14
Fantezi Futbol 34. Hafta
Ligin son haftasına gelindiğinde küme düşenler kesinleşirken, şampiyonluk heyecanı son haftaya taşındı. Birçok iddiasız maçın olduğu hafta, özellikle fantezi futbol için büyük süprizlere açık. Haftanın maçlarına bir göz atalım ve son haftada kimler ön plana çıkabilir diye biraz kafa patlatalım.
Denizlispor – Gaziantepspor
Ligden düşmesi kesinleşen Denizlispor, aldığı kötü skorlarla dikkati çeken iddiasız ve çalkantılı Gaziantepspor’u ağırlıyor. Denizlispor, bu maça çıkaracak 18 oyuncu bile bulamıyor. Emil Angelov, Dzemal Berberovic ve Branimir Bajic, bu hafta içerisinde alacaklarını tahsil edemedikleri gerekçesiyle sözleşmelerini feshettiler. Bu önemli eksiklerin Burak Akyıldız’ın sakatlığı ve Damien Koffi’nin sarı kart cezası bulunuyor. Bu maça gençlerle çıkacak olan Gaziantepspor’da ise sakat olan Stjepan Tomas ve sarı kart cezalısı olan Jorge Jorginho dışında eksik oyuncu bulunmuyor. Daha önce takımdan gönderilen Mehmet Yozgatlı, Ümit Tütünci, Recep Biler ve Hakan Bayraktar’ın da Gaziantepspor’a veda ettiğini hatırlatayım.
Bu maçı çok tehlikeli olarak görüyorum ve ligin son karşılaşmasında iki iddiasız takımın maçından risk almamanızı tavsiye ediyorum. Her iki takımda da oynayacak oyuncuların bile belli olmaması, bu maçı fantezi futbol için iyice tehlikeli bir hale getiriyor. Bence bu hafta için bu maçı pek dikkate almayın ve yok farzedin.
Bursaspor – Beşiktaş
Şampiyonluk yarışındaki iddiasını son haftaya kadar taşıyan Bursaspor, üçüncülük peşinde olan Beşiktaş ile sahasında karşılaşıyor. Bursaspor’da bu önemli karşılaşma öncesinde Volkan Şen’in sarı kart cezası bulunuyor. Şampiyonluk yarışına erken havlu atan Beşiktaş’ta ise Yusuf Şimşek, Ekrem Dağ, Rıdvan Şimşek, Matteo Ferrari, Filip Holosko, Rodrigo Tabata ve Bobo’nun sakatlıkları devam ediyor.
Bu önemli karşılaşmada Beşiktaş’ın birçok önemli eksiği olması, Bursaspor’un işini kolaylaştıracaktır. Bu karşılaşmada Bursaspor’dan en az iki oyuncu almanızı tavsiye ediyorum. Beşiktaş’ın genelde iyi savunma yapan bir ekip olması nedeniyle bu maçın fazla gollü geçmesini bekliyorum. Benim tercihlerim Dimitar Ivankov, Ömer Erdoğan, Sercan Yıldırım, Turgay Bahadır ve Ozan İpek. Bu oyuncular arasından en az ikisini kadronuza dahil edin derim. Beşiktaş’tan bu karşılaşmada fazla risk almanızı önermem; Beşiktaş’a güvenenler sezon sonunda aklı başına gelen Nihat Kahveci’den yana tercihlerini kullanabilirler.
Gençlerbirliği – Galatasaray
Ligin iddiasız takımlarından Gençlerbirliği, üçüncülüğü oldukça kritik olmasına rağmen herkese izin veren ve takımı adeta dağıtan Galatasaray ile sahasında karşılaşıyor. Gençlerbirliği’nde sakat olan kaleci Ulaş Güler’in yanı sıra kırmızı kart cezalısı Cem Can’da bu karşılaşmada görev yapamayacak. Galatasaray ise, adeta maça çıkacak 11 kişiyi zor bulacak konuma geldi. Galatasaray’da ülkelerine dönen Harry Kewell ve Abdul Kader Keita, bu karşılaşmada görev yapamayacak. Ayrıca, tüm haftayı sakat geçiren Lucas Neill, Emre Güngör, Jo Alves, Arda Turan, Ayhan Akman, Milan Baros, Elano Blumer, Hakan Balta ve Serkan Kurtuluş da bu karşılaşmada takımlarını yalnız bırakacaklar. Son olarak, Valencia’ya transferi açıklanan Mehmet Topal da bu maçta görev yapmayacak. Kısacası, Galatasaray için sezon çoktan bitti.
Galatasaray’ın bu maçta çıkacağı ilk 11’i bile kafamda oluşturamıyorum. Sezona oldukça iddialı başlayan Galatasaray’ın düştüğü durum adeta içler acısı. Bu şartlar altında Galatasaray’dan başarı beklemek, büyük bir hayalcilik olacaktır. Bu maçta son haftaların formda ismi Mustafa Pektemek’i size öneriyorum ve Galatasaray’dan yana risk almak isteyenlere de Emre Çolak’ı tavsiye ediyorum.
Sivasspor – Ankaragücü
Geçen hafta ligde kalmayı garantileyen beraberliklerin takımı Sivasspor, Fenerbahçe maçı öncesinde yaratılan sansasyonel haberlerle gündeme oturan Ankaragücü ile evinde karşılaşıyor. Sivasspor’da defansın temel taşları olan Murat Sözgelmez – Sedat Bayrak ikilisi, sarı kart cezalısı oldukları için bu karşılaşmada görev yapamayacaklar. Oldukça karışık bir kulüp ortamına sahip olan Ankaragücü’nde ise dünya kupası öncesi izin verilen Njitap Geremi ve Marek Sapara ile sezonu kapatan Robert Vittek ve Aydın Karabulut, bu maçta takımlarındaki yerlerini alamayacaklar.
Sivasspor’un savunmasında önemli eksikler olması ve Ankaragücü’nün de önemli oyuncularının eksik olması, bu maçın gollü bir beraberlik maçı gibi geçeceğini gösteriyor. Sivasspor’dan Mehmet Yıldız veya Cihan Yılmaz, Ankaragücü’nden ise Mehmet Çakır veya Jerome Rothen bu maç için iyi tercihler olabilir. Ancak, bu maçtan da fazla risk almayın derim.
Diyarbakırspor – Eskişehirspor
Küme düşmesi geçen hafta kesinleşen Diyarbakırspor, ligin son karşılaşmasında Eskişehirspor ile sahasında cezası nedeniyle seyircisiz olarak karşılaşıyor. Kısıtlı bir kadroyla mücadele eden Diyarbakırspor’da kırmızı kart cezalısı Erdal Güneş ve Burak Karaduman, bu karşılaşmada takımlarını yalnız bırakacak. Eskişehirspor’da ise Mehmet Yılmaz’ın sarı kart cezası bulunuyor.
Bu mücadeleden Eskişehirspor mutlaka 3 puan çıkaracaktır. Eskişehirspor’dan Sezer Öztürk ve Jaycee Okwunwanne, bu maç için iyi tercihler olabilir. Ayrıca, golcü defans oyuncusu Koray Arslan’ı da bu maç için düşünebilirsiniz. Diyarbakırspor’un ne yapacağı belli olmaz, bence hiç risk almayın.
Manisaspor – Kasımpaşa
Ligde kalmayı daha önce garantileyen Manisaspor, ligin rahat takımlarından Kasımpaşa’yı evinde ağırlıyor. Manisaspor’da sarı kart cezalısı Eren Aydın’ın yanı sıra sakatlıkları devam eden Yiğit Gökoğlan ve Kemal Okyay’ın bu karşılaşmada oynamaları beklenmiyor. Kasımpaşa’da ise Kayserispor’a transferi gerçekleşen Andre Moritz dışında önemli bir eksik bulunmuyor.
İki iddiasız takımın mücadelesinde kazanacak takımı kestirmek oldukça güç. Her iki takım için de hiçbir anlamı olmayan karşılaşmada Isaac Promise iyi bir tercih olabilir. Kasımpaşa’yı destekleyenler ise, şanslarını Cenk İşler veya Yekta Kurtuluş’tan yana kullansınlar.
Antalyaspor – Kayserispor
Geçen hafta Galatasaray’ı yenerek galibiyet serisini sürdüren Antalyaspor, ligde iddiasını kaybeden formsuz Kayserispor’u evinde ağırlıyor. Antalyaspor’da Ali Zitouni, Pini Balili ve Orhan Ak’ın sakatlıkları bulunuyor. Kayserispor’da ise kırmızı kart cezalısı Alioum Saidou ile beraber sarı kart cezalısı Abdullah Durak, bu karşılaşmada takımlarındaki yerlerini alamayacaklar.
Bu karşılaşmada Antalyaspor’un çok daha şanslı olduğunu düşünüyorum ve Necati Ateş – Tita dos Santos ikilisini kadronuza almanızı tavsiye ediyorum. Ariza Makukula’nın transfer durumu nedeniyle bu maçta oynamasının zor olduğunu düşünüyorum, ancak oynarsa Ariza Makukula mutlaka gol bulacaktır. Gollü ve güzel bir maç olacağını düşünüyorum, ama sonucunu kestirmek gerçekten biraz zor.
Fenerbahçe – Trabzonspor
Şampiyonluk yarışında büyük bir avantaja sahip olan Fenerbahçe, sahasında Trabzonsporla şampiyonluk mücadelesine çıkıyor. Kazandığı kupanın sarhoşu olan ve daha çok yedeklerine şans veren Trabzonspor karşısında Fenerbahçe’de Uğur Boral ve Andre Santos dışında eksik oyuncu bulunmuyor. Trabzonspor’da ise Gustavo Colman ve Alanzinho’nun sakatlıkları devam ediyor; bu oyunculardan Alanzinho’nun oynamamasına kesin gözle bakılırken, Gustavo Colman’ın maça yetişme ihtimali yüksek.
Bu maçta Fenerbahçe’nin rakibine şans tanımayacağını düşünüyorum ve Fenerbahçe’den 3 oyuncuyu kadronuza almanızı tavsiye ediyorum. Benim önerilerim Diego Lugano, Alex de Souza ve Daniel Güiza olacaktır. Bu maçta Trabzonspor’un pek bir varlık göstereceğini sanmıyorum; zira, istekli bir Fenerbahçe sahasında şampiyonluğu kimseye vermez.
İBB – Ankaraspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta İBB’den oyuncu almıyoruz.
7
Fantezi Futbol 33. Hafta
Ligin bitimine iki hafta kala kümede kalma potasında durum büyük ölçüde netleşirken, şampiyonluk yarışında büyük heyecan devam ediyor. Fantezi futbol için ise oldukça tehlikeli haftalara girdik, zira amaçsız takımların oynayacağı maçların sonucunu tahmin etmek ve oyuncuların bireysel performanslarını belirlemek oldukça güç. Özellikle ülkesine dönmeye can atan amaçsız takımlarda forma giyen yabancıların ve başka takımlarla anlaşan veya takımda kalmayacak oyuncuların bu hafta bilinçli olarak kart görüp cezalı duruma düşmesi de oldukça yüksek bir ihtimal. Haftanın karşılaşmalarına bir göz atalım ve ligin bitimine bir hafta kala ligimizde neler olabilir diye akıl yürütelim.
Beşiktaş – Manisaspor
Diyarbakırspor karşısında aldığı galibiyetle moral bulan ve üçüncülük iddiasını sürdüren Beşiktaş, ligde kalmayı garantileyen Manisaspor’u evinde ağırlıyor. Beşiktaş’ta bu karşılaşma öncesinde Yusuf Şimşek, Matteo Ferrari, Filip Holosko, Ekrem Dağ ve Uğur İnceman’ın sakatlıkları bulunuyor. Konuk Manisaspor’da ise Ersen Martin, Kemal Okyay ve Yiğit Gökoğlan, sakatlıkları nedeniyle bu karşılaşmada görev yapamayacaklar.
Üçüncülük iddiasını sürdüren Beşiktaş, evinde Manisaspor’a fazla şans tanımaz. Bu karşılaşmada Beşiktaş’tan Bobo’yu mutlaka kadronuza alın, yanına yer kalırsa son haftaların golcü savunmacısı İbrahim Toraman’ı ekleyin. Manisaspor’a ise bence pek bakmayın, zira bu sene için Manisasporlu oyuncular misyonlarını tamamladılar.
Eskişehirspor – Sivasspor
Geçen hafta Fenerbahçe karşısında varlık gösteremeyen ve Avrupa kupalarına katılma umudunu sürdüren Eskişehirspor, ligde kalmayı halen garantileyemeyen Sivasspor’u sahasında konuk ediyor. Eskişehirspor’da bu maç öncesi önemli bir eksik bulunmuyor. Konuk Sivasspor’da da hiçbir sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor.
Bu karşılaşmanın gollü bir beraberlikle bitmesini bekliyorum. Açık futbol oynayan ve savunmasında ciddi hatalar yapan iki takımın mücadelesi oldukça gollü geçecektir. Eskişehirspor’dan Ümit Karan, bu maçta tekrar ortaya çıkabilir. Eskişehirspor, evindeki son karşılaşmada taraftarlarına iyi bir veda yaşatmak isteyecektir. Sivasspor’da ise Mehmet Yıldız, uzun zamandır hasret kaldığı golle bu maçta tekrar buluşabilir. Bu maçtan fazla risk almamanız bence daha uygun olacaktır.
