10
Rugby ve Golf Rio 2016′da
Uzun süren tartışma son buldu ve Rugby ile Golf Olimpiyatlara geri döndü.
1904′ten beri Olimpiyat programında bulunmayan Golf ve en son 1924′te Olimpiyatlarda yer verilen Rugby, Kopenhag’da alınan karar sonucu Rio 2016′daki 26 olimpik spor dalına katılmayı garantiledi.

Rugby ve Golf 2020 yılında da Olimpiyatlarda olacak. Golf, 90 oyun 67′sini alırken, Rugby 81 oy almayı başardı. İrlandalı golfüçü Padraig Harrington, golfün aldığı karşı oyların “elitism” etiketi yüzünden olabileceğini söyledi. Golfü temsil eden ekip, yaptıkları sunum sırasında zor sorularla karşılaştı.
Tiger Woods ve Ernie Els’in desteğine rağmen pahalı ekipmanları ve çevre ile ilgili kaygılar yüzünden kuşkuyla bakılan golf hem erkekler hem de bayanlar tarafından oynanıyor olacak.

Rugby ise yüksek desteği alırken biraz ödünler vermek zorunda kaldı. 15′er kişilik takımlardan oluşan Rugby yerin 7′li takımlar halinde mücadele edilecek. Ayrıca Rugby’nin katılması olimpiyatlardaki cinsiyet ayrımcılığını tekrar gündeme getirdi.
Londra 2012′ye bayan boksunun katılması ile hiçbir sporda cinsiyet ayrımcılığına müsade etmeyen Olimpiyat Komitesi bayanlar arasında popüler olmayan rugby’i oyunlara katarak bu tartışmayı tekrar başlatmış oldu.
Görünen o ki Rio 2016 olimpik-karnavalına Tiger Woods’un altın madalyası ve Yeni Zelanda rugby takımının Haka dansı da renk katacak.

11
Emekli “Michael Jordan”‘dan Satılık Temiz Ürünler
Hunt Auctions isimli online müzayede firması, Michael Jordan’a ait ürünleri satışa çıkardı. Baseball ve basketbol zamanından ürünlerin de bulunduğu satışta ağırlıklı olarak golf malzemeleri yer alıyor. Firmanın websitesine buradan ulaşabilirsiniz. Ve karşınızda satıştaki ürünlerden birkaçı.




15
Bayanlar Boksu Olimpiyatlar’da

Gülsüm Tatar 2008′de 63 kiloda Dünya Bayanlar Boks Şampiyonu Olmuştu
Geçtiğimiz günlerdeki yazımda Olimpiyata katılacak spor konusunda Türkiye’nin yapması gerekenleri aktarmıştım. (bkz. Karar Günü Yaklaşıyor) Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin dün gerçekleştirdiği toplantıda Türkiye adına bir iyi bir de kötü karar çıktı.
İyi kararı aslında bekliyorduk. Uzun süredir Bayanlar Boksunun Olimpiyatlara katılacağı söyleniyordu. (Bkz. Bayanlar Boksu Olimpik Spor Olacak mı?) Olimpiyat komitesi yaptığı oylama sonucunda Bayan boksunu tekrar Olimpiyatlara aldı. Bu kararın Türkiye ve dünya adına birçok önemli sonucu var.
Öncelikle bu kararla birlikte Olimpiyatlarda kadın-erkek ayrımı kalmadı. Halihazırda oynanan 26 spor dalı içerisinde erkekler mücadele ederken, bayanların katılmadığı tek spor bokstu. Önceki durum resmi olarak açıklanmasa da boksun kadınlar üzerine iyi bir etkisi olmadığına dair bir kanının yansımasıydı. Hatırlarsınız ülkemizde Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nde üst düzey bir yetkilinin ve eski Boks Dünya Şampiyonu bir sporcumuzun bayan boksu aleyhinde açıklamalarına şahit olmuştuk. GSGM yetkilisinin açıklamaları dedikodu mahiyetinde yansırken, eski boksör bayanların da bulunduğu bir basın toplantısında açık açık bu konuyu dile getirmişti.
Bayan boksunun Olimpiyatlara katılmasının ülkemiz için önemli yanı ise Türkiye’nin çok yakın zamanda 2 Dünya Şampiyonu bayan boksör yetiştirmiş olması. Geçtiğimiz yıl Çin’de yapılan bayanlar boks Dünya Şampiyonası’nda Şemsi Yaralı ve Gülsüm Tatar, Dünya şampiyonu olarak büyük bir gurur yaşatmışlardı. Şimdi Gülsüm ve Şemsi’nin hedefleri büyümüş olmalı. Çok daha zorlu bir mücadeleye girecekleri kesin. Öncelikle şunu vurgulamak gerek. Geçtiğimiz sene Ningbo City’de düzenlenen Dünya Bayanlar Boks Şampiyonası’nda 12 farklı kategoride mücadeleler yapıldı. Dolayısıyla 12 Dünya Şampiyonu bayan boksör var. Ancak Olimpiyatlarda sadece 3 kategoride müsabakalar yapılacak. Bazı kategoriler birleştirilerek birden fazla dünya şampiyonu aynı kategori için birbiriyle mücadele eder hale gelecek.
Dünya Şampiyonası’nda ilk dörde giren 63 kiloda Gülsüm Tatar, 70 kiloda Nurcan Çarkçı, 80 kiloda Selma Yağcı, ve 86 kiloda Şemsi Yaralı Olimpiyatlarda madalya kovalamaya çalışacaklar. Ancak önemli rakipleri var. Öncelikle ev sahibi İngiltere’den Nicola Adam, olimpiyatlara çok iyi hazırlanacaktır. 54 kiloda Dünya ikincisi olan sporcu hafif sikletlerde favori olur. 60 kiloda İrlandalı Katie Taylor ise bayan boksunun en önemli isimlerinden. Taylor’un Gülsüm Tatar ile aynı siklette yarışması muhtemel ve İrlandalıların şampiyonaya ilgisini çekeceği için önemli bir figür olacaktır.
Olimpiyatlara 3 sene kala bu yorumlar erken gelebilir. Ancak gerçek olan potansiyelimizin yüksek olduğu bu spor dalında elimizde 4 tane dünya çapında sporcu varken madalya alacak şekilde onları hazırlamak.Türkiye’nin tek olimpiyat şampiyonu bayan sporcusunun Halter’de Nurcan Taylan (Atina 2004) olduğunu hatırlatmak isterim. Bu ayıp da bize yeter… 2012 için şimdiden birçok sporcumuz şampiyonluk adayı. Önemli olan onlara gereken desteği sağlamak.

Olimpiyat Komitesi toplantısından çıkan kötü haber ise Karate’nin Londra 2012′ye alınmaması idi. Türk basını ve spor yönetimi bu detaya kafalarını çevirmiş gözüküyor. 2012 Ağustos’u geldiğinde madalya sıralamasına bakıp hayıflanma ve eleştiri hakları onların nasıl olsa.
Maalesef 7 sporun aday olduğu seçmede iki sporun Ekim’deki son eleme öncesi aday olarak kalacağı söylenmişti. Bu 7 spor içerisinde karate, beyzbol ve softball elenirken rugby ve golf iki aday olarak öne çıktı.
Anlaşılan Londra 2012′de Karatecimiz Ömer Kemaloğlu’nun değil, Amerikalı golf masterı Tiger Woods’un altın madalyalı fotoğraflarını göreceğiz ve Amerikan milli marşını tekrar dinleyeceğiz. Kimbilir belki ortalama 40 yaşındaki kürsü ile golf bir rekor dahi kırabilir. Rugby’nin öyküsü de ilginç. Londra’da yapılacak bir olimpiyatta rugby olması tabii ki büyük bir ilgi toplar. Rugby Federasyonu, Olimpiyatlara girebilmek için oyuncu sayısını 7′ye düşürerek radikal bir karar aldı.
Golf ve Rugby hakkındaki karar Ekim ayında verilecek. İki sporun kaderi birbirine bağlı değil. İkisi de kabul edilebilir, ikisi de reddedilebilir. Bekleyip göreceğiz…
10
Ana Ivanovic Golfçü Adam Scott’u Desteklemek İçin İskoçya’da
Golfçü Adam Scott, Wimbledon 2009′da Ana İvanovic’in özel izleyici alanında görülmüştü. Bu defa da Ana Ivanovic İskoçya’da, Loch Lomond’da duzenlenen Scottish Open Golf turnuvasının ikinci turunda Scott’u desteklerken görüntülendi.
