8
Ben Wallace, Detroit’e Geri Döndü
AP Haber Ajansı’nın verdiği habere göre, serbest oyuncu Ben Wallace, veteran minimum kontrat karşılığında (1.3 milyon dolar) eski takımı Detroit Pistons ile bir yıllığına anlaştı.

Yuvaya Dönüş
2004 Yılında takımın şampiyonluğa ulaşmasında büyük rol oynayan, üçü üst üste olmak üzere toplamda 4 kez yılın savunmacısı seçilen efsanevi pivot, 2006 yılında finansal sebepler yüzünden takımdan ayrılmış ve Chicago Bulls ile 4 yıl 60 milyon dolarlık oldukça yüklü bir kontrat imzalamıştı. Burada istediği ortamı bulamayan ‘The Beast’ kendini takas karşılığı Cleveland’da buldu. Burada Ilgauskas’ın yanında power forvet pozisyonunu dolduran Wallace, sakatlık ve yaşının ilerlemesi sebebiyle beklenen performansı sergileyemedi. Son olarak bir diğer efsanevi pivot Shaquille O’Neal karşılığında Phoenix Suns’a gönderilen oyuncu, kontratının 4 milyon dolarlık kısmından feragat edip serbest oyuncu statüsü kazanmıştı.
1996 yılında Washington Bullets takımıyla anlaşarak kariyerine başlayan Big Ben, 1999 yılında Ike Austin karşılığında Orlando Magic’e takas edildi. 2000 yılında ise Grant Hill takasının küçük bir parçası olarak Detroit Pistons’ın yolunu tutan savunma uzmanı, 4 kez All-Star, 5 kez All-NBA ve 6 kez de en iyi savunma beşlerine seçilmeyi başardı.
Wallace Gider Wallace Gelir
Rasheed Wallace’ın Boston Celtics, Antonio McDyess’ın San Antonio Spurs ile anlaşmasından sonra ön alanında eksiklik yaşayan Pistons ile anlaşan oyuncu muhtemelen ilk beş başlayacak ve 25-29 dakika civarı süre bulacaktır. Takımın yeni koçu John Kuester ile Cleveland takımında iken çalışma fırsatı bulan Wallace, bunu avantajını da kullanacaktır.
Takımın GM’i Joe Dumars’ı bu güzel hamle için kutluyor ve Ben Wallace’ın eski takımındaki yeni performansını merakla bekliyoruz.
29
Bu Yazın Önemli Free-Agent Hamleleri
Temmuz ayının sona ermesine az bir süre kaldı ve serbest oyuncuların çoğu ya yeni sözleşmeler imzaladılar ya da bir takasın parçası olarak kendilerini başka bir şehirde buldular. Lamar Odom, David Lee, Ramon Sessions ve Allen Iverson gibi önemli isimler hala serbest oyuncu statülerini korumaya devam ederken, Carlos Boozer ve Nate Robinson’ın durumları ise eski takımlarında kalmayı tercih etmelerine rağmen kesinlik kazanmış değil. Şimdi gelin hep birlikte bu yazın kayda değer hamlelerini sırayla hatırlayalım…
Yazın ilk en büyük hamlesini atletik forvet Richard Jefferson’ı hemen hiçbir şey kaybetmeden kadrosuna katan San Antonio Spurs yaptı. Bruce Bowen, Fabricio Oberto ve Kurt Thomas’ı Bucks’a gönderen Spurs, tekrar Batı’nın iddialı takımlarından biri haline geldi.
Ardından başkent takımı Wizards, Minnesota’dan combo guard Randy Foye ve swingman Mike Miller’ı; 5.sıra Draft hakkı, Etan Thomas, A.Pecherov ve forvet Darius Songaila karşılığında takas etti.
26 Haziran tarihinde New Jersey Nets; Vince Carter ve Ryan Anderson’u Orlando Magic’e gönderirken karşılığında, yetenekli guard Courtney Lee, Rafer Alson ve tecrübeli pivot Tonnie Battie’yi kadrosuna kattı.
Son yıllarda değişik takımlarda görmeye alıştığımız efsanevi pivot Shaquiile O’Neal, bir başka efsane Ben Wallace ve swingman Sasha Pavlovic karşılığında Phoenix’ten Cleveland’a takas edildi.