Ankaragücü – Fenerbahçe
Hafta arasında Trabzonspor’a mağlup olarak hasret kaldığı Türkiye Kupası’na yine ulaşamayan Fenerbahçe, kalan tek hedef olan ligde şampiyonluğa ulaşmak için önünde kalan iki maçın ilkinde Ankaragücüyle deplasmanda karşılaşıyor. 2 haftadır devam eden demeç fırtınasıyla gerginleşen maça Ankaragücü önemli eksiklerle çıkıyor. Takımın formda forveti Robert Vittek ve sezonu kapatan Aydın Karabulut, bu karşılaşmada görev yapamayacaklar. Moralsiz Fenerbahçe’de ise Diego Lugano ve Gökhan Gönül’ün hafif sakatlıkları bulunuyor. Ayrıca, Andre Santos’un da kupa finalinde oynamasına engel olan sakatlığı devam ediyor.
Ligin kader maçından Fenerbahçe’nin az gollü bir galibiyet alarak 3 puanla döneceğini ve şampiyonluk havasına gireceğini düşünüyorum. Ligde amaçsız bir takım olan ve futbolcuların yaşadığı tahsilat zorluğu nedeniyle hafta içerisinde futbolcuların idmanı boykot ettikleri Ankaragücü karşısında Fenerbahçe kupa finalinin acısını çıkarır. Fenerbahçe’de bu karşılaşmada Alex de Souza, Diego Lugano ve Daniel Güiza iyi seçimler olabilir. Sürprizciler için ise Özer Hurmacı iyi bir tercih olarak gözüküyor. Ankaragücü’nden oyuncu almanızı pek tavsiye etmiyorum, risk almak isteyenlere Jerome Rothen önerilir.
Gaziantepspor – Gençlerbirliği
Ligde son 3 maçından mağlubiyetle ayrılan ve istikrarsız görüntüsünü gösteren Gaziantepspor, kendisi gibi amaçsız bir takım olan Gençlerbirliği’ni ağırlıyor. Gaziantepspor’da kadro dışı bırakılan Hakan Bayraktar, Recep Biler, Ümit Tütünci ve Mehmet Yozgatlı’nın yanı sıra sakatlığı devam eden Mahmut Bezgin bu karşılaşmada forma giyemeyecekler. Antrenör sorunu yaşayan konuk Gençlerbirliği’nde ise sarı kart cezalısı olan kaleci Serdar Kulbilge, bu maçta takımındaki yerini alamayacak.
Antalyaspor karşısında çok iyi oynamasına rağmen gol bulamayan Gaziantepspor, sahasındaki son karşılaşmasında taraftarına iyi bir veda yaşatacaktır. Bu karşılaşmadan fazla risk almamanızı önerirken, Julio Cesar’ı atlamamanızı öneririm.
Galatasaray – Antalyaspor
Şampiyonluk yarışına erken havlu atan Galatasaray, ligde bir iddiası kalmayan Antalyaspor ile evinde karşılaşıyor. Galatasaray’da Hakan Balta, Mustafa Sarp ve Serkan Kurtuluş’un hafif sakatlığı bulunuyor. Ayrıca, Milan Baros, Elano Blumer ve Ayhan Akman’ın da tedavileri devam ediyor. Geçen hafta 2 dakika forma şansı bulan Harry Kewell da halen tam anlamıyla iyileşemedi. Antalyaspor’da ise Orhan Ak ve Pini Balili’nin sakatlıkları bulunuyor.
Bu karşılaşmada Galatasaray’ın rakibine pek şans tanıyacağını düşünmüyorum. Bu sezon taraftarını ciddi şekilde üzen Galatasaray, birkaç kez gergin karşılaşmalar oynadığı Antalyaspor’u bu kez evine üzgün gönderecektir. Ligde son dört maçını kazanan Antalyaspor’da tam 21 futbolcunun sözleşmesi sezon sonunda sona eriyor ve bu oyuncuların birçoğunun sözleşme yenilemeye yanaşmadığı da bu hafta içinde ortaya çıktı. Bu hafta Galatasaray’da oynaması garanti olan Abdul Kader Keita ve Arda Turan gibi isimlerden yana şansınızı kullanmanızı tavsiye ederim. Galatasaray’ın sakatlık haberlerini son ana kadar takip edin, eğer Milan Baros’un oynama durumu olursa bu oyuncuyu sakın kaçırmayın.
Kayserispor – İBB
Ligde bir amacı kalmayan ve hafta arasında yeni teknik direktörünü Şota Arveladze olarak belirleyen Kayserispor, son hafta Ankarasporla oynayacağı için ligin son maçına çıkacak olan İBB’yi evinde ağırlıyor. Kayserispor’da sarı kart cezalısı olan Serdar Kesimal dışında önemli bir eksik bulunmuyor. Konuk İBB’de ise eksikler konusunda halen bir açıklama yapılmazken, geçen hafta Herve Tum, Marcos Barbosa, Taner Gülleri, Gökhan Kaba, Zeki Korkmaz ve Ergün Berisha’nın sakat olduğunu hatırlatalım.
Avrupa kupaları şansını sürdürmek için bu maçı kazanmak zorunda olan iki takımın mücadelesi oldukça zevkli geçecektir. Bu karşılaşmanın her sonuca açık olduğunu belirtiyorum ve bu maçtan risk almamanızı tavsiye ediyorum. Gol kralı Ariza Makukula veya İBB’nin golcüsü İskender Alın dışında bu maçı unutun derim.
Kasımpaşa – Diyarbakırspor
Bu sezon ligde iyi maçlar çıkaran Kasımpaşa, kümede kalması mucizelere bağlı olan Diyarbakırspor’u sahasında ağırlıyor. Kasımpaşa’da sakatlıkları bulunan Koray Avcı ve Andre Moritz bu karşılaşmada forma giyemeyecekler. Konuk Diyarbakırspor’da ise önemli bir eksik bulunmuyor.
Bu karşılaşmada mecburen açık bir futbol oynayacak olan Diyarbakırspor karşısında Kasımpaşa’nın bol gollü bir galibiyet alacağını düşünüyorum. Kasımpaşa’nın bu sezonki formda isimleri Cenk İşler ve Yekta Kurtuluş, bu karşılaşma için iyi seçimler olabilir. Diyarbakırspor’un da bu maçta gol bulacağını düşünüyorum ve sürprizcilere golcü Thierry Tazemeta’yı öneriyorum.
Trabzonspor – Denizlispor
Hafta arasında Fenerbahçe’yi finalde mağlup ederek Türkiye Kupası’nı müzesine götüren Trabzonspor, küme düşmesi kesinleşen ve ciddi iç sorunlar yaşayan Denizlispor ile evinde karşılaşıyor. Oldukça moralli olan Trabzonspor’da Engin Baytar ve Tayfun Cora’nın sakatlıkları bulunuyor. Denizlispor’da ise paralarını alamayan Emil Angelov, Dzemal Berberovic ve Branimir Bajic idmanları boykot ediyor. Aynı zamanda, takımın önemli isimlerinden Çağlar Birinci ve Darryl Roberts sarı kart cezalısı oldukları için, Güray Vural da sakatlığı nedeniyle bu hafta takımlarındaki yerlerini alamayacaklar.
Moralli Trabzonspor’un kendi seyircisi önünde Denizlispor’a hiç şans tanımayacağını düşünüyorum ve bu maçtan gollü bir Trabzonspor galibiyeti bekliyorum. Trabzonspor’dan kaleci Onur Kıvrak, Gustavo Colman ve Umut Bulut, bu hafta için iyi tercihler olacaktır. Alanzinho veya Burak Yılmaz da, sürprizciler tarafından denenebilir.
Ankaraspor – Bursaspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta Bursaspor’dan oyuncu almıyoruz.
25
Kendine de, Rakibine de Hayrı Yok
Şampiyonluk iddiasındaki son şansını Bursaspor karşısında kullanan Galatasaray, aldığı golsüz beraberlikle tüm hayallerine veda etti. Her iki takımın da bol gol pozisyonu yakaladığı zevkli mücadelenin tek kötü unsuru, verdiği yanlış kararlarıyla her iki tarafı da adeta çıldırtan maçın hakemi Bünyamin Gezer ve yardımcıları oldu.
Ligdeki Konumlarının Hakkını Verdiler
Ligin ikincisi ve üçüncüsünün mücadelesi, futbol ve gol pozisyonu açısından oldukça zengin bir karşılaşma oldu. Maçın hakeminin çok kötü yönetimine rağmen her iki takım da galibiyeti son saniyeye kadar kovaladı. Maçın kontrolü genelde Galatasaray’ın elinde olmasına rağmen, Bursaspor da hızlı çıkışlarla önemli pozisyonlar yakaladı ve özellikle Volkan Şen – Sercan Yıldırım ikilisiyle çok etkili oldu. Bu kadar keyifli mücadelede tek eksiğinin gol olması, biraz da iki takımın hücum oyuncularının beceriksizliği ve futbol şansının işiydi.
Alınan skor, her iki takımın da işine hiç yaramadı. Bursaspor liderliği Fenerbahçe’ye devrederken, Galatasaray ise şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi biletiyle ilgili hayallerini bir başka bahara bıraktı. Özellikle Galatasaray’ın yaptığı önemli yatırımlara rağmen üst üste ikinci sene yaşadığı bu başarısızlıklar, gelecek için de sarı kırmızılı takım adına tehlike çanlarını çaldırdı. Ligde hedefsiz bir takım haline gelen Galatasaray, kalan 3 maçı formalite icabı oynayacak. Bursaspor ise bundan sonra evinde oynayacağı ligin son 2 maçını kazanmaya çalışıp, Fenerbahçe’nin puan kaybetmesini umacak. Bana sorarsanız final maçlarını bir şekilde kazanmayı başaran Fenerbahçe bundan sonra işi bırakmaz ve şampiyonluk ipini göğüsler; Türkiye Kupası için ise ben bu kupaya tek hedef olarak kitlenen Trabzonspor’u Fenerbahçe’ye göre daha şanslı görüyorum.
Nihayet İyi Futbol
Galatasaray, bugün uzun zaman sonra taraftarlarının arzuladığı istekli futbol seviyesine yaklaşmayı başardı. Birçok önemli gol pozisyonu yakalayan Galatasaray’ın bu karşılaşmadaki iki sıkıntısı gol pozisyonlarındaki beceriksizliği ve defansın önünde oynayan oyuncuların kötü performansıydı. Milan Baros, Abdul Kader Keita, Giovanni dos Santos, Arda Turan, Jo Alves gibi yetenekli isimler, birçok önemli gol pozisyonunu heba ettiler. Defansın önünde oynayan ve hücum hattıyla savunmanın bağlantısını kurma görevini yerine getirmeye çalışan Elano Blumer – Mehmet Topal ikilisi, dikine yerine geriye oynayarak ve gerekli yerlerde insiyatif almayarak hem Galatasaray’ın hücum etkinliğini olumsuz yönde etkilediler, hem de Galatasaray savunmasının yükünü ciddi şekilde arttırdılar.
Bursaspor’un etkili forvetlerine önemli gol pozisyonlarında geçit vermeyen kaleci Aykut Erçetin, savunmada iyi işler yapan Lucas Neill – Hakan Balta ikilisi, sağ kanatta ve gol yollarında çok etkili olan Abdul Kader Keita ve gösterdiği mücadeleyle Milan Baros, bu akşam Galatasaray’ın iyileri arasında yer aldılar.
Galatasaray’ın kötüleri arasında ise, sezon genelinde Galatasaray’ın en çok canını sıkan isimler yer aldı. Her iki bekte görev yapan Sabri Sarıoğlu ve Caner Erkin, harcadıkları orta pozisyonlarıyla ve yaptıkları kademe hatalarıyla saç baş yoldurdular. Defansın önünde oynayan Mehmet Topal, Elano Blumer ve sonradan oyuna giren Mustafa Sarp, dikini düşünmeyen oyun mantaliteleriyle adeta sarı kırmızılı takımın ayağındaki pranga gibiydiler. Galatasaray’ın küskün kaptanı Arda Turan ise, zaman zaman yaptığı hareketlerle saman alevi gibi parlamasına rağmen isteksiz olduğunu her halinden belli etti.
Acizlik
Türk Dil Kurumu, kendi sözlüğünde acizlik kelimesini “beceriksizlik, güçsüzlük” olarak nitelemiş. Ben de bu akşam sahadaki hakem Bünyamin Gezer’i aynen bu iki sıfatla niteliyorum. Futbol oynamak ve kazanmak için sahaya çıkmış iki takımın müthiş futbol temposunu ve hızını verdiği yanlış ve yersiz kararlarla maçın hakemi Bünyamin Gezer kesti. Verdiği tutarsız faul kararları, yersiz ve ucuzca kullandığı kartlar, kaçırdığı penaltı pozisyonları ve yaptığı daha birçok hata, Bünyamin Gezer’in bir Turkcell Süper Lig hakemi olarak ne kadar aciz bir durumda olduğunu gösterdi.
