Browsing articles tagged with " James Blake"
Oca
5

Justine Henin’in Müthiş Dönüşü

By Editor  //  Haberler, Tenis  //  No Comments

7 Grand Slam bir de Olimpiyat altın madalyası kazandıktan sonra tenisi bıraktığını açıklayıp bayan tenisi izleyicilerini üzen Belçikalı Justine Henin, 2010 sezonu ile birlikte tenise geri döndü. İlk turnuvası olan Brisbane WTA’de performansı merakla beklenen Henin, boşuna dört gözle beklenmediğini henüz ilk maçta turnuvanın iki numaralı seribaşı Nadia Petrova’yı 7-5′lik iki set sonunda yenerek gösterdi.

İlk servislerinde çok hata yapan Henin, hatasız olduğu oyunlardaki büyük üstünlüğüyle Petrova karşısında maç boyunca sadece 2 servis kırma şansı tanıyarak maçı kazanmayı bildi. Kim Clijsters, arkadaşı ve ezeli rakibinin de başarılı bir dönüş yapmasını hayranlıkla izlediğini söylerken Avustralya Açık 2004 şampiyonunun tenise geri dönüşü 2010 öncesinde iddialı isimlerin sayısını da arttırmış oldu.

Bu şampiyonada iddialı olduğunu tekrar kanıtlamaya çalışan isimlerden biri de Ana Ivanovic. Sırp raket ilk turda Jelena Dokic’i geçtikten sonra ikinci turda zorlanmasına karşılık İsviçreli Timea Bacsicnsky’i 3 set sonunda mağlup etmeyi başardı. Kleybanova’nın da elenmesiyle yarı final yolunda önünde seribaşı tenisçi kalmayan Ivanovic, finale çıkmak için Justine Henin’i geçmek zorunda kalabilir.

Henüz Brisbane’in finali için yorum yapmak erken ancak olası bir Clijsters-Henin rekabeti Flanders-Waloon çekişmesini tekrar tenis kortlarına getirirken, çocukluktan beri rakip olan iki Belçikalı’nın tenise dönüşünün kutlaması anlamına da gelebilir.

Erkeklerde ise James Blake, Sam Querrey’i 3 set sonunda yenerek 2010′daki hedefleri için bir sinyal verdi. Geçtiğimiz sezon büyük düşüş yaşayan Blake, sakatlıklarla boğuşmazsa ilk 20′ye doğru tekrar adım atabilir. Bir diğer seribaşı Jürgen Melzer, Avustralyalı Matthew Ebden’e yenilerek elendi.

Brisbane’de şampiyonlar haftasonu belli olacak.

Eyl
7

4′ü Birden Dördüncü Turda

By Editor  //  Amerika Açık, Haberler  //  No Comments

Tek Erkekler tenisinin dört büyük yıldızı, dünya sıralamasının ilk dört ismi, Roger Federer, Andy Murray, Rafael Nadal ve Novak Djokovic, ilk 3 turdaki rakiplerini eleyerek dördüncü tura yükselmeyi başardılar.

Roger Federer, US Open’a ilk katıldığı yıl olan 2000 hariç dördüncü tura çıkmayı başarıyor. O yüzden 2009′daki dördüncü tur Federer için yolun başlangıcı. Fedex’in son 5 yılın şampiyonu olduğunu düşünürsek finalde onu görmemek sürpriz olur, görmek değil. Roger Federer, US Open’da dördüncü turu geçtikten sonra hiç elenmedi. O halde geçmişe bakılırsak dördüncü turun Federer için bir eşik olduğunu iddia edebiliriz. Federer’i bugüne kadar US Open’da eleyen isimlere bakarsak Juan Carlos Ferrero(2000), Andre Agassi(2001), Max Mirnyri (2002), David Nalbandian(2003)’ü görüyoruz. Bu isimlerden sadece Juan Carlos Ferrero halen US Open’da yoluna devam ediyor. Ancak Ferrero ile Federer’in finalden önce oynama şansı yok. Ferrero’nun da Andy Murray ve Rafael Nadal’ı aşarak finale çıkması zor gözüküyor. Federer, 2004 ve 2007′de olduğu gibi ilk 3 turda sadece bir kez set kaybetti. Yoluna emin adımlarla ilerliyor. Dördüncü turdaki rakibi ise Tommy Robredo.

Andy Murray, Amerikalı Taylor Dent’i geçerek dördüncü tura çıktı. Beşinci defa katıldığı US Open’da dördüncü tur Murray’nin en iyi ikinci derecesi. Geçtiğimiz sezon final oynayan ve Roger Federer’e elenen Murray, final yolunda geçtiğimiz seneki yolu izlemek zorunda. Muhtemel rakibi çeyrek finalde Juan Del Potro, yarı finalde ise Rafael Nadal olacak. Dördüncü turda ise onu bekleyen isim Marin Cilic. 2006′da Murray’i dördüncü turda safdışı bırakan Nikolay Davydenko ise finale kadar Andy Murray’den uzak gözüküyor.Murray’nin Grand Slam performanslarına bakıldığında 2009 yılının her Grand Slam’de 2008′den iyi geçtiğini görüyoruz. US Open’ın bu trende katılabilmesi için Murray’nin zaferle ayrılması gerekiyor. İlk üç turda sadece Şili’li Paul Capdeville’ e set verdi. Taylor Dent karşısındaki üçüncü tur performansı ise hareket kabiliyetinin ne kadar arttığını kanıtlıyor.

Rafael Nadal, tartışmasız şampiyonanın en büyük ikinci favorisi. Dünya sıralamasında üçüncü sırada olsa da bütün dünya onun sakatlanmadan önce Federer’i nasıl zor duruma düşürdüğünü biliyor. İlk üç turda o da sadece Nicolas Kiefer’e tek bir set kaybetti. Ancak üçüncü turda Nicolas Almagro karşısında uzun setlerle galip gelen Rafael Nadal’ın karnında bir sakatlık oluştu ve maç içerisinde tedavi gördü. Bu sakatlık onu etkiler mi bilinmez…US Open’a altı sezondu katılan Rafael Nadal’ın pek de başarılı olduğu söylenemez. Henüz final yüzü göremeyen İspanyol raket, 2008′de en büyük başarısını gösterip yarı final çıkmıştı. Ancak Andy Murray, ona izin vermemişti. Bu sezon da aynı senaryo tekrarlanabilir. Yarı finalde eşleşmeleri muhtemel.Rafael Nadal’ı bugüne kadar US Open dışında bırakan diğer tenisçilere göz atarsak Younes El Aynoui (2003), Andy Roddick (2004), James Blake (2005), Mikhail Youznhy (2006), David Ferrer (2007)’i görürüz. Bu isimlerin hiçbiri son 16 arasında yoklar.Dördüncü turdaki rakibi Gael Monfils.

