Türkan Erişmiş Röportajı

Türk Atletizmi’nin başarılı temsilcisi Türkan Erişmiş, 1984 Ağrı doğumlu. İlkokul yıllarında başlayan atletizm antrenmanları onu 2007′de 3000 metre engelli Türkiye rekoruna taşıdı. Temmuz 2008′de ise Bursa’da derecesini (9.42) ye geliştirerek Pekin 2008 vizesi aldı. Pekin’den madalya ile dönemese de rahatsızlığına karşın en iyi derecelerinden birini elde etti. Şimdilerde ise kulübü Üsküdar Belediyespor’un Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’ndaki başarısı için çabalıyor.

Türkan Erişmiş bu samimi röportajda spora nasıl başladığını, olimpiyat sürecinde yaşadıklarını ve 3000 metre engelli koşuları hakkındaki tecrübelerini aktardı.

Spor Stüdyosu: Daha önce Halil Akkaş ve Nevin Yanıt ile yaptığımız röportajlarda  ülkemizde olimpiyat düzeyine erişen sporcuların dahi tesadüfler sonucu veya bir beden eğitmeninin başarılı gözlemi sayesinde spora başladığını gördük. Halbuki pek çok ülkede küçük yaşta yapılan testlerle çocukların spor yaşamına yön veriliyor. Senin spora başlangıç sürecin nasıl işledi,sence potansiyeline ulaşabildin mi?

Türkan Erişmiş: İlkokul 2. sınıfta Beden Eğitimi öğretmenim tarafından tesadüfen farkedildim. Aslında spora başlama yaşım normal. Ama antrenman sürecini küçük yaşlarda çok yoğun geçirdim. Eğer çocuklara yönelik, eğlenceli hale getirilmiş atletizm antrenmanları yapsaydım bu yakaladığım başarıyı daha küçük yaşlarda yakalayabilir, daha da iyi bir yerde olabilirdim.

SS: 3000m engelli Türkiye Rekorunun sahibisin. Bu rekoru daha ne kadar geliştirmeyi düşünüyorsun?

TE: Rekor sahibi olduğum için çok mutluyum. Rekoru Ağustos 2007′de Bangkok’ta kırmıştım. Bangkok’taki yarışlar için memleketim olan Ağrı’ya kendi imkanlarımla kampa gittim. Aslında aksilikler peşimi bırakmadı ve kampa Ankara’da devam etmek zorunda kaldım. Buna rağmen gerçekten iyi hazırlandım, aslında şampiyonluğu hedeflemiştim.

Yarıştan önce çok talihsiz bir kaza geçirdim, yarışı hiç koşamayacağım sandım ama yarışa çıktım ve bronz madalya sahibi oldum. Rekor kırdığımı ise yarıştan sonra öğrendim; kazanamadığım için buruk bir sevinç yaşadım. Daha sonra bu dereceyi Bursa’da tek başıma koştuğum yarışta daha aşağıya çektim. Koştuğum sürece hedefim hep rekoru geliştirmek olacak.

SS: Aynı zamanda kros yarışlarında da koşuyorusun. 2008 Bruksel Avrupa Kros Şampiyonası’na neden katılmadın? Kros yarışları ile ilgili hedeflerin nelerdir? Bu sene favori olan Rus atlet Gulnara Galkina dereceye bile giremedi ve zeminin onu kötü etkilediğine dair iddialar oldu. Kros yarışlarında zemin nasıl farklılaşıyor, sen hangi zeminde veya hangi tür pistte daha rahat ediyorsun?

TE: Brüksel’deki yarışa hazır değildim. Bugüne kadar hazır olmadığım yarışlara katılmadım. 1999 yılında Avrupa Kros Gençler Kategorisinde 4. olmuştum, 2000 yılında 10. 2001 yılında 7. olmustum. Kros yarışmalarını hedef olarak görmüyorum. Kulübümü temsil etmek için koşuyorum. Bu sene yapılan yarışmayı Tv’ den izleme şansı buldum. Parkuru çok beğendim, keşke ben de orada olsaydım diye düşündüm. Kros yarışması pistten piste göre çok değişiyor. Kros, güç isteyen bir branş. Ben genelde çamurlu zeminde daha iyi kosabiliyorum.

SS: Uzun mesafe koşucuları yüksek rakımda çalışıyorlar. Sen bu ihtiyacını nerelerde karşılıyorsun? Bildiğim kadarı ile Ağrı’lısın, oraya gidip antrenman yaptığın veya ziyaret ettiğin oluyor mu?

TE: Genelde yüksek rakım için Bolu Aladağ’da hazırlanıyorum. Bazen engel bulamıyorum ama antrenörüm bana doğadan elde edilen yapay engeller hazırlıyor. Ailem ise hala Ağrı’da yaşıyor. Ben de zaman buldukça Ağrı’ya gitmeye çalışıyorum.

