Browsing articles tagged with " 21 yaş altı"
Tem
2

U21: Geleceğin Yıldızları

By Emir Güney  //  Futbol  //  No Comments

Mesut Özil, Theo Walcott, Micah Richards, Bojan Krkic, Mario Balotelli, Sebastian Giovinco, Zoran Tosic ve daha niceleri… Futbol dünyasını yakından takip edenler için bu saydığım oyuncular zaten bilinmeyen genç yetenek değiller. Aksine her biri dünyanın en iyi takımlarında oynayan birbirinden yetenekli futbolcular. Bu oyuncuların en önemli ortak özelliği ise hiçbirinin daha 21 yaşını bitirmemiş olmaları.

İki senelik uzun bir eleme turunun ardından geçtiğimiz iki hafta içerisinde 2009 21 Yaş Altı Avrupa Şampiyonası İsveç’te gerçekleşti. Birbirinden yetenekli genç futbolcuların milli takımlarını temsil ettikleri bu turnuvada harikulade maçlar izledik. En önemli konu ise belki de kulüplerinde her maçta ilk on bir şansı bulamayan ama gerçekten potansiyeli olan bu oyuncuların sorumluluk aldıklarında neler yapabileceklerini gördük.

Elemelerden sonra finallere kalmayı başaran 8 takımın dörderli iki gruba ayrıldığı ve gruptan ilk iki takımın yarı finale kaldığı turnuvanın tabii uzun bir de eleme safhası vardı. Türkiye U-21 takımının da bulunduğu 2007 yılında başlayan bu safhayı kısaca inceleyelim.

31 Mayıs 2007 ile 10 Eylül 2008 arasında oynanan Eleme Turu’nda Türkiye takımı 2. Grup’ta mücadele etmiş ve 8 maçta aldığı 6 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyetle grubunu lider olarak bitirmişti. 10 grup birincisi ve en iyi 4 grup ikincisinin Play-off oynamaya hak kazandığı eleme turunun ardından 11-15 Ekim 2008 tarihleri arasında İsveç’teki 2009 Avrupa Şampiyonasına katılabilmek için 14 takım kıyasıya mücadele ettiler. Bu aşamada Milli takımımız ilk maçını Adana 5 Ocak’ta 8. Grup’u averajla ikinci sırada bitiren Beyaz Rusya karşısında oynadı ve 1-0 kazandı. Ancak ikinci maçta etkili bir futbol oynayamayan Hami Mandıralı’nın öğrencileri maçı 2-01 kaybederek finallere bu kadar yaklaşmasına rağmen İsveç biletini alamadılar.

Eleme turu ve Play-off maçlarının ardından finallere kalmaya hak kazanan 7 takım ve bir de ev sahibi olan İsveç A ve B gruplarına ayrıldılar. 15-29 Haziran 2009 arasında oynanan grup ve final maçları birbirinden yetenekli genç oyuncuların Avrupa vitrininde kendilerini göstermeleri için ideal bir ortam yarattı.

A Grubu’da yer alan takımlar şöyleydi: İsveç, Beyaz Rusya, İtalya ve Sırbistan. Bu grupta yapılan maçların ardından İtalya 7 puanla grubu lider bitirirken ev sahibi İsveç de 6 puan ile grubu 2. sırada tamamladılar.

Bu dört takım arasında göze batan oyunculardan bahsetmek gerekirse ilk olarak akla üç maçta 5 gol atan İsveçli Markus Berg geliyor. Beyaz Rusya ile yapılan açılış karşılaşmasında ‘hat-trick’ yapan Berg daha sonra Sırbistan’a da iki gol atınca U-21 turnuva rekorunu daha turnuva bitmeden kırmış oldu. İtalya takımında ise takımın en genç oyuncusu olan Balotelli (18) oynadığı şık futbolla takdir topladı. Tek olumsuz nokta ise ikinci maçta İsveç karşısında kırmızı kart görüp takımını üçüncü maçta yalnız bırakmış olması. Sırbistan ve Beyaz Rusya’da maçın kaderini değiştirecek oyuncu olarak kimseyi gösteremesek de Sırp oyuncu Tosic’in kaliteli kumaşı olduğunu söyleyebiliriz. Zaten Manchester Utd da onu boşuna almış olamaz.

B Grubu’na geçtiğimiz zaman ise birbirinden güçlü takımların mücadelesini görmekteyiz. İngiltere, Almanya, İspanya ve Finlandiya ilk iki sırayı kapabilmek için kıyasıya bir mücadeleye giriştiler ancak gruptan çıkan takımlar 7 puanlı İngiltere ve 5 puan ile Almanya oldu. Bu grubun sürprizi ise üçüncü olup elenen İspanya’ydı. Bojan Krkic ve Raul Garcia gibi dünya yıldızlarına sahip olan İspanya ağabeylerinin Euro 2008’de yakaladığı başarıyı bu turnuvada tekrar etmek istiyorlardı ancak rakipleri buna izin vermediler.