Novak Djokovic ise son 16′ya kalan tenisçiler arasında Federer, Murray ve Ferrero’dan sonra US Open finali görmüş dördüncü isim. Dünya sıralamasında da dördüncü sırada olan Djokovic, US Open’a beşinci kez katılıyor. 2005′te ikinci turda Fernando Verdasco’ya, 2006′da ise üçüncü turda Lleyton Hewitt’e yenilen genç raket, istikrarlı kariyerine başladıktan sonra US Open’da sadece Federer’in bileğini bükemiyor. Son iki senedir Federer engeline yarı final ve finalde takılan Djokovic, bu sezon da finale çıkmak için Federer’i geçmek zorunda. 2005′te onu safdışı bırakan Verdasco ise çeyrek finaldeki rakibi olabilir. Djokovic’in dördüncü turdaki rakibi ise Radek Stepanek.

Bayanlarda seri başları birer birer elenirken, erkeklerdeki Top 4 aynen yoluna devam ediyor. Bu da son 16′daki rekabetin boyutları hakkında bize bilgi veriyor. Bayanlarda ise ilk 4′ten sadece Serena Williams, ilk 10′dan ise sadece dört isim yoluna devam ediyor. Şu bir gerçek ki US Open’ın ikinci haftası yine müthiş mücadelelere sahne olacak.

Tem
12

Virtua Tennis 2009 PC Versiyonu Çıktı

By Editor  //  Haberler, Tenis  //  No Comments

virtuatennis2009pc

SEGA’nın meşhur tenis oyunu Virtua Tennis’in 2009 sürümünün XBOX 360 ve Playstation 3 versiyonlarından sonra PC versiyonu da geçtiğimiz günlerde piyasaya sürüldü. Çok farklı kort ve oyun çeşitlerinin bulunduğu Virtua Tennis 2009′da normal tenisten sıkılanlar için oyunu eğlenceli hale getirecek değişik alternatifler de bulunuyor.

Oyunda 5 farklı zorluk seviyesi var. Dilerseniz gerçek hayattaki tenisçilerle oynuyor dilerseniz kendi karakterinizi yaratıyorsunuz. Önceki oyunlarda olduğu gibi kendinizi geliştirdikçe ve para kazandıkça ünlü tenisçilerle kendinize maçlar ayarlayabiliyorsunuz.

rogerfederer

Oyunda bulunan tenisçiler : Roger Federer , Rafael Nadal, Novak Djokovic, Andy Murray, Andy Roddick, David Nalbandian, James Blake, David Ferrer, Mario Ancic, Tommy Haas, Venus Williams, Ana Ivanoviç, Svetlana Kuznetsova, Amelie Mauresmo, Maria Sharapova, Anna Chakvetadze, Deniela Hantuchova, Nicole Vaidisova, Lindsay Davenport, Juan Carlos Ferrero.. Elbette sonradan açılan sürpriz bazı isimler de mevcut.

Virtua Tennis 2009′un seriye kattığı en büyük yenilik şüphesiz WTA Dünya Turnuvası özelliği. Yeterince geliştiğinizi düşünüyorsanız bu turnuvaya katılıp dünyadaki tenisseverlerle kapışma fırsatı buluyorsunuz.

Yazısı için Abdullah Özgün’e teşekkür ederiz.

Haz
28

Wimbledon’da İlk 3 Tur Geride Kaldı

Roger Federer Wimbledon 2009 2. Tur Mücadelesi Öncesi Hazırlık Yapıyor

Türkiye’deki yayın haklarının verdiği zorluklar nedeniyle bu hafta boyunca internetten takip etmeye çalıştığım turnuva, beklentilerinde üzerine çıkarak izleyebilenlere zevkli anlar yaşatıyor. Hem erkekler hem bayanların eşleşmelerinde çok büyük sürprizler olmasa da, ufak tefek çıkışlara ve inişlere, favori oyuncuların form durumlarına ve ikinci haftada bizi bekleyen anlara değineceğim.

Erkeklerin başrolünü oynadığı dünya tenisinde ilk sözü onlara vermek gerekir diye düşünüyorum.

4. Turda Federer – Soderling’i İzleyeceğiz

Turnuvanın erkeklerdeki en büyük favorisi Roger Federer, haftaya Yen-Hsun Lu ve Guillermo Garcia-Lopez’i seri setlerle geçerek başladı ve en son turda Philipp Kohlschreiber’i 3-1 ile geçerek Roland Garros finalinin rövanşını sağlıyacak eşleşmenin ilk ayağını oluşturdu. Rakibi bu yıl Roland Garros ile birlikte büyük çıkış yakalayan Robin Soderling ise ilk turda Gilles Muller’i, ikinci turda Marcel Granollers’i 4 sette ve Nicholas Almagro’yu seri setlerle geçerek Federer’in rakibi oldu.

Bu ikilinin mücadelesi her ne kadar büyük bir heyecanla beklense de, Federer oynadığı tenis ve tecrübesi ile büyük bir adım boyu önde gözüküyor. Federer oynadığı 3 karşılaşmada da, puanları dikte eden, çoğunlukla rahat bir hava ile oynayan taraftı. Kendini çeşitli puanlarla ve oyunlarla finale doğru eğiten ve hazırlayan performansı ile ilk haftanın en başarılı ismiydi diyebilirim. Öte yandan Soderling servisi ile oyuna tutunmayı başarıyor ancak oyunda ki iniş ve çıkışları çok olduğundan ötürü, bunların telafisinin Federer karşısında kolay olmadığı bir Wimbledon’da bir üst tura çıkması çok zor.

Ivo Karlovic 4. Turda

İlk haftanın bir başka flash ismi Wimbledon öncesi sessizliği ile herkesi meraklandıran Ivo Karlovic oldu. Kariyeri boyunca Grand Slamlerde ikinci turu görmekte zorlanan Karlovic turnuvanın en istikrarlı servis performansını ortaya koyuyor. Servisinin kırılması imkansız gibi gözüken Hırvat raket ilk iki turu çok rahat geçti. 3. Turda Jo Wilfried-Tsonga karşısında sürpriz olarak gösterildi fakat buna nazaran rakibini 4 sette, tam tamına 46 ace atarak geride bırakan Karlovic bir üst turda İspanyol Fernando Verdasco ile karşılaşacak. Verdasco zayıf rakiplerinin karşısında bile zorlanan bir performans ortaya koyuyor. Bolca tie-break oynanmasını beklediğim karşılaşmada favori bu servis performansı ile Karlovic olacaktır. Karlovic eğer bu turu geçerse, karşısında oynamayı çok sevdiğini söylediği Roger Federer gelebilir.