Maçın hakeminin bir tarafı desteklediğine inanmıyorum, ancak beceriksiz ve güçsüz olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu kadar güzel bir maçın bile canını çıkaran ve özellikle Lucas Neill – Tomas Zapotocny ikilisine gösterdiği basit kırmızı kartlarla bu yönetimini taçlandıran Bünyamin Gezer, kendisinin ve Türk hakemliğinin ne kadar perişan bir durumda olduğunu bize tekrar hatırlattı. Biz profesyonel hakemliğe geçmeyip ek iş olarak hakemlik yapan beceriksiz ve güçsüz insanlara itimat ettiğimiz müddetçe, bugünkü karşılaşma gibi güzel mücadelelerden keyif alamamaya devam ederiz. Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim, Bünyamin Gezer’in Turkcell Süper Lig’in birinci yarısındaki Fenerbahçe – Galatasaray karşılaşmasının kahramanı olduğunu da unutmadım, bu kadar olaylı bir hakemi Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını doğrudan etkileyen bu karşılaşmaya veren Merkez Hakem Kurulu’nu da Bünyamin Gezer için yukarıda kullandığım sıfatlara dahil ediyorum.
23
Fantezi Futbol 31. Hafta
Ligin bitimine 4 hafta kala fantezi futbolda da işler adeta çorba oldu. Küme düşme bölgesinde durum biraz daha netleşirken, şampiyonluk yarışında ciddi bir belirsizlik ve heyecan var. Bu hafta, birçok soru işaretini ortadan kaldıracaktır. Fantezi futbolcular için ise, ligin başı ve sonu her zaman zor geçer. Haftanın maçlarına bir göz atalım.
Kayserispor – Manisaspor
Ligin sonlarına gelirken artık hiçbir hedefi kalmayan Kayserispor, evinde küme düşme potasından 2 galibiyet uzakta olan Manisasporla karşılaşıyor. Kayserispor’da sarı kart cezalısı olan Mohamed Shawky bu karşılaşmada görev yapamayacak. Manisaspor’da ise sakatlıkları bulunan Ersen Martin ve Yiğit Gökoğlan, takımlarındaki yerlerini alamayacaklar.
Bu karşılaşmadan çok daha güçlü bir kadroya sahip olan Kayserispor’un galibiyetle ayrılacağını düşünüyorum. Ligin bitimine 4 hafta kala küme düşme hattıyla arasındaki farkı 6 puana çıkaran Manisaspor, bu karşılaşmada zorlanacaktır. Kayserispor’da ise teknik direktörün ayrılıyor olması ve takımın yıldızı Ariza Makukula’nın yeni sözleşmesinde istediği şartlarla önerilen şartlar arasında ciddi bir fark olması, Kayserispor’un da performansını etkileyebilir. Ben, bu karşılaşmada Ariza Makukula’yı kadronuza dahil edin ve yeriniz kalırsa bir de Kayserisporlu kaleci veya savunma oyuncusundan yana tercihinizi kullanın derim.
Beşiktaş – Sivasspor
Geçtiğimiz hafta Hüseyin Göçek kurbanı olarak şampiyonluk yarışına veda eden Beşiktaş, küme düşme potasından uzaklaşmış Sivasspor’u sahasında ağırlıyor. Beşiktaş’ta kırmızı kart cezalısı Fabian Ernst ve İbrahim Toraman’ın yanı sıra sakatlıkları devam eden Ramazan Özcan, Yusuf Şimşek, Filip Holosko, Ekrem Dağ, Nihat Kahveci ve Rodrigo Tabata’nın da bu karşılaşmada oynayamayacağı açıklandı. Haftalardır çok kötü bir futbol ortaya koymasına rağmen şansının da yardımıyla küme düşme potasından uzaklaşan Sivasspor’da ise Uğur Kavuk ve İbrahim Şahin’in sakatlıkları bulunuyor.
Bu karşılaşmadan Beşiktaş’ın taraftarının da desteğiyle gollü bir galibiyetle ayrılacağını tahmin ediyorum. Geçen hafta Fenerbahçe’yi adeta elinden kaçıran siyah beyazlı takım, savunma hatalarıyla dikkat çeken Sivasspor’a şans tanımayacaktır. Beşiktaş’ta Bobo’nun yanı sıra savunmadan bir oyuncuyu da bu karşılaşmada kadronuza alabilirsiniz. Ayrıca, Rodrigo Tello da bu karşılaşma için iyi bir seçim olabilir.
Ankaraspor – Diyarbakırspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta Diyarbakırspor’dan oyuncu almıyoruz.
Kasımpaşa – Fenerbahçe
Geçen hafta hakemin de yardımıyla aldığı Beşiktaş galibiyetiyle şampiyonluk iddiasını sürdüren Fenerbahçe, belalısı Kasımpaşayla deplasmanda karşılaşıyor. Yılmaz Vural – Christoph Daum rekabetinin de damgasını vuracağı karşılaşmaya Kasımpaşa daha önce Kayserispor’a transferi açıklanan Andre Moritz dışında eksik oyuncusu olmadan çıkıyor. Fenerbahçe’de ise kart cezalısı Gökçek Vederson ve Fabio Bilica’nın yanı sıra sakatlığı devam eden Uğur Boral’ın da oynaması beklenmiyor.
Bu karşılaşmanın bol gollü bir beraberlikle tamamlanmasını bekliyorum. Açık futbol oynayan ve Fenerbahçe’ye ters gelen bir takım olan Kasımpaşa, özellikle fırsatçı oyuncuları Şahin Aygüneş, Cenk İşler ve Yekta Kurtuluşla çok etkili olabilir. Fenerbahçe’den Alex de Souza’yı kadronuza dahil etmeyi ihmal etmeyin, ancak bu karşılaşmadan fazla risk almayın diyorum.
Denizlispor – Ankaragücü
Ligin bitimine dört hafta kala kümede kalma yarışında 9 puan geriye düşen ve umutlarını büyük ölçüde yitiren Denizlispor, formda Ankaragücüyle karşılaşıyor. Güray Vural dışında eksiği bulunmayan Denizlispor karşısına Ankaragücü ise sakatlıkları devam eden Darius Vassell ve Aydın Karabulut’dan yoksun olarak çıkacak.
Bu karşılaşmaya iyice stresli çıkacak Denizlispor karşısında formda Ankaragücü’nün galibiyet için daha şanslı takım olduğunu düşünüyorum. Geçen hafta iyi bir performans sergileyen Robert Vittek, bu hafta için iyi bir seçim olabilir. Denizlispor’dan bir oyuncu tercih etmenizi pek tavsiye etmiyorum, zira bu sezon birçok maçta Denizlispor kendisine güvenenleri hayal kırıklığına uğrattı.
Galatasaray – Bursaspor
Şampiyonluk yarışının en kritik karşılaşması, bu hafta Ali Sami Yen Stadyumu’nda oynanıyor. Ev sahibi Galatasaray, kart cezalısı Barış Özbek ve sakatlığı bulunan Emre Aşık dışında tam kadro sahaya çıkacak. Konuk Bursaspor’da ise sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor.
Bu karşılaşmanın Galatasaray’ın gollü galibiyetiyle sonuçlanacağını tahmin ediyorum. Konuk Bursaspor, şampiyonluk stresini üzerinde fazlasıyla hissediyor ve istediği performansı son karşılaşmalarda gösteremiyor. Geçen hafta alınan 2-0’lık Gaziantepspor galibiyetindeki iki golün de şans golü olması, bu durumu doğruluyor. Galatasaray’dan Milan Baros veya Arda Turan, bu karşılaşmada iyi seçimler olabilir.
Gençlerbirliği – Antalyaspor
Geçen hafta İBB’ye adeta nefes aldırmayan Gençlerbirliği, evinde Antalyaspor’u ağırlıyor. Gençlerbirliği’nde sakat Mahmut Boz dışında eksik oyuncu bulunmuyor. Konuk Antalyaspor’da ise Serge Dijehoua ve Tita, sakatlıkları nedeniyle Gençlerbirliği karşısında görev yapamayacaklar.
Amaçsız iki takımın mücadele edeceği bu karşılaşmanın gollü geçmesini ve Gençlerbirliği’nin sahadan galip ayrılmasını bekliyorum. Gençlerbirliği’nin formda forveti Mustafa Pektemek, son haftalarda yakaladığı yüksek form grafiğini yine golle süsleyebilir. Gençlerbirliği’nden bir kaleci veya savunma tercihi de bu maç için isabetli olabilir. Antalyaspor’da oldukça formda olan Tita ve Serge Dijehoua’nın bu karşılaşmada olmaması takımı olumsuz yönde etkileyecektir ve tüm yükü Necati Ateş’in omuzlarına bindirecektir. Bu karşılaşmada Antalyaspor’dan risk almanızı pek önermiyorum.
Gaziantepspor – İBB
Ligin istikrarsız ekiplerinden Gaziantepspor, sürprizlerin takımı İBB ile karşılaşıyor. Gaziantepspor’da sakatlıkları bulunan Mahmut Bezgin ve Jorge Jorginho ile cezalı Olcan Adın, bu karşılaşmada görev yapamayacaklar. İBB’de ise Herve Tum, Marcos Barbosa, Taner Gülleri, Gökhan Kaba, Zeki Korkmaz ve Ergün Berisha’nın sakatlıkları bulunuyor.
Bu karşılaşmada Gaziantepspor’u galibiyete yakın ekip olarak gösterirken, İBB’nin sürpriz yapma ihtimalini es geçmemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Ben ne zaman İBB’den oyuncu alsam, İBB maçı kaybediyor; ne zaman İBB’den oyuncu almasam İBB sahadan galibiyetle ayrılıyor. Bu yüzden bu karşılaşmadan en fazla 1 oyuncu risk almanızı öneriyorum; benim tercihim Beto veya Julio Cesar de Souza’dan yana olur.
Eskişehirspor – Trabzonspor
Geçtiğimiz hafta Ankaragücü karşısında ağır bir yenilgi alan Eskişehirspor, Avrupa kupalarını kovalayan Trabzonspor ile evinde karşılaşıyor. Eskişehirspor’da sakat Caner Celep, Serdar Özbayraktar ve Jaycee Okwunwanne ile cezalı Volkan Yaman bu mücadelede yer alamayacaklar. Konuk Trabzonspor’da ise cezalı Hrvoje Cale, sözleşmesi feshedilen Ömer Aysan ve takımdan ayrılması söylenen Tony Sylva, bu karşılaşmada görev yapmayacaklar.
Eskişehirspor, diğer tüm büyük takımlara karşı olduğu gibi maça asılıp 3 puan için uğraşacaktır. Kupaya konsantre olan Trabzonspor ise, Avrupa kupalarını garantilediği için bu maça fazla önem vermeyebilir. Ben bu maçı çok riskli olarak görüyorum ve bu maçtan oyuncu tercih etmenizi pek önermiyorum. Zira, her iki takımın da galibiyet şansı eşit. Ancak, bu maçın gollü geçeceğine eminim ve bu maçtan risk almak isteyenlere Trabzonspor’dan Umut Bulut veya Alanzinho’yu, Eskişehirspor’dan ise Ümit Karan’ı öneriyorum.
17
Galatasaray Taraftarı Ne İstiyor?
Bir haftadır Galatasaray taraftarının Diyarbakırspor maçında yaptığı protestoların ne kadar haksız olduğu, tüm bu olayın arkasında yönetimin olduğu, futbolcuların çok üzüldüğü, protestoların dozunun kaçtığı gibi konular konuşuluyor ve gündemden düşmüyor. Peki Galatasaray taraftarı gerçekten ne istiyor? Bunun cevabını bugünden bir örnekle vereyim…
Galatasaray Cafe Crown’dan Ders
Sezon başında büyük olaylarla sarsılan Galatasaray Cafe Crown, adeta dipten geri geldi ve bugün kazandığı karşılaşmayla play-off için iddialı konuma geldi. Eğer Galatasaray Cafe Crown’un puanı silinmeseydi, bugün Galatasaray Cafe Crown ilk 4 için iddialı bir konumda olacaktı. Aslında Galatasaray Cafe Crown’un başarısız olması için ortada birçok neden vardı ve küme bile düşse oldukça normal karşılanabilirdi. Pivotsuz, dar rotasyonlu, düşük bütçeli, kazandığı 8 puanı cezası nedeniyle silinmiş, kaptanından yoksun, sezonun en erken teknik ve idari kadro değişikliğini yapmış bir takımın küme düşmesinden daha normal bir durum olamazdı.
Ancak, mücadele ve ruh kazandı ve Galatasaray Cafe Crown bugün maçın başında tam 20 sayı geriye düştüğü Beşiktaş Cola Turka karşılaşmasını 11 sayı farkla kazanarak kümede kalmayı garantiledi. Bugüne kadar oynadığı birçok maçında aynı mücadeleyi ve hırsı ortaya koyan takım, adeta taraftarların göz bebeği oldu. Sarı kırmızılı takım, bu galibiyetle aynı zamanda play-off için de iddialı bir konuma geldi ve normal sezonun son iki karşılaşmasını beklemeye başladı.