‘’Bu Yaz Takas Kokuyor’’ başlıklı yazımda takas edilmesi en muhtemel isimlerden biri olduğunu yazdığım Jamal Crawford, bir süredir ortalarda görünmeyen oyun kurucu Speedy Claxton ve Acie Law karşılığında Golden State’den Atlanta’ya gönderildi.
Yazın bana göre en önemli hamleleri ise Detroit Pistons’tan geldi. Ezeli rakibi Chicago’dan Ben Gordon’u kadrosuna katarak skor gücünü artıran Pistons; Milwaukee’den kısa ve uzun forvet oynayabilen Charlie Villanueva’yı da ikna etmeyi başararak, hem gençleşti, hem de gelecek 4-5 yıllık çekirdek kadrosunu oluşturmuş oldu.
2004 yılının en iyi savunmacısı Ron Artest, Chicago, Indiana, Sacramento ve Houston maceralarından sonra, önümüzdeki yıl Los Angeles Lakers formasını terletecek. Savunma uzmanı oyuncu, 3 yıl için 18 milyon dolar kazanacak.
2009 final serisinin dikkat çeken ismi, genç forvet Trevor Ariza, önümüzdeki yıl, Houston’da Artest’ten boşalan koltuğu doldurmaya çalışacak… Ariza 5 yıl için 34 milyon dolar alacak.
Bu yazın hareketli takımlarından Toronto Raptors, 4 takımın katıldığı bir takas sonrası temsilcimiz Hidayet Türkoğlu’nu kadrosuna kattı. Aynı takasın diğer önemli parçası Shawn Marion ise önümüzdeki sezon Dallas semalarında gezinecek…
Detroit Pistons ile beş buçuk sezon geçirdikten sonra takımdan ayrılan Rasheed Wallace, yeniden şampiyonluk yaşayabilmek için, Doğu Konferansı’nın iddialı takımlarından Boston Celtics ile anlaştı. Sheed önümüzdeki üç yıl boyunca Celtics forması giyecek. 35 yaşındaki tecrübeli oyuncu kontratının sonunda basketbolu bırakacağını da açıkladı.
NBA’in 20-10 potansiyelli oyuncularından Zachary Randolph, LA Clippers’ın Draft’ta kendisiyle aynı pozisyonda oynayan Blake Griffin’i seçmesi sebebiyle, swingman Quentin Richardson karşılığında, 2 Temmuz’da Memphis Grizzlies’e takas edildi.
Son olarak Portland Trail Blazers, kadrosunda Bayless, Rodriguez ve Blake gibi oyun kurucular bulunmasına rağmen, 33 yaşındaki tecrübeli ve istikrarlı oyun kurucu Andre Miller’ı 3 yıl 21 milyon dolarlık bir anlaşmayla kadrosuna kattı.
Orlando’nun Brandon Bass’i, Toronto’nun Jarrett Jack’i ve San Antonio Spurs’un Antonio McDyess’ı kadrolarına katmaları da dikkate değer hamleler oldu. Steve Nash, Mehmet Okur, Paul Millsap ve Marcin Gortat ise takımlarıyla olan sözleşmelerini yenilediler.
2009 NBA Yaz Dönemi’ndeki önemli takas ve transfer haberlerini özetleyerek aktarmaya çalıştım. NBA severler olarak yeni sezonu ve oyuncuların yeni takımlarındaki performanslarını merak ve heyecanla bekliyoruz…
21
Rüya Takım Kampa Giriyor
2010 Dünya Basketbol Şampiyonası’nın Türkiye’de düzenlenmesi, biz basketbol severler için büyük bir şans. Federasyon yetkililerinden yapılan son açıklamada, Antalya Arena Stadı’nın inşaat sorunları nedeni ile şampiyonadan elendiği ve yerine 7200 kişi kapasiteli Kayseri Kadir Has Spor ve Kongre Salonu’nun eklendiği belirtildi. Bu son açıklamayla şampiyonanın oynanacağı 4 şehir; İstanbul, İzmir, Ankara ve Kayseri olarak belirlendi. Şampiyonanın final maçı ise, kapasitesinin 25.000 kişiye çıkarılacağı açıklanan Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanacak. Şampiyona yaklaştıkça, en heyecan verici takım olan Amerikan takımından da haberler gelmeye başlıyor.
