sayılar ve ondalıkları. Yani yaklaşık, yıla başladığımız puan 28. Bu yıl alacağımız puanların hesaplanma yöntemi ise aşağıdaki şekilde:

- Ön eleme turunda alınan galibiyet 1, beraberlik 0.5 puan değerinde.
- Play-off’larda alınacak galibiyet 2, beraberlik 1 puan değerinde.

Her maçta alınan puan ülkenin o yılki toplam Avrupa’ya katılan takım sayısına bölünerek ülke puanına ekleniyor. Bunu bir örnekle açıklayalım.

Fenerbahçe 3.ön elemede rakibini 2 maçta da yenerse maç başına 1/5 =0,2 puan kazandıracak, bir sonraki turda play-off turundaki rakibini de 2 maçta yenerse maç başına 2/5=0,4 puan kazandıracak. Bunun dışında Avrupa Ligi ve Şampiyonlar Ligi gruplarına katılımda da bonus puan uygulaması var. Yani Fenerbahçe’nin gruplara kayıpsız katılması demek ülkeye yaklaşık 2 puan kazandırması anlamını taşıyor. Bu da ülke puanımızın 29’a yükselmesini sağlıyor.

Özellikle Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Liginde her grup maçının galibiyeti için 2/5=0,4 puan alacak olmamız gruplara katılacak takım sayımızın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sivasspor’un Şampiyonlar Ligi ön elemesinden olası elenmesi ile yoluna Avrupa Ligi elemelerinden devam etmesi bile bizim için büyük önem taşıyor. Şampiyonlar Ligine kalabilirse de alacağı bonus puanlar bizi çok iyi konuma getirebilir.

Bunun dışında kulüpler kendi toplayacakları puanlarla da UEFA takım sıralamasında iyi bir yer edinerek, bir sonraki yıl katılımlarında ön elemelerde seribaşı, gruplarda da iyi bir torbada yer alacaklar.

Sonuç

Bu bilgiler ışığında kulüplerimizin Avrupa’daki mücadelesini izlerken hangi duygularla olaya yaklaşacağımızı gözden geçirmemiz gerekli. Tüm takımlarımızın başarısı bir sonraki yıl tuttuğumuz takımın daha iyi şartlarda kupalara katılımını sağlayacak. Bu yıl özellikle Avrupa kupaları maçlarını takip ederken Rusya, Ukrayna, Romanya, Portekiz, Hollanda ve İskoçya takımlarının başarısız sonuçlar alması bizim işimizi kolaylaştıracak.

UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele edecek 5 takımımıza da gönülden başarı dileklerimi sunuyorum.

Hasan Bartınlı hakkında

28 yaşında. 2002 yılında Trakya Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Okul yıllarında amatör kümede Tayfunspor kulübünde futbol oynadı. Halen özel bir şirketin Bilgi Teknolojileri departmanında çalışıyor.
Bu yazı Futbol kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Avrupa Kupalarında Milli Duyguların Yeri için 1 cevap

  1. Fırat EKEN der ki:

    yazınıza katılmakla birlikte, Bu dediğiniz davranış biçimini taraftarlardan önce değiştirmesi gerekenler , ülke puanına katkısı olmayan ancak
    ülke puanı için önemli olan bir kupaya katılmayı sağlayacak bir organizasyona katılmayı reddeden yada kupayı ciddiye almayan kulüplerdir

    örneğin aşağıdaki yazı(başka bir siteden alıntı) konuyu örnekleri ile açıklamaktadır


    2001-02 sezonunda İntertoto cazibesini iyice kaybetmişti ve Türk takımları da gönülsüz davranıyordu bu konuda. Samsunspor, Kocaelispor gibi takımların reddetmesiyle sıra bulan Denizlispor ve Çaykur Rizespor, ilk turda adı sanı duyulmamış rakiplere kaybedip elenmişlerdi. İntertoto’da amacına ulaştıktan sonra UEFA Kupası’nda en iyi dereceyi 3. turda elenen Paris Saint Germain yapabilmişti.

    2002-03 sezonunda Türkiye’den hiçbir takım bu kupaya katılmadı. Erken başlayan maçlar, zor rakipler gibi sebeplerden dolayı bir ara kupa ülke futbol gündeminin bile dışında kaldı adeta. Bu arada, o sezon Avrupa kupalarına katılan takım sayımızın adeta bir rekor olması da etkili oldu bunda. UEFA Kupası’na katılanlar arasında ise Malaga çeyrek final oynama başarısı gösterdi.

    2003-04’de yine Türk takımı yoktu bu kupada ve kimsenin bu durumdan bir rahatsızlığı da yoktu adeta. UEFA Kupası’na terfi eden Perugia, Schalke 04, Villarreal üçlüsünden Villarreal, önce Trabzonspor’u, ardından da Galatasaray’ı eleyerek yarı finale kadar geldi. Lakin orada şampiyon Valencia’ya kaybetti.

    2004’ün yazında Türk futbol kamuoyunun İntertoto gibi bir meselesi yine yoktu. İntertoto’dan yola çıkan Villarreal, bir önceki sezon olduğu gibi UEFA Kupası’nda yine iyi bir çizgi sergiliyor ve bu kez çeyrek finalde AZ Alkmaar’a kaybediyordu.

    2005-06 sezonunda ise Ankaraspor, iddialı bir hedef koymuştu: UEFA’ya katılmak… Ancak Ankaraspor’un İntertoto macerası tam bir fiyasko oldu. Dubnica’ya her iki maçta da yenilen başkent temsilcisi, istediğini elde edemedi. UEFA Kupası’na katılanlar arasında ise en iyi dereceyi 16 takım arasına kalan Hamburg gerçekleştirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>