Adam Scott Wimbledon 2009′da Ana Ivanovic’i Seyrediyor
28
Akdeniz Oyunları’nda Bugün: 28 Haziran
Akdeniz Oyunları’nda bugün farklı spor dallarında mücadeleler yapılıyor. TRT-3′ün Akdeniz Oyunları yayını ise saat 16.00′da başlıyor.
Günün programında şu sporlar yer alıyor,
Basketbol (Malta-Türkiye maçı saat 4′te)
Hentbol bayanlar (İtalya-Türkiye maçı saat 3′te)
Hentbol erkekler (İtalya-Türkiye maçı saat 9′da)
Voleybol (Yunanistan-Türkiye maçı saat 6.30′da)
Bayanlar Plaj Voleybolu Eleme Turları, Kano, Bocce, Artistik Jimnastik, Golf, Serbest Güreş erkekler ve bayanlarda -55 ve -60 kilo finalleri, yüzme, boks, eskrim, water skiing, tenis, masa tenisi, atıcılık, yelkencilik.
Not: Müsabaka programı Pescara 2009 internet sitesinden alınmıştır, ancak sık sık maç saatleri değişmektedir.
26
Nike’ın Pazar Payı Telaşı
Spor giyim markaları sporcuların kıyafet ve ayakkabı sponsorluğunu yaparken onlara bir anlamda stil ve tarz katmış da oluyor. Yıldız oyuncular için sürekli yeni koleksiyonlar çıkarma derdinde olan markalar, bazen bunun sonuçlarına katlanmak durumunda kalıyorlar. Michael Jordan için üretilmiş Air Jordan, özel üretimi aşıp başlı başına bir marka olmayı başarmıştı. Ancak her zaman bu kadar şanslı olunamıyor. Sporcular için farklı koleksiyonlar hazırlayan markaların başında gelen Nike, kimi zaman oyuncuların kariyerleri boyunca taşıyacakları stili yaratmayı başarırken kimi zaman pazarlama heyecanına kapılıp oyuncuları palyoçoya çevirebiliyor.
Tenis: Sporun Podyumu
Wimbledon haricindeki turnuvalarda bir kıyafet yönetmeliği (dress code) olmadığı için kıyafetlerin gittikçe değişip renklenmesi normal. Nike artık bir oyuncu için tek bir kıyafet değil, ceketinden çantasına bütün bir seriyi hazırlıyor; hatta aynı turnuva için birden fazla koleksiyonu da piyasaya sürebiliyor, gece maçları oynanan Grand Slam’lerde yıldız oyuncular için bir gece, bir de gündüz kıyafeti tasarlayabiliyor. Son dönemlerde Nike tarafından özel koleksiyon hazırlanan oyuncular arasında Serena Williams, Maria Sharapova, Roger Federer ve Rafael Nadal var. Nike, bu oyunculara hazırlanan koleksiyonlarını her turnuvadan önce tanıtıyor.
Teniste özellikle kadınların kıyafetlerinin artık Ralph Lauren, Balenciaga defilelerinde gördüğümüz kıyafetlerden farkı kalmadı. Gittikçe kısalan etek boyları, gece kıyafeti olarak giyilebilecek kıyafetler, yelekler, ceketler… Kadın kıyafetlerinde Nike’ın en güzel bulunan ve en çok takip edilen kıyafetleri elbette Maria Sharapova’nınkiler. Doğal olarak Nike’ın en çok satılan tenis kıyafetleri de onlar oluyor. Sharapova, Nike tarafından her turnuvada yapılmış başarılı marka konumlandırılması sayesinde güzellik ve zerafeti simgeleyen kıyafetlerle kendi stilini oluşturuyor. En çok konuşulan kıyafetleri, 2007 US Open’da giydiği New York siluetli kıyafeti ve 2008 Wimbledon’daki yelek smokin karışımı transparan kıyafeti olan Sharapova, bu yoğun ilgiye elbette yabancı değil. Nike’ın tartışma yaratan tenis koleksiyonlarına bir örnek de, Sharapova’nın 2008 Wimbledon kıyafeti… Pek çok oyuncu ve yorumcu tarafından gülünç bulunan tasarım Sharapova’nın kıyafetleriyle uğraşmaktan tenis oynayamadığı iddialarına da sebep olmuştu.