Amerikan Ulusal Basketbol Takımı’nın, 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası ve 2012 Olimpiyatları için Las Vegas’da 23 oyuncunun katılacağı bir mini kamp düzenleyeceği açıklandı. Önümüzdeki yaz Türkiye’de düzenlenecek olan FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası yaklaştıkça Ulusal Takım da hazırlıklarını hızlandırdı. Özellikle gelecek vadeden genç oyuncuların davet edildiği bu kampta, Dünya Şampiyonası ve Olimpiyatlar için Amerikan Milli Takımı’na olası adayların belirlenmesi amaçlanıyor. 23- 25 Temmuz tarihlerini kapsayacak bu kamp sırasında, katılan oyuncular perşembe ve cuma günlerini idman yaparak geçirdikten sonra, cumartesi günü kendi aralarında özel bir gösteri maçı oynayacaklar. Daha önce 2005 yılında düşünülen ve 2006 yılında uygulamaya konulan Ulusal Program sayesinde takım, Pekin Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmış ve 2006- 2008 yılları arasında, 36- 1 gibi ulaşılması güç bir galibiyet oranı yakalamıştı.
Kampa Kimler Çağırıldı?
Kampa çağırılan oyuncular içinde en çok dikkati çeken iki isim, pazar günü sona eren Yaz Ligi’nin yıldız oyuncuları, Eric Gordon ve Anthony Randolph oldu. Brandon Roy, LaMarcus Aldrige (Portland), Travor Ariza (Houston) ve Glen Davis (Boston) ise, önceden açıklanmasına rağmen kampa katılamayacak isimler arasında yer alıyor. Kampta yer alacak diğer isimler şöyle sıralanıyor: D.J. Augustin (Charlotte) Jerryd Bayless (Portland), Ronnie Brewer, Kyle Korver ve Paul Millsap (Utah), Kevin Durant, Jeff Green ve Russell Westbrook (Oklahoma City), Rudy Gay ve O.J. Mayo (Memphis), Danny Granger (Indiana), Blake Griffin (L.A. Clippers), Devin Harris ve Brook Lopez (New Jersey), Andre Iguodala ve Thaddeus Young (Philadelphia), Kevin Love (Minnesota), Greg Oden (Portland), Derrick Rose (Chicago), Josh Smith (Atlanta) ve David Lee (New York).
Teknik Kadro
Takımın teknik kadrosu ise; Toronto Raptors baş antrenörü Jay Triano, Utah Jazz asistan koçu Tyrone Corbin, Detroit Pistons asistan koçu Dave Cowens, eski New Orleans Hornets asistan koçu Kenny Gattison ve Minnesota Timberwolves asistan koçu Jerry Sichting isimlerinden oluşuyor.
Basketbol Operasyonları Sorumlusu Jerry Colangelo, gazetecilere yaptığı açıklamada, takımın Beijing Olimpiyatları’na katılan 8 temel üyesinin, (LeBron James, Kobe Bryant, Dwight Howard, Chris Bosh, Dwyane Wade, Carmelo Anthony, Chris Paul, Deron Williams) önümüzdeki yaz Türkiye’de düzenlenecek şampiyonada yer alacağını söyledi. Mini kampa katılacak 23 oyuncu ise,12 kişilik Ulusal Takım’ın son 4 üyesinden biri olabilmek için kendi aralarında yarışacaklar. Amerika, bu şampiyonayı en son 1994 yılında, Rüya Takım 2 olarak adlandırılan, Shaquille O’Neal, Reggie Miller ve Dominique Wilkins gibi oyunculardan oluşan kadrosuyla kazanmıştı. 1998 yılında profesyonel oyunculardan yoksun kadrosuyla çıktığı şampiyonada üçüncü olmuş, 2002 Indianapolis’te altıncı ve 2006 Saitama’da üçüncü olarak bronz madalya kazanmıştı. Bu açıdan Colangelo’nun bu şampiyonaya ayrı bir önem verdiği ve altın madalyayı kazanmak için elinden geleni yapacağı konuşuluyor.