Peki bu başarı nasıl geldi? Oyuncular işlerine baktı, yaşanan çalkantılara ve bu kadar olaylı bir takımın oyuncularına medyanın büyük ilgisine rağmen kimse gazetelere çıkmadı, takım kenetlendi, taraftar destek verdi ve zor günler böylece aşıldı. Bugün Beşiktaş Cola Turka maçını seyrederken oyuncuların mücadelesini gördüm ve çok keyiflendim. Uzun zamandır ilk defa televizyondan bir maç seyrederken adeta kendimi heyecandan ve hırstan yerden yere attım. Aynı zamanda kendime kızdım; zira bugün öğleden sonra önemli bir işim olduğu için salona gidip takımıma destek vermedim.
Halbuki, bu oyuncuların onda biri kadar mücadele etmeyen takım ruhundan yoksun Galatasaray futbol takımının maçına geçen hafta gitmiştim. Ancak, esas desteği hakedenler bugün salonda mücadele eden oyunculardı; yaşadığı ciddi sakatlığa rağmen seke seke oynayarak Galatasaray Cafe Crown’u ayakta tutan Darius Washington, tüm hırsını sahaya yansıtan Simas Jasaitis, takımı tutabilmek için adeta yırtınan Evren Büker, sınırlı kapasitesini sonuna kadar sahaya yansıtan Fatih Solak, sezon başından beri takımı sürükleyen Radoslav Rancik ve takımın diğer üyeleriydi benim gönlümde taht kuranlar.
Aynanın Öteki Tarafı
Bir de Galatasaray futbol takımının tarafına bakalım. El üstünde tutulan Arda Turan, havaalanında yüzlerce taraftarın karşıladığı yabancılar, her biri yıllık 1 milyon Euro’nun üstünde geliri olan 20’nin üzerinde oyuncu, her maç kendilerini destekleyen stadyumda binlerce, televizyonda ise milyonlarca taraftar, başlarında dünyanın en saygın teknik kadrolarından biri, müthiş medya ilgisi; kısacası başarılı olmak için gereken herşey mevcut bu takımda. Ancak, bu takım son iki sezondur bir türlü başarılı olamıyor. Bu başarısızlığın nedenleri arasında oyuncuların yeteneksizliği, maddi sorunlar, taraftarın destek eksikliği gibi güçlü faktörler yer almıyor.
Takımın kaptanı her hafta medyatik kız arkadaşıyla magazin manşetlerinde ve başarı yakalandığı zaman en öne çıkarılan oyuncu oluyor. Ancak, takım mağlup olduğunda el üstünde tutulsun, kimse ona laf söylemesin ve sezonun ilk bölümü hariç birçok karşılaşmada pek ortalarda olmadığını kimse bahsetmesin istiyor. Son haftalara kadar her lig maçında oynayan ve kimsenin beğenmediği takımın as kalecisi, lenslerini unuttuğu için sezonun kader maçında neredeyse 40 metreden gol yiyor. Takımın birçok oyuncusu alınan kötü sonuçlardan sonra sahayı “sırıtarak” terk ediyor ve hatta bazıları konuyu daha ileri götürüp mağlubiyetleri partilerle kutluyor. Takımın en önemli oyuncularından biri 4 aydır oynamıyor ve Mart ayından beri “düzelmek üzere” hikayesiyle kendini Dünya Kupası’na saklıyor. Kısacası, taraftarın üzüntüsünü ve fedakarlığını maalesef oyuncuların hiçbiri göstermiyor ve ortaya çıkan tablo bir takımdan çok bir grup toplama futbolcuya benziyor.
Sezon başından beri giderek kötüye giden bu duruma rağmen takımı bıkmadan ve usanmadan destekleyen ve Fenerbahçe maçında sahada gördükleri teslim olmuş oyuncuların ardından adeta isyan eden Galatasaray taraftarının protestosu ise, özellikle medya tarafından yerden yere vuruluyor. Hatta, yapılan bu içten protestoya “yönetim destekli” gibi kulplar da takılıyor ve Diyarbakırspor gibi bitmiş bir takıma 4 gol atan Galatasaraylı oyuncular göklere çıkarılıyor.
Dün Galatasaray’ın aylık dergisini okurken Fenerbahçe maçının öyküsündeki ince bir detay gözüme çarptı. Galatasaray’ın yediği golden sonra topu ağlardan çıkaran isim maalesef hiçbir Galatasaraylı oyuncu değildi; Fenerbahçe’nin yıldızı Alex de Souza’ydı. Zaten bu golün devamında da Galatasaray 20 dakika boyunca adeta teslim oldu ve sezona beyaz mendil salladı. Bu durum dahi, tüm isyanın nedenlerini basit olarak bir örnekte gösteriyor. Diyarbakırspor maçında Milan Baros’un attığı ilk golden sonra yapılan kenetlenme gösterisi ise, ancak stadyumdaki küçük çocukları sevindirir. Zira, bu kenetlenmeye bile birçok oyuncu burun kıvırarak katıldı ve ben bunu da gözlerimle gördüm.
Soru ve Tavsiye
Peki siz Galatasaray taraftarı yerinde olsanız ne yaparsanız? Maçtan sonra netice ne olursa olsun eğlencesine bakan, parasını pulunu ziyadesiyle götüren, hayatın tadını çıkaran ve yediği önde yemediği arkasında olan bir oyuncu grubunu (takımı diyemiyorum!) mu desteklersiniz? Yoksa yaşadığı büyük sorunlara ve talihsizliklere rağmen ayakta kalan ve oynadığı her karşılaşmayı son ana kadar kovalayan Galatasaray Cafe Crown’dan yana mı olur tercihiniz?
Yine söylüyorum, ben Galatasaray Cafe Crown’u canı gönülden desteklemeye ve ruhtan ve mücadeleden yoksun Galatasaray’ın erkek futbol takımını alkışlamamaya devam edeceğim. Aynı zamanda, takımın normal sezondaki son iç saha maçı olan Bornova Belediye maçında salondaki yerimi alacağım ve bu takıma hakettikleri desteği vereceğim. Tüm Galatasaray taraftarlarına da tavsiyem aynı yönde olacaktır.
16
Fantezi Futbol 30. Hafta
Turkcell Süper Lig’de sezon sonuna gelmek üzereyiz. Birçok sürprizli sonuçların çıktığı haftalarda fantezi futbol oyuncuları da inişli çıkışlı performanslar gösteriyorlar. Benim tavsiyem herkesin riski dağıtması ve en az 5-6 takımdan oyuncu tercih etmesi yönünde olacak. Haftanın maçlarına beraberce bir göz atalım.
Bursaspor – Gaziantepspor
Lider Bursaspor, arka arkaya puan kayıpları yaşadığı haftalardan sonra evinde Gaziantepspor’u ağırlıyor. Geçtiğimiz sene en kritik haftada aldığı galibiyetle Sivasspor’u şampiyonluktan eden Gaziantepspor’un Bursaspor’a sürpriz yapması kimseyi şaşırtmasın. Bu önemli karşılaşma öncesinde her iki takımda da cezalı oyuncu bulunmazken, sadece Gaziantepspor’dan Cenk Güvenç’in sakatlığı devam ediyor. Kısacası, her iki takım da tam kadro olarak sahaya çıkacak.
2010 yılı içerisinde evinde sadece Trabzonspor ile beraber kalan ve diğer tüm karşılaşmalarını kazanan Bursaspor, bu karşılaşmanın favorisi olarak gösteriliyor. Ancak, haftalar ilerledikçe Bursaspor’un strese karşı koyamadığını ve maçlarda zorlandığını görüyoruz. Arkasında geniş alanlar bırakarak oynayan Bursaspor, hızlı ve kaliteli hücum oyuncularına sahip olan Gaziantepspor karşısında zor anlar yaşayabilir. Bu nedenle, bu karşılaşmadan fazla risk almamanızı ve Bursaspor’dan en fazla bir savunma, bir hücum oyuncusu tercih etmenizi öneriyorum. Benim önerilerim geçen haftanın cezalı, bu haftanın dinç isimleri olan Ömer Erdoğan ve Ozan İpek. Ancak, Sercan Yıldırım, Turgay Bahadır, Volkan Şen, Dimitar Ivankov gibi isimleri de düşünebilirsiniz. Bu haftanın kaderini Cuma günü oynanacak bu maç belirler.
İBB – Gençlerbirliği
Sakatları birer birer düzelen ve çaktırmadan aldığı galibiyetlerle Trabzonspor’un 1 puan arkasında 6. sıraya yükselen İBB, evinde formsuz Gençlerbirliği’ni ağırlıyor. İBB’de önemli bir sakat oyuncu bulunmazken, Ekrem Ekşioğlu sarı kart cezalısı olduğu için bu karşılaşmada görev yapamayacak. Konuk Gençlerbirliği’nde ise Cem Can’ın sarı kart cezasının yanı sıra, Ivan Radeljic, Carlos Kahe, Sandro ve Sinan Ayrancı’nın sakatlıkları bulunuyor.
Bu karşılaşmada İBB’nin mutlak favori olduğunu düşünüyorum ve özellikle İskender Alın’ı kadronuza dahil etmenizi öneriyorum.Geçen hafta Bursaspor karşısında çok zor durumlara düşen Gençlerbirliği’ni hiç beğenmedim. Az gollü geçmesini beklediğim karşılaşmadan fazla da risk almanızı tavsiye etmiyorum; zira Gençlerbirliği katı savunma yapıp göze hoş gelmeyen bir performans sergiliyor.
Manisaspor – Galatasaray
Ligdeki son 3 maçını 0-0’lık skorlarla berabere tamamlayan ve hafta içinde Fenerbahçe karşısında iyi mücadele etmesine rağmen Türkiye Kupası’ndan elenen Manisaspor, pamuk ipliğindeki Galatasarayla evinde karşılaşıyor. Manisaspor’da Ferhat Çökmüş ve Yiğit İncedemir gibi iki önemli oyuncu, sarı kart cezalısı oldukları için bu karşılaşmada görev yapamayacaklar. Geçen hafta Diyarbakırspor karşısında rahat bir galibiyet alan Galatasaray’da ise Jo, Abdul Kader Keita ve Harry Kewell’ın sakatlıkları ve Barış Özbek’in cezası bulunuyor.
Bu karşılaşmada Manisaspor’un yorgunluğunu, Galatasaray’ın çaresizliğini ve Manisaspor’un biraz olsun küme düşme potasından uzaklaşmasını da göz önünde bulundurarak zor ve az gollü bir Galatasaray galibiyeti çıkacağını düşünüyorum. Galatasaray’dan Arda Turan veya Milan Baros ikilisinden birini seçmenizi ve fazla risk almamanızı öneriyorum. Galatasaray’ın geçen hafta Diyarbakırspor’a bile dört net gol pozisyonu verdiğini düşünerek bu maçta Isaac Promise’nin de sürprizciler için iyi bir seçim olabileceğini vurguluyorum.
Sivasspor – Ankaraspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta Sivasspor’dan oyuncu almıyoruz.
Diyarbakırspor – Kayserispor
Ligin en zor durumdaki takımı Diyarbakırspor, bir türlü istikrarı yakalayamayan Kayserisporla cezası nedeniyle Ankara’da seyircisinden yoksun olarak karşılaşıyor. Teknik direktör Güvenç Kurtar’ın istifasının ardından takımın başına eski sportif direktör Mehmet Budakın’ı getiren Diyarbakırspor’da Thierry Tazemeta, Gökhan Tokgöz ve Erdinç Yavuz antrenmanlara başladı. Ancak, takımın ayrılan oyuncuları nedeniyle kadrosu oldukça zayıflamış durumda. Kayserispor’da ise önemli bir eksik bulunmuyor.
Bu karşılaşmadan Kayserispor’un rahat bir galibiyetle ayrılacağını düşünüyorum ve Ariza Makukula’yı kadronuza dahil etmenizi öneriyorum. Bu oyuncunun yanına Franco Cangele’yi veya savunmadan Aydın Toscalı – Delian Toledo ikilisinden birini düşünebilirsiniz. Diyarbakırspor’dan bu karşılaşmada bence hiç risk almayın, zira zaman zaman sürprizler yapsalar da şu an bana göre ligin en zayıf takımı konumundalar.
Antalyaspor – Denizlispor
Hafta arası Türkiye Kupası’nda çok iyi bir performans göstermesine rağmen elenmekten kurtulamayan ligin amaçsız takımı Antalyaspor, ligde kalma yarışında son kozlarını oynayan Denizlisporla evinde karşılaşıyor. Antalyaspor’da Ali Zitouni ve Radoslav Batak’ın sakatlıkları bulunuyor. Denizlispor’da ise sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor.
Oldukça istikrarsız bir takım olan ve hafta arasında Trabzonspor karşısında büyük bir efor sarfeden Antalyaspor karşısında motive bir Denizlispor’un galibiyet çıkartması sürpriz olmayacaktır. Bu karşılaşmadan fazla risk almamanızı önermekle beraber Souleymane Youla kumarını oynamanızı tavsiye ediyorum.