Dünya 4 numarası Novak Djokovic ilk turda Julien Benneteau karşısında biraz zorlansa da, her geçen tur performansını bir üst seviyeye çıkarıyor. 4. turda turnuvanın sürpriz bir şekilde çıkış yapıp Rainer Schuettler ve Tommy Robredo gibi isimleri geride bırakan Dudi Sela ile karşılaşacak olan Djokovic bu turu her halükarda geçecektir ve olası olarak yarı finalde Roger Federer ile eşleşebilir.

Andreas Seppi ilk turda James Blake’i devirerek turnuvanın önemli sürprizlerinden birini gerçekleştirdi. İkinci turda Marc Gicquel karşısında 5 setle zafer ulaştı fakat bunun yorgunluğunu Igor Andreev karşısında oldukça fazla hissetmesi maçı kaybetmesinin en büyük nedenlerinden biriydi. Andreev 4. turda, belkide ilk haftanın en zevkli mücadelerinden birinin yaşandığı Tommy Haas-Marin Cilic karşılaşmasının galibi ile oynayacak. Haas ilk iki setini kazandığı maçta ritmini kaybedince, maçta ki avantajını da yitirdi. 4 saati aşkın süren maç 5.sette skor 6-6 iken karanlık sebebiyle bir sondaki güne ertelendi. Cumartesi korta çıkan ve daha canlı olan taraf Haas idi ve maçı da 10-8’lik son setle kazanmasını bildi. Haas eğer Andreev karşısında beklenildiği gibi bir üst tura yükselirse, Halle finalinin rövanşını Djokovic ile oynayabilir.

Hewitt Hızlı Başladı

2002 yılı Wimbledon şampiyonu Lleyton Hewitt turnuvaya çok hızlı başladı. İlk turda Robby Ginepri’ye göz açtırmayan Avustralyalı raket turnuvanın içinci turunda büyük bir sürprize imza attı. Dünya 5 numarası Juan Martin Del Potro karşısında sadece 14 basit hata yapan Hewitt, maçı da 3-0 kazanmasını bildi. Hewitt’in 4.turdaki rakibi önce Potito Starace’yi, ardından David Ferrer’i 5 setle geçen Radek Stenapek olucak.

4. Turdaki Diğer Karşılaşmalar

Ayrıca 4. turda iki büyük servisin mücadelesine tanıklık edeceğiz. Andy Roddick Queen’s teki sakatlığından kurtulmuş gibi gözüküyor. Kendi servisinde problem yaşamayan Roddick servis karşılamada zaman zaman sıkıntı çekse de 4. tura kadar rahat geldi. Rakibi Çek Tomas Berdych ise çok formda. Bu tura kadar hiç set kaybetmeyen Berdych bir önce ki turda daha önce 8 kere kaybettiği Nikolay Davydenko’yu çok rahat geçti ve morallendi. Bu mücadele bir sürprize gebe olabilir. Kesinlikle izlenmesi gereken maçlardan biri olan bu büyük servislerin mücadelesi Pazartesi günü oynanacak.

Ev sahibi isim, Dünya 3 numarası Andy Murray beklenildiği gibi turları rahat bir şekilde geçti. 4. turda kendisi gibi çok yorulmayan İsviçre 2 numarası Stanistas Wawrinka ile karşılaşacak ve muhtemelen kazanacağı maçın ardından çeyrek finale kadar yolu oldukça açık gözüküyor. İngilizlerin Murray’den beklentileri çok yüksek fakat turnuvada onun gibi formda olan çok isim var. Şu an için rahat gözüken İngiliz raketi çok daha çekişmeli mücadeler ilerleyen turlarda bekliyorlar.

8 numaralı seri başı Gilles Simon pek de rahat olmadığı zeminde eşleşmelerinde yardımı ile 4.tura kadar gelmeyi başardı. Bu turda Juan Carlos Ferrero ile karşılaşacak olan Simon’un işi hiç kolay olmayacak. Ferrero ilk turda Fabrice Santoro’yu sonrada çim kortlarda başarılı bir başka isim Mikhael Youzhny’i rahatlıkla geride bıraktı. 3.turda karşısında bu sezonun formda isimlerinde, Roland Garros yarı finalisti Fernando Gonzalez vardı. Maç geneline bakıldığında daha etkili ve baskın olan taraf Gonzalez olmasına karşın önemli anlarda, önemli puanları iyi oynayıp servis kırma avantajlarını iyi değerlendiren Ferrero maçı zorda olsa kazanmasını bildi.

Bayanlar

Bayanlarda turnuvanın en büyük favorileri Williams kardeşler fire vermeden yollarına devam ediyorlar. İki isimde set kaybetmediler ancak Serena şu an için daha iyi görünen taraf diyebiliriz. Olası finalde ise ne olacağını şimdiden kestirmek çok güç. Çim kortta Venus kardeşine karşı avantajlı olsa da, daha formda gözüken isim Serena… Serena Williams, bugünlerde tekrar kendisini bulan Daniela Hantuchova ile karşılacak, öte yandan Venus ise ilk turdan zar zor çıkan fakat sonradan açılan Ana Ivanovic ile oynayacak. Serena’nın turu rahat geçmesi beklenirken, Venus-Ivanovic eşleşmesi kesinlikle kaçırılmaması gereken bir mücadele olacak.

Bir diğer güzel eşleşme ise bu senenin formda isimlerinden Victoria Azarekna ile bu turnuvanın oyun başına en çok ace atan oyuncularında başı çeken Nadia Petrova arasında gerçekleşti. Pazar günü oynanacak karşılaşma büyük bir çekişmeye sahne olacaktır. Azarenka galibiyete daha yakın gözükse de, yakın geçmesi beklenen mücadele Pazar gününüzü daha keyifli bir hale sokabilir.


Elena Dementieva

4. turdaki potansiyel çekişmeli maçlardan biride iki Rus arasında oynanacak. Basit eşleşmelerin de yardımıyla buraya kadar gelen Elena Dementieva, Wickmayer Dushevina ve Cibulkova gibi isimleri eleyerek önemli sürprizlere imza atan Elena Vesnina ile karşılaşacak. Her türlü sonuca açık bu maçın galibi ise Virginie Razzano-Francesca Schiavone maçının kazananı ile bir üst turda eşleşecek.