Nadal ve Federer: Nike rotadan saptı
Sharapova vakasının benzerini, Nadal ve Federer son iki Grand Slam’dir yaşıyor. Özellikle Nadal’ın sene başından beri geçirdiği değişim herkes tarafından tartışılıyor. Rafael Nadal 2005 yılında büyük çıkışını yaptığında Nike ona kolsuz tişört – kapri pantolondan oluşan ve tarzını yansıtan bir seri hazırlamıştı. 2009 yılına kadar da bu tarz devam etti. Kapri pantalon çok ilgi görmese de, kolsuz tişört Nike için teniste oldukça karlı bir ürün grubu yarattı. Marka konumlandırmasında Nadal asilik, enerji ile Federer ise beyfendilik ve asalet ile bağdaşlaştırılmıştı. Nadal’ın apaçi stili Federer’in beyefendi stiline karşı gençlerin ilgisini çekti. Nadal yeniyi, Federer eskiyi temsil ediyordu. Ancak Nike, Nadal için yarattığı bu kadar başarılı bir tarzı, ne giydirirsem yakıştırım diyerek bozdu ve kendi bindiği dalı kesti. Nike’ın ilk Nadal hamlesi Avustralya Açık’taki kollu tişört oldu. Herkesi şaşırtan değişiklik çok beğenilmese de yadırganmadı. Ancak ardından gelen polo yaka stili hem Nadal’a yakışmadı hem de batıl inançları kuvvetli olan Nadal’ın rituelini bozmuş oldu. En son Roland Garros’ta yaşanan pembe tişört faciası da artık Nike’ın yeni stil üretirken bazı dengeleri bozduğunu gösterdi.
Nadal’ın pembe tişört faciasının üstünden çok geçmeden Roger Federer’in Wimbledon koleksiyonu tartışılmaya başlandı. Geçtiğimiz senelerde, ekselansları Federer için altın işlemeli yelek ve pantolon hazırlayan Nike, bu sene avcı montuyla ve altın baskılı çantayla Federer’i korta çıkarak izleyenlerin Londra moda haftasına mı yoksa tenis maçına mı geldiklerini sorgulamalarına neden oldu. Son koleksiyonla Federer’in beyfendi imajı Nike tarafından gittikçe züppeliğe doğru kaydırılmış oldu.
Amaç Sadece Pazar Payı Olmamalı
Nike spor giyiminde tarzı ve stili simgeleyen ve benim de dahil olduğum kalabalık bir grup tarafından fanatiklik derecesinde takip edilen bir marka. Hatta Nike spor modası kavramını oluşturan marka olarak biliniyor. Ancak kimi zaman yeni tarzlar denerken pazarlama hırslarının kurbanı olabiliyor. Agassi’nin ilk yıllarını hatırlayalım. Uzun şaçlar, haç küppeler, bunlara ek olarak Nike’ın hazırladığı palyaçovari renkli kıyafetler. Her zevke hitap edip pazar payı kazanmak için yapılan o kıyafetleri pek çok insan hatırlamak bile istemiyor. Agassi için daha sonra kitleleri peşinden sürükleyen bir tarz oluşturuldu ama o rengarenk t-shirtler yine Nike’ın pazarlama stratejisinin kötü bir yansıması olarak kaldı. Aynı şekilde Nadal’a erkeklerin pek çoğu tarafından tercih edilmeyecek renkler giydirmek, Federer’i tenisçiden çok golfçüye benzetmek Nike’ın pazar payı açlığının kötü sonuçları oluyor. Markalar için pazar payı önemli ama özellikle Nike’ın tarzı ve yarattığı stil müşterileri için çok daha önemli. Bu yüzden spor kıyafetlerinde yeni açılımlar güzel ama müşterileri kendine bağlayan bir takım özellikleri değiştirmemek gerekiyor.
23
US Open 2009 Yağmur Dinlemiyor

Golfün en önemli organizasyonlarından US Open, yani Amerika Açık turnuvası, Farmingdale, New York’taki Bethpage State Park’ta yapılıyor. Dünyanın en önemli sporcularının katıldığı organizasyon son 150 yılın en yağmurlu yazını geçireceği rivayet edilen New York’ta zor şartlar altında devam ediyor.