B Grubu’nda göze batan oyuncuları düşünürsek aklımıza Almanya’nın yaratıcı hücum oyuncusu Mesut Özıl geliyor. Türk asıllı Alman oyuncu bundan bir süre önce Fatih Terim ile milli takım seçme konusunda bir diyaloga girip Almanya milli takımını tercih etmişti. Yeteneğinden kimsenin kuşkusunun olmadığı Mesut bu turnuvada da oynadığı etkili futbolla Alman taraftarları açıkçası çok mesut etti. Almanya takımında Mesut’un dışında Borussia Mönchangladbach’ın hızlı forveti Marko Marin, yırtıcı forvet Dejagah ve güçlü savunma oyuncusu Boateng de yıldızı parlayan oyuncular arasındaydılar. İngiltere’ye bakacak olursak kalitesini zaten kanıtlamış Walcott’un yanında İngilizlerin göz bebeği Micah Richards ve forvet Agbonlahor göze batan oyuncular olarak ön plandaydılar. İspanya’da Krkic ve Garcia’nın olduğundan bahsetmiştik. Onların yanına Diego Capel ve Xisco’yu da ekleyebiliriz. Finlandiya ise güçlü rakipleri karşısında pek varlık gösteremese de, takımda ön plana çıkan oyuncu güçlü forvet Berat Sadık oldu.

Grup maçlarının ardından yarı finaldeki eşleşmeler de nefes kesiciydi. İngiltere ev sahibi İsveç ile final bileti için mücadele ederken İtalya da güçlü Almanya ile eşleşmişti.

İlk yarı final maçında taraftarın da desteğini arkasına alan İsveç takımı karşısında yüksek tempo ile oynayan bir İngiliz takımı buldu. Daha da kötüsü 25. saniyede İngiltere golü buldu ve kontrolü eline geçirdi. İlk yarı bittiğinde ise İsveç 3-0 gerideydi. İkinci yarıda İsveçli taraftarlar her ne kadar çok ümitli olmasalar da genç oyuncularını motive etmek için ellerinden geleni yaptılar ve bu destek de sonuç verdi. İsveç müthiş bir geri dönüş yaparak son 25 dakikaya 3 gol sığdırdı ve maç uzatmaların ardından penaltılara kaldı. Turnuvanın gol kralı olmayı daha grup maçlarından garantileyen Berg’in İsveç’in ilk penaltısını kaçırması sürpriz olsa da ondan önce Milner da İngilizler adına penaltı kaçırmıştı ve durum berabereydi. Ancak 6. penaltılara gelindiğinde İngilizler adına Gibbs topu ağlara yollarken Molins vuruşu gole çeviremeyince finale kalan taraf İngiltere oldu.

İkinci yarı final maçı ise belki de turnuvanın en yüksek tempolu ve heyecanlı maçlarından biriydi. İlk maça oranla gol kısırlığı yaşansa da, pozisyon zenginliği ve iki kaleye de atılan toplam 39 şut her şeyi ortaya koyuyordu. Bundesliga’da bu sezonun sürpriz takımı Hoffenheim’da oynayan genç sağbek Andreas Beck’in ikinci yarının başında ceza alanı dışından bulduğu gol ile Almanya maçı 1-0 kazanmayı bildi ve finalde İngiltere’nin rakibi oldu.

Final maçında yıldızları bol olan iki kadro 2009 U-21 Avrupa Şampiyonu olabilmek için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştılar. Ancak mücadele ve tempo yüksek olsa da goller tek taraflı oldu ve Almanya güçlü rakibini 4-0 gibi farklı bir skorla geçerek Avrupa Şampiyonu oldu. Finalde bir de gol atan Mesut aynı zamanda maçın adamı seçildi. Turnuva öncesinde disiplinli futbolu ve yaratıcı hücum oyuncularıyla zaten favorilerden biri olan Almanya böylece hak ettiği şampiyonluğu kazandı.

2011’de Danimarka’da yapılacak olan bir sonraki turnuva için Eleme Turu maçları 29 Mart 2009’da başladı. 2. Grup’ta İsviçre, Ermenisten, İrlanda Cumhuriyeti, Gürcistan ve Estonya ile eşleşen milli takımımız şimdiye kadar iki maç yaptı. İrlanda Cumhuriyeti’ni deplasmanda 3-0 ve Ermenistan’ı da yine deplasmanda 5-2 yendik ve grupta en iddialı takım olduğumuzu gösterdik. Önümüzde daha çok sayıda maç var ancak bu gruptan bