31
Galatasaray Café Crown Sil Baştan
Geçtiğimiz sezon oldukça yüksek bütçeye sahip olmasına rağmen istenen başarılara ulaşamayan Galatasaray Café Crown, bu sezon kadrosunda ciddi bir revizyona gitti. Transferde oldukça hareketli günler geçiren Galatasaray Café Crown’un kadrosuna bir göz atalım.
Oyun Kurucular Yenilendi
Galatasaray Café Crown’un oyun kurucu pozisyonundaki as oyuncularının hepsi yenilendi. Geçtiğimiz sezonu Ural Great formasıyla geçiren 24 yaşındaki Darius Washington, bu pozisyona yapılan en önemli transfer oldu. Kısa süreli NBA tecrübeleri olan genç oyun kurucu, Avrupa’da da 3 senelik kariyerinde 5 takımda forma giydi. Aynı zamanda Makedon vatandaşı da olan Darius Washington, gittiği her takımda öne çıkmasıyla biliniyor.
Galatasaray Café Crown’un kadrosunda Darius Washington’a yedek olarak Antalya Büyükşehir Belediye’den transfer edilen Can Akın bulunuyor. 26 yaşındaki oyun kurucu, Türk Telekom’da başlayan kariyerine daha sonra Banvit, Efes Pilsen ve Antalya Büyükşehir Belediye’de devam etti. Arzulu oyunuyla tanınan ve stili Ender Arslan’ı andıran Can Akın, Darius Washington’a iyi bir yedek olacaktır.
Galatasaray’ın kadrosunda bu oyuncular dışında oyun kurucu oynayabilecek diğer isimler ise Murat Kaya, Alican Güney ve Teoman Örge. Esas pozisyonu 2 numara olan Murat Kaya, geçtiğimiz sene olduğu gibi yine gerektiği zaman takımına bu pozisyonda destek verebilir. Alican Güney ve Teoman Örge gibi isimlerin mevcut tecrübeleri ve teknik kapasiteleriyle ancak kolay maçlarda dakika alabilecek yedekler olabileceğini düşünüyorum.
Galatasaray Café Crown’dan ayrılan oyun kuruculara baktığımızda kaptan Cüneyt Erden gibi önemli bir ismi ve istikrarsız performansıyla güven vermeyen Rashid Atkins’i görüyoruz. Kadrosunu oldukça gençleştiren sarı kırmızılı takım, eski kaptanı Cüneyt Erden’in tecrübesini, liderlik özelliklerini ve zor zamanlarda insiyatif almasını fazlasıyla arayacaktır, ancak Rashid Atkins’in ayrılması bence Galatasaray Café Crown için doğru bir karar olmuştur.
Forvetlere Önemli Takviye
Galatasaray Café Crown, forvet pozisyonunda da ciddi değişikliklere gitti. Takımın as 2 numarası Antonio Graves, geçirdiği oldukça başarılı bir sezonun ardından takımdan ayrıldı. Antonio Graves gibi takıma adapte olmuş, genç ve başarılı bir oyuncuyu kadroda tutamayan Galatasaray Café Crown’un bu tercihi, beni oldukça şaşırttı. Zaman zaman ciddi süreler alan Murat Kaya ve geçirdiği ağır sakatlıklar nedeniyle iki sezondur neredeyse hiç görev yapamayan Tufan Ersöz ise, halen takımın kadrosunda bulunuyor. Gerektiğinde bu bölgede görev yapan Cüneyt Erden’in de takımdan ayrılmasıyla Galatasaray Café Crown 2 numara pozisyonuna ciddi takviyeye ihtiyaç duydu.
Bu pozisyona yapılan en önemli takviye, geçtiğimiz sene Oyak Renault’ta gösterdiği performansla milli takım aday kadrosuna seçilen Evren Büker oldu. Skorer bir isim olan 24 yaşındaki Evren Büker, isabetli dış atışlarının yanı sıra mücadeleci oyun karakteriyle de göz dolduruyor. Ancak, Evren Büker’in Galatasaray gibi büyük bir camianın yükünü ne kadar kaldırabileceği bilinmiyor.

Galatasaray Café Crown’un 3 numara pozisyonunda ise ciddi bir bolluk var. Quinton Hosley, Erdem Türetken, Milan Gurovic ve Altay Özurgancı’yı gönderen sarı kırmızılı takım, birkaç önemli transfer yaparak oldukça güçlü bir 3 numara rotasyonu oluşturdu. Transferi dün açıklanan Litvanya Milli Takımı oyuncularından Simas Jasaitis, ciddi bir Euroleague tecrübesine sahip olan ve öldürücü üçlükleriyle tanınan oldukça etkili bir forvet. Daha önce Maccabi Tel Aviv ve Tau Ceramica gibi iki önemli Avrupa takımında da birer sezon oynayan Jasaitis, son takımı Joventut Badalona’dan Galatasaray Café Crown’a transfer oldu ve mevcut kadroda 3 numara pozisyonunun as oyuncusu olmaya en yakın isim.
Geçtiğimiz sezondan takımda kalan ve 3-4 numara pozisyonunda oynayabilen Polat Kocaoğlu, mücadeleci yapısıyla iyi bir yedek olacaktır. Bu ay içinde Banvit’ten transfer edilen 24 yaşındaki forvet Caner Topaloğlu da, rotasyonda takıma katkı verebilecek önemli bir isim olarak ön plana çıkıyor.
Pota Altında Halen Takviye İhtiyacı Var
Galatasaray Café Crown’un 4 ve 5 numaralı pozisyonlarda halen açığı bulunuyor. 4 numara pozisyonunda görev yapan Anthony Tolliver, Dejan Milojevic ve Erdem Türetkenle yollarını ayıran sarı kırmızılı takım, geçen seneki kadrosundan sadece Polat Kocaoğlu’nu kadroda tuttu. Bu pozisyonun yükünü alması için Slovak basketbolunun önemli isimlerinden Radoslav Rancik’i transfer eden Galatasaray Café Crown, halen bu pozisyonda kadro derinliği sağlayacak bir oyuncunun eksikliğini hissediyor.
Aynı durum, sarı kırmızılı takımın pota altı rotasyonu için de geçerli. Türkiye’nin sayılı pivotlarından biri olan Hüseyin Beşokla yollarını ayıran Galatasaray Café Crown, milli takımımızda görev yapan Cemal Nalga’yı ise kadrosunda tuttu. Bazı maçlarda önemli işler yapabilen Cemal Nalga, çabuk faul problemine girmesi nedeniyle zaman zaman sıkıntı yaşayabiliyor. Bu pozisyonun rotasyonunu derinleştirmek için geçtiğimiz sezon Aliağa Petkim’de fazla süre alamayan Eren Beyaz’ı transfer eden Galatasaray Café Crown’un halen bu bölgede dominant bir uzuna ihtiyacı var.

Teknik Yönetim Değişikliği
Geçtiğimiz sezona Murat Özyer yönetiminde başlayan ve sezon ortasında kan değişikliğine gidip göreve Koray Mincinözlü’yü getiren Galatasaray Café Crown, alınan kötü sonuçlar ve sezonun sona erdiği Efes Pilsen karşılaşmasında Koray Mincinözlü’nün taraftarlarla yaşadığı tartışmanın ardından takımın başına Okan Çevik’i getirdi. Geçtiğimiz sezon Galatasaray bayan takımını Eurocup şampiyonu yapan Okan Çevik, daha sonra vasat bütçeli takımları üst sıralara taşımasıyla tanınmıştı. Ancak, daha önce Okan Çevik’in Galatasaray bayan takımı dışında büyük hedeflere oynamış bir takımı yönetme tecrübesi bulunmuyor. Galatasaray Lisesi mezunu olması nedeniyle camiaya yakın biri olarak görülen Okan Çevik’in göstereceği performans, oldukça merak ediliyor.
Şampiyonluk Uzak Bir Hedef
Bu sezon erkek basketbol takımına ayırdığı bütçesini azaltan ve bayan basketbol takımına ağırlık veren Galatasaray kulübü, yine ligde en fazla yarı final oynayabilecek kapasitede bir takım yarattı. Galatasaray Café Crown’un 4 ve 5 numaralı pozisyonlarda görev yapabilecek ve şu an NBA Yaz Ligi’nde mücadele eden bir Amerikalı uzunla görüştüğü biliniyor. Ancak, sarı kırmızılı takımın mevcut yapısıyla şampiyonluk hedeflemesi pek mümkün gözükmüyor.
Bütçesi dahilinde iyi transferler yapan Galatasaray Café Crown, yine lige renk katan bir ekip olacaktır. Simas Jasaitis, Radoslav Rancik, Darius Washington gibi ciddi Avrupa tecrübesine sahip üç yabancıyı kadrosuna katan sarı kırmızılı takım, sezonun ilk bölümünü yine alışma dönemiyle geçirecektir. Kadrosunun as oyuncularını büyük ölçüde yenileyen ve takımı adeta baştan yaratan Galatasaray Café Crown’a yeni sezonda başarılar diliyorum, ancak elde edilecek başarılar konusunda çok umutlu olduğumu söyleyemiyorum.