Ne yazık ki sizleri organizasyondan birkaç fotoğrafla haberdar etmekle yetineceğiz, zira golf konusunda uzman bir yazarımız yada yazarlarımız içinde konuya ilgili kimse yok. Belki bu yazı sayesinde bir golf yazarı buluruz. Neden olmasın?
Denver Post gazetesi organizasyonla ilgil harika bir foto-belgesel hazırlamış, buradan ulaşabilirsiniz.
1
Tüm Zamanların En Centilmen 10 Anı
Kimi sporcular için centilmenlik, kazanmaktan önce geldi. Bazıları dürüstlükleriyle mağlup oldu, bazıları kaybetmeyi umursamadı bile… Sporun en centilmen 10 anını sizler için derledik.

Amerikalı Şampiyon Jesse Owens ve Alman Şampiyon Lutz Long, Berlin Stadyumu’nda Yan Yana Sohbet Ediyor, Ağustos 1936 (Photo by: AFP)
1. Lutz Long
Uzun Atlama, Olimpiyatlar (1936)
Alman uzun atlamacı Lutz Long, Berlin’de yapılan oyunlarda Afro-Amerikan rakibi Jesse Owens karşısında galip gelmek istiyordu. Hitler’in de izlediği yarışta, Owens iki kere çizgiye basarak diskalifiye olma riskiyle karşı karşıya kaldı. Lutz, Amerikalı atlete çizginin çok daha gerisinden atlamayı tavsiye etti ve bunun sonunda Owens altın madalya kazanırken Alman Long gümüş madalya elde etti. Owens, daha sonra bu olay hakkında şöyle diyecekti: “Kazanmış olduğum bütün madalyaları, kupaları ne varsa eritin ve yeni bir mücevher yaratın. İnanın bu bile o an Long için hissetmiş olduğum 24 karatlık dostluktan daha değerli olamaz.”
2. Jack Nicklaus
Ryder Cup (1969)
“Bu vuruşu kaçıracağını düşünmezdim; ama yine de sana o şansı vermek istemedim.”
Bunlar Jack Nicklaus’un Tony Jacklin’e 1969 Ryder Cup golf finalinde söylediği sözler. O yıllara kadar görülmüş en çekişmeli mücadelede artık 18. deliğe gelinmişti. Genç İngiliz deliğe iki adımlık mesafeden vuruş yapacaktı ve eğer bunu kaçırırsa kupanın bir kere daha ABD’ye gideceğini biliyordu. Sonuçta Nicklaus, takım arkadaşlarının tepkisine rağmen atışı bıraktı ve bu maç tarihe berabere biten ilk golf maçı olarak geçti.
3. Andrew Flintoff
İkinci Test, The Ashes (2005)
Edgbaston’daki 2005 Test, kriket tarihindeki en heyecanlı maçlardan birine sahne oldu. Maçı İngiltere iki koşuluk farkla kazanmıştı ve bu fark tarihinin en düşük kazanma marjıydı. Seyirciler sevinmeye başlarken, Flintoff, yaptığı hata maçın kaybına neden olan karşı takım oyuncusu Brett Lee’nin üzüntü içinde yerde oturduğunu görünce Lee’nin yanına giderek elini sıktı ve kendisini teselli etti. Bu olay, kameralar tarafından görüntülenmese de, kriket tarihinin en ünlü olaylarından biri oldu.
4. John Landy
1500m, Avustralya Şampiyonası (1956)
Roger Bannister’in uzatmalı rakibi Avustralyalı uzun mesafe koşucusu John Landy, neredeyse bir mili dört dakikada koşacak duruma gelmişti ki Bannister bu rekoru 1954′te kırdı. Rekoru tekrar denemeye karar veren Landy, 1956′da şansını bir kez daha zorladı. Fakat yarış esnasında atletlerden biri (Ron Clarke) takılıp yere düşünce, koşmayı sürdüren diğer atletlerin aksine Landy durdu ve geri dönerek Clarke’ı yerden kaldırarak yarışa devam etmesini sağladı. Sonra koşmaya geri dönen Landy inanılmaz bir şey yaparak yarışı kazanmayı başardı. Üstelik Dünya rekorundan sadece 6 saniye farkla…
5. Stirling Moss
Portekiz Grand Prix (1958)
Adı en büyük araba yarışçılarından biri olarak anılmasına rağmen sürücüler şampiyonluğunu hiç kazanamamış bir isim olan Stirling Moss, 1958′deki şampiyonada bunu yapacak konuma gelmişti; ancak centilmenliği profesyonelliğinin önüne geçince bu gerçekleşmedi. Rakibi Mike Hawthorn’un aracıyla spin attığını yakından gören Moss, yarış sonrası Hawthorn’dan düşülecek puanlara sürücünün hiçbir suçu olmadığını söyleyerek itiraz etti. Böylece şampiyonluk bir puan farkla Hawthorn’a gitmiş oldu.