4
Hidayet Toronto Raptors’un Teklifini Kabul Edecek mi?
NBA’in an itibariyle en gözde serbest oyuncusu olan milli oyuncumuz Hidayet Türkoğlu, bildiğiniz gibi takımı Orlando Magic’in 4 yıl 36 milyon dolarlık teklifini kabul etmemiş ve serbest kalmayı tercih etmişti.
Kontratın, Hedo’nun istediği seviyede olmaması ve kendi pozisyonunda oynayan Vince Carter’ın takıma katılması, Türkoğlu’nun menajeri Lon Babby’nin diğer takımlarla görüşmelere başlamasına zemin hazırladı. Önce Detroit Pistons’ın temsilcimiz ile ilgilendiği haberi çıktı, daha sonra ise Miami Heat ve Portland Trail Blazers’ın yıldız forvet ile anlaşmak istediği haberleri sitelerde dolaşmaya başladı. Ardından bomba patladı ve Blazers’ın devasa teklif haberi geldi. 5 yıl için 50 milyon dolar olarak lanse edilen, ama aslında 53 milyon dolarlık teklif hepimizi heyecanlandırdı.
Portland koçu Nate McMillan, Hidayet’e övgü dolu sözler sarfetti ve genç takıma uyum sağlayabilecek, çalışkan bir oyuncu olduğunu vurguladı. Hidayet de tekliften heyecanlanmış olacakki soluğu Oregon Eyaleti’nin başkenti Portland’da aldı. Herkes bu transfer haberini konuşmaya başlamışken Kanada’nın NBA’deki tek takımı Toronto Raptors’tan yıllarca konuşulacak, süperstar seviyesinde bir kontrat teklifi geldi. 5 yıl için 60 milyon dolarlık bir teklif yapan Raptors, hem bizleri hem de NBA otoritelerini şaşırttı. Kadrosunda bulunan Shawn Marion gibi bir isme yıllık 9 milyon dolar civarı bir teklifi kabul ettirebilecekken, kimilerine göre daha etkisiz bir oyuncu olan Türkoğlu’na, yıllık 12 milyonluk bir teklifle gelmeleri transfer gündeminde bomba etkisi yarattı.
Hidayet Transferinde Kesin Açıklama 8 Temmuz’da
Hidayet, CBS ve AP’ye göre Toronto ile zaten anlaştı; fakat henüz kesin açıklama 8 Temmuz’dan önce yapılamıyor. Bazı sitelerde ‘paragöz’ olduğu için Orlando ve Portland ile anlaşmadığı vurgulanan Hidayet de artık bir karar vermeli… Yoksa durumu geçen yılki Ben Gordon’dan farklı olmayacak. Aslında pek de düşünmesine gerek yok. Raptors, hem oyuncuları hem de koçu ile Avrupa basketbolunu ve uluslararası basketbolu en çok andıran ekip ve kısa forvetleri yok. Geçen yıl bu pozisyonu Kapono, Graham ve zaman zaman Marion ile dolduran Toronto, Kapono’yu ribaunt canavarı Reggie Evans karşılığında 76’ers a yolladı, Marion ve Graham ile de anlaşmaya yanaşmadı. Hidayet eğer bu kontrata ever derse önümüzdeki iki-üç yıl boyunca 38-40 dakikalara varan süreler bulacak ve All-Star olma hedefini gerçekleştirmek için uygun bir ortam bulacak. Kanada halkının, Vince Carter ve Chris Bosh’u oylarıyla destekleyip ilk beş takımlarına girmelerini sağladığını unutmayalım.
Hidayet’in kararı ne olursa olsun hepimizin göğsünü kabartmaya ve gündemimizi meşgul etmeye devam ediyor. NBA ile hiç ilgisi olmayanların dahi konuşmaya başladığı kişi olan Türkoğlu, kariyeri, kendisi, ailesi ve ülkesi için en doğru kararı vereceğini zaten günler öncesinden açıklamıştı.
Mehmet Okur ile beraber yıllardır hem ülkemizi tanıtan hem de başarıyla temsil eden Hidayet Türkoğlu; artık hak ettiği bu kontratı kabul etmeli… Gelecek sezonlar için büyük beklentiler içinde olduğumuz temsilcimize önümüzdeki sezonda başarılar diliyoruz….