13
Beko Basketbol Ligi’nden Transfer Haberleri
Beko Basketbol Ligi’nin takımları yeni sezona hazırlanırken, transfer piyasasında oldukça hareketli günler yaşanıyor. Yapılan transferler, yeni sezonda bizi çok daha heyecanlı bir ligin beklediğini gösteriyor. Takımların transferlerine biraz daha yakından bakalım.
Şampiyondan Nokta Atışları
Geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlayan Efes Pilsen, bu sezon kadrosunu büyük ölçüde koruyup nokta atışı transferlerle Euroleague’de iddialı hale gelebilecek bir takım kurmaya çalışıyor. Şampiyonluğa ulaştığı günün hemen ardından Avrupa’nın en önemli oyun kurucularından Igor Rakocevic’i kadrosuna kattığını açıklayan Efes Pilsen’in bir de uzun oyuncu arayışı olduğu biliniyor. CSKA Moskova’nın serbest bıraktığı Terence Morris ile görüştüğü ve anlaşmaya yakın olduğu bilinen Efes Pilsen’in transfer etmeye çalıştığı diğer isimler arasında NBA yolunu tutan Marcus Haislip, Unicaja Malaga’nın güçlü pivotu Boniface N’Dong ve İtalyan forvet Stefano Mancinelli bulunuyor. Efes Pilsen’in eski oyuncusu Ermal Kurtoğlu’nu transfer etmeye çalıştığından da satır aralarında bahsediliyor. Ayrıca, Efes Pilsen’in altyapısında müthiş bir performans ortaya koyan 2.20’lik pivot Dusan Cantekin de bu sezon mavi beyazlı takımın A takımında yer alıyor.
Efes Pilsen’in yeni sezon öncesinde yolunu ayırmaya hazırlandığı birçok isim de bulunuyor. Adı Galatasaray Café Crownla geçen Cenk Akyol, Beşiktaş Cola Turka ile anlaştığı söylenen Engin Atsür, geçtiğimiz sezon istediği süreleri alamayan ve Kepez Belediyeyle görüşen Mustafa Abi, sakatlığı nedeniyle istenen performansı gösteremeyen Sırp oyun kurucu Milos Vujanic ve takımda bir türlü istediği yeri bulamayan Michalis Kakiouzis, Efes Pilsen’den kopması muhtemel isimler olarak ön plana çıkıyor.
Fenerbahçe Ülker’den Daha Haber Yok
Birkaç sezondur kadro iskeletini büyük ölçüde koruyan ve yıldız transferleri yaparak takımın seviyesini yükseltmeyi amaçlayan Fenerbahçe Ülker’den bu sezon için ciddi bir transfer haberi daha duyulmadı. Mersin Büyükşehir Belediye’nin iki etkili kısası Chris Lofton ve Bo McCalebb ile anlaşmaya çalıştığı söylenen Fenerbahçe Ülker’in bu oyuncuları beklentilerin altında performans gösteren Marques Green ve Devin Smith’in yerine düşündüğü biliniyor.
Türk oyuncularının hepsini şimdilik kadrosunda tutan Fenerbahçe Ülker’in geçtiğimiz sezonun büyük bölümünü sakatlıklarla geçiren Gordan Giricek ile ilgili nasıl bir tutum izleyeceği merak ediliyor. Erdemir’de kiralık olarak oynayan Hakan Demirel’in Daçka’ya gönderilmesinin ardınadan birkaç sezondur beklenen gelişmeyi gösteremeyen Gasper Vidmar’ın takımdan ayrılmasına kesin gözle bakılırken, sarı lacivertli ekibin Galatasaray Café Crown’un genç oyuncusu Altay Özurgancıyla anlaştığı da söyleniyor. Transferleri daha kesinleşmeyen Fenerbahçe Ülker’in bu sezon transfer döneminde daha aktif olacağını ve yakın zamanda sürpriz transferlerle ses getireceğini tahmin ediyorum.
Türk Telekom Liderini Arıyor
Geçtiğimiz sezonu beklentilerin çok altında bir performansla tamamlayan Türk Telekom’un bu sezon takımda ciddi bir yeniden yapılanmaya gitmesi gerekiyor. Uzun süredir takımın başında olan Ercüment Sunter yerine Murat Özyer ile anlaşması beklenen Ankara ekibiyle birçok oyuncunun adı geçiyor. Bu isimler arasında Hüseyin Beşok, Ümit Sonkol ve Bo McCalebb gibi Beko Basketbol Ligi’nin önemli oyuncuları bulunuyor. Ancak, Türk Telekom’un şu ana kadar kesinleşen tek transferi olarak Darüşşafaka Cooper Tires’ın oyun kurucusu Soner Şentürk’ü gösterebiliriz. Hüseyin Beşok transferi basında gerçekleşmiş olarak duyurulmasına rağmen, tarafların daha tam bir mutabakata varmadığı biliniyor.
Türk Telekom’dan şu ana kadar ayrılan isimler arasında Barış Ermiş, Barış Özcan ve Asım Pars bulunuyor. Geçtiğimiz sezon iyi performans gösteremeyen bu üç isimin Türk Telekom için büyük bir kayıp olmadığını düşünüyorum. Takımda mutlu olmayan Khalid El-Amin’in ayrılması ve Lietuvos Rytas’a transfer olması beklenirken, diğer yabancılarla ilgili şu ana kadar bir duyuru yapılmadı. Geçtiğimiz sezonu telafi etmeye çalışacak olan Türk Telekom’un yakın zamanda önemli transferlerle basketbol gündemine geleceğini tahmin ediyorum.
Cimbom Sil Baştan
Geçtiğimiz sezonu büyük bir hayal kırıklığıyla kapatan ve yaptığı önemli transferlerin birçoğundan beklediği verimi alamayan Galatasaray Café Crown, bu sezon takımını büyük ölçüde yeniliyor. Bütçesinin ciddi şekilde azaldığı bilinen sarı kırmızılı takım, sezonun son karşılaşmasında taraftarlarla laf münakaşasına giren Koray Mincinözlü’nün işine son vererek takımın başına bayan takımını Eurocup şampiyonluğuna taşıyan Okan Çevik’i getirdi. Çok daha düşük bir bütçeyle yola çıkan takımın bu sezon hedeflerini küçülttüğünü de söylemek mümkün.
Geçen sezonki kadrosunda bulunan Quinton Hosley, Anthony Tolliver, Rashid Atkins, Milan Gurovic, Dejan Milojevic, Cüneyt Erden, Erdem Türetken ve Altay Özurgancı ile yollarını ayıran sarı kırmızılı takımda etkili forvet Antonio Graves’in ve adı Türk Telekomla geçen Hüseyin Beşok’un durumlarının halen netleşmediği biliniyor. Kadrosunda büyük bir değişime gitmeyi planlayan ve daha az maliyetli genç oyuncularla yola çıkmayı hedefleyen Galatasaray Café Crown, transferin de en hareketli ekipleri arasında bulunuyor.
Sarı kırmızılı takım, şu ana kadar Antalya Büyükşehir Belediye’den yetenekli oyun kurucu Can Akın, Oyak Renault’ta bu sezon yıldızı parlayan forvet Evren Büker, Benetton Treviso’da forma giyen Slovak forvet Radoslav Rancik ve Ural Great’te iyi bir sezon geçiren oyun kurucu Darius Washington ile anlaştı. Polat Kocaoğlu ile tekrar anlaşan sarı kırmızılı takımda geçen sezonki kadrodan kalacak diğer isimler arasında Cemal Nalga, Tufan Ersöz ve Murat Kaya bulunuyor. Cenk Akyolla ciddi şekilde ilgilendiği bilinen Galatasaray Café Crown’un listesindeki diğer isimler arasında Mutlu Akpınar da bulunuyor. Sarı kırmızılı takımın dış transfer görüşmelerinin biraz da Hüseyin Beşok ve Antonio Graves ile yapılmakta olan konuşmaların ardından şekillenmesi bekleniyor.
Kartal Daha Büyük Hedeflere Doğru
Kurduğu mütevazi kadroyla geçtiğimiz sezon önemli başarılar elde eden ve lige renk katan Beşiktaş Cola Turka, bu sezona daha güçlü bir kadroyla girmeyi amaçlıyor. Kadrosunun iskeletini büyük ölçüde korumaya çalışan siyah beyazlı takım, Haluk Yıldırım, Cevher Özer, Muratcan Güler, Adem Ören, Ömer Ünver ve Mire Chatman’ı kadrosunda tutmayı başardı. Ray Wesson ile de tekrar anlaşmak isteyen Beşiktaş Cola Turka’dan ayrılan en önemli oyuncu ise, genç oyun kurucu Mehmet Yağmur oldu. Bu oyuncunun yanı sıra Jimmy Baxter ve Azmi Turgut da takımdan ayrılan isimler arasında yer aldı.
Dış transferde Rusya Ligi’nde forma giyen ABDli pivot Kevin Fletcher ve Panionios’un etkili pivotu Lonny Baxter ile anlaşan Beşiktaş Cola Turka’nın milli oyun kurucumuz Engin Atsürle de anlaşmaya çok yakın olduğunu biliniyor. Siyah beyazlı takımın önümüzdeki günlerde özellikle 1-2 yabancı oyuncu transferi daha yapması bekleniyor. Başarılı bir sezonu geride bırakan Beşiktaş Cola Turka’nın bu sezon daha olgun bir ekip olarak ligde çok daha etkili olacağını düşünüyorum.