Cumartesi günkü mücadelelerle beraber bayanlarda büyük sürprizler yaşandı. İlk turdan itibaren sürpriz ardından sürpriz yapan Amerikalı raket Melanie Oudin, önce Bammer’i, ardından Shevedova’yı yenerek 3. tura yükseldi. 3. turdaki rakibi eski Dünya 1 numarası Jelena Jankovic’ti. Jankovic bu tura kadar oldukça rahat yükselmişti fakat karşısında böyle bir mücadele beklemiyordu. İlk sette set puanları çevirip seti almasına rağmen fiziksel olarak yetersiz gözüken ve aldığı sağlık molaları ile de kendini toparlamaya çalışan Jankovic bu girişimlerinde başarılı olamayınca turuda kaybetmiş oldu. Oudin bir üst turda Agnieszka Radwanska ile karşılaşacak. Radwanska turları geçmesine rağmen hiç göze hoş gelen bir tenis oynamıyor. Baseline’da ordan oraya koşup topları çeviren Radwanska’nın bu tura gelmesinde ki en büyük nedenlerden biri rakiplerinin yaptığı basit hatalar oldu. Son turda Na Li karşısında sadece 6 winner üreterek maçı kazanmış olması da bu teorimi destekleyen en büyük istatistik olsa gerek.

Sabina Lisickiden Sürprizi

Bir diğer büyük sürpriz genç Alman raket Sabina Lisickiden geldi. Lisicki ilk turda Anna Chakvetadze’yi geçerek bunun sinyallerini vermişti. 3. turda Roland Garros şampiyonu Svetlana Kuznetsova karşısında olağanüstü bir mücadele sergileyen Lisicki her alanda üstün olduğu rakibini iki sette geçmesini bildi. Bir üst turda işi hiç kolay olmayan Lisicki, çim kort sezonunda çok formda olan Carolina Wozniacki ile karşılaşacak.

4. Turda Safina, Mauresmo ile Karşılaşıyor

Dünya 1 numarası Dinara Safina ise ilk önemli mücadelesini 4.turda Amelie Mauresmo karşısında verecek. Eski şampiyonlardan Mauresmo tecrübesinin de yardımıyla Safina’nın başına dert açabilecek bir oyun sergiliyor. Bu maçı da kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

Haz
20

Teniste Çim Kort Sezonu Açıldı

Roland Garros’un sonrasında, kısa bir aradan sonra tekrar sizlerle beraberiz. Bu sezonun ilk çim kort yazısında, geçtiğimiz iki haftanın kısa bir özetini ve bir sonraki yazımda Grand Slamlerden önce görmeye alıştığınız turnuva bilgi ve beklentilerini sizlerle paylaşacağım.

Bildiğiniz gibi sezonun sadece bir ayını meşgul eden çim kort sezonu 2 hafta önce açıldı. Genelde bu turnuvalar, çoğu sporcu için şampiyon olma amaçlı düzenlenen organizasyonlar olarak değil de toprak korttan çim korta geçiş için bir adaptasyon fırsatı ve Wimbledon’a hazırlık olarak değerlendiriliyor.

Halle’deki Turnuvayı Tommy Haas Kazandı

Bu hazırlık döneminin ilk haftasında klasikleşmiş iki turnuva oynandı. Almanya, Halle’de oynanan turnuva uzun yıllardır Roger Federer’in dominasyonuna maruz kalıyordu. Roland Garros galibiyetinin ardından Federer’in dinlenme ihtiyacı olduğunu söylemesi ve turnuvadan çekilmesinden sonra turnuvanın bu seneki favorisi Djokovic haline geldi. Çeyrek finalinde 5 Alman’ın oynadığı turnuvada, final geçen seneki maçın rövanşında Philipp Kohlschreiber’i yenen tecrübeli Alman Tommy Haas ile ikinci turda 5 maç puanı çevirerek finale kadar uzanan Novak Djokovic arasında oynandı. İlk setini Sırp oyuncunun kazandığı final mücadelesini, ilk servis performansını bütün maç boyunca koruyan ve %82 gibi bir sayı çıkarma yüzdesi yakalayan son haftaların formda ismi Tommy Haas kazandı.

Queen’s London Andy Murray’in Oldu

Bir diğer klasik turnuva olan Queen’s London turnuvasında Nadal’ın çekilmesiyle turnuvanın yeni favorisi haline gelen ev sahibi isim Andy Murray, İngilizlerin bu turnuvadaki 71 yıllık hasretini finalde James Blake’i yenerek giderdi. Turnuva boyunca çok dominant olan Murray’in bu turnuvada hiç set kaybetmemesi de Wimbledon öncesi İngilizlerin umutlarını arttırdı.

Nottingham Yerine Eastbourne

Hazırlıkların ikinci haftasında beklenildiği gibi erkeklerde Wimbledon’da yüksek seri başı olması beklenen isimler bu turnuvalara katılmamayı ve dinlenmeyi seçtiler. Bu sene alışılmışın dışında bir değişiklik yaşandı ve Nottingham turnuvası fikstürden çıkartıldı ve o turnuvanın yerine bayanlar ile erkekler turnuvaların birleştirilerek bu turnuva Eastbourne’e taşındı. 2 numaralı seri başı Dimitri Tursunov her zaman rahat olduğu çim kortlarda ilk zaferini finalde Kanadalı Frank Dancevic’i devirerek elde etti. S-Hertogenbosch’ta ise bir ilk gerçekleşti. Wild kartla turnuvaya katılan ev sahibi isim Ramon Sluiter, ATP turnuvaları tarihinde finale çıkan en düşük sıralamalı oyuncu oldu. ATP 866 numarası Ramon Sluiter finalde bu turnuvanın en formda ismi ile karşılaştı. Benjamin Becker, sırası ile Serra, Verdasco, Llodra ve Schuettler’i yenerek finale ulaştı. Finalde de özellikle ilk servisi ve bulduğu aceler ile sonuca giden Becker, zayıf rakibini 2 setle geçerek ilk kariyer şampiyonluğuna uzandı.

Bayanlar’da Seri Başı İsimler Turnuvaya Erken Veda Etti

Öte yandan bayanlarda yüksek seri başı isimlerin çoğu bu turnuvalarda boy gösterdi; fakat bir çoğu erken turlarda belki de bilerek elendi. Hollanda’da oynanan turnuvayı geçtiğimiz senenin galibi Tamarine Tanasugarn final yolunda, çeyrek finalde Flavia Pennetta’yı, yarı finalde de Dünya 1 numarası Dinara Safina’yı seri setlerle geride bıraktı. Finalde ise genç Belçikalı Yanina Wickmayer’i 2 sette yenen tecrübeli oyuncu kariyerinin ikinci turnuva zaferine yine aynı turnuvada ulaşmış oldu. Eastborne’da finalin ismi Carolina Wozniacki ve sürpriz bir şekilde Virginie Razzano’ydu. Razzano, finale kadar Dementieva, Radwanska ve Bartoli gibi isimleri geride bırakmasına rağmen başabaş geçen final mücadelesinde önemli anlarda önemli puanları kötü oynayınca mağlubiyet kaçınılmaz oldu. Wozniacki kariyerinin 5. turnuva zaferini elde ederken, Wimbledon öncesi de büyük moral depoladı.