Ankaragücü – Eskişehirspor
Aldığı puanlarla ligde rahat bir konuma gelen Ankaragücü, UEFA kupasına katılma heyecanıyla maçlara asılan Eskişehirspor ile sahasında karşılaşıyor. Ankaragücü’nde sakatlıkları devam eden Metin Akan ve Darius Vassell ile sarı kart cezalısı El Yasa Süme, bu karşılaşmada takımlarındaki yerlerini alamayacak. Eskişehirspor’da ise ciddi eksikler bulunuyor. Sakatlıkları devam eden oyunculardan Serdar Özbayraktar, Bülent Ertuğrul ve Koray Aslan’ın oynamamaları kesinleşti, Mehmet Yılmaz ve Saffet Nadarevic’in durumları ise belirsizliğini koruyor. Aynı zamanda sarı kart cezalısı olan Abdel Zaher El Saka da bu karşılaşmada takımındaki yerini alamayacak.
İki takım taraftarları ve camiaları arasındaki çekişmenin de etkili olmasını beklediğim bu karşılaşmada Ankaragücü’nü galibiyete daha yakın takım olarak görüyorum. Geçen haftayı deplasmanda aldığı mağlubiyetlerle kapatan iki takımın mücadelesi oldukça zorlu geçecektir. Bu karşılaşmaya fazla bulaşmamanızı önerirken, bu karşılaşmadan risk almak isteyenlere Robert Vittek – Jerome Rothen ikilisinden birini tavsiye edebilirim, zira Eskişehirspor’un çok ciddi eksikleri bulunuyor.
Fenerbahçe – Beşiktaş
Ligin kader maçında moralli Fenerbahçe, şampiyonluk için son şansını kullanacak olan Beşiktaşla Kadıköy’de karşılaşıyor. Fenerbahçe’de sakatlıkları devam eden Gökhan Gönül, Gökhan Ünal, Andre Santos, Cristian Baroni ve Uğur Boral’dan Gökhan Ünal ve Andre Santos’un oynamaları beklenirken, Gökhan Gönül’ün durumu ise belirsizliğini koruyor. Beşiktaş ise adeta bir sakatlar ordusu oluşturdu. Filip Holosko, Yusuf Şimşek, Nihat Kahveci, Rodrigo Tabata, İbrahim Toraman, Rodrigo Tello, Mert Nobre, Ramazan Dinç ve Ekrem Dağ’ın sakatlıkları bulunuyor. Bu oyunculardan sadece Yusuf Şimşek ve Filip Holosko’nun Fenerbahçe maçına yetişme ihtimalleri bulunuyor.
Hafta arasında Manisaspor karşısında yorucu bir karşılaşma oynayan Fenerbahçe’de Gökhan Gönül’ün oynaması halinde ciddi bir eksiği olacağını düşünmüyorum, ancak Gökhan Gönül’ün oynamaması Fenerbahçe’nin hem savunmasını, hem de hücum etkinliğini ciddi şekilde etkiler. Beşiktaş’ta ise eksikler nedeniyle ilk 11 bile zor oluşuyor. Beşiktaş’ın tek tesellisi olarak savunma dörtlüsünün ve öndeki ikilinin sağlam olmasını görüyorum. Ancak, Beşiktaş’ın özellikle gol yollarında çok zorlanacağını düşünüyorum. Taktik dehası Mustafa Denizli’nin savunma ağırlıklı bir kadroyla maça çıkacağını ve maçı kitleyeceğini tahmin ediyorum. Bu nedenle, bu karşılaşmadan az gollü bir Fenerbahçe galibiyeti veya beraberliğin çıkabileceğini düşünüyorum ve fazla risk almamanızı önerirken Alex de Souza’yı kadronuzdan eksik etmeyin diyorum.
Trabzonspor – Kasımpaşa
Haftanın kapanış maçında Pazartesi günü Trabzonspor evinde Kasımpaşayla karşılaşıyor. Trabzonspor’da Giray Kaçar, Burak Yılmaz ve Serkan Balcı’nın sarı kart cezaları bulunuyor. Kasımpaşa’da ise önemli bir sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor.
Bu karşılaşmada Türkiye Kupası’nda finale yükselen moralli Trabzonspor’un gollü bir galibiyet alacağını ve fazla zorlanmayacağını düşünüyorum. Oldukça istikrarsız bir takım olan Kasımpaşa’nın bu karşılaşmada sağlam bir savunmaya ve etkili bir hücum hattına sahip olan Trabzonspor karşısında fazla şansı olduğunu düşünmüyorum. Bu karşılaşmadan Umut Bulut, Alanzinho ve kaleci Onur Kıvrak’ı öneriyorum.
11
Yalancı Bahar Taraftarı Kandıramadı: 4-1
Arka arkaya aldığı kötü sonuçların ardından taraftarını isyan ettiren Galatasaray, yaşadığı oyuncu kayıpları nedeniyle kolu kanadı kırık Diyarbakırspor’u evinde mağlup etmeyi başardı. Taraftarının yoğun protestosu altında maçı oynayan Galatasaray, aldığı farklı galibiyete rağmen ortaya koyduğu oyunla ve savunmasındaki hatalarıyla gelecek için ümit vermedi. Zor bir durumda olan ve oldukça zayıf bir kadroyla mücadele eden Diyarbakırspor karşısında alınan galibiyet, takımına oldukça tepkili olan taraftarı pek kandıramadı ve maçın sonunda dahi protestolar devam etti.
Uyarılarla Dolu Antrenman Maçı
Maçla ilgili yazılacak çok birşey yok aslında. Maçın başında bomboş bir gol pozisyonunu kaçıran Galatasaray altyapısından yetişen Erhan Şentürk, protestoların iyice artmasına engel oldu. Savumasında büyük hatalar yapan Diyarbakırspor karşısında Abdul Kader Keita’nın bireysel gayretiyle ve Milan Baros’un son vuruşlardaki becerisiyle birbirine çok benzer iki gol bulan Galatasaray, ikinci devrenin ilk 5 dakikasında Lucas Neill’in bir karambol golünün ardından Milan Baros’un kendi çabasıyla attığı bir golle farkı 4’e çıkardı. Golden sonra Galatasaray savunmasındaki bireysel hatalardan iki net gol pozisyonu yakalayan ve değerlendiremeyen Diyarbakırspor, 72. dakikada maçtaki tek golünü Bebbe Anilet ile buldu. İki tarafın da maça daha fazla asılmamasıyla skor değişmedi ve maç 4-1 sona erdi.
Galatasaray, aldığı üç farklı galibiyete rağmen ortaya koyduğu futbolla ümit vermedi. Milan Baros’un takıma katılmasıyla hücum etkinliği ve üretkenliği ciddi şekilde artan Galatasaray, özellikle savunmasındaki bireysel hatalarını devam ettiriyor ve kalesinde tehlikeli pozisyonlar veriyor. Oldukça zayıf bir kadroyla sahaya çıkan Diyarbakırspor’un dahi dört tane net gol pozisyonu bulması, Galatasaray savunmasında işlerin pek düzelmediğini gösteriyor. Savunma hataları dışında hücum organizasyonunun şekilsiz olması, uzun paslarda ısrar edilmesi, orta sahanın oyunu gerekli şekilde yönetmemesi, seri ve tempolu bir oyun ortaya konmaması ve beklerden gerekli desteğin gelmemesi Galatasaray’ın ana sorunları olarak göze çarpıyor.
Galatasaray’ın bu maçtaki yıldızı üç gol bulan Milan Baros’tu. Sahalara döndüğünü performansıyla hissettiren Çek golcü, maç boyunca önemli işler yaptı. Takımın iyileri arasına savunmayı toparlayan Lucas Neill, büyük emek ortaya koyarak etkili olmaya çalışan Giovanni dos Santos ve gollerdeki katkısıyla Abdul Kader Keita’yı koyabilirim.
Bu kadar zayıf bir rakibe karşı dahi Galatasaray’da oldukça kötü oynayan isimler vardı. Sol bekte görev yapan Caner Erkin, ne hücumda ne de savunmada ortalarda yoktu ve yaptığı hatalarla herkesi isyan ettirdi. Caner Erkin’in sezon sonunda gönderilmesi konusundaki düşüncemi tekrar vurguluyorum ve bu oyuncunun özellikle kişilik olarak Galatasaray’a yakışmadığını düşünüyorum. Galatasaray’ın el freni görevini gören Elano Blumer, yine geriye dönük oyunuyla takımı hücuma çıkarma görevini yerine getirmedi ve kendini oyun içinde saklayarak pasifize etti. Ön liberoda görev yapan maskeli Mehmet Topal, halen eski görüntüsünden çok uzakta ve yaptığı hatalarla herkesin yüreğini ağzına getiriyor. Zira, maçın başında Diyarbakırspor’dan Erhan Şentürk’ün bulduğu pozisyon da Mehmet Topal’ın hediyesiydi.
Eğer Galatasaray kendine çeki düzen vermezse, gelecek hafta Manisaspor deplasmanında oldukça zor bir maç çıkarır. Türkiye’de Galatasaray savunmasına en ters gelecek forvet olan Isaac Promise, Galatasaray’ın savunmasını allak bullak edecektir. Orta sahada Yiğit İncedemir, Mehmet Güven, Joshua Simpson gibi mücadeleci isimler de Galatasaray’ın formsuz orta sahasına büyük bir üstünlük sağlayabilir. Manisaspor’un haftalardır kalesini gole kapattığını ve özellikle oyunu kitleme konusunda çok başarılı olduğunu da hatırlatarak Galatasaray’ın gelecek hafta için iyi sinyaller vermediğini tekrar belirteyim.
Yardımcısız Rijkaard
Daha önce birkaç kez ifade ettiğim üzere Frank Rijkaard’ın Türkiye’nin dinamiklerini iyi bilen yerli bir yardımcıya ve Flemenkçe bilen bir tercümana ihtiyacı var. Hatalı bir gol yediği Fenerbahçe maçının ardından ortaya çıkan “lens” skandalı nedeniyle taraftarın büyük tepkisini çeken Leo Franco’nun maç öncesi ısınmaya çıkartılması, büyük bir hataydı. Taraftarın tepkisinin odak noktasında olan, bugüne özel yazılan şarkılarda adı geçen ve özellikle giderek daha çok magazine düşen özel hayatıyla tepki çeken Arda Turan’ın oyundan çıkartılması, Hollandalı teknik adamın ikinci büyük hatasıydı. Zira, bu oyuncunun çıkarken bir bölüm taraftar tarafından protesto edilmesi hiç hoş olmadı. Frank Rijkaard’ın en önemli hatası ise, taraftarın en çok tepki gösterdiği isim olan ve kötü sonuçların alındığı bu haftalarda evinde ve dışarıda verdiği partilerle gazetelere manşet olan Jo Alves’i oyuna alması oldu. Farkın açıldığı dakikalarda bu oyuncunun oyuna dahil edilmesine hiç gerek yoktu. Zaten Jo Alves maç boyunca ciddi şekilde ıslıklandı ve bence Galatasaray kariyerine bir nokta koydu.
Bu üç hatanın her biri, Galatasaray’ın teknik direktörü Frank Rijkaard’ın Türkiye’yi tanıyan ve ülkemizin huyundan suyundan anlayan gerçek bir yardımcısı olmadığını gösteriyordu. Aynı zamanda bugün maçtan sonra Frank Rijkaard’ın verdiği röportajı dinlerken kendisini İngilizce ifade etmekte ne kadar zorlandığına ve tercümanının çat pat İngilizcesine tekrar şahit oldum. Galatasaray gibi bir camianın teknik direktörüne çok daha akıcı bir yabancı lisana sahip olan ve teknik direktörünün ana dilini konuşabilen bir tercümanın yakışacağını düşünüyorum.
Bu olaylara değinirken Galatasaray’daki ciddi idari yönetim zaafiyetine de dikkat çekmek istiyorum. Özel yaşamındaki düzensizliği İngiltere’de dahi büyük bela olan Jo Alves’i idari yönetimin çok daha önceden kontrol altına alması ve basında çıkacak olaylara önceden tedbir alması gerekirdi. Aynı şekilde Galatasaray’ın kaptanı Arda Turan’ın da son zamanda özel hayatının basına ciddi şekilde yansımasını veya Leo Franco’nun basına sızan “lens” skandalını da önceden önlemek mümkün olabilirdi. Bugün bakıldığında protestolardan en fazla nasibini bu üç oyuncunun alması da kimseyi şaşırtmamalı, ben burada Galatasaray idari yönetimini ana suçlu olarak görüyorum.
Protestolar
Bugün Galatasaray takımına taraftarının gösterdiği tepkinin oldukça yerinde, ölçülü ve haklı olduğunu düşünüyorum. Kazanırken alkışın ve primin olduğunu yerde, kaybedildiğinde ve özellikle mücadele edilmediğinde tepkinin olması oldukça normaldir. Daha birkaç ay önce bu yıl için beş kupa hedefi konuşulurken şimdi sadece Turkcell Süper Ligi hedefinin kalması, Galatasaray taraftarı için büyük bir hayal kırıklığı oldu. Bundan daha önemlisi olarak, Galatasaray takımında mücadele etmeyen, özel hayatıyla gündemden düşmeyen ve alınan kötü sonuçların ardından hayal kırıklığı yaşamak yerine eğlenmeyi tercih eden isimlerin olması isyanın asıl nedeniydi. Zira, bugün en çok tepki çeken isimlerin Leo Franco, Jo Alves ve Arda Turan olması ve Lucas Neill, Giovanni dos Santos, Sabri Sarıoğlu gibi isimlerin destek görmesi bu durumu doğrular nitelikteydi.