3
3 Haziran: Los Angeles Lakers Cephesi
Phil Jackson 10. Yüzüğe Ulaşacak mı?
Son yedi sezondur NBA’de şampiyonluk yüzüğüne ulaşamayan efsanevi koç Phil Jackson; 1991 ve 2002 yılları arasında ise tam 9 şampiyonluk kazanarak, bir diğer efsanevi isim Red Auerbach ile ‘En çok yüzük kazanan koç’ ünvanını paylaştı. Oynadığı son iki Finalde ise; 2004′te Detroit Pistons’a boyun eğen Lakers, geçen sezon da finale yükselmiş fakat şampiyonluğu Boston Celtics’e kaptırmıştı. Bakalım 63 yaşına basan Zen Master, kariyerini noktalamadan 10. şampiyonluğa ulaşıp en çok şampiyonluk kazanan baş antrenör ünvanını eline geçirecek mi?
Obama da Bizden!
Büyük bir basketbol hayranı olduğunu hepimizin bildiği A.B.D Başkanı Barack Obama; yurtiçi bir geziye katlırken bir gazetecinin sorduğu ”Bu sene NBA şampiyonluğunu kim kazanır?” sorusuna; ”Lakers 6. maçta işi bitirir.” yanıtını verdi. Tahminlerinin doğru çıkmasıyla bilinen Obama; North Carolina Üniversitesi’nin NCAA şampiyonu olacağını da doğru tahmin etmişti. Umarız Obama’nın tahmini doğru çıkar ve biz Lakers taraftarları 16. şampiyonluğumuzu kutluyor oluruz…
Ya Nelson Oynarsa?
Belki de serinin en büyük soru işareti Jameer Nelson. Lakers ile oynanan normal sezondaki 2 maçta 27.5 sayı, 5 ribaunt ve 6.5 asist ortalamaları tutturmayı başaran Nelson; eğer oynarsa Magic adına fark yaratabilir. Koç Phil Jackson da, oynaması gündemde olan All-Star oyun kurucuyu nasıl savunacağının hesaplarını yapmaya başladı. Sakatlıktan dolayı bu sezon yalnızca 42 maçta oynayabilen Jameer’in tabiki sakatlık öncesi performansı beklenmiyor ama, Cavs serisinde bir maç dışında sönük bir görüntü çizen Rafer Alston’dan daha iyi işler yapabileceği açık…
Shaq’sız Kobe Bu Sefer Alacak mı?
Shaq, 2004 yılında Lamar Odom ve Caron Butler karşılığında Miami’nin yolunu tuttuğunda birçok yazar, Lakers ve Kobe için şampiyonluğun artık hayal olduğunu söylemişlerdi. Bu tartışma günümüze kadar ulaşmış durumda… Kobe, belki Shaq’sız beş sezonda, Los Angeles halkına şampiyonluk tattıramadı ama bir kez normal sezon MVP’si oldu ve 2. kez NBA finallerine ulaşmayı başardı. Sayı krallıklarını saymıyorum bile… Artık tüm Lakers camiası; uzun sıkıntısını Gasol-Bynum ikilisi ile çözen Kobe’den (Lakers’tan) ‘The Diesel’ olmadan, takımını şampiyonluğa taşımasını bekliyor…
1
Ben Wallace Emekliye mi Ayrılıyor?
Cleveland Cavaliers, Doğu Konferansı finallerinde Orlando Magic’e kaybetti ama tek kayıpları bu olmayabilir. Takımın savunma silahı Ben Wallace, oynanan son maçın ardından emekliye ayrılabileceğini açıkladı.
” Ailemle kafa kafaya verip, opsiyonları tartıp bir karara varacağım” diyen ”The Beast” , ”Hiçbir şey kesin değil; ama bu muhtemelen son sezonumdu” diye konuştu. Wallace’ın açıklamasına oldukça şaşırdığını belirten takımın GM’i Danny Ferry; henüz Wallace ile bu konuyu konuşmadıklarını sözlerine ekledi.