6. Paolo di Canio
West Ham v Everton (2000)
Futbolun ‘kötü adamı’ Paolo Di Canio (“Ben bir ırkçı değil, bir faşistim” demesi ile tanınır), West Ham ile Everton arasında oynanan maçta melek olmaya karar verdi. Skor 1-1 ve maçta uzatma anları oynanırken, hamle yapmak üzere kalesini terkeden Everton kalecisi Paul Gerrard sakatlık yaşayarak yere yattı. O anda sağdan gelen ortayla topu boş kaleye gönderme şansı olan Di Canio, aksini yaptı ve topu eliyle tutarak kalecinin sakatlığını gösterdi. Maç berabere bitti.
7. Mark Taylor
Avustralya v Pakistan (1998)
Avustralya kaptanı Mark Taylor, Peshawar’daki kriket maçında centilmenliğin sınırlarını zorladı. Gün sonundaki skoruyla Don Bradman’ın 1930′da yaptığı tüm zamanların en iyi test skorunu (334) egale etti. Taylor, Bradman’ı egale etmesi dışında, Brian Lara’ya ait 375′lik Dünya rekorunu da kırma şansına sahipti; fakat kişisel rekorları kırmaya çalışmaktansa Avustralya şampiyonluğunu tercih ettiğini söyleyerek buna gerek duymadı. Maç berabere bitti.
8. Judy Guinness
Eskrim, Olimpiyatlar (1932)
Judy Guiness, 1932 Los Angeles Olimpiyatları’nda eskrimde altın madalya kazanan ilk Britanyalı sporcu olma şansına sahipti. O sırada sadece 21 yaşında olan sporcu için bu altın unutulmaz bir şey olabilirdi. Kıyasıya geçen bir finalden sonra jüri kararıyla şampiyon ilan edilen sporcu, jüriye puanları yanlış hesapladıklarını ve rakibine iki puan daha yazılmasını söyledi. Oyunun kurallarını öğrenmek için henüz çok genç olan Guiness’e bu dürüstlüğü şampiyonluğun rakibine verilmesine mal oldu.
9. Bobby Jones
Golf, US Open (1925)
Amerikalı usta golfçü Bobby Jones, 1923-1930 yılları arasında tam 13 büyük turnuva kazanmıştı. Ondördüncüsünü de kazanacakken ilginç bir şey oldu. İlk turda yaptığı bir vuruşla topu bozuk zemine giden Jones, daha sonra topunu ordan çıkarmak üzere vuruş yapmaya hazırlanırken o anki hareketleriyle yanlışlıkla topa bir kez daha hafifçe dokundu. Bunun üzerine sinirlenen golfçü, hakemlere yaptığı faulü söyledi ve bir vuruşluk ceza aldı. Böylece turnuvayı kaybeden Jones daha sonra aldığı övgüler için şöyle dedi: “Banka soymuyor diye birine teşekkür eder misiniz siz?”
10. Irene Tidball
Galler v Almanya (2008)
Gallerli 73 yaşındaki Irene Tidball, Ekim 2008′de 15 dakikalık şöhret yaşadı. Buna neden olay ise, damadını Almanya’da oynanacak Galler-Almanya milli maçına götürmeye koyulmasıydı. Gwilym Rees aslında taraftar otobüsü ile gidecekti; ama otobüsü kaçırdı. Uçak bileti alacak parası olmayan damadının imdadına kaynanası Tidball yetişti. Tidball, arabası ile 750km yol sürüp Rees’i Almanya’ya ulaştırdı. Böylece hem spor tarihine hem kaynana-damat hikayelerine alışılmadık bir şey eklendi.