Burada taraftarların büyük kısmında protestolar esnasında yaşanan bütünlük de oldukça dikkat çekiciydi. Galatasaray’ın arka arkaya goller attığı ilk yarıda gollerin ardından protestolarına devam eden eski açık, kapalı ve yeni açık tribünlerindeki taraftarlara genelde tezahüratlara katılmamaları nedeniyle takımı desteklemeyen ve daha çok maçı seyreden numaralı tribündeki taraftarlardan tepki gösterilmesi maçın ilginç bir notuydu. Maçın başında bu protestolara katılan numaralı tribündeki taraftarların iki golün ardından bir anda tutum değiştirmesi, protestoların ruhunu anlamadıklarını gösteriyordu. Zira Galatasaray taraftarının tepkisi alınan mağlubiyetlerden sonra eğlence yerlerinde boy gösteren, takım gol yedikten sonra tribünde sırıtan, maça hazırlık döneminde gerekli özeni göstermeyip “lens” gibi basit ve komik kusurlara sığınan, özel hayatıyla gazetelere manşet olan ve maçlarda mücadele etmeyip aciz durumlara düşen belli oyuncularaydı. Kısacası, bu protestonun ana nedeni alınan skorlardan çok alınan skorların öncesinde ve sonrasında yaşananlardı. Bu nedenle, atılan gollere rağmen Galatasaraylı taraftarların büyük çoğunluğu yaptıkları ölçülü ve haklı protestolarını devam ettirdiler.
2
Fantezi Futbol 28. Hafta
Şampiyonluk yarışında depremin yaşandığı 27. haftanın ardından fantezi futbol heyecanı, Turkcell Süper Lig’in 28. haftasıyla devam ediyor. Her maçın sürpriz sonuçlanabildiği ve hem şampiyonluk yarışını, hem de küme düşme mücadelesini ciddi şekilde etkileyebilecek maçların oynanacağı haftaya bir göz atalım.
Ankaragücü – Beşiktaş
Kayserispor’u 3-0 gibi net bir skorla mağlup ettikten sonra geçen haftayı bay geçen Ankaragücü, evinde şampiyonluk yarışının iddialı takımlarından Beşiktaş’ı ağırlıyor. Ankaragücü’nde Muhammet Hanifi Yoldaş ve Metin Akan’ın sakatlıkları bulunuyor. Beşiktaş’ın ise ciddi bir sakatlık problemi bulunuyor, zira Mert Nobre, Rodrigo Tabata, Rodrigo Tello, Matteo Ferrari, Nihat Kahveci ve Fabian Ernst gibi altı önemli isim yaşadıkları sakatlıklar nedeniyle bu hafta forma giyemeyecekler.
Bu karşılaşmayı haftanın sürpriz maçı olarak görüyorum ve Ankaragücü’nü favori olarak gösteriyorum. Özellikle Matteo Ferrari ve Fabian Ernst’in eksikliği Beşiktaş’ın savunmasını, Rodrigo Tello’nun eksikliği ise hücumdaki yaratıcılığı ciddi şekilde olumsuz yönde etkileyecektir. Önemli bir eksiği bulunmayan Ankaragücü’nde ise Robert Vittek yüksek formuyla göz dolduruyor. Bu karşılaşmadan hiç risk almamanızı ve en fazla Robert Vittek veya Bobo’dan tercihinizi kullanarak bir oyuncuyu kadronuza dahil etmenizi öneriyorum.
İBB – Denizlispor
Bursaspor’u evinde mağlup ederek büyük bir başarıya imza atan İBB, ligde kalabilmek için son kozlarını oynayan Denizlisporla evinde karşılaşıyor. Denizlispor’da İbrahim Ege, Özden Öngün, Emin Aladağ ve Douglas Braga sakatlıkları nedeniyle bu önemli karşılaşmada forma giyemeyecek. Sakat oyuncularla ilgili bir açıklama yapılmayan İBB’de ise cezalı oyuncu bulunmuyor. İBB’de geçen haftanın sakatları arasında Herve Tum, Zeki Korkmaz, Ergün Berisha ve Gökhan Kaba yer alıyordu.
Denizlispor için hayati önem taşıyan bu karşılaşmada İBB’nin bu kez sürpriz yapamayacağını düşünüyorum ve Denizlispor’u galibiyete daha yakın takım olarak görüyorum. Gollü geçmesini beklediğim mücadelede Denizlispor’dan Souleymane Youla’yı kadronuza almanızı tavsiye ederim.
Bursaspor – Antalyaspor
Geçen hafta aldığı İBB yenilgisiyle büyük bir şok yaşayan Bursaspor, son haftalarda düşüşe geçen Antalyaspor’u evinde ağırlıyor. Turgay Bahadır’ın cezası, Serdar Aziz’in de sakatlığı nedeniyle forma giyemeyeceği Bursaspor, sahasında şampiyonluk yolunda bir adım daha atmaya çalışacak. Antalyaspor’da ise sakat Hakan Özmert dışında eksik bulunmuyor.
Bu karşılaşmadan önce Antalyasporlu oyuncuların galibiyet için mücadele edeceklerini açıklamalarına rağmen, Bursaspor’un bu karşılaşmadan 3 puanla ayrılacağını düşünüyorum. Evinde taraftarının desteğiyle oldukça coşkulu oynayan ve geçtiğimiz hafta İBB karşısında ders alan Bursaspor, Antalyaspor’a fazla şans tanımayacaktır. Bursaspor’dan Dimitar Ivankov, Ozan İpek, Sercan Yıldırım, Volkan Şen, Ömer Erdoğan, Pablo Batalla ve Ivan Ergic yedilisinden üçünü seçin, benim önerilerim Dimitar Ivankov, Sercan Yıldırım ve Ozan İpek.
Eskişehirspor – Kasımpaşa
Geçen hafta Beşiktaş deplasmanında rahat galip gelebileceği karşılaşmayı kaybeden Eskişehirspor, Denizlispor deplasmanından gollü beraberlikle dönen Kasımpaşayla karşılaşıyor. Eskişehirspor’da cezalı Koray Aslan dışında önemli bir eksik bulunmazken, Kasımpaşa’nın eksik oyuncusu bulunmuyor.
Avrupa kupalarına katılabilmek için mücadele eden Eskişehirspor, bu maçın favorisi olarak gözüküyor. Geçen hafta savunmasında alışılmadık hatalar yapan Eskişehirspor, bu hafta kendini toparlayacaktır. Bu karşılaşmada Ümit Karan’ı kadronuza almanızı tavsiye ediyorum. Kasımpaşa’dan oyuncu tercihi yapmak isteyenlere sakatlığının ardından hızlı bir dönüş yapan Andre Moritz’i öneriyorum.
Diyarbakırspor – Gaziantepspor
Kümede kalma mücadelesi veren Diyarbakırspor, geçen hafta şaka gibi geçen bir 90 dakikanın ardından Sivassporla evinde berabere kalan Gaziantepspor’u sahasında ağırlıyor. Birçok önemli eksiği olan ve antrenman yapacak oyuncu topluluğunu bile zor bir araya getiren Diyarbakırspor’da Thierry Tazemeta, Abdullah Çetin ve Burak Karaduman bu karşılaşmada sakatlkları nedeniyle takımlarındaki yerini alamayacak. Gaziantespor’da ise Olcan Adın dışında sakat ya da cezalı oyuncu bulunmuyor.
Diyarbakırspor’un kümede kalma yarışı için büyük önem taşıyan karşılaşmanın fantezi futbol için oldukça tehlikeli bir karşılaşma olduğunu düşünüyorum. Oldukça eksik ve zayıflamış bir kadroyla mücadele eden Diyarbakırspor, geçen hafta futbol resitali sunan Gaziantepspor karşısında zor dayanır. Bu karşılaşmaya fazla bulaşmamanızı tavsiye ederken, geçen hafta ilk 11e fırtına gibi dönen Julio Cesar de Souza’yı göz ardı etmeyin diyorum.
Manisaspor – Gençlerbirliği
Sakat ve cezalısı bulunmayan ve kümede kalma yarışında iyi bir yola giren Manisaspor, son haftalarda tekrar forma giren Gençlerbirliğiyle evinde karşılaşıyor. Manisaspor’da sakat veya cezalı oyuncu bulunmazken, Gençlerbirliği’nde Alpaslan Erdem, Ivan Radeljic ve Mahmut Boz’un sakatlıkları bulunuyor.
Ligde amacı kalmayan ve rahat bir konumda olan Gençlerbirliği karşısında kümede kalma mücadelesi veren Manisaspor maça oldukça motive olacaktır ve bu karşılaşmadan 3 puanla ayrılacaktır. Bu karşılaşmada Manisaspor’dan Isaac Promise’yi kadronuza almanızı tavsiye ediyorum ve aynı zamanda savunma oyuncularından Burak Özsaraç veya Eren Aydın’ı da öneriyorum.
Fenerbahçe – Kayserispor
Geçen hafta Galatasaray karşısında sergilediği kötü oyuna rağmen sahadan galibiyetle ayrılan Fenerbahçe, evinde Trabzonspor karşısında çok mahkum bir oyun ortaya koymasına rağmen son dakikada bulduğu şans golüyle 3 puana ulaşan Kayserispor’u ağırlıyor. Fenerbahçe’de Daniel Güiza, Cristian Baroni, Uğur Boral, Ali Bilgin ve Andre Santos’un durumları belirsizliğini koruyor. Kayserispor’da ise sakat Eren Güngör dışında eksik bulunmuyor.
Geçen haftanın iki talihli takımının mücadelesinde Fenerbahçe’yi mutlak favori olarak görüyorum. Aldığı galibiyete rağmen ortaya koyduğu kötü futbolla iyi sinyaller vermeyen Kayserispor, şampiyonluk havasına giren Fenerbahçe karşısında fazla tutunamayacaktır. Bu karşılaşmada Fenerbahçe’den Alex de Souza ve Diego Lugano’yu kadronuza almanızı öneriyorum.
Sivasspor – Galatasaray
Geçen hafta aldığı mağlubiyetle şampiyonluk hayalleri yıkılan Galatasaray, kümede kalmak için büyük bir mücadele içine giren Mesut Bakkal yönetimindeki Sivasspor ile deplasmanda karşılaşıyor. Sivasspor’da sakatlıkları bulunan Lucien Aubey ve İbrahim Şahin’in bu karşılaşmada yer alması beklenmiyor. Ayrıca, Sivasspor’da İbrahim Dağaşan da sarı kart cezalısı olduğu için bu karşılaşmada mücadele edemeyecek. Galatasaray cephesinde de durumlar oldukça karışık. Takım havasını kaybeden sarı kırmızılılarda Elano Blumer, Arda Turan ve Harry Kewell’ın sakatlıkları devam ediyor. Caner Erkin ve Milan Baros da, sarı kart cezalısı oldukları için bu karşılaşmada görev yapamayacak.
Haftanın son karşılaşması olan Sivasspor – Galatasaray maçı, hafta sonu oynanacak diğer karşılaşmalardan alınacak sonuçlardan fazlasıyla etkilenecektir. Şampiyonluk adaylarından birkaçının takılması Galatasaray’ı ciddi şekilde motive edecektir veya küme düşme yolunda rakiplerinin yara alması Sivasspor’u rahatlatacaktır. Bu karşılaşmanın oldukça gollü geçmesini bekliyorum ve Galatasaray’dan Abdul Kader Keita – Jo ikilisini öneriyorum. Bu karşılaşmada alınacak bir galibiyet, Galatasaray’ı tekrar şampiyonluk havasına sokabilir.
Trabzonspor – Ankaraspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta Trabzonspor’dan oyuncu almıyoruz.
28
Gol Atan Galip: 0-1

Ezeli rakibi Fenerbahçeyle ligin kader maçına çıkan Galatasaray, sönük bir ilk yarının ardından ikinci yarıda etkili olmaya başladığı dakikalarda kalecisinin hediye ettiği golle mağlup oldu. Maçın genelinin futbol kalitesi oldukça düşük kalırken, maçın sonunda sahadan gülerek ayrılan Fenerbahçe şampiyonluk yarışında müthiş bir avantaj yakaladı.
İlk Yarıda Top Yüzü Görmedi
Maçın ilk yarısına Galatasaray aynı Trabzonspor maçı gibi çok hızlı başladı ve iki forvetle oynadığı bölümde 1. dakikada Mustafa Sarp, 7. dakikada ise Giovanni dos Santos ile 2 önemli pozisyon yakaladı. Bu pozisyonları heba eden ve Fabio Bilica’nın yerinde müdahelelerine takılan Galatasaray, daha sonra tekrar 4-3-3 sistemine döndü ve bu dakikadan sonra maçın direksiyonunu Fenerbahçe’ye verdi. Rakibinin hücumda baskı yapmaktaki zaafını ve orta sahadaki boşluklarını çok iyi değerlendiren sarı lacivertli takım, ilk yarının geri kalanında sahanın mutlak hakimi oldu ve adeta ev sahibi gibi oynadı. Ancak, sarı lacivertli takım topa hakimiyetini pozisyonlara çeviremedi ve ilk yarı 0-0 berabere sona erdi.