Ligde 13 sezondur oynayan Wallace, bu sezon 25 maçta takımdaki yerini alamadı. Vücudunun çeşitli bölgelerindeki sakatlıklarla boğuşan efsanevi savunmacı, son olarak sol dizi ve tendonlarından sakatlanmıştı.
Müthiş fiziği sayesinde takım arkadaşlarının ”Body” diye hitap ettiği Wallace, NBA’in en ilginç kariyerlerinden birine imza attı. Draftlarda seçilmeden NBA’de kendine yer edinmeyi başaran savunma uzmanı; kariyerine Orlando’da başlamıştı. 2000 yılında, yani ligdeki 5. sezonunda Grant Hill takasının küçük ve değersiz bir parçası olarak Detroit Pistons’ın yolunu tutan Ben; burada ligin en iyi potaaltı savunucularından birine dönüşüverdi. 4 kez All-Star seçilen, 4 kez de yılın savunmacısı ödülünü alan yıldız basketbolcu, 2004 yılında ise Detroit Pistons formasıyla Lakers’ı eleyerek şampiyonluğa ulaşmıştı.
2006 yazında Chicago Bulls ile 4 yıl 60 milyon dolarlık muazzam bir kontrat imzalayan Wallace; daha sonra Cleveland’a takas edilmişti. Kariyer ortalamaları 10.3 ribaunt ve 2.2 blok olan oyuncu, bu yıl yalnıza 6.5 ribaunt ve 1.3 blok ortalamalrını yakalayabilmişti. Wallace; emekli olunca ne yapacağı sorusunu soran gazatecilere; lisans eğitim hakkını tekrar kazanıp hukuk fakültesinde öğrenimini tamamlamak istediğini bildirdi.
Ben de bir basketbolsever olarak Ben Wallace’a bizlere yaşattığı keyifli anlar için teşekkür ediyor, emeklilik hayatında başarılar diliyorum.
4
Rasheed Wallace’tan Rüzgar Enerjisi
NBA tarihinde bir ilk yaşanıyor. NBA yeşilleniyor ve çevreye karşı duyarlı girişimler başlatıyor. Bu girişimler arasında oyuncuların ısınma eşofmanlarının yüzde yüz pamuktan yapılması, toplu fidan ekme organizasyonları ve geri dönüşüm çabaları da var. Organizasyona öncülüğü yapan isim ise Phoenix’in Kanadalı guardı Steve Nash. Girişimle ilgili bilgiler NBA’in internet sitesinde mevcut.
Konuyla ilgili espriler ise NBA bloglarında havada uçuşuyor. Önerilen teklifler arasında maçların bir kısmının sokakta oynanması, oyuncuların aynı arabada maça gelmeleri, aldıkları cezaları internet üzerinden ödemeleri de var. Ama hiç şüphesiz en ilginç teklif Detroit Pistons’ın hırçın oyuncusu Rasheed Wallace’ın (üsste) boşa giden enerjisini kullanarak rüzgar enerjisi ile elektrik elde etmek. Wallace’ı tanıyanlar bunun mümkün olduğunu çok iyi bilir.
2
Celtics All-Star Beşi Kuruyor

Sezon başında New York Knicks'ten ayrılan Stephon Marbury, Boston Celtics ile anlaştı.
NBA’in son şampiyonu Boston Celtics, zaten güçlü olan kadrosuna All-Star oyun kurucu Stephon Marbury’i de kattı. Kevin Garnett, Ray Allen ve Paul Pierce gibi üç All-Star oyuncuyu da kadrosunda tutan Celtics, Marbury ile beraber bu sayıyı dörde çıkardı. Uzun bir süredir eski formundan çok uzaklarda olan ve gittiği her takımla sorunlu ayrılan Marbury, Celtics ile beraber kariyerinde yeni bir çıkış arayacak.
Kısaca Marbury
NBA’de onüçüncü sezonuna giren Marbury, kariyeri boyunca 19.7 sayı, 7.8 ribaund ortalamaları yakaladı. Georgia Tech mezunu olan yıldız oyun kurucu, iki kez de All-Star (2001, 2003) seçildi. Özellikle asistleriyle her zaman ön plana çıkan Marbury, Minnesota Timberwolves (1996 – 1999) formasıyla başladığı kariyerine daha sonra New Jersey Nets (1999 – 2001), Phoenix Suns (2001 – 2004) ve New York Knicks (2004 – 2009) takımlarında oynadı. NBA’in potansiyeli en yüksek oyun kurucularından biri olan ve Rüya Takım’da da 2004 yılında forma giyen yıldız oyun kurucu, eğer takım disiplini ve düzeni içinde oynarsa Celtics’e büyük fayda getirecektir.