Antalya Transferde Hızlı
Çalkantılı geçen geçtiğimiz sezonu altıncı tamamlayan Antalya Büyükşehir Belediye, kadrosunu büyük ölçüde yeniliyor. Takımın başına geçtiğimiz sezon ortasında Altar Tunçkol’u getiren Antalya ekibinin yabancı oyuncularından sadece Mike Green ile yola devam etmek istediği biliniyor. Can Akın’ı Galatasaray Café Crown’a kaptıran Antalya ekibinde birçok takımın talip olduğu Ersin Görkem’in ve Hadi Doğan’ın Kepez Belediyeyle anlaşması yönetimin planları biraz bozdu.
Dış transferde Casa Ted Ankara Kolejliler’in en etkili isimlerinden Önder Külçebaş, Banvit’ten Umut Yenice ve Oktay Yılmaz, Kepez Belediye’den Hakan Erol, Erdemir’den Caner Şentürk, Beşiktaş Cola Turka’dan Azmi Turgut ve İTÜ’den Salih Uğraşan ile anlaşan Antalya ekibi, anlaşmaya vardığı Hakan Demirel’in son anda fikir değiştirerek Darüşşafaka Cooper Tiresla anlaşması üzerine yeni oyun kurucu arayışlarına girdi. 3 Amerikalı yabancı arayışını da sürdüren Antalya ekibinin de yakın zamanda yeni oyuncu transferleriyle gündeme gelmesi bekleniyor.
Mersin Oyunu İstikrardan Yana Kullandı
Takımın başında yer alan Ahmet Kandemirle tekrar anlaşan Mersin Büyükşehir Belediye, geçen sezonki kadrosunu korumaya çalışıyor. Takımda sorun çıkaran Kimani Ffriend ile yollarını ayıran Mersin ekibinde birçok takımın talip olduğu Bo McCalebb ve Chris Lofton’un durumu belirsizliğini koruyor. Şu ana kadar dış transferde sadece Türk Telekom’dan pivot Asım Pars ile anlaşan Mersin ekibinin transfer stratejisini yabancılarının durumuna göre belirlemesi bekleniyor.
Daçka’da Durum Belirsiz
Geçtiğimiz sezondan itibaren Efes Pilsen’in pilot takımı haline gelen ve genç oyuncularla play-off’a yükselerek büyük bir başarı yakalayan Darüşşafaka Cooper Tires’da transfer politikası, Efes Pilsen’in durumuna göre belirlenecek. Şu ana kadar sadece Hakan Demirelle anlaştığı bilinen ve Türk Telekom’a giden Soner Şentürk’ün yokluğunu bu oyuncuyla dolduran Daçka’da birçok talibi bulunan yabancılardan hangisinin takımda kalacağı da halen kesinleşmemiş durumda.
Erdemir’de Hareketli Günler
Ahmet Çakı’nın takımın başına gelmesiyle geçtiğimiz sezonun ortasında büyük bir ivme yakalayan ve play-off fırsatını son maçlarda kaçıran Erdemir, bu sezon dış transferde Pınar Karşıyaka’da müthiş bir sezon geçiren Hakan Köseoğlu, Banvit’te beklediğini bulamayan Erkan Veyseloğlu, Polonya’nın Polfarma takımından Boşnak forvet Mujo Tuljkovic ve Vestel’den Serhat Uğur ile anlaştı. Başarılı kadrosundan Hakan Demirel’i, Caner Şentürk’ü ve Nate Funk dışındaki yabancı oyuncularını yitiren Erdemir’de iç transfer de daha belirlenmedi. Erdal Biboyla tekrar anlaşmayı planlayan ve Özgür Bıyık’ı Oyak Renault’a gönderen Erdemir’de diğer oyuncuların durumuyla ilgili bir açıklama yapılmadı. Koç Ahmet Çakı yönetiminde transfer çalışmalarını yönlendiren Erdemir’in Antalya Büyükşehir Belediye’de beklediğini bulamayan Ümit Türkoğlu’nun peşinde olduğu biliniyor. Erdemir’in transfer listesindeki diğer isimler arasında Pınar Karşıyaka’dan Erhan Yetim ve Tofaş’tan Melih Yıldız bulunuyor.
Banvit’te Büyük Değişim
Geçtiğimiz sezonu play-off’a kalamadan kapatan ve büyük hayal kırıklığı yaşayan Banvit, Orhun Ene yönetiminde yeni sezona önemli transferlerle hazırlanıyor. Dış transferde Türk Telekom’dan Barış Ermiş ve Barış Özcanla anlaşan Bandırma ekibi, yabancı transferlerini de büyük ölçüde tamamladı. Takımın oyun kurucusu Joe Crispin’i gönderen Banvit, kadrosundaki yabancılardan Lance Williams ile sözleşme yeniledi. Takıma katılan diğer yabancılar ise, Erdemir’in de peşinde olduğu Goran Cakic, Aliağa Petkim’de iyi bir sezon geçiren Chuck Davis ve DB Sykliners Frankfurt’ta oynayan Keith Simmons oldu. Yerli transferlere devam etmesi beklenen Bandırma ekibinin yeni sezon bambaşka bir çehreyle Beko Basketbol Ligi’nde mücadele edeceği düşünülüyor. Lance Williams dışındaki yabancılarla birlikte takımdan ayrılan isimler arasında Umut Yenice, Oktay Yılmaz ve Erkan Veyseloğlu yer alıyor.
Oyak Renault’tan Yola Devam
Başarılı koç Yücel Platinle sözleşmesini 3 sene daha uzatan Oyak Renault, dış transferde hareketli günler geçiriyor. Ligin sayı kralı Alex Gordon’u Kepez Belediye’ye, geçtiğimiz sezon yıldızı parlayan Evren Büker’i Galatasaray Café Crown’a, Alper Saruhan’ı da Pınar Karşıyaka’ya kaptıran Bursa ekibi, ilk olarak Erdemir’de forma giyen eski oyuncusu Özgür Bıyıkla anlaştı. Genç oyun kurucu Ahmet Erdoğan’ın sözleşmesini de uzatan Bursa ekibi, dış transferde ayrıca Çanakkale Belediye’den forvet Alpaslan Uruk, Efes Pilsen altyapısından yetişen ve geçtiğimiz sezon Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi’nde beklediğini bulamayan Mutlu Demir ve yine bir eski oyuncusu olan Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi’nden Ufuk Kaçar ile anlaştı. Öncelikle yabancı transferlerine devam edecek olan Bursa ekibinin koçu Yücel Platin, 1-2-4 numaralı pozisyonlarda oynayacak üç tane yabancı oyuncu transfer etmek istediklerini açıkladı.
Kaf-Kaf Yeniden Yapılanıyor
Geçtiğimiz sezon kısıtlı kadrosuyla play-off hedefini gerçekleştiremeyen Pınar Karşıyaka, büyük bir yeniden yapılanma sürecine girdi. Ayhan Kalyoncuyla yolunu ayırıp takımın başına Hakan Demir’i getiren İzmir ekibi, etkili oyun kurucusu Hakan Köseoğlu’nu Erdemir’e kaptırdı. İç transferde Oyak Renault’tan Alper Saruhanla anlaşan Pınar Karşıyaka, üç tane yabancı transferini de tamamladı. Genç oyuncular Martin Mihajlovic, Ryan Toolson ve David Holstonla anlaşan Pınar Karşıyaka’nın daha önceki senelerde olduğu gibi yine yabancılara dayalı bir kadro yapısıyla mücadele etmesi bekleniyor.
Kepez’de Transfer Fırtınası
Geçtiğimiz sezon son anda ligde kalan Kepez Belediye, aynı kabusu tekrar görmemek için oldukça iddialı bir takım kuruyor. Takımın ligde kalmasında büyük emeği olan Halil Ünerle sözleşmesini yenileyen Kepez Belediye, ezeli rakibi Antalya Büyükşehir Belediye’nin milli forveti Ersin Görkemle anlaşarak büyük ses getirdi. Aynı takımdan Hadi Doğan’ı da transfer eden Antalya ekibi, geçen sene kadrosunda yer alan Levent Bilgin ve Barış Güneyle de anlaştı. Yerli oyuncu transferlerine Galatasaray Café Crown’dan Erdem Türetken, Aliağa Petkim’den Bora Sancar, TED’den İlkay Okay ve Oyak Renault’tan tecrübeli pivot Nedim Dal ile devam eden Kepez Belediye’nin anlaşmaya yakın olduğu diğer oyuncular arasında Efes Pilsen’in kaptanı Mustafa Abi ve milli pivotumuz Fatih Solak bulunuyor.
Kepez Belediye, yabancı oyuncu transferinde tercihlerini daha önce ligimizde forma giymiş isimlerden yana kullandı. Ligin sayı kralı olan Alex Gordon’u Oyak Renault’tan transfer eden Antalya ekibi, ligin en etkili uzunlarından biri olan Mutlu Akü Selçuk Üniversiteli Ekenechukwu Ibekwe ile de anlaştı. Son olarak geçtiğimiz sezon kısa bir süre Beşiktaş Cola Turka’da forma giyen Jovo Stanojevic ile de anlaşan Kepez Belediye, takımın iskeletini büyük ölçüde oluşturdu.