Bayanlarda toprak korttan sonra da aynı tip oyuncuların maçlarını galip tamamlaması bayanlar tenisinin gittiği yeri apaçık belli ediyor. ‘Hitter’ denilen, baseline’da kuvvete dayalı oyun ortaya koyan isimler turda gitgide artıyorlar. Maçların keyif zevki her geçen gün azalırken, özellikle bayan tenisinde aranan estetikten her geçen gün uzaklaşılıyor. Justine Henin, Martina Hingis gibi isimlerinde tenisi bırakmalarının ardından bu boşlukları dolduramayan bayanlar tenisi, bir kriz içine sürükleniyor gibi gözüküyor.

May
27

Roland Garros’ta İlk Tur Tamamlandı

Roland Garros’un ilk 3 gününün ardından ilk tur müsabakaları tamamlandı.

Erkekler’de her ne kadar ufak tefek sürprizler yaşansa da, seri başı isimler ikinci tura çıkmakta çok zorlanmadılar. Sürprizlerin başını elemelerden gelip Amerika 2 numarası James Blake karşısında inanılmaz bir servis performansı göstererek galip gelen Leonardo Mayer çekti. Mayer bir sonraki turda Tommy Haas ile karşılaşacak ve onada zor anlar yaşatabilir diye düşünüyorum. Ivo Karlovic ve Ivan Ljubucic gibi servisleriyle bilinen isimler bu zeminde uzayan maçları bitirmekte güçlük çektiler ve 5 set sonunda mağlup olan taraf oldular. İlk turu rahat geçmeleri beklenen toprak kort oyuncuları Stanislas Wawrinka ve Igor Andreev sonuca 5 sette ulaştılar.

Rafael Nadal pazartesi günü çok da rahat kazanması beklenen maçta biraz tutuktu. Özellikle geçtiğimiz seneki dominasyonu düşünülürse ve eşleşme listesinin zor tarafında olduğunu göz önüne alırsak, bu sene kortta biraz daha fazla vakit harcayacağa benziyor.

Nocak Djokovic rakibi Nicholas Lapentti bileğini burkup maçı bırakınca ilk turu 1 set oynayarak tamamladı. Roger Federer ve Juan Martin Del Potro ise belki de ilk turun en formda gözüken oyuncuları oldular.

İkinci turda Bolelli-Chardy, Beck-Gicquel, Hanescu-Youzhny, Almagro-Gulbis eşleşmeleri yakın ve çekişmeli geçmesi beklenen maçlar olarak dikkat çekiyorlar.

Bayanlar’da da aynı senaryoyu gördük. Çoğu favori isimler set dahi kaybetmeden isimlerini ikinci tura yazdırdılar. Safina 6-0 6-0 gibi bir skorla ilk turu rüzgar gibi geçti. İlk turun ilginç eşleşmelerinden biri dünya 2 numarası Serena Williams’ın idi. Bu sene Marbella’da 3 sette kaybettiği rakibi Klara Zakopalova karşısına maça iyi giren Serena ilk seti rahat kazandı. 5-3 öne geçtiği ikinci sette 6 set sayısını değerlendiremeyince seti tie-breakte kaybeden Serena, son sette de geri düşmesine rağmen geri gelip turu geçmeyi başardı. Venus Williams da ilk sette zorlanan isimlerin arasındaydı. Vatandaşı Bettanie Mattek-Sands karşısında 3 sette tura uzanan Venus’ü zor günler bekliyor. İyi toprak kort tenisçisi olarak bilinen Flavia Pennetta ilk turun en büyük sürprizini Alexa Glatch’a 62 dakikada kaybederek gerçekleştirdi.

İkinci turun en önemli eşleşmesi eski Dünya 1 numarası Maria Sharapova ile vatandaşı Nadia Petrova arasında gerçekleşti.Vesnina-Szavay, Groenefeld-Dulko eşleşmeleri de izlenmesi gereken yakın geçmesini beklediğim mücadeleler arasında yer alıyor.

Toplu sonuçlar için Roland Garros’un resmi sitesine gözatabilirsiniz.

Diğer Yazılar: Roland Garros 2009 Başladı

Oca
26

Avustralya Açık’ta Son Çeyrek Finalistler de Belli Oldu

Carla Suarez Navarro, Justine Henin’i andıran backhand’i ile bayanlar tenisinde hızlı yükselişini sürdürüyor.Turnuvanın sürpriz isimlerinden biri olan Navarro, vatandaşı Anabel Medina Garrigues karşısında rahat bir galibiyet aldı. Çok durgun geçen karşılaşmada, tecrübeli İspanyol yaptığı basit hatalarda genç İspanyola maçı hediye etti.

Bayanlarda günün 2.maçında sezona hızlı bir giriş yapan Elena Dementieva, Slovak rakibi Dominika Cibulkova karşısında maça aynı hızla başladı. Yüksek ilk servis yüzdesi ve etkili sayıları ile oyunu domine eden Dementieva ilk seti 6-2 gibi rahat bir skorla kazandı. İkinci sete de fırtına gibi giren Rus raket , 6-2′lik skorla maça son noktayı koydu. Maç boyunca sadece 6 winner üreten Cibulkova, gösterdiği performans ile hayal kırıklığı yarattı.

Serena Williams , setlerde 1-0 geri düşmüşken hasta olan rakibi Victoria Azarenka’nın 2.sette oyundan çekilmesiyle , Svetlana Kuznetsova ise Jie Zheng’in bileğindeki rahatsızlığı nedeniyle ilk sette oyundan çekilmesiyle ,bu turu şanslı bir şekilde geride bıraktılar.

İki genç Fransızın mücadelesinden galip gelen taraf 6 numaralı seri başı Gilles Simon oldu.
İlk sette daha aktif gözüken taraf Simon, Monfils baseline’da kalmayı seçince ilk seti çok da zorlanmadan 6-4 kazandı. İkinci sette daha çok file önüne gelen Monfils, erken servis kırma avantajını iyi kullanarak setlerde durumu 1-1′e getirdi. 3.sette bu sefer winner’larıyla ön plana çıkan isim Simon oldu.Setin ortasında Gael Monfils bileğindeki rahatsızlık nedeniyle sakatlık molası aldı kaldı ve bunun sonrasında sette hiçbir varlık gösteremedi.4. setin ilk oyununda oyuna devam edemeyeceğini anlayan Monfils maçtan çekilmek zorunda kaldı.