SS: Mesafe koşularında farklı kategoriler var, 1500-3000-5000-10000 gibi. Bunların arasında sporcular tercihlerini neye göre yapar? Senin Kros ve 3000 metre engelli seçme sebebin nedir?

TE: Antrenmandaki performansımıza göre koşacağımız branşı belirleriz. Kros yarışması çamurlu ve engebeli arazide olduğu için ve ben de zoru sevdiğim için Kros ve engelli yarışları tercih ediyorum.

SS: İlerleyen yaşlarda maraton koşmayı düşünür müsün?

TE: Mutlaka maraton koşmayı düşünüyorum.

SS: Senin koştuğun mesafelerde hangi ülkeleri daha başarılı buluyorsun?

TE: Uzun mesafe koşucuları genelde Etiyopya ve Kenyalı olurken, 3000 metre engelli dalında bayanlar arasında olimpiyatlarda Avrupa üstünlüğü vardı. Genelde Rus atletler başarılı oluyor. Bu farkı açıklayabilecek bir durum varsa o da teknikleri. Kenyalı atletlerin engel tekniklerı çok iyi değil, Ruslar teknik olarak çok daha iyiler.

SS: Rus Gulnara Galkina, sizin bransta cok basarili bir atlet. 6 senedir dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Bu atletle yarı finalde aranızda 33 saniyelik bir fark vardı, bu farkı ilerleyen yıllarda kapatabileceğini düşünüyor musun? Olimpiyatlardaki yarışta Bangkok ve Bursa’daki derecelerinin altında kaldın. Bunun sebepleri nelerdi? Özellikle çıkar çıkmaz hemen arka grupta yer aldın, taktik olarak bir hata var mıydı? veya başka bir sıkıntın mı vardı? Uzun vadede hedefte Olimpiyat madalyası var mı?

TE: Çalışılırsa neden olmasın, ben de derecelerimi sürekli geliştiriyorum. Olimpiyatlarda koştuğum derece aslında benim en iyi 3. derecemdi. Derecem aslında o günkü şartlar göz önüne alındığında kötü değil, hatta iyi bile. Çünkü sağlık sorunum nedeni ile geç gitmiştim, yarışlardan sadece 1 gün önce orada oldum. Bunun yanında yanımda antrenörüm olmadığı için nasıl bir taktikle yarıştığımı doğrusu ben de bilmiyorum.

SS: Katıldığın uluslararası yarışlarda farklı kültürlerden atletlerle dostluk kurabildin mi?

TE: Hala görüştüğüm pekçok dostum var. Değişik kültürlerden arkadaşlarım var, Portekiz’den Jessica Augusto, İngiltere’den Muhammed Farah, Romanya’dan Anguta Bobocel gibi değerli arkadaşlarım var.

SS: Sporcusu olduğun Üsküdar Belediyesi’nin yaptığı yatırımları anlatabilir misin? Tesis bakımından herhangi bir sıkıntın var mı?

TE: Bizlere her türlü maddi manevi destek veriliyor. Tesis bakımından hiçbir sıkıntımız yok. Şu sıralarda Beden Eğitimi Öğretmenliği yapıyorum. Tabii ki üniversitede imkanlar gayet iyi. Tesislerinden faydalanabiliyoruz. Benim üniversitemde öğretmenlerimin büyük bir desteği vardı, pek zorluk çekmedim.Ben Ankara’da Naili Moran atletizm pistini kullanıyourm. Kroslar için isie Etlik’te güzel parkurlarımız var orada da antrenman yapıyorum.

SS: Önümüzdeki haftasonu (1 Subat’ta) İstanbul’da çok önemli bir organizasyon var: Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası. Bu organizasyondaki hedeflerin, ve takım olarak hedefleriniz nelerdir?

TE: Hedefim ilk 6 atlet arasında girmek, takım olarak da birinciliği hedefliyoruz. Umarım istediğimiz sonuçları elde ederiz.

SS : Antrenmanlarda elde ettiğin dereceler ile yarışta elde ettiklerin arasında fark var mı?

TE: Evet, yarışta çok daha iyi dereceler elde ediyorum. Hatta bazen antrenörümü şaşırtabiliyorum.

SS: 3000 metre engelli antrenmanlarının sezon devam ederken hıza dayalı, sezonun olmadığı zaman ise dayanıklılığa dayalı çalışmalar içerdiğini okudum. Senin çalışma planın hakkında bilgi verebilir misin?