Aliağa Petkim Ağırdan Alıyor
Geçtiğimiz sezon lige müthiş bir başlangıç yaptıktan sonra yaşadığı yönetim sorunları nedeniyle büyük bir düşüşe geçen ve ligin son karşılaşmasında aldığı galibiyetle ligde kalmayı başaran Aliağa Petkim, şu ana kadar transferde oldukça suskun. Takımın ligde kalmasını sağlayan koç Murat Aşkınla çalışmaya devam eden İzmir ekibi, Fatih Solak, Bora Sancar ve Hakan Yaparla yollarını ayırdı. Ceyhun Altay, Berkay Sahillioğlu ve Hazer Avcı’yı kadrosuna tutmayı başaran Aliağa Petkim, takımın tecrübeli forveti Reha Öz’ü de kalması için ikna etti. İzmir ekibinin şu ana kadar yaptığı transferler arasında ise, Mersin Büyükşehir Belediye’den Kaan Üner, Trabzonspor’dan Ogün Sevinç ve Beykoz’dan Hasan Özkan bulunuyor. Yönetim sorunlarını bir ölçüde çözen Aliağa Petkim’in transfer çalışmalarını yabancı oyuncular üzerine yoğunlaştırdığı öğrenildi.
Bornova Belediye Kadrosunu Koruyor
Sürpriz bir şekilde Beko Basketbol Ligi’ne yükselen Bornova Belediye, şu ana kadar iç transferde Serdar Yavuz, Umutcan Özyıldırım, Umut Durmuş, Yalçın Azizmahmutoğulları ve Can Terzioğlu ile anlaştı. Yabancı transfer çalışmalarını daha neticelendirmeyen İzmir ekibinden önümüzdeki günlerde birçok transfer haberi alacağımızı tahmin ediyorum.
Tofaş İstikrarı Ön Planda Tutuyor
Kadrosunu büyük ölçüde koruyan ligin yeni ekiplerinden Tofaş, iç transferde başarılı Türk oyuncuları Melih Sevda, Can Altıntığ, Orçun Göllü, Nezih Özbakır, Melih Yıldız, Onat Akış ve Gökhan Karabıyık ile tekrar anlaştı. Geçtiğimiz sezon kadroda bulunan yabancı oyuncu Sean Denison ile de sözleşme yenileyen Tofaş, Hadi Özdemir ve Rahim Rızvanoğlu’nu ise serbest bıraktı. Dış transferde Beşiktaş Cola Turka’nın genç oyun kurucusu Mehmet Yağmur’u kadrosuna katan Tofaş, aynı zamanda Çanakkale Belediye’nin başarılı uzunu Marko Kolaric ile de anlaştı. Tofaş, bu sezon A takımına altyapısından dört genç oyuncuyu da çıkardı: Furkan Eskici, Burak Özer, Doğancan Tokmak ve Uğur Dokuyan. Tofaş’ın transfer döneminde bir yabancı oyuncuyla daha anlaşmak istediği biliniyor.
25
Lige de Odaklanamadı!
Aldığı ağır mağlubiyetlerin ardından Eurochallenge’dan elenen Galatasaray Cafe Crown’un teknik kadrosu, bu başarısızlığı örtbas etmek için lige odaklandıklarını söylemişti. Lige “odaklanan” Galatasaray Cafe Crown, arka arkaya iki mağlubiyet alarak play-off öncesi büyük bir yara aldı. Özellikle ligde bu haftaya kadar sadece bir galibiyeti olan Casa Ted Ankara Kolejliler karşısında geçtiğimiz hafta alınan şok yenilgi, sarı kırmızılı takımda büyük sorunlar olduğunun en büyük işaretiydi ve bardağın yine taşmak üzere olduğunu gösterdi. Maçın son bölümünde takımın eski koçu ve taraftarın sevgilisi olan Murat Özyer lehine tezahürat yapan taraftarlar, teknik yönetimden ve oyuncuların performansından memnun olmadıklarını açıkça ortaya koydular. Zor günler geçiren Galatasaray Cafe Crown’un bu kötü gidişine biraz daha yakından bakalım.
Kimi Kandırıyorlar?
Euro Challenge faciası sonrasında yazdığım yazıda, lige odaklanma bahanesine kimsenin kanmayacağını belirtmiştim. Nitekim, son iki haftada alınan neticeler ve özellikle Casa Ted Ankara Kolejliler karşısında alınan ağır mağlubiyet, benim söylediklerimi doğrular nitelikteydi. Galatasaray Cafe Crown’un sahadaki uyumsuz oyunu bariz şekilde gözüküyor ve oyuncuların maç esnasında defalarca birbirleriyle tartışmalarına yol açıyor. Bu uyumsuzluğa bir de mücadele etmeyen oyuncular, beklenmedik sakatlıklar ve teknik yönetimin macera arayışları eklenince, ortaya saçma mağlubiyetler alan bir takım çıkıyor.
Pota altı savunmasında çok zorlanan Galatasaray Cafe Crown’da yeni transferlerin ardından Hüseyin Beşok eski etkinliğini yitirdi. Hüseyin Beşok ve Anthony Tolliver gibi dışardan atış kullanmayı seven iki uzunun bir arada oynaması, sarı kırmızılı takımın hücum ribaundu gücünü ve geriye koşma performansını da önemli ölçüde azaltıyor. Pota altında görev yapması beklenen Dejan Milojevic, basketbol oynamaktan çok söylenmekle zamanını geçiriyor ve özellikle geçirdiği sakatlığın ardından giderek daha da etkisizleşiyor. Sarı kırmızılı takımı lig ikinciliğine taşıyan ekibin mücadelesiyle göz dolduran üyeleri Cemal Nalga ve Polat Kocaoğlu ise, her nedense benche mahkum edildi. Bunların sonucunda da, ortaya pota altında oldukça yumuşak bir takım çıktı. Pota altı savunmasını oldukça zorlayan bir diğer durum da, kısaların savunmada gerekli mücadeleyi göstermemesi. Özellikle son zamanlarda ilk beş başlayan kısaların savunmada rahatlıkla geçilmeleri, pota altı oyuncuların yardım için yükselmelerine ve rakip uzunların pota altında boş atışlar bulmalarına neden oluyor.
Birkaç oyuncu özelinde de görüşlerimi belirtmek istiyorum. Ağır bir rahatsızlık geçiren Rashid Atkins, bu dönemden beri adeta sahada hayalet gibi geziniyor. Oyun kurmakta oldukça ağır davranan, 24 saniyenin çoğunu elinde top gezdirerek kullanan ve birçok sorumsuz hareket yapan bu oyuncuyu birinin kendine getirmesi gerekiyor. Sahada varlığıyla takıma yarardan çok zarar getiren bu oyuncu, son iki karşılaşmada yaptığı akıl almaz hatalarla alınan mağlubiyetlerin baş sorumlularından biri oldu. Galatasaray Cafe Crown’a şampiyonluğu getirecek oyun kurucunun Rashid Atkins olmadığı açıkça gözüküyor. Bu oyuncunun yerine ana oyun kuruculuk görevinin tecrübeli Cüneyt Erden’e verilmesinin ve bu oyuncuyu sınırlı sürede yedek oyun kurucu olarak kullanmanın daha doğru olacağını düşünüyorum.
Sarı kırmızılı takımın yeni transferlerinden Quinton Hosley, oldukça sorumsuz bir oyun ortaya koyuyor. Birçok basit hata yapan ve takımı zor durumlara düşüren Amerikalı forvet, geçen sene Pınar Karşıyaka’da gösterdiği performansın yakınına bile yaklaşamıyor. Sahada hiç mücadele etmeyen ve oldukça vurdumduymaz bir tavırda olan bu oyuncunun en kısa zamanda motive edilmesi ve hangi formayı giydiğinin anlatılması gerekiyor. Galatasaray Cafe Crown forması giyen bir oyuncuya, ağır mağlubiyet alınan herhangi bir maçın sonunda umursamaz şekilde sakız çiğneyerek sahadan çıkmak hiç yakışmıyor. Eğer bu mücadele sorunu çözülemiyorsa, Real Madrid’den disiplin sorunları nedeniyle ayrılan bu oyuncuda fazla da ısrarcı olmamak lazım.
Galatasaray Cafe Crown’un bıkmadan şans verdiği Murat Kaya, büyük hayal kırıklığı yaratıyor. Olağanüstü bir performans ortaya koyduğu Teknosa Türkiye Kupası’ndaki Erdemir karşılaşması dışındaki tüm karşılaşmalarda vasatın üstüne bir türlü çıkamayan Murat, savunmada gerekli mücadeleyi göstermiyor ve hücumda da birçok basit hata yapıyor. Antonio Graves’in sakatlığı süresince takımda sorumluluk üstlenen bu oyuncunun da benchten gelerek daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Sezon başından beri bıkmadan eleştirdiğim Milan Gurovic, hiçbir varlık gösteremediği birçok karşılaşmanın ardından sakatlanmış ve yaklaşık 1 ay sahalardan uzak kalacakmış. Bence, tribünde oturan bir Milan Gurovic Galatasaray Cafe Crown’a çok daha fazla yardımcı olur. Belki herhangi bir maçta tribünde yer alıp tezahürat ederse, en azından takım arkadaşlarına sahada veremediği desteği verir ve aldığı paranın hakkını biraz olsun verir.