Rafael Nadal ve Jo Wilfried Tsonga sorunsuz bir şekilde rakiplerini saf dışı ettiler. Günün büyük sürprizi formda İspanyol Fernando Verdasco’dan geldi. Setlerde 2-1 geri düşmesine rağmen maçı kazanmasını bilen Verdasco, bir sonraki turda geçen senenin finalisti Tsonga ile karşılaşacak. Maçtan sonra mikrofonlara konuşan dünya 4 numarası ve bahis siteleri tarafından turnuvanın favorisi olarak gösterilen Andy Murray, ‘Maçı hakeden isim Verdasco idi, benden daha iyi oynadı. Özellikle 4. ve 5. setlerde çok iyi servis kullandı, bir kaç şans elde ettim ama o kadar büyük servislere karşılık veremedim.Bu şekilde servis atmaya devam ederse, yenilmesi çok güç bir isim olur’ dedi.

Verdasco, file önüne doğru yaklaştığı bir pozisyonda (Photo by Clive Brunskill/Getty Images)

Toplu Sonuçlar

Erkekler

Gilles Simon(FRA)[6] – Gael Monfils(FRA)[12] 6-4/2-6/6-1 Terk
Rafael Nadal(ESP)[1] – Fernando Gonzalez(CHI)[13] 6-3/6-2/6-4
Jo-Wilfried Tsonga(FRA)[5] – James Blake(USA)[9] 6-4/6-4/7-6
Fernando Verdasco(ESP)[14] – Andy Murray(GBR)[4] 2-6/6-1/1-6/6-3/6-4

Bayanlar

Serena Williams(USA)[2] – Victoria Azarenka(BLR)[13] 3-6/4-2 Terk
Carla Suarez Navarro(ESP) -Anabel Medina Garrigues(ESP)[21] 6-3/6-2
Elena Dementieva(RUS)[4] – Dominika Cibulkova(SVK)[18] 6-2/6-2
Svetlana Kuznetsova(RUS)[8] – Jie Zheng(CHN)[22] 4-1 Terk

Oca
26

Avustralya Açık’ta Günün Ardından

Avustralya Açık’ta son 16′lara girdiğimiz bugün, erkeklerde ve bayanlarda dörder maç oynandı.

Rod Laver Arena’daki ilk mücadele dünya bir numarası Jelena Jankovic ile Marion Bartoli arasındaydı. İlk sette dünya bir numarasına yakışmayan bir performans gösteren Jelena Jankovic, çok pasif kaldı ve rakibinin 14 winner’ına karşılık veremeyince setten 6-1 mağlup ayrıldı. İkinci sette çekişme üst düzeydeydi, ilk servis oyunlarını rahat kazanan tenisçiler, ikinci servis oyunlarında karşılıklı olarak servis kırdılar. Kortta sinirli gözüken Jankovic, itiraz haklarını erken kullanıp , bunlarda başarılı olamayınca, konsantrasyon kurmakta güçlük çektiği 2.setin ortalarında rakibine bir kez daha servisini kırdırıp 4-3 geri düştü. Bir sonraki oyunda daha agresif bir oyun ortaya koyan Jankovic rakibinin servisini kırıp, sette durumu 4-4′e getirdi. Maç boyunca rakibinin 2.servisini içerde karşılayıp winner üretmeye çalışan ve bunda başarılı olan Bartoli, maçın en uzun oyunu olan 2.setin 11.oyununda, yine bu girişimlerinden sonuç alıp, Jankovic’in servisini bir kez daha kırdı. Seyirci desteğini de arkasına alan Bartoli, rahat bir servis oyununun ardından, turnuvanın en büyük sürprizlerinden birine imza attı. Maçın hemen ardından mikrofonlara konuşan Bartoli, ‘Çeyrek finallerde bir Rus ile oynayacaksın bunun hakkında ne düşünüyorsun’ sorusuna, oldukça sempatik bir şekilde ‘En son Vera ile oynadığımda 6-1 6-0 kaybetmiştim, yine onunla oynarsam, umarım daha iyi bir performans gösteririm’ diye cevap vererek, kortta ki seyircileri güldürmeyi başardı.

Bartoli, 1 numarayı yenmenin haklı gururunu yaşıyor

Rusların mücadelesinde Vera Zvonareva kariyeri boyunca hep güçlük çektiği Nadia Petrova karşısında seri setlerle galip geldi. Zvonareva çok iyi bir oyun ortaya koymasa da, Petrova yaptığı 49 basit hatayla maçı kendi elleriyle teslim etti. Jelena Jankovic’in de elenmesiyle finalin en büyük adaylarından biri haline gelen Dinara Safina, genç Fransız Alize Cornet karşısında çok zorlandı. 3 sette rakibini saf dışı etmeyi başaran Safina, maçtan sonra yaptığı açıklamalarda çok sinirliydi. ‘Bugün gerçekten bir çocuk gibi oynadım, bir üst tura geçmem tamamen şans diye düşünüyorum, böyle basit hatalar yapmam gerçekten çok üzücü’ diyen Safina, çeyrek finalde ev sahibi ülkenin sürpriz ismi Jelena Dokic ile karşılacak.

Jelena Dokic’in peri masalı devam ediyor.3 saatlik mücadelenin ardından turnuvanın bir başka sürpriz ismi Alisa Kleybanova’yı 8-6′lık üçüncü set sonunda deviren Dokic maçtan sonraki konuşmasında ‘Bugün korta çıktığımda kendimi iyi hissetmiyordum ve kazanacağımı tahmin etmiyordum fakat mental olarak çok güçlü olduğum için kazanan taraf oldum’ dedi.

ATP tenisinin iki yeni yıldız adaylarından Arjantinli Juan Martin Del Potro ve Hırvat Marin Cilic’in mücadelesi …. İlk sette çok rölanti bir oyun oynandı, genelde büyük servisler ve kısa rally’lerin oynandığı ilk seti Marin Cilic sadece %38 oranında ilk servisini oyuna sokmasına rağmen ,12. oyunda ki kazandığı set sayısında Del Potro’nun çift hatası sonrası 7-5 kazanmasını bildi. İkinci sette her istatistikte rakibinden üstün olan Marin Cilic sadece bir oyunda servisini kırdırdı fakat zor da olsa servisine tutunmayı başaran, 2 servis kırma puanını çeviren Del Potro,bu seti 6-4 kazanan taraf oldu. 3. sette de aynı senaryoyu izledik ve bunun ardından Cilic oyundan psikolojik olarak düşen taraf oldu. Del Potro çok da iyi bir performans sergilemediği karşılaşmadan 4 set sonunda gülerek ayrılan taraf oldu.

Andy Roddick, Tommy Robredo karşısındaki galibiyet serisini 10 maça rahatlıkla çıkarırken, geçtiğimiz senenin şampiyonu Novak Djokovic , bir başka eski finalist Marcos Baghdatis’i çok zorlanmadan geçti.