Maçın Kaderini Dos Santos Belirledi
Maçın ikinci yarısında Galatasaray biraz daha toparlanmaya başladı ve oyunda dengeyi sağladı. Abdul Kader Keita’nın hareketli oyunuyla tehlikeler yaratmaya çalışan sarı kırmızılı takım, 57. dakikada maçın en net pozisyonunu penaltı noktası üzerinde Giovanni dos Santos’un bomboşken topu auta göndermesiyle heba etti. Bu pozisyonla adeta kader döndü ve 13 dakika sonra 40 metreden kaleye topu gönderen Galatasaray’ın belalısı Selçuk Şahin, Leo Franco’nun akıl almaz hatasıyla takımını öne geçirdi. Golden sonra şaşkınlığı atamayan ve demorolize olan Galatasaray, bir türlü rakip sahada baskı kuramadı. Buna rağmen son dakikada Abdul Kader Keita’nın şutuyla önemli bir gol şansı yakalayan Galatasaray, Volkan Demirel’in müthiş kurtarışının ardından maça havlu attı. Maçın son pozisyonunda Diego Lugano’nun Giovanni dos Santos’u ceza sahasının içinde çekerek yere indirmesi ve hakemin penaltıyı atlaması ise, Galatasaray’ın yarattığı büyük hayal kırıklığının gölgesinde unutuldu gitti.
İyi Oyuncular Kritik Anlarda Ortaya Çıkıyor
Ruhsuz ve mücadeleden uzak bir gününde olan Galatasaray’ın bu karşılaşmada iyi oynayan oyuncusu pek yoktu. Sağ kanatta büyük bir mücadele veren Sabri Sarıoğlu, bu oyuncunun önünde oynayan Abdul Kader Keita ve zaman zaman parlamasıyla Giovanni dos Santos, vasata ulaşabilen nadir isimler olarak gözüktüler. Ancak Giovanni dos Santos’un cömertçe gol pozisyonlarını harcaması, Trabzonspor maçı gibi bu karşılaşmada da Galatasaray’ın sonunu hazırladı.
Galatasaray’ın genel anlamda çok kötü oynadığını söylerken, beş oyuncuyu ön plana çıkarmak istiyorum. Kaleci Leo Franco, bu maçta yaptığı hatayla Galatasaray kariyerine pratikte nokta koydu. Eğer Frank Rijkaard bu oyuncuyu geriye kalan maçlarda sahaya sürme cüretini gösterirse, tüm taraftarını da karşısına alır. Sol bekte görev yapan Caner Erkin, yine çok kötüydü ve özellikle heba ettiği ortalarla saç baş yoldurdu. Orta sahada görev yapan Mehmet Topal – Mustafa Sarp ikilisi orta sahayı rakibe teslim etmekle kalmadı, aynı zamanda yaptıkları ürkeke paslarla takımın hücuma çıkışını engelledi. Brezilya milli takımı apoletiyle geçinen Elano Blumer ise, maç boyunca yerden kalkamadı ve Galatasaray’a ilk geldiği günlerdeki etkisiz ve pısırık görüntüsüne geri döndü.
Fenerbahçe ise, maçı genelde savunmada kabul edip sakin oyunuyla sonuca ulaştı. Özellikle iki stoperi Diego Lugano – Fabio Bilica’nın etkili oyunuyla ayakta duran sarı lacivertli takım, ilk yarıda Selçuk Şahin ve Andre Santos’un da bu isimlere katılmasıyla orta sahanın hakimi oldu ve Galatasaray’a top göstermedi. İkinci yarıda ibrenin rakibinden yana döndüğü dönemde dahi savunma disiplinini elinde tutan Fenerbahçe, piyangodan bir golle 3 puana ulaşarak sahadan mutlu ayrıldı. Volkan Demirel’in son dakikadaki kurtarışı ve Diego Lugano’nun sebep olduğu atlanan penaltı pozisyonu ise, Fenerbahçe’nin şansıydı.
Frank Rijkaard Demişken…
Sezon başında büyük bir şamatayla takımın başına getirilen ve özellikle total futbol anlayışını takıma aşılamasıyla öne çıkan Frank Rijkaard, takımın gidişatına herhalde inanamıyordur. Galatasaray, oyunu kendi sahasında kabullenen ve kaptığı toplarla uzun pas atıp yetenekli oyuncularının maharetine güvenen bir takım haline geldi. Ayağa paslar, uzun pasların olmadığı bir sistem, koordineli bir takım gibi unsurlar ise bir hayal oldu. Galatasaray’ın durmadan Jo’ya uzun pas atarak çıktığını ve topa hakim olamadığını uzun zamandır görüyoruz. Bu durum, Fenerbahçe, Ankaragücü, Kasımpaşa, Trabzonspor maçlarında ayan beyan ortadaydı. Peki sorarlar adama, ne oldu total futbol?
Frank Rijkaard’ın elini kolunu bağlayan en önemli faktör, Galatasaray’ın orta saha oyuncularının oldukça formsuz olması olarak gözüküyor. Mehmet Topal, Mustafa Sarp, Ayhan Akman, Barış Özbek, Elano Blumer gibi bu bölgenin kilit oyuncularının her biri, bir diğerinden daha kötü durumda. Savunmasından top çıkaran Galatasaray, savunmanın önünde oynayan oyuncuların hepsinin topu %99 oranında savunmaya geri vermesi nedeniyle topu şişirmek ve uzun paslarla çıkmak zorunda kalıyor. Böylece, total futbol işi de Galatasaray için büyük bir yalan haline geliyor.
Bugün Frank Rijkaard oyuncu tercihleriyle, taktik anlayışıyla ve maç içindeki değişiklikleriyle adeta sınıfta kaldı. Orta sahayı kalabalık tutan Fenerbahçe karşısına Alex de Souza’yı birebir marke eden Mehmet Topal ve iki pısırık oyuncu Mustafa Sarp – Elano Blumer ile çıkan Hollandalı teknik adam, ilk yarıda rakibine boyun eğen bir takım yarattı. İkinci yarıda Arda Turan – Mehmet Topal değişikliğiyle orta sahada mücadeleyi iyice bırakan ve akıncılar gibi rakip kaleye saldırmaya çalışan Rijkaard, sakatlığının geçmediği her halinden belli olan Arda Turan’ın etkisiz oyununu hesaba katamadı. Sonunda da, Frank Rijkaard’ın takımı bir önemli karşılaşmadan daha başı eğik ayrıldı ve kalan tek hedef olan şampiyonluğa büyük ölçüde havlu attı.
Şans Kimin Umrunda?
Maçtan sonra özellikle Galatasaray tarafında demeç veren kişiler, Galatasaray’ın şampiyonluk şansının halen devam ettiğini ve son ana kadar yarışmayı bırakmayacağını belirttiler. Peki bu maçlarda Galatasaray, kendisini destekleyecek taraftar bulabilecek mi? Bugüne kadar oynadığı maçların birçoğunda tıklım tıklım tribünlere karşı oynayan sarı kırmızılı takım, taraftarının tek isteğini yerine getiremedi ve tüm taraftarlarının şevkini, ümidini, inancını kırdı. Taraftarının en çok önem verdiği karşılaşmada sahada mücadele etmeyen ve pasif şekilde dolaşan Galatasaraylı oyuncular, taraftarlarının ruhunu taşımadıklarını açıkça gösterdiler. Galatasaray’ın şu an geldiği durum, geçen sezona çok benziyor; sanırım sezonun sonu da aynı şekilde bitecek.
Burada Galatasaray teknik direktörünün yapacağı bazı değişiklikler, taraftarlarının reaksiyonunu önemli ölçüde etkileyecektir. Galatasaray taraftarı, Leo Franco, Caner Erkin, Mustafa Sarp, Elano Blumer gibi ruhsuz isimleri sahada görmek istemiyor. Bu oyuncuların yerine gönülden oynayan, sonuna kadar mücadele eden ve ruhunu sahaya koyan isimler, netice ne olursa olsun çok daha destek topluyor. Galatasaray’ın bu hafta deplasmanda oynayacağı Sivasspor karşılaşması sarı kırmızılı takımın sadece bu sezonki kaderini değil, aynı zamanda sarı kırmızılı takımın kadrosunda bulunan oyuncuların ve antrenörlerin hepsinin geleceğini de tayin edecektir. Bana göre artık Ufuk Ceylan, Ayhan Akman, Barış Özbek, Hakan Balta gibi isimlerin forma zamanı geldi. Özellikle Leo Franco konusunda oldukça dikkatli olmak lazım, zira Galatasaray taraftarının sezonun genelinde çok kötü oynayan ve kazanılan maçlarda bile saçma sapan işler yapan bu oyuncuya Fenerbahçe’ye hediye ettiği galibiyetten sonra artık hiç tahammülü kalmadı.
Şanslı Polat
Galatasaray’ın başkanı Adnan Polat, bence sezonun en şanslı dönemlerinden birini yaşadı. Büyük maçtan bir gün önce yapılan seçimde yeniden göreve gelen Adnan Polat, eğer seçim bu karşılaşmadan sonra yapılsaydı büyük bir yara almış şekilde seçime girer ve bence büyük bir olasılıkla seçimi kaybederdi. Zira, Galatasaray’ın başkanı tüm camiasının en büyük isteğini yine yerine getirememiş oldu. Seçimin bu maçtan önce yapılması, Adnan Polat’ın başkan şansı oldu.
Tribünlerde Güzel Görüntüler
Büyük derbinin öncesinde taraftarlar arasında önemli bir olay yaşanmaması oldukça önemliydi. Maçın başında Özhan Canaydın’ın stadyumdaki herkes tarafından saygıyla anılması, maçın tüm tansiyonunu indirdi ve belki de Özhan Başkan’ın en büyük hayalini gerçeğe dönüştürdü. Maçın genelinde Alex de Souza’ya atılan bir su dışında önemli bir olay olmaması ve futbolcuların da sakin kalması, derbi için olduça önemliydi.
Türk Hakemliğinin Portresi: Cüneyt Çakır
Türk hakemliğinin yüzakı olarak gösterilen Cüneyt Çakır, yardımcılarıyla beraber verdiği kararlarla maçı adeta yüzüne gözüne bulaştırdı. Dengesiz ve ölçüsüz kullandığı kartlar, atladığı fauller, çaldığı faul olmayan pozisyonlar, hatalı ofsayt kararları ve tüm bu unsurları tamamlayan maçın sonunda atladığı apaçık penaltı, Cüneyt Çakır’ın değil Türk hakemliğinin ana özelliklerini gösterir nitelikteydi. Tecrübeli hakemin sahanın en formsuz ismi olduğunu ve Galatasaray kalecisi Leo Franco’dan bile daha vahim birçok hata yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Maçın ilk bölümünde Alex de Souza’yı marke eden Mehmet Topal’a pozisyon gereği ellem oynama nedeniyle sarı kart gösteren Cüneyt Çakır, daha sonra benzer pozisyonlarda Daniel Güiza için aynı cezaya başvurmadı ve sadece uyarmakla yetindi. İlk yarının son dakikalarında ikili mücadelede Abdul Kader Keita’ya faul yapan Mehmet Topuz’a ucuz bir sarı kart veren Cüneyt Çakır, bu pozisyonu takiben Andre Santos’un Giovanni dos Santos’a yaptığı ağır faule devam kararı verdi. Anlattığım bu iki örneğe benzer birçok çelişkili karara imza atan Cüneyt Çakır, maçın sonunda Giovanni dos Santos’u çekerek indiren Diego Lugano’nun bu hareketini de atlayarak bugünkü yönetimini taçlandırdı.
Yaşadığım Büyük Çelişki
Bugünkü karşılaşmadan sonra sezonun geri kalanında Galatasaray’ın maçlarına gitmeme konusunu ciddi şekilde düşünüyorum. Bu kararı düşünmemdeki en büyük neden, sahaya çıkan oyuncuların büyük çoğunluğunun ne tribündeki taraftarların arzusuna ve ruhuna, ne de birçok başarılı takımı izlerken gördüğüm taktik anlayışına sahip olmamalarıdır. Ben Leo Franco, Caner Erkin, Giovanni dos Santos, Elano Blumer gibi paralı askerler yerine Sabri Sarıoğlu gibi ruhuyla oynayan oyuncular seyretmek istiyorum. Maalesef Galatasaray’ın mevcut görüntüsü içler acısı, taraftarının da tepkisi ve isyanı da en üst seviyede. Tekrar söylüyorum, Leo Franco’nun biletini artık kesmek gerekiyor, yoksa bu oyuncunun biletini Galatasaray taraftarı tepkisiyle kesecek.