Son olarak, bir paragraf da sarı kırmızılı takımın kadrosundaki üç genç oyuncu olan Alican Güney, Altay Özurgancı ve Teoman Örge’ye açmak istiyorum. İyi birer insan oldukları her hallerinden belli olan bu oyuncuların Galatasaray Cafe Crown seviyesinde olmadıkları da oldukça aşikar. Son Casa Ted Ankara Kolejliler başında ilk 5 başlayan Altay Özurgancı, verilen şansı hiç kullanamadı ve takımının maça kötü başlamasının en önemli nedenlerinden biri oldu. Ara sıra şans bulan Alican Güney, dağınık oyunu ve güçsüz fizik yapısıyla takımına yardımcı olmaktan çok uzak. Bu sezon sadece Buducnost deplasmanında kısa bir süre izleyebildiğim Teoman Örge de, mevcut durumu ve tecrübesiyle büyük hedefleri olan bu takımda oyun kurucu olarak görev yapamayacağını belli ediyor. Bu genç oyuncuların kadroda neden tutulduğunu ve maçlarda nasıl şans bulduğunu bir türlü anlayamıyorum.
Ne Yapmalı?
Galatasaray Cafe Crown’un bu sezon koyduğu hedeflere ulaşması için mutlaka ciddi önlemler alması gerekiyor. Öncelikle, takımın birinci oyun kurucusu olarak Cüneyt Erden’in oynamasının şart olduğu, Hakan Köseoğlu karşısında aciz durumda kalan takımın diğer oyun kurucularının performanslarının ardından iyice belirgin şekilde ortaya çıktı. Rashid Atkins ve Murat Kaya’nın rotasyonda kenardan gelerek süre almaları ve Cüneyt Erden ile beraber oynadıklarında kısa forvet veya off-guard olarak görev yapmaları, Galatasaray Cafe Crown için daha doğru bir seçim olacaktır. Özellikle Rashid Atkins’in mevcut şaşkın ve bitik görüntüsüyle takımına hiçbir önemli fayda sağlaması mümkün değildir.
Kısa forvet olarak Antonio Graves tercihi, en doğru yol olarak gözüküyor. Murat Kaya’nın da rotasyona katıldığı bu pozisyon için genelde 35 dakikanın üzerinde oynamasına rağmen oldukça verimli olan ve dinamizmini koruyabilen Graves’in sahada tutulması, sarı kırmızılı takımın olmazsa olmazlarından biri. Penetreleriyle rakip savunmayı oldukça zorlayan ve skorer oyununun yanında istekli savunmasıyla da göz dolduran bu oyuncunun sahada olmadığı dakikalarda Galatasaray Cafe Crown’un hem hücumda, hem de savunmada bu oyuncunun eksikliğini fazlasıyla hissettiği söylenebilir. Bir de, zaman zaman fazla topla oynayıp basit top kayıpları yapan Graves’in her karşılaşma kenar yönetimi tarafından zaman zaman dizginlenmesi de gerekiyor. İyi yönetilen bir Graves, Türkiye’nin sayılı kısa forvetlerinden biridir.
Üç numara pozisyonu için Milan Gurovic’in sakatlığının ardından Quinton Hosley ve Erdem Türetken gibi iki alternatif kaldı. Son karşılaşmada genç Altay Özurgancı’yı bu pozisyonda ilk beş başlatarak kumar oynayan koç Koray Mincinözlü, maçın sonunda bu kumarının cezasını fazlasıyla ödedi ve herhalde bir daha böyle maceralara atılmayacaktır. Galatasaray Cafe Crown, bu pozisyonda Quinton Hosley’de ısrarcı olmalıdır, ancak bu ciddiyetsiz oyuncunun Pınar Karşıyaka günlerindeki motivasyon seviyesine döndürülmesi şarttır. Eğer bu oyuncu halen ciddiyetsiz oyununda ve mücadele etmemekte ısrar ediyorsa, süre aldığı her karşılaşmada müthiş bir mücadele ortaya koyan ve savunmadaki başarısıyla takımına büyük katkı sağlayan tecrübeli Erdem Türetken de bu pozisyon için iyi bir adaydır.
Sarı kırmızılı takımın dört numara alternatifleri arasında Anthony Tolliver, Polat Kocaoğlu ve Dejan Milojevic gibi isimler bulunuyor. Geldiği günden bu yana yükselen form grafiğiyle göz dolduran Anthony Tolliver, bu bölgenin en güçlü adayı. Hem içerden, hem de dışardan oldukça etkili olabilen NBA patentli bu oyuncunun en zayıf yönü ise, zaman zaman oyun disiplininden çıkması ve dağınık bir görüntü sergilemesi. Kenardan iyi idare edilmesi halinde, Anthony Tolliver Beko Basketbol Ligi’nde şampiyonluğa oynayacak her takımda rahatça kilit görevlerden birini üstlenebilecek kapasitede bir oyuncu. Bu oyuncuyla beraber, mücadeleci Polat Kocaoğlu’nun da mutlaka rotasyonda değerlendirilmesi ve ciddi süreler alması gerekiyor. Savunması kadar dış atışlarıyla da takımına yararlı olan Polat Kocaoğlu, kenardan gelerek takımına önemli katkı yapabilir.
Dejan Milojevic hakkında ise benim şahsi fikrim çok fazla ısrar edilmemesi yönünde. Sezon başında ortaya koyduğu performansla herkesin büyük beğenisini kazanan ve takımın en kötü maçında bile ayakta kalan oyuncu olan Dejan Milojevic, geçirdiği uzun süreli sakatlığın ardından bu görüntüsünden oldukça uzaklaştı. Sahada gerekli mücadeleyi koymayan, güçsüzlüğü nedeniyle sayısız basit hata yapan, müthiş düşük bir şut yüzdesiyle oynayan ve ribaundlarda da oldukça etkisiz kalan bu oyuncu, karşılaşmaların çoğunu mücadele etmekten çok hakemlere söylenmekle geçiriyor. Her maç artık düzelir umuduyla şans verilen bu oyuncu, bence kredisini fazlasıyla tüketti. Galatasaray Cafe Crown kadrosunda Anthony Tolliver ve Polat Kocaoğlu gibi iki etkili dört numara varken bu oyuncuda ısrar etmek, bana çok anlamlı gelmiyor.
Galatasaray Cafe Crown’un beş numara pozisyonunun tartışılmaz sahibi Hüseyin Beşok. Takımın bugünlere gelmesinde büyük emeği olan ve diğer oyuncuların birçoğunun mücadele etmediği maçlarda bile canını dişine takan tecrübeli pivot, sezon başından beri tüm basketbolculara örnek olacak bir performans ortaya koyuyor ve takımını adeta sırtında taşıyor. Yeni transferlerin gelmesiyle ve oyun kurucuların ciddi bir form düşüklüğü yaşamasıyla son birkaç karşılaşmada biraz bocalayan Hüseyin Beşok, yine de bana göre şu an Türkiye’nin en iyi pivotudur ve gücü yettiği ölçüde sahada kalmalıdır. Hüseyin Beşok’un kadrodaki tek alternatifi de, mücadelesiyle göz dolduran genç pivot Cemal Nalga’dır. Benim düşünceme göre, sarı kırmızılı takımda bu iki oyuncudan en az biri her zaman sahada olmalıdır. Son zamanlarda forma şansı bulamayan Cemal Nalga’yı oynatmamak, teknik yönetimin büyük bir hatasıdır.

Sarı Kırmızılı Takımın Şansı
Sakatlıklarla boğuşmayan, sahada gerekli mücadeleyi gösteren ve kenardan da doğru şekilde yönetilen bir Galatasaray Cafe Crown, şampiyonluk için yarışabilecek bir potansiyele ve kadro kalitesine sahiptir. Yapılan son transferlere kadar taraftarının müthiş desteğiyle sahasında kazandığı Fenerbahçe Ülker derbisi hariç şampiyonluğa aday takımlardan Türk Telekom ve Efes Pilsen karşısında direnç gösteremeyen Galatasaray Cafe Crown’un Quinton Hosley ve Anthony Tolliver ile beraber bir sınıf atlayacağını ve bu takımlarla da başabaş oynayabileceğini düşünüyordum. Nitekim, bu oyuncuların forma giydiği ilk maç olan Efes Pilsen karşılaşmasındaki Galatasaray Cafe Crown’un görüntüsü de benim düşündüklerimi doğrular nitelikteydi.