TE: Benim antrenman programım sizin belirttiğinizden farklı. Çünkü ben kros, yol ve engel yarışları koştuğum için antrenman programım aniden değişebiliyor. Mesela kros ve yol koşacağım zaman daha uzun mesafeli antrenmanlar yapıyorum. Yazın sadece engel koşacağım zaman ise mesafe olarak kısa mesafeli ve hıza dayalı geçiyor antrenman programım.

SS: Engelin üzerinden atlarken nasıl atlanmasına dair de teknikler olduğunu söylüyorsun. Bunları biraz açabilir misin? Senin engel geçerken sonrasında o ritmi tekrar yakalamak için dikkat ettiğin noktalar var mı?

TE: Tabii ki engel geçerken hızlı olmak gerekiyor. Ben sadece sag ayağımla geçebiliyorum. O yüzden sağ ayağımın denk gelmesi için bazen adımlarımı kısıtlayabiliyorum. Tabi bazen ters de geçebiliyorum ama vücudum çok sarsılıyor, arada zorlanıyorum.

SS: Halil Akkaş da Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük atletlerden bir tanesi. Aynı dalda yarışıyorusunuz, ve o da senin gibi Türkiye rekortmeni. Halil Akkaş hakkındaki yorumların nelerdir?

TE: Halil benim çok yakın arkadaşım. Ben de Halil’e hayranım. Hem çok büyük atlet hem de çok sempatik ve cana yakın bir insan. Umarım herşey istediği gibi olur.

SS: Nevin Yanıt ile de röportaj yaptık. O da olimpiyatlarda tarihi bir başarıya imza attı. Türk atletizminde yarı finale yükselmiş ilk sprinter. Nevin’in başarılarını nasıl değerlendiriyorsun?

TE: Nevin benim yaklaşık 7 senelik arkadaşım. Gayet güzel günlerimiz oldu, hala da oluyor. Yarışmalarda birlikteyiz. Onun başarılarıyla ben de çok mutlu oluyorum. Onun başarısı bizim başarımız, ve bir Türk bayan atleti olarak arkadaşımı kutluyorum.

SS: Eylül’de Berlin’deki Dünya Atletizm Şampiyonası’na katılacak mısın?

TE: Evet katılacağım. 3000m engel koşacağım. Hedefim ise 9.30′un altını koşmak. 2009 yılında da bu hedefimi gerçekleştireceğime inanıyorum.

SS: Çok Teşekkürler

Alper Ecevit hakkında

Neredeyse 30 yaşında bu zat, Amerika'nın New York eyaletinde yaşıyor...1990'da Dünya Kupası diye inim inim inlerken, 1992'de Freddy Mercury sayesinde Olimpiyatlara da düşkün oldu. Yazdı, çizdi orada burada, bir baktı blog olayında ekmek var, başladı spor blog'u yapmaya...Pekin 2008'i seyrederken coştu, Londra 2012'yi de gördü blogu...
Bu yazı Röportaj kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Türkan Erişmiş Röportajı için 5 cevap

  1. Alper Ecevit der ki:

    1 Şubat’taki Kros Yarışları sonrasında konuştuğum Türkan Erişmiş, yarışın çok güzel geçtiğini ve umduklarından daha kolay sonuca ulaştıklarını söyledi. İlk grupta sadece Üsküdar Belediyesporun kaldığını ve rahatça şampiyonluğa ulaştıklarını da ekledi. Parkurun da çok zor olduğunu, iniş çıkışlı olduğunu söyledi. Yeni transferleri Linet Masai ile de çok iyi anlaştıklarını, cana yakın olduğunu, birlikte ısındıklarını ve Masai’nin Türk sporculara göre daha yavaş ısındığından bahsetti.
    Başarılarının devamı dileğiyle,

  2. slm.. der ki:

    Güzel roportaj işalla hedefledigin ve arzuladıgın başarıların en iyisine ulaşırsın çünki buna deger,en zorları bile başaracak bir kızsın biliyorum asla pes etmemeli ve kendinden şüpe duymamalısın .
    Büyük hedefleri seçmek onları küçültür, kazanmak ise herzaman için an meselesi.

  3. sinem der ki:

    ben senin hayranınım bende bir atletim ama uzun mesafe koşuyorum seni çok seviyorum seni ilgiyle izliyorum

  4. FERHAT der ki:

    seninle gurur duyuyoruz

  5. ALİ TUNÇ der ki:

    Türkiyenin yetiştirdiği yerli (Devşirme olmayan) ender atletlerimizden bir tanesi. Şimdiye kadar atletizme hizmet etti.Çocuğu olduktan sonra yine atletizm yapmaya devam ediyor. Bundan sonrada Beden Eğitimi Öğretmeni olarak hizmet etmeye devam edecek. Başarılarının devamını diliyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>