Bu karşılaşmanın ardından eve geldim ve tesadüfen Real Madrid – Atletico Madrid derbisini seyrettim. Maçı seyrederken de düşündüm, acaba ben iki saat önce başka bir spor mu seyretmiştim? Pozisyon zenginliği, oyuncuların mücadelesi, taraftarın desteği, oyunun temposu o kadar farklıydı ki, iki saat önce adeta vakit kaybettiğimi ve eziyet çektiğimi hissettim. İki maç arasındaki en büyük fark oyuncuların bireysel yeteneklerinden çok zengin ve etkili taktik anlayışıydı. Bu gidişle yakında Turkcell Süper Lig’imize fiilen veda eder ve daha güzel futbolun oynandığı liglere yönelirim. Nihayetinde iyi futbol seyretmek hepimizin hakkı.
18
Fantezi Futbol 26. Hafta
Şampiyonluk yarışında ve kümede kalma mücadelesinde heyecan iyice doruk noktasına çıkıyor, öte yandan saha dışında yaşananlar futbolumuza damgasını vuruyor. Biz saha dışı olayları bırakalım ve 26. haftanın maçlarına bakalım, zira fantezi futbol cephesinde de çekişme en üst seviyede yaşanıyor.
Kasımpaşa – Beşiktaş
Ligdeki son 3 karşılaşmasında istediği sonuçları alamamış olmasına rağmen küme düşme potasından uzakta olan Kasımpaşa, evinde şampiyonluk yarışına tekrar dahil olan Beşiktaş’ı ağırlıyor. Kupa maçında rakibini kolaylıkla mağlup etmeyi başaran Kasımpaşa’da sakatlığı bulunan Andre Moritz dışında eksik oyuncu bulunmuyor. Beşiktaş’ta ise İbrahim Toraman ve Mert Nobre, sakatlıkları nedeniyle maç kadrosuna alınmadı. Ayrıca, Beşiktaş’ın dinamosu Ekrem Dağ’ın da durumu belirsizliğini koruyor.
Büyük maçlara ayrı bir motivasyonla hazırlanan Kasımpaşa’nın son haftalarda aldığı başarısız sonuçlar, formunu yitirdiğini gösteriyor. Şampiyonluk yarışına ortak olan Beşiktaş ise, geçen hafta Denizlispor karşısında galibiyetle sahadan ayrılmasına rağmen oynadığı oyunla kimseyi tatmin etmedi. Bu karşılaşmada beraberlikle Beşiktaş galibiyeti arasındayım. Ancak, son 4 maçından galibiyetle ayrılarak kazanma alışkanlığını edinen Beşktaş’ın bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş’ta her maçta önemli gol pozisyonlarına giren Bobo dışında bu karşılaşmadan fazla risk almanızı önermiyorum.
Manisaspor – İBB
Küme düşme hattından bir türlü uzaklaşamayan Manisaspor, aldığı seri galibiyetlerle ligde rahat bir konumda olan İBB ile evinde karşılaşıyor. Manisaspor’da cezalı oyuncu bulunmazken, Jimmy Dixon ve Ersen Martin’in sakatlıkları devam ediyor. Yaşadığı sakatlık sorunlarına rağmen önemli galibiyetler alan İBB’de halen sakatlar hakkında bilgi verilmedi. Ancak, geçen hafta sakatlığı bulunan Marcus Cesario, Gökhan Süzen, Taner Gülleri, İbrahim Akın, Zeki Korkmaz ve Abdulkadir Kayalı’nın sakatlıklarının geçtiğine dair bir açıklama da olmadı.
Bu karşılaşmada Manisaspor’un oldukça şanslı ve galibiyete yakın olduğunu düşünüyorum. Bursaspor karşısında aldığı mağlubiyete rağmen iyi bir oyun ortaya koyan Manisaspor, küme düşme hattından uzaklaşmak adına bu karşılaşmadan galibiyetle ayrılmak için elinden geleni yapacaktır. Konuk İBB ise amaçsız bir takım olarak gözüküyor ve genelde az gollü maçlar oynuyor. Bu karşılaşmada Manisaspor’dan Isaac Promise ve kaleci veya savunma oyuncularından birini almanızı öneriyorum. Kaleci İlker Avcıbay veya savunma oyuncularından Oumar Kalabane, bu hafta için iyi seçimler olabilir.
Diyarbakırspor – Antalyaspor
Bu sezonun olay takımı Diyarbakırspor, Bursaspor karşısında hükmen yenik ilan edildikten sonra merakla İBB maçıyla ilgili federasyonun kararını bekliyor. Aldığı cezalar nedeniyle küme düşme hattına da giren Diyarbakırspor, bu hafta Kocaeli’nde seyircisiz oynanacak karşılaşmada Antalyaspor ile mücadele edecek. Diyarbakırspor’un takım için çok önemli üç oyuncusu Gökhan Tokgöz, Erdinç Yavuz ve Ümit Bozkurt’un gönderilmesi, takımın düzenini iyice alt üst etti. Ayrıca, Razundara Tjikuzu da yine disiplinsiz davranışları nedeniyle kadro dışı bırakıldı. Ligde iyi bir dönem geçiren Antalyaspor’da ise Mile Jedinak ve Orhan Ak sarı kart cezalısı oldukları için bu karşılaşmada görev yapamayacaklar.
Seyircisiz oynanacak bu karşılaşmada tüm koordinasyonu bozulmuş ve takım içi sorunlarla çalkalanan Diyarbakırspor karşısında formda Antalyaspor’u daha şanslı görüyorum. Antalyaspor’un yıldız forveti Necati Ateş’i bu karşılaşmada mutlaka takımınıza dahil edin. Bu oyuncunun yanı sıra Tita dos Santos da iyi bir seçim olabilir. Diyarbakırspor’dan bir oyuncuyu kadronuza almanızı pek önermiyorum.
Fenerbahçe – Gaziantepspor
Ligde kötü günler geçiren ve aldığı kötü sonuçların ardından şampiyonluk yarışından iyice uzaklaşan Fenerbahçe, ligin istikrarsız ekiplerinden Gaziantepspor’u evinde ağırlıyor. Ev sahibi Fenerbahçe’de Uğur Boral ve Cristian Baroni’nin sakatlıkları sürüyor. Konuk Gaziantepspor’da ise Ferdi Coşkun ve Cenk Güvenç’in sakatlıkları nedeniyle maçta görev almaları beklenmiyor. Her iki takımda da cezalı oyuncu bulunmuyor.
Son haftalarda kötü sonuçlar alan ve büyük bir eleştiri yağmuru altında olan Fenerbahçe’nin bu karşılaşma aradığı çıkışı yakalayacağını düşünüyorum. İki hafta aradan sonra sahalara dönen Alex de Souza, bu karşılaşmada mutlaka kendini tekrar herkese hatırlatacaktır. Geçen hafta Trabzonspor’u elinden son saniyede kaçıran Gaziantepspor, son üç haftadır aldığı beraberliklere ve istikrarsız sonuçlara rağmen ligde küme düşme potasından ve Avrupa kupalarına katılma yarışından uzak bir yerde bulunuyor. Fenerbahçe’nin klasik bir tatsız galibiyet alacağını ve oynadığı futbolla pek zevk vermeyeceğini düşünüyorum. Fenerbahçe’den bir savunma oyuncusu almak da, iyi bir fikir olabilir.
Ankaragücü – Kayserispor
Ligin iki formsuz takımı bu hafta Ankara’da karşılaşıyor. Geçen hafta Galatasaray karşısında ağır bir yenilgi alan Ankaragücü, aldığı ceza nedeniyle seyircisiz oynanacak karşılaşmada Kayserispor karşısına sakatlıkları bulunan Metin Akan ve Muhammet Hanifi’den yoksun olarak çıkacak. Beş maçtır galibiyete hasret olan konuk Kayserispor’da ise Delian Toledo ve Eren Güngör sakatlıkları, Ali Turan ise kadro dışı kaldığı için takımlarındaki yerini alamayacaklar.
Bu karşılaşmada beraberliğin daha muhtemel sonuç olduğunu düşünüyorum. Oynadığı futbolla kimseyi tatmin etmeyen ve her maç daha çok ritmini yitiren Ankaragücü’nün küme düşme potasından uzaklaşmak için bu karşılaşmada galibiyete ihtiyacı var. Konuk Kayserispor’da Avrupa kupası yarışına tekrar dahil olmak ve kötü gidişine son vermek için bu karşılaşmada 3 puan için çabalayacaktır. Bu karşılaşmadan fazla risk almanızı tavsiye etmiyorum ve sadece kart cezasını tamamlayan Ariza Makukula’yı öneriyorum.
Sivasspor – Gençlerbirliği
Son üç maçtır arka arkaya ağır yenilgiler alan ve kötü futbol ortaya koyan Sivasspor, kendi sahasında ligin istikrarsız ekiplerinden biri olan Gençlerbirliğiyle karşılaşıyor. Sivasspor’da cezalı oyuncu bulunmazken, sakat oyuncular hakkında bir açıklama yapılmadı. Konuk Gençlerbirliği’nde Ivan Radeljic, Mahmut Boz ve Alpaslan Erdem’in sakatlıkları devam ederken, sarı kart cezalısı Labinot Harbuzi de takımdaki yerini alamayacak.
Bu karşılaşmada Gençlerbirliği’nin yaşadığı savunma sorunlarını ve Sivasspor’un 3 puana çok daha fazla ihtiyacı olduğunu göz önünde bulundurarak Sivasspor’u galibiyete daha yakın ekip olarak görüyorum. Sivasspor’un lokomotif forveti Mehmet Yıldız’dan bu karşılaşmada yeni bir patlama bekliyorum. Ancak, bu karşılaşmaya da bu hafta dikkatli yaklaşmanızı öneriyorum.
Trabzonspor – Galatasaray
Şenol Güneş yönetiminde müthiş bir geri dönüş yaptıktan sonra tekrar düşüşe geçen Trabzonspor, şampiyonluk yarışının keskin virajlarını dönmeye çalışan Galatasaray ile sahasında karşılaşıyor. Trabzonspor’da Ferhat Öztorun, Ömer Aysan ve Egemen Korkmaz’ın sakatlıkları bulunuyor. Aynı zamanda, antrenörüyle sorun yaşayan Engin Baytar’ın da ilk 11’deki yerini kaybetmesi bekleniyor. Galatasaray’da ise cezalı oyuncu bulunmazken, sakatların birer birer düzelmesiyle sakat tek oyuncu olarak Harry Kewell kaldı.
Bu karşılaşmanın oldukça heyecanlı ve gollü geçeceğini düşünüyorum. Her iki takımın da galibiyet için var gücüyle mücadele edeceği karşılaşmada beraberliği daha olası sonuç olarak görüyorum. Galatasaray’dan Arda Turan veya Abdul Kader Keita, Trabzonspor’dan ise Umut Bulut bu karşılaşmada iyi seçimler olabilir.
Bursaspor – Denizlispor
Haftanın kapanış karşılaşmasında ligin lideri Bursaspor, sahasında kümede kalma yolunda ümitleri iyice tükenen Denizlispor’u ağırlıyor. Oldukça moralli olan Bursaspor’da sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor. Konuk Denizlispor’da ise cezalı Ahmet Cebe ve sakatlığı bulunan Güray Vural, bu karşılaşmada görev yapamayacaklar.
Hafta arasında Diyarbakırspor karşısında aldığı hükmen galibiyetle liderliğe yükselen Bursaspor, sahasında Denizlispor’a pek şans tanımayacaktır. Birçok oyuncusundan önemli katkılar alan Bursaspor’da Dimitar Ivankov, Ali Tandoğan, Ömer Erdoğan, Pablo Batalla, Ozan İpek, Turgay Bahadır ve Sercan Yıldırım’dan üçünü seçmeniz gerekiyor. Denizlispor’dan bu hafta oyuncu almanızı önermiyorum.
Eskişehirspor – Ankaraspor
Ankaraspor’un küme düşürülmesi nedeniyle bu hafta Eskişehirspor’dan oyuncu almıyoruz.
Son Tweetler
- US Open'ın dokuz numaralı seribaşı Andy Roddick, Janko Tipsarevic'e 4 set sonunda elendi. Amerikalılar yeni yıldızını arıyor, Sam Querrey? 18 hours ago
- Binicilik Müsabakasında, Serra Sengel `Baltic Show`ile Genel Klasmanda 2. Oldu | Spor Stüdyosu http://t.co/zVlRDjC via @sporstudyosu 1 day ago
- Maria Sharapova'nın US Open 2010 Kıyafetleri | Spor Stüdyosu http://t.co/Zk99OVX via @sporstudyosu 2 days ago
- sporstudyosu bir websitesi olsa da duygulari var, maria sharapova korta cikinca heyecanlaniyor, HTTP 404 hatasi veriyor, server cokuyor!!! 2 days ago
- bugun dogacak erkek cocuklara isim onerisi: ersan !!! #Turkey2010 2 days ago
Son Yazılar
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
- Brandon Jennings – Under Armour Micro G Black Ice
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike!
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu
Son Yorumlar
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit
- Singapur 2010′da Bir İlk için ABDULLAH
- Singapur 2010′da Bir İlk için guney