Roger Federer herkesi şaşırttığı karşılaşmadan galip ayrılmasını bildi. İlk iki sette yaptığı basit hatalarla, Tomas Berdych karşısında 0-2 geri düşen dünya 2 numarası, 3. setten itibaren tamamen bambaşka bir kimlikle korta çıktı. Berdych ne kadar çabalasa da, Federer her alanda rakibinden üstündü ve gerçekten zor olan geri dönüşü, izleyenlere çok kolaymış gibi gösterdi.

Federer maç kazandıran sayısından sonra sevinçten uçuyor (Photo by Cameron Spencer/Getty Images)

Toplu Sonuçlar

Erkekler

Roger Federer(SUI)[2] – Tomas Berdych(CZE)[20] 4-6/6-7/6-4/6-4/6-2
Novak Djokovic(SRB)[3] – Marcos Baghdatis(CYP) 6-1/7-6/6-7/6-2
Juan Martin Del Potro(ARG)[8] – Marin Cilic(CRO)[19] 5-7/6-4/6-4/6-2
Andy Roddick(USA)[7] – Tommy Robredo(ESP)[21] 7-5/6-1/6-3

Bayanlar

Marion Bartoli(FRA)[16] – Jelena Jankovic(SRB)[1] 6-1/6-4
Dinara Safina(RUS)[3] – Alize Cornet(FRA)[15] 6-2/2-6/7-5
Jelena Dokic(AUS) – Alisa Kleybanova(RUS)[29] 7-5/5-7/8-6
Vera Zvonareva(RUS)[7] – Nadia Petrova(RUS)[10] 7-5/6-4

Oca
24

Avustralya Açık’ta 3.tur Müsabakaları Tamamlandı

Avustralya Açık’ta 3.tur müsabakaları tamamlandı. Birbirinden güzel ve çekişmeli maçları izlediğimiz turda, çok sürprizle karşılaşılmasa da oynanan tenis keyif verdi.

Turnuvanın başında yaptığımız analizlerde belirttiğimiz gibi fiziksel olarak güçlü gözükmeyen, dünya 5 numarası, geçtiğimiz senenin finalisti, Ana Ivanovic turnuvaya veda etti. Yaklaşık 3 saat süren mücadelede (7-5/6-7/6-2) bolca ‘baseline’ sayıları görülürken, bunlardan avantajlı ayrılan, güçlü vuruşları ile 36 winner’a imza atan Rus raket Alisa Kleybanova oldu. Maçtan sonra konuşan Kleybanova ‘Hayatımın en güzel maçıydı. Galip gelmenin ötesinde, kariyerimin en güzel tenisini oynadığım için çok mutluyum’ dedi.

Bir diğer sürpriz de ev sahibi ülkenin Hırvat asıllı bayan tenisçisi Jelena Dokic’ten geldi. 2002 yılında dünya 4 numarasına kadar yükselen 25 yaşındaki Avustralya’lı tenisçi, kariyerinde ilk defa Avustralya Açık 4.turuna yükseldi. Bu tura kadar çok formda gözüken ve rahat galibiyetler alan Carolina Wozniacki ilk sette de rahat gözüktü ve seti 6-3′lük skorla bitirmeyi başardı. Fakat bu setin ardından kortta herşey tersine döndü. Ürettiği 31 ‘winner’ dışında, servis karşılamada da çok rahat olan Dokic 6-1 ve 6-2′lik, ikinci ve üçüncü setlerle maçı kazanan taraf oldu.

Diğer bütün seri başı isimler turu rahatlıkla geçmeyi başarırken, 4. turda seri başı olmayan iki isimden biri Jelena Dokic, diğeri ise turnuvanın en büyük süprizlerinden birine imza atan genç İspanyol Carlos Suarez Navarro olacak.

Erkeklerde bütün favoriler karşılaşmalarından galip olarak ayrıldılar. Turun önemli olaylarına kısaca değinelim…

19 numaralı seri başı Marin Cilic, 11 numaralı seri başı David Ferrer’i seri setlerle geçmeyi başardı. Formunun zirvesinde gözüken ve sezon başından beri maç kaybetmeyen Marin Cilic, bir diğer formda isim genç Arjantinli Juan Martin Del Potro ile mücadele edecek.

Fransızlar genç raketleriyle turnuvaya renk katıyorlar. Gael Monfils ve Gilles Simon 4. turda birbirleriyle oynayacaklar . Öte yandan geçen senenin finalisti Jo-Wilfried Tsonga, dünya 10 numarası Amerikalı, bir başka formda isim James Blake ile karşılaşacak.

Eski finalistlerden Marcos Baghdatis iyi tenisini devam ettiriyor. Mardy Fish karşısında rahat bir galibiyet alan oyuncu, 4. turda geçtiğimiz senenin şampiyonu Novak Djokovic ile oynayacak ve herkesin izlemesini tavsiye ettiğim mücadele her türlü sonuca açık diye düşünüyorum.

Senenin başından beri güzel maçlar çıkaran İspanyol Fernando Verdasco, Avustralya açıkta fırtına gibi esiyor. 3 tur boyunca sadece 12 kez oyun kaybeden Verdasco, kortta çok az basit hata yaparak dikkatleri üzerine çekiyor. Sezon başında Brisbane finalinde kaybettiği Stepanek’ten rövanşı çok sert bir şekilde alan Verdasco ,3. tur müsabakasından 6-4, 6-0 ve 6-0′lık setlerle galip ayrıldı ve bir diğer formda isim Andy Murray’in rakibi oldu.
Son olarak 4. tur karşılaşmaları içindeki en heyecanlı ve çekişmeli maça değinmek istiyorum. Avustralya Açık’ın epik maçları arasına rahatlıkla girebilecek Richard Gasquet-Fernando Gonzalez maçı izleyenlere çok güzel anlar yaşattı. 4 saati aşan mücadeleye Richard Gasquet çok hızlı başladı. İlk sette 2 kere rakibinin servisini kırdı, ikinci sette de servisine iyi tutunan Gasquet ilk iki seti 6-3′lük skorlarla kazandı. Maçtan kopmayan Gonzalez 3. seti 2 maç puanını’da çevirerek tie-break’le 12-10 kazandı. 4. sette kortta kuvvetli gözüken taraf Gonzalez, seti rahat bir şekilde 32 dakikada bitirdi. Beşinci ve son set tamamen nefesleri kesti. İki oyuncu da servislerine tutundular ve oyunda Gonzalez 11-10′luk üstünlük sağladı. Gasquet’in servis oyununda ilk servis kırma şansını değerlendiremeyen Gonzalez, 2. şansı tepmesi ve bu tarihi maçın galibi oldu. Maçtan sonra konuşan Fernando Gonzalez ‘ İlk iki sette tam bir süper kahraman gibi oynuyordu, hiçbirşey yapamadım ama herzaman mücadele edip şansları yakalamaya çalışmalısınız.5. sete girdiğimizde gerçekten iyi hissediyordum ve favori olduğumu düşündüm’ dedi.