Celtics Risk Aldı
Daha önce Minnesota Timberwolves formasıyla mücadele ettiği dönemde Celtics’in en önemli yıldızı Kevin Garnett ile sorun yaşadığı bilinen Marbury’nin geçmişini geride bırakmak ve eski performansına dönmek istediği söyleniyor. Play-off serilerine altı hafta kala Celtics 47 galibiyet ve 14 mağlubiyet elde etti ve Stephon Marbury’nin takıma adapte olmak için önünde değerlendirebileceği birçok uygun karşılaşma var.
Bu kadar yetenekli ve sorunlu bir oyun kurucunun transferi, Celtics yönetiminin oynadığı en büyük kumarlardan biri. Saha içinde ve dışında sorunlu bir oyuncu olduğu bilinen ve daha önce gittiği her takımın önemli üyelerinden biriyle takışan (Timberwolves – Kevin Garnett, Nets – Keith Van Horn, Suns – Amare Stoudemire, New York – Isiah Thomas) Marbury, ahenk içinde oynayan ve başarılar elde eden takımın ritmine büyük ölçüde zarar verebilecek bir potansiyele de sahip. Nitekim, son takımı Knicks’ten ayrıldığı dönemde takım disiplinine büyük zarar vermesi de bu durumu doğrular nitelikte.
Konuyla ilgili açıklama yapan Celtics koçu Doc Rivers, takımın diğer üç yıldızı olan Garnett, Allen ve Pierce’in Marbury transferinde çok ısrarcı olduklarını ve onların bu tutumunun da transferde çok etkili olduğunu belirtti. Marbury transferinin ardından takımın idari ve teknik yöneticilerine çok daha fazla iş düşecek. Ancak etkili bir yönetim gösterilirse ve Marbury Celtics’in oyun düzenine monte edilirse, konferansındaki en büyük rakibi Detroit Pistons’un düşüşüyle bu sene işi daha kolay olan Celtics rahatlıkla tekrar finale ulaşacaktır ve karşılaşmalarını izleyenlere All-Star benzeri bir şov sunacaktır.
20
Sayı Makinası Geri Döndü!
Beko Basketbol Ligi’nde 2006-2007 sezonunda Galatasaray Cafe Crown forması giyen ve ligin sayı kralı olan oyun kurucu Gerald Fitch, skor üretmekte güçlük çeken ve Torrell Martin ile yollarını ayıran ligin alt sıralarındaki ekiplerden Kepez Belediye’ye transfer oldu. Halil Üner’in takımın başına gelmesinin ardından biraz kıpırdanan, ancak halen küme düşme potasında olan Kepez Belediye, Robert Traylor ile başlattığı NBA akınını Gerald Fitch ile sürdürdü. Gerald Fitch’in kariyerini tekrar hatırlayalım.
NBA’de Kalıcı Olamıyor
1982 yılında Columbus, Georgia’da doğan Gerald Fitch, Macon, Georgia’da bulunan ve okuduğu lise olan Westside High School’da basketbol alanında gösterdiği performansla eyalet çevresinde “Mr. Basketball” ünvanını aldı ve 2000 yılında NCAA’in en rekabetçi basketbol programlarından biri olan University of Kentucky’e katıldı. Okuldaki birinci yılından itibaren takımın ilk beşinde kendine yer bulan Fitch, dört başarılı yılın ardından okulunun performansını önemli ölçüde geliştirdi ve kendini de kariyerine hazırladı.