Ancak, Antonio Graves, Cüneyt Erden ve Dejan Milojevic gibi üç önemli oyuncunun sakatlıkları, takımın ritmini önemli ölçüde bozdu. Bu dönemde takımda önemli sorumluluklar üstlenen Rashid Atkins’in sahada hayalet gibi dolanması ve Quinton Hosley’in de vurdumduymaz tutumu, sarı kırmızılı takımın Euro Challenge’dan farklı mağlubiyetler eşliğinde elenmesine ve Beko Basketbol Ligi’nde de arka arkaya mağlubiyetler almasına yol açtı. Sahada gerekli mücadeleyi göstermeyen ve maçlara erken havlu atan Galatasaray Cafe Crown, oldukça kötü bir döneme girdi ve büyük umutlarla takımını takip eden taraftarlarını endişelendiren bir duruma geldi.
Gelinen durumu toparlamak için en önemli görev, sarı kırmızılı takımın Koray Mincinözlü önderliğindeki teknik yönetimine düşüyor. Sakat oyuncuların düzelip takıma katılmasına rağmen eski görüntüsünü mumla aratan Galatasaray Cafe Crown’un teknik yönetiminin herşeyden önce takımın sahada mücadele etmesini sağlaması gerekiyor. Her topa atlayan, savunmada konsantre olan, ribaundları toplayan ve basit hatalar yapmaktan kaçınarak her topun değerini bilen bir Galatasaray Cafe Crown, yeni transferlerinin de takıma katılmasıyla şampiyonluğun önemli adayları arasında yerini tekrar alabilir.
(Fotoğraf: galatasaray.org)
3
Galatasaray Cafe Crown Bıktırdı!
EuroChallenge’da mücadele eden temsilcimiz Galatasaray Cafe Crown, grubundaki ikinci karşılaşmada deplasmanda karşılaştığı Ukrayna temsilcisi BC Kyiv karşısında hiçbir varlık gösteremedi ve kendisine hiç yakışmayan oyununun ardından sahadan 95 – 62 mağlup ayrıldı. Bu mağlubiyetin ardından gruptaki ilk iki karşılaşmasını da yenilgiyle tamamlayan temsilcimiz, maalesef Türk basketboluna hiç yakışmayan bir performans gösterdi.
Kabul Edilemeyecek İsteksizlik
Sarı kırmızılı takım, bu sezon Beko Basketbol Ligi’nde gösterdiği performansı özellikle deplasmandaki Avrupa kupası karşılaşmalarına taşıyamıyor. Karşılaştığı ortalama basketbol oynayan rakiplerine sadece mağlup olmakla kalmayan Galatasaray Cafe Crown, ayrıca gösterdiği kötü, isteksiz ve silik performansla hem kendi camiasının, hem de tüm basketbolseverlerin başını öne eğiyor. Bugünkü BC Kyiv mağlubiyetinin benzerlerini daha önce Buducnost, Dexia Mons-Hainaut ve Khimik Yuzhny karşısında da alan Galatasaray Cafe Crown’ın tüm bu rakiplerini evinde farklı mağlup etmesi, sarı kırmızılı takımda ciddi bir Avrupa deplasmanı fobisi olduğunu gösteriyor.
Bir takım kötü gününde olabilir, işler yolunda gitmeyebilir, farklı mağlup de olunabilir, ancak bu kadar isteksiz ve gayretsiz oynamanın ve sahada mücadele etmemenin hiçbir açıklaması olamaz. Yukarıda saydığım tüm yenildiği karşılaşmaların daha birinci yarılarında rakiplerine teslim olan Galatasaray Cafe Crown’un oyuncularının dönüp kendilerine bakmaları gerekiyor. Kendilerinden eksiği olan, fazlası olmayan oyuncuların oluşturduğu Avrupa’nın orta düzey dört takımından deplasmanda akıl almaz farklar yiyen ve vasat oyuncuların şovlarını seyreden sarı kırmızılı oyuncuların kendilerine bir an önce çeki düzen vermeleri gerekiyor. Her sene gelişimiyle övündüğümüz Türk basketbolunu Avrupa’da temsil eden hiçbir Türk takımının bu kadar isteksiz ve mücadeleden yoksun bir oyunla mağlup olup basketbolseverlerin başını önüne eğmeye hakkının olmadığının tekrar altını çiziyorum.
Yararsız Transferler
Galatasaray Cafe Crown’un bu sezon büyük ümitler bağladığı Sırp forvet Milan Gurovic (23:58 dakika, 2 sayı, 0/6 üç sayı isabeti) , bu karşılaşmada yine adeta sahada yoktu. Ligde hakemlerle tartışıp 4 maç ceza alan ve Avrupa maçlarında da ortalarda olmayan Gurovic, ortalama bir forvetin bile çok altında bir performans gösteriyor. Büyük maçların hiçbirinde takımına kayda değer bir katkı yapmayan Gurovic’te biraz daha ısrar etmek, Galatasaray Cafe Crown’un zararına olacaktır. Etkisiz ve yavaş savunmasını inatla kullandığı zorlama atışlarla birleştiren Gurovic, oynadığı karşılaşmaların birçoğunda takımına büyük zarar veriyor. Kendini şampiyonluk adayı olarak gören Galatasaray Cafe Crown’un böyle başarılara Gurovic gibi hem isteksiz, hem de kariyerinde sona gelmiş oyuncularla ulaşması imkansız.
Sezon başında Gurovicle aynı dönemde transfer edilen Andrija Zizic, özel sebeplerini öne sürerek takımdan ayrıldı ve Galatasaray Cafe Crown her nedense bu oyuncunun yerine halen yeni bir transfer etmedi. Özellikle Avrupa kupasında telafisi olmayan karşılaşmaları arka arkaya kaybeden Galatasaray Cafe Crown’un bir an önce pota altında görev yapacak bir oyuncu transfer etmesi gerekiyor.
Aynı şekilde sezon başında takıma katılan Dejan Milojevic, gösterdiği performansla büyük beğeni kazanmıştı. Uzun bir süredir sakat olan Dejan Milojevic’in ne zaman döneceği konusunda net bir açıklamayı hiçbir Galatasaray Cafe Crown yetkilisi yapmıyor. Takımın bu kadar ihtiyacı olduğu karşılaşmalarda ortada olmayan Dejan Milojevic’in sağlık durumunun bir an önce açıklığa kavuşması ve bu oyuncunun sahalara dönmesi, diğer oyuncularının istikrarsız performansları göz önünde bulundurulduğunda Galatasaray Cafe Crown’un toparlanması için adeta bir zorunluluk.
Bu tecrübeli oyuncuların dışında, sarı kırmızılı takımın kadrosunda “0″ katma değerli Alican Güney, Altay Özurgancı, Teoman Örge gibi genç isimler bulunuyor. Bu sene Fenerbahçe Ülker’den transfer edilen Alican Güney, A takımda üçüncü sezonunu geçirmesine rağmen hala sahada varlığıyla yokluğu belli olmayan Altay Özurgancı ve Alpella’dan takıma katılan Teoman Örge, sarı kırmızılı takımın hiçbir karşılaşmasında en ufak bir katkı yapmayan ve sadece 12 kişiyi doldurmak için kadroda tutulan isimler. Oyuna girdiklerinde de bocalayan bu isimleri kadroda tutma lüksü, şampiyonluk hedefleyen Galatasaray Cafe Crown gibi şampiyonluk iddiasıyla mücadele eden takımlarda olmamalı. Sarı kırmızılı takımın ligde ve Avrupa’da şampiyonluk için yarıştığı takımların en önemli özellikleri arasında, kadro derinliğine sahip olmaları ve her karşılaşma 11-12 oyuncusunu etkin olarak kullanmaları bulunuyor. Bunun aksine üç tane atıl oyuncuyu kadrosunda tutan Galatasaray Cafe Crown, bu kararının sonuçlarını takımda 1-2 sakatlık olduğu durumda yaşadığı kadro darlığıyla fazlasıyla çekiyor.
Formsuz İsimler
Sarı kırmızılı takımın Cüneyt Erden ve Dejan Milojevic gibi iki önemli isminin sakatlığıyla uğraştığı bu dönemde kendine büyük işler düşen kadrodaki diğer oyuncuların birçoğu, maalesef oldukça istikrarsız bir grafik çiziyorlar. Bu oyuncular arasında Murat Kaya, Polat Kocaoğlu, Erdem Türetken ve Rashid Atkins gibi ligimizin tanınan oyuncularını saymak mümkün.
Murat Kaya (18:12 dakika, 4 sayı, 2 asist), maalesef basketbol düzeyini senelerdir şampiyonluğa oynayacak bir takımda ilk beşte oynayacak düzeye taşıyamıyor. Bazı önemli meziyetlere sahip olan Murat, Cüneyt Erden’in ve Rashid Atkins’in sakat olduğu dönemde takımın oyun kuruculuk yükünü üstlenmeye çalıştı. Önemli karşılaşmalarda görev alan Murat, Türkiye liginde ortalamanın üstünde bir performans ortaya koyarken, Avrupa karşılaşmalarında oldukça kötü bir performans gösterdi. BC Kyiv karşısında da takımı bir türlü organize edemeyen Murat Kaya, takımın istikrarsız isimlerinin arasında bulunuyor. Takımda yaşadığı sakatlıktan sonra aldığı süreden mutlu olmadığı bilinen Murat Kaya, uzun süreler sahada kaldığı son dönemde gösterdiği performansla kendisine az süre veren antrenörlerini haklı çıkardı.