31
Nadal ve Ivanovic’in Florida’da Golf Keyfi
Rafael Nadal ve Ana Ivanovic Sony Ericsson Açık turnuvası için geldikleri ABD’nin Florida eyaletinde Crandon Golf isimli bir tesisin tanıtımı için golf oynadılar.







7
Golf, 2016 Olimpiyatları İçin Lobi Yapıyor
2016′da Olimpiyat Oyunları’nda yer almak isteyen spor dalları lobi faaliyetlerini sürdürüyor. Golf, Karate, Squash, Rugby ve Beyzbol arasında kıyasıya bir rekabet devam ediyor. Bu anlamda özellikle Golf sporu elindeki maddi imkanların da sayesinde önemli noktalara daha kolay ulaşabiliyor. Ancak golf sporundaki doping kontrollerinin yetersizliği de olimpiyat komitesinin temkinli yaklaşmasına sebep oluyor.
Golf çevreleri olimpiyat komitesinin İspanyol üyesi ve eski Olimpiyat Komitesi başkanı Samaranch’ın oğlu Juan Antonio Samaranch(Jr.)’ın desteğini alabilmek için bir kokteyl düzenledi. Bu kokteylde bir araya gelen Golf Avrupa Turu başkanı George O’Grady ve Samaranch golfün 2016′ya katılması üzerine değerlendirmelerde bulundular. Ancak bu pazarlıkta talep tek taraflı değildi. O’Grady, golfün olimpiyat sporu olması için destek ararken, Samaranch da golfün önemli organizasyonu Ryder Cup’ın 2018′de Madrid’de yapılması için ikna çabalarına devam etti.

Golf, Olimpik Spor Olma Hedefine Çok Yakın (Photo by Doug Pensinger/Getty Images North America)
Olimpiyat Komitesi’nin golfün olimpik spor olmasına olan çekingen tavrı ise golfün doping kontrollerinin yeterli olmaması. Golfte doping kontrolü ilk kez geçtiğimiz yaz uygulanmaya başlarken, bu test sadece idrar kontrolünü içeriyor. Ancak golfün en saygın sporcularından Gary Player geçen sezon Carnoustie Açık Şampiyonası’nda bazı golcülerin İnsan Büyüme Hormonu (Human Growth Hormone-HGH) ve anabolik steroid alarak avantaj sağlamaya çalıştığını iddia etmişti. Bu iddia şok etkisi yaratmış ve golf organizasyonlarında doping kontrolü zorunlu hale gelmişti. Ancak HGH’nin farkına idrar testleri ile değil kan testleri ile varılabiliyor. Bu da golfün üzerindeki şüphe bulutunun ortadan kalkmasına engel oluyor.
Ancak şu sıralarda Golf Avrupa Turu yöneticileri spor dalının 2016′da olimpik spor olması için herşeyi göze almış gibi gözüküyor. Kan testi gerekiyorsa onu da yapabileceklerini ima ediyorlar. Yine de görünen o ki golfün olimpiyat sporu olması Madrid’in 2016 olimpiyat üyeliği ve 2018 Ryder Cup başvurusu ile de yakından ilgili. En azından Samaranch bu konuyu pazarlık masasında tartışarak konuların birbirine bağlı olduğunu ortaya koyuyor.
Peki bu tartışma bizi neden ilgilendiriyor? Türk Olimpiyat Komitesi bu tartışmanın dışarısında kalmamalı ve Kasım 2008′de Dünya Şampiyonu olduğumuz Karate’nin olimpiyatlara katılması için gerekli mücadeleyi vermeli. Aksi halde çok geç olacak ve tüm rakiplerini alt edip Türkiye’yi başarıyla temsil eden karatecilerimiz olimpiyat gururunu yaşamaktan ve o kültürü tatmaktan mahrum kalacaklar. Golf gibi, beyzbol gibi rakipler bu mücadeleyi daha da zorlaştırıyor. Ama Türkiye sporda atılım yapmak istiyorsa gerekli lobi faaliyetlerini eksiksiz yerine getirmek zorunda.
Son Tweetler
Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.
Son Yazılar
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
- Brandon Jennings – Under Armour Micro G Black Ice
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike!
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu
Son Yorumlar
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit
- Singapur 2010′da Bir İlk için ABDULLAH
- Singapur 2010′da Bir İlk için guney








-3.jpg)