3.Tur Toplu sonuçları
Erkekler

Novak Djokovic(SRB)[3] – Amer Delic(USA) 6-2/4-6/6-3/7-6
Roger Federer(SUI)[2] – Marat Safin(RUS)[26] 6-2/6-2/7-6
Juan Martin Del Potro(ARG)[8] – Gilles Muller(LUX) 6-7/7-5/6-3/7-5
Andy Roddick(USA)[7] -Fabrice Santoro(FRA) 6-2/6-4/6-2
Marcos Baghdatis(CYP) – Mardy Fish(USA)[23] 6-2/6-4/6-4
Marin Cilic(CRO)[19] – David Ferrer(ESP)[11] 7-6/6-3/6-4
Tomas Berdych(CZE)[20] – Stanislas Wawrinka(SUI)[15] 4-6/6-1/6-3/6-4
Tommy Robredo(ESP)[21] – Yen-Hsun Lu(TPE) 6-1/6-3/6-2
Jo-Wilfried Tsonga(FRA)[5] – Dudi Sela(ISR) 6-2/6-2/1-6/6-1
Rafael Nadal(ESP)[1] – Tommy Haas(GER) 6-4/6-2/6-2
Gael Monfils(FRA)[12] – Nicolas Almagro(ESP)[17] 6-4/6-3/7-5
James Blake(USA)[9] – Igor Andreev(RUS)[18] 6-3/6-2/3-6/6-1
Andy Murray(GBR)[4] – Jurgen Melzer(AUT)[31] 7-5/6-0/6-3
Gilles Simon(FRA)[6] – Mario Ancic(CRO) 7-6/6-4/6-2
Fernando Gonzalez(CHI)[13] – Richard Gasquet(FRA)[24] 3-6/3-6/7-6/6-2/12-10
Fernando Verdasco(ESP)[14] – Radek Stepanek(CZE)[22] 6-4/6-0/6-0

Bayanlar
Dinara Safina(RUS)[3] – Kaia Kanepi(EST)[25] 6-2/6-2
Jelena Jankovic(SRB)[1] – Ai Sugiyama(JPN)[26] 6-4/6-4
Jelena Dokic (AUS) – Caroline Wozniacki(DEN)[11] 3-6/6-1/6-2
Alize Cornet(FRA)[15] – Daniela Hantuchova(SVK)[19] 4-6/6-4/6-2
Alisa Kleybanova(RUS)[29] – Ana Ivanovic(SRB)[5] 7-5/6-7/6-2
Nadia Petrova(RUS)[10] – Galina Voskoboeva(KAZ) 6-1 Terk
Marion Bartoli(FRA)[16] – Lucie Safarova(CZE) 3-6/6-2/6-1
Vera Zvonareva(RUS)[7] – Sara Errani(ITA) 6-4/6-1
Serena Williams(USA)[2] – Shuai Peng(CHN) 6-1/6-4
Victoria Azarenka(BLR)[13] – Amelie Mauresmo(FRA)[20] 6-4/6-2
Elena Dementieva(RUS)[4] – Samantha Stosur(AUS) 7-6/6-4
Svetlana Kuznetsova(RUS)[8] vs. Alona Bondarenko(UKR)[31] 7-6/6-4
Anabel Medina Garrigues(ESP)[21] – Flavia Pennetta(ITA)[12] 6-4/6-1
Dominika Cibulkova(SVK)[18] – Virginie Razzano(FRA) 7-5/7-5
Carla Suarez Navarro(ESP) – Maria Jose Martinez Sanchez(ESP) 6-1/6-4
Jie Zheng(CHN)[22] – Kateryna Bondarenko(UKR) 6-2/6-2

Oca
21

Obama Salondan Korta Geçecek mi?

Avustralya Açık Turnuvası’nın üçüncü gününün ilginç taraflarından biri Amerikan Başkanı Barack Obama’nın başkanlığa başlama seremonisi ile aynı güne denk gelmesi oldu. Bu önemli günde çiftler mücadelesinde Kuznetsova-Petrova ikilisini yenip bir üst tura çıkan Venus ve Serena Williams’a çevrilen mikrofonlara iki siyahi tenisçi farklı cevaplar verdi. Venus, biraz daha soğukkanlı bir şekilde bunun Amerika’nın farklı kültürlerden oluştuğu fikrini kanıtladığını söyler iken, Serena Williams tüylerinin diken diken olduğunu ve çok farklı duygular hissettiğini söyledi. Obama gibi Harvard’da okumuş (2.sınıftan terk olsa da) olan James Blake ise suya sabuna dokunmadan Amerika için iyi bir gelecek beklediğini ortaya koydu.

Obama’ya asıl göndermeyi de reklam filmiyle yapan Bud Collins’ti. Bud, Amerika’nın en ünlü tenis yorumcusu. Çiftlerde bir Amerika şampiyonluğu hariç pek de başarılı bir spor kariyeri olmayan 79 yaşındaki yorumcu, Obama’nın Beyaz Saray’daki tenis kültürünü devam ettirmesi gerektiğini söyledi. Beyaz Saray’da tenis tarihi hakkında bilgiler veren Collins, ilk tenis kortunun sporsever başkan Theodore Roosevelt zamanında 1901′de yapıldığını hatırlattı. İşin ilginç yanı tenissever başkan Roosevelt’in bakanlarından ve 1909 yılında başkanlığa gelen William Howard Taft, başkanlık döneminde tenis kortunun gereksiz olduğuna inanıp yerine hepimizin bildiği meşhur Oval Ofis’i yaptırmış. Bud, bunu Taft’ın şişmanlığına bağlıyor. Ancak Taft’ın eşi bundan pek de memnun olmamış ve hemen Beyaz Saray’ın bahçesine kızlarının oynaması için 3 tane tenis kortu yaptırmış. Halen de o 3 kort Beyaz Saray’da başkanın ailesine hizmet veriyor.

Tenis bu dönemden sonra da başkanlar için bir hobi olarak göze çarpıyor. Amerikan başkanlarından Gerald Ford’un da sıksık tenis oynadığı biliniyor. Baba George Bush ise tenis oynamayı sosyal bir faaliyete dönüştürüp evine Andre Agassi ve Chris Evert’i davet etmiş.

Şimdi soru Barack Obama’nın basketboldan arta kalan vaktini tenise ayırıp ayırmayacağı. Hepimiz Obama’nın basketbolda iyi bir solak olduğunu biliyoruz. Bud Collins şu cümleleri ile başkanlar ve tenis konusunu kapatıyor. “Diğer devletler Amerika Birleşik Devletleri’nin servisini kırmaya çalışırken, Barack Obama için yapılacak en iyi şey raketi eline alıp stresini topun üzerinde atmak. “