Sarı kırmızılı takımın özellikle savunma yeteneklerine güvendiği Erdem Türetken (16:02 dakika, 0 sayı, 3 ribaund), uzun süredir ciddi bir form düşüşü yaşıyor. İsteksiz haliyle ve başarısız zorlama atışlarıyla takımına hiçbir yarar sağlamayan Erdem, BC Kyiv karşılaşmasında da ilk beş başlamasına ve 16 dakika sahada kalmasına rağmen 4 faul dışında hiçbir katkı yapamadı. Geçen sezon gösterdiği performansı mumla aratan Erdem, bu haliyle zaten kadro sıkıntısı çeken takımını iyice zor duruma sokuyor.
Devre arasında transfer edildikten sonra takıma önemli katkı yapan ve sonrasında ciddi bir rahatsızlık atlatan Rashid Atkins (30:01 dakika, 14 sayı, 4 ribaund, 2 asist), tedavi gördükten sonra döndüğü takımında çıktığı ikinci karşılaşmada oldukça kötü oynadı. Sayılarının birçoğunu maçın koptuğu anlarda bulan Atkins, Antalya Büyükşehir Belediye maçından sonra BC Kyiv karşısında da birçok kritik hata yaptı ve ABD’ye gittiği dönemden önce gösterdiği performansın oldukça uzağında kaldı.
Polat Kocaoğlu (21:07 dakika, 2 sayı, 4 ribaund), Galatasaray Cafe Crown kadrosunda bulunan en istekli ve hırslı oyuncuların başında geliyor. Mücadeleci oyunuyla bilinen Polat, son karşılaşmalarda sakatlıktan ilk çıktığı zaman ortaya koyduğu performansın biraz uzağında. Polat’ın bu durumu takımın tüm pota altı yükünü Hüseyin Beşok’a ve Cemal Nalga’ya yıkarken, bu oyuncuların faul problemine girdiği veya yorulduğu dönemde sahada olan Polat takımına gerekli katkıyı yapamıyor.
Takımı Ayakta Tutmaya Çalışan Oyuncular
Galatasaray Cafe Crown’u berbat oynadığı bu karşılaşmada bile ayakta tutmaya çalışan isim, tecrübeli pivot Hüseyin Beşok (29:07 dakika, 15 sayı, 1/6 üç sayı isabeti, 11 ribaund, 2 asist) oldu. Mücadelesiyle ve gösterdiği çabayla bu karşılaşmada Galatasaray camiasına ve Türk basketboluna yakışır bir mücadele gösteren nadir oyunculardan biri olan Hüseyin Beşok’un tüm çabaları, adeta uykuya geçmiş halde olan sarı kırmızılı diğer oyuncuları uyandırmak için yeterli olmadı. Sezon başında yaşadığı problemleri geride bırakan ve çıktığı her karşılaşmada üst düzey performans gösteren Hüseyin Beşok, Galatasaray Cafe Crown’un şu ana kadar kazandığı birçok karşılaşmada başrolü oynayan isim oldu. Umarız, Galatasaray Cafe Crown’un eleştirdiğimiz isimleri kendilerine biraz olsun 33 yaşındaki Hüseyin Beşok’u örnek almayı akıl eder.
Bu sezon sarı kırmızılı takımın tek isabetli yabancı transferi olduğunu şu ana kadar gösterdiği üst düzey ve istikrarlı performansla gösteren Antonio Graves (31:47 dakika, 13 sayı, 0/5 üç sayı isabeti, 2 ribaund, 2 top kaybı), BC Kyiv karşılaşmasında gününde olmamasına rağmen yine de sahada mücadele eden isimler arasındaydı. Birçok takım arkadaşının isteksizce oynadığı karşılaşmada çaresizce çabalayan Antonio Graves, şutlarında isabet bulamamasına rağmen mücadelesiyle en azından ayakta kaldı.
Galatasaray Cafe Crown’da bu sezon büyük aşama gösteren isimlerin başında Cemal Nalga (29:46 dakika, 12 sayı, 4 ribaund, 2 top kaybı) geliyor. BC Kyiv karşısında kötü bir gününde olmasına ve pota altında müsait atışları kaçırmasına rağmen mücadeleyi bırakmayan Cemal Nalga’nın maçın sonunda aldığı teknik faul, bu oyuncunun hırsını gösteren bir işaretti. Cemal Nalga’nın hırsı tüm takıma yayılabilse, Galatasaray Crown tutulmayacak bir takım olacaktır.
Maçın Sonucu Başından Belli Oldu
Milan Gurovic ve Rashid Atkins gibi iki önemli kozu yerine Murat Kaya ve Erdem Türetken’i ilk beşe alan Galatasaray Cafe Crown, karşılaşmaya istediği gibi başlayamadı ve özellikle Cemal Nalga ve Hüseyin Beşok ile oldukça müsait atışları değerlendiremeyerek ilk 5 dakikayı 13-3 geride geçti. Molanın ardından biraz daha bocaladıktan sonra yapılan oyuncu değişiklikleriyle toparlanmaya başlayan temsilcimiz, biraz da hakemlerin kolay faul düdükleriyle uğraşmak zorunda kaldığı birinci çeyreği 23-15 geride bitirdi.
İkinci çeyreğe de basit hatalarla başlayan temsilcimiz, bir türlü oyuna tam anlamıyla ısınamadı ve hücumunu organize etmekte zorlandı. İki şutörü Scooney Penn ve Clay Tucker ile birçok boş atışta isabet bulan BC Kyiv, haftasonu Antalya Büyükşehir Belediye karşısında gösterdiği performansı mumla aratan temsilcimiz karşısında skoru 32-19′a taşıdı. Mola alan temsilcimiz, Milan Gurovic ve Murat Kaya’nın hücumdaki kötü tercihlerine rağmen arka arkaya iki sayı buldu ve skoru 32-23′e taşıdı. Temsilcimizin seri yakalamasına izin vermemek için mola alan BC Kyiv, savunmamızı rahatlıkla geçmeye başladı ve oyunda tekrar üstünlüğü ele aldı. Ukrayna ekibine Hüseyin Beşok önderliğinde direnen ve bu oyuncunun üst düzey performansıyla maça tutunmaya çalışan Galatasaray, özellikle Scooney Penn’in penetrelerini durdurmakta zorlandı. Basit hatalarını devre arasına kadar sürdüren temsilcimiz, ilk yarıyı da 44-33 geride tamamladı.
Üçüncü çeyreğe de iyi başlayan taraf pota altında rahat sayılar bulan BC Kyiv oldu. Anlaşılmaz bir isteksizlikle savunma yapan ve hücumda da istediklerini yapamayan Galatasaray Cafe Crown, 2 dakika içinde rakibinin 10-0′lık serisiyle 54-33 geriye düştü. Alınan molanın ardından tam saha adam adama savunma yaparak biraz toparlanmaya çalışan temsilcimiz, özellikle Artur Drozdov’u tutmakta zorlandı ve iyice bocaladığı üçüncü çeyreğin ilk 5 dakikasını da 61-36 geride bitirdi. Bir türlü hücum organizasyonunu oturtamayan ve sahada ne yaptığı da belli olmayan Galatasaray Cafe Crown, bu çeyreğin son iki dakikasına da 68-43 geride girdi. Mola alıp toparlanmaya çalışan temsilcimiz, oyunda rakibinin üstünlüğünü iyice kabul etti ve üçüncü çeyreği de 72-45 mağlup bitirdi.
Umutların tükendiği son çeyreğe de Ukrayna temsilcisi daha iyi başladı. Oyunu kontrolü altında tutan BC Kyiv, ilk 5 dakikanın ardından pota altında büyük üstünlük kuran Kenan Bajramovic’in istekli oyunuyla skoru 85-49′a kadar getirdi. Oyunu rölantiye alıp as oyuncularını kenara alan BC Kyiv, maçın sonunu da rahatlıkla getirdi ve karşılaşmayı 95 – 62 galip tamamladı.
İkramı Reddetmeyen BC Kyiv Oyuncuları Yıldızlaştı
Temsilcimizin doğru düzgün savunma yapmadığı karşılaşmada belki de sezonun en rahat galibiyetlerinden birini alan BC Kyiv’de tam altı oyuncu çift haneli sayılara ulaştı. Sırp basketbolunun çıkardığı vasat isimlerden biri olan ve sezon başında Beşiktaş Cola Turka’dan ekonomik sıkıntıları öne sürerek ayrılan pivot Jovo Stanojevic (33:25 dakika, 13 sayı, 10 ribaund, 4 asist), Ukrayna ekibinin en etkili isimlerinden biri oldu. Birçok farklı oyuncudan katkı alan BC Kyiv, Galatasaray Cafe Crown’dan daha üstün bir kadroya sahip olmamasına rağmen sahadan tam 33 sayı farklı bir galibiyetle ayrılarak önemli bir başarıya imza attı.
Maçın en önemli istatistiklerinden biri, birçok saçma ve zorlama üç sayılık atış kullanan Galatasaray Cafe Crown’un üç sayılık yüzdesi oldu. 2/22 isabetle %9 gibi inanılmayacak kadar düşük bir üç sayı yüzdesiyle oynayan temsilcimiz, doğru düzgün hiç savunma yapmadığı maç boyunca sadece 2 top çalmayla oynadı. Ribaundlarda da rakibinin 45-30′luk üstünlüğünü kabul eden Galatasaray Cafe Crown, gerçekten BC Kyiv karşısında olumlu hiçbir iş yapmadı.