2004 NBA Draft’ına katılan genç oyun kurucu, Draft’ta seçilemedi ve daha sonrasında 2004-2005 sezonu başlamadan önce Washington Wizards ile anlaştı. Sezon öncesi karşılaşmalarında süre alan Fitch, sezon başlamadan önce takımdan kesildi. Bunun üzerine Avrupa yolunu tutan Fitch’in bu kıtadaki ilk takımı Cibona Zagreb oldu. Hırvat ekibinde başarılı bir dönem geçirdikten ve Adriyatik Ligi’nde çıktığı 5 karşılaşmada 16.6 sayı, 3.4 ribaund, 1.8 asist gibi iyi ortalamalar yakaladıktan sonra sezon içinde Khimik Yuzhny ile anlaşan Fitch, sezonu burada tamamladı ve 2005-2006 sezonu öncesinde Miami Heat ile anlaştı.
Miami Heat’de Jason Williams ve Gary Payton gibi iki önemli oyun kurucunun ardından üçüncü oyun kurucu rolünü üstlenen Fitch, 23 Şubat 2006′da yapılan bir takasta takımı tarafından Derek Anderson’a karşılık Houston Rockets’a gönderildi ve bu takımla bir maça bile çıkamadan kadrodan çıkarıldı. 7 Mart 2006′da NBDL takımlarından Austin Toros’a giden skorer oyuncu, sezonu burda bitirdi ve bu kez de 2006-2007 sezonu için Galatasaray Cafe Crown ile anlaşarak ülkemizin yolunu tuttu.
Ülkemizde skorer oyunuyla oldukça beğenilen ve normal sezonda oynadığı 23 karşılaşmada yakaladığı 19.7 sayı ortalamasıyla Beko Basketbol Ligi’nin sayı kralı olan Fitch, takımının Play Off yarı finaline çıkmasında önemli pay sahibi oldu. Disiplinsiz davranışlarıyla zaman zaman Murat Özyer yönetimindeki teknik kadronun ve taraftarların tepkisini çeken genç gard, istediği zaman oyunu domine edebilen ve skor üretme konusunda takıma büyük katkı yapan çok yetenekli bir oyuncu olarak ülkemizde kendini gösterdi.
Galatasaray Cafe Crownla geçen bir yılın ardından yine NBA şansını deneyen ve bu kez de Detroit Pistons ile anlaşan Fitch, yine sezon öncesi dönemde serbest bırakıldı ve istediğine ulaşamadı. Bunun üzerine İtalya yollarına düşen Fitch’in yeni durağı Pallacanestro Cantu oldu. Bu takımla 2007-2008 sezonunda çıktığı 23 karşılaşmada 15.2 sayı, 3.3 ribaund, 1.9 asist, 1.6 top çalma gibi etkili istatistikler yakalayan genç oyun kurucu, İtalya’da da kalıcı olmadı ve 2008-2009 sezonunda Beko Basketbol Ligi’nde zor günler geçiren Kepez Belediye ile anlaşarak tekrar ülkemizin yolunu tuttu.
19
Chris Paul Detroit Kabusundan Uyandı
Chris Paul, cuma gecesi LeBron James’li Cleveland karşısında istediği oyunu tutturamamış ve mağlubiyeti engelleyememişti. Paul’ün formsuzluğu 24 saat bile sürmedi. Bu sefer karşısındaki rakip Allen Iverson ve Detroit Pistons’tı. 23 sayı ve 14 asist üreten Chris Paul, takımına galibiyeti getirmesini bildi. Rakip guard Iverson ise, üçüncü çeyrekte kenardan çıkarılan topla buluşup turnike atar iken yediği blok sonrası dizinin üzerine düşüp sakatlandı ve kısa bir süre de olsa maçtan çıkmak zorunda kaldı. Acının da etkisi ile olacak dördüncü çeyrekte aldığı teknik faul ile takımı için sonun başlangıcını hazırlamış oldu. Maçı New Orleans 91-85 kazanır iken Paul, Detroit’e karşı olan şanssızlığına da gönderme yaptı. Chris Paul, bu galibiyetle kariyerinin dördüncü senesinde Detroit’e karşı ikinci galibiyetini almış oldu. Yıldız guard, bu galibiyeti “en iyisini yaptığımızda geldiğimiz nokta” olarak tarif etti.
Son Tweetler
Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.
Son Yazılar
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
- Brandon Jennings – Under Armour Micro G Black Ice
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike!
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu
Son Yorumlar
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit
- Singapur 2010′da Bir İlk için ABDULLAH
- Singapur 2010′da Bir İlk için guney