14
Milan Gurovic Uyandı…
Galatasaray Cafe Crown, EuroChallenge’da kaderini belirleyen karşılaşmada evinde ağırladığı Khimik Yuzhny’i etkili bir oyunun ardından farklı mağlup etti ve bir üst tura yükseldi. Karşılaşmayı 94-51 kazanan sarı kırmızılı takımda Milan Gurovic etkili oyunuyla göz doldurdu. Sarı kırmızılı takımın başına iki hafta önce geçen Koray Mincinözlü ise, zorlu maç trafiğinde seri galibiyetlerine bir yenisini daha ekledi.
Başından Sonuna Kadar Galatasaray Cafe Crown
Maça Milan Gurovic’in 6 sayısıyla oldukça hızlı başlayan Galatasaray Cafe Crown, savunmasıyla rakibine göz açtırmadı. İlk çeyreğin bitimine 06:39 kala skorda 9-4 üstün olan temsilcimiz, üç dakikada yakaladığı 11-0′lık seriyle skoru 20-4′e getirdi.Toparlanmaya çalışan rakibine bu şansı tanımayan Galatasaray Cafe Crown, ilk çeyreği 27-7 önde bitirdi. Etkili oyununu ikinci çeyrekte de sürdüren temsilcimiz, bu çeyreğin ilk 3 dakikasının ardından skorda 37-13 öndeydi. Rashid Atkins önderliğinde bir dakikada tekrar 10-0′lık bir seri yakalayan Galatasaray Cafe Crown, devre arasına kadar etkili oyununu hiç bozmadı ve ilk yarıyı 56-21 önde bitirdi.
İlk yarıdaki tablo üçüncü çeyrekte de değişmedi. Karşılıklı sayıların ardından üçüncü çeyreğin bitimine 07:32 kala skor 60-26′ya geldi. Ritmini bulan ve genç Cemal Nalga’nın enerjisiyle sahanın tek hakimi olan temsilcimiz, dört dakikada 14-1′lik bir seri daha yakaladı. Yedek oyuncularına şans vermeye başlayan sarı kırmızılı takım, son 10 dakikaya da 80-35 önde girdi. Son çeyreğe de 10-0′lık bir seriyle başlayan Galatasaray Cafe Crown, skoru 90-35′e kadar getirdi. Maçın bitimine 07:17 kala tamamiyle yedek oyunculardan kurulu bir takımla sahada olan temsilcimiz karşısında Ukrayna ekibi biraz olsun skor bulma şansını yakaladı ve karşılaşma da 94-51 temsilcimiz lehine sonuçlandı.
Savunma & Milan Gurovic
Bu karşılaşmada temsilcimizin en olumlu yanı, takımca yapılan müthiş savunmaydı. Koray Mincinözlü’nün takımın başına gelmesiyle savunmada olumlu yönde büyük bir değişim gösteren ve rakibine göz açtırmayan Galatasaray Cafe Crown, savunmada her pozisyona yetişti ve ortaya koyduğu mücadeleyle herkesi büyüledi. Süre alan birçok oyuncunun büyük katkı verdiği temsilcimiz, giren çıkan her oyuncudan savunma anlamında randıman aldı ve bu da farkı getirdi. Savunmanın yanında hücumda da büyük bir başarı yakalayan ve 15/26 üç sayı isabetiyle %58 gibi yüksek bir yüzde tutturan temsilcimiz, ribaundlarda da rakibini 34-27 geride bırakarak pota altını da domine etti. Temsilcimiz hakkında tek olumsuz not, kaçan 12 serbest atış oldu (11/23 serbest atış isabeti, %48).
Temsilcimizin sene başından beri bekleneni veremeyen yıldız forveti Milan Gurovic (25 dakika, 28 sayı, 6/9 üç sayı isabeti, 3 ribaund), sahanın en etkili oyuncusu oldu. Hücumda olduğu kadar savunmadaki çabasıyla da göz dolduran Gurovic, sene başından beri belki de ilk defa kritik bir karşılaşmada sahneye çıktı. Sezon başından beri sakatlıklarla uğraşan Polat Kocaoğlu (24 dakika, 15 sayı, 3/4 üç sayı isabeti, 5 ribaund, 2 top kaybı), takım için ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bu karşılaşmada gösterdi ve hırslı oyunuyla göz doldurdu. Farkın açılmasıyla uzun bir süre alma şansı yakalayan Cemal Nalga (23 dakika, 14 sayı, 8 ribaund, 2 blok), kendine olan güveni boşa çıkarmadı ve pota altını domine eden isim oldu. Daha önceki karşılaşmalara göre daha az süre alan Antonio Graves (19 dakika, 11 sayı, 3 ribaund, 3 asist, 2 top kaybı), yine istikrarlı form grafiğini sürdürdü ve kendinden beklenen katkıyı yaptı. Antonio Graves gibi yine az süre alan bir diğer oyuncu Rashid Atkins (12 dakika, 11 sayı, 3/3 üç sayı isabeti, 2 top kaybı, 3 top çalma), süre aldığı ikinci çeyrekte savunmadaki azmiyle ve hücumdaki etkinliğiyle rakibi şaşkına çevirdi.
Galibiyetle dönülen son karşılaşmaların yıldız ismi Hüseyin Beşok’a (11 dakika, 3 sayı, 2 ribaund, 3 top kaybı) bu karşılaşmada pek iş düşmedi ve pota altı görevini tecrübeli oyuncu yerine genç Cemal Nalga yerine getirdi. Takımın kaptanı Cüneyt Erden de (16 dakika, 0 sayı, 2 ribaund, 2 asist, 2 top kaybı) bu karşılaşmada daha az süre aldı ve oyunda aldığı dakikalarda da topu eli sıcak olan oyunculara geçirmeyi tercih ederek tam bir kaptan gibi oynadı. Karşılaşmaya ilk beş başlayan ve sakatlık döneminden sonra ilk kez uzun süre alan Murat Kaya (27 dakika, 7 sayı, 1/3 üç sayı isabeti, 4 ribaund, 5 asist, 4 top kaybı, 2 top çalma), zaman zaman oldukça etkili oldu, ancak bazı pozisyonlarda hücum organizasyonunu tam olarak yerine getiremedi ve biraz bocaladı.
Takımın savunmasında genelde büyük katkı veren Erdem Türetken (16 dakika, 0 sayı, 0/6 şut isabeti, 0/2 serbest atış isabeti, 4 ribaund, 2 asist, 2 top kaybı), Khimik Yuzhny karşısında hiç gününde değildi ve bu kadar etkili oynayan temsilcimizde ortaya koyduğu performansla beğenilmeyen tek oyuncu oldu. Açılan fark sayesinde uzun süre alan genç oyuncular Altay Özurgancı (14 dakika, 3 sayı) ve Alican Güney (13 dakika, 2 sayı, 2 ribaund) ise, özelikle savunmada gösterdikleri mücadeleyle göz doldurdular, ancak sivrilen bir oyun ortaya koyamadılar.
Khimik Neye Uğradığını Şaşırdı
Daha önce evinde temsilcimizi 87-75 mağlup eden Ukrayna ekibi Khimik Yuzhny, galibiyet parolasıyla çıktığı karşılaşmada sarı kırmızılı oyuncuların etkili oyunu karşısında hiçbir varlık gösteremedi. Kadrosundaki hiçbir oyuncudan tam anlamıyla verim alamayan Khimik’te sadece Wykeen Kelly (29 dakika, 10 sayı, 3 top çalma), yedeklerimizin oynadığı son dakikalarda bulduğu sayılarla çift haneli sayılara ulaşmayı başardı. Bu sezonun en ağır yenilgilerinden birini alan Ukrayna temsilcisi, bu sonucun ardından EuroChallenge’a veda etti.
Galatasaray Cafe Crown Son 16′da
Temsilcimiz Galatasaray Cafe Crown, bu galibiyetin ardından Khimik Yuzhny’i grubunda geride bıraktı ve Dexia Mons-Hainaut’un evinde KK Zagreb’i farklı yenmesinin ardından grup ikincisi olarak bir üst tura yükseldi. Son 16′ya kalan temsilcimiz, dörtlü bir grupta tekrar deplasmanlı bir lig oynayacak. Temsilcimizin grubunda Almanya’dan EWE Baskets Oldenburg, İtalya’nın güçlü temsilcisi Virtus Bologna ve tecrübeli bir kadroya sahip olan bir diğer Ukrayna temsilcisi BC Kyiv bulunuyor. Temsilcimize devam ettiği Avrupa serüveninde başarılar diliyor, bugün eski günlerini anımsatan bir performans ortaya koyan tecrübeli forvet Milan Gurovic’e de tekrar aramıza hoşgeldin diyoruz.
Son Tweetler
Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.
Son Yazılar
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
- Brandon Jennings – Under Armour Micro G Black Ice
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike!
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu
Son Yorumlar
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit
- Singapur 2010′da Bir İlk için ABDULLAH
- Singapur 2010′da Bir İlk için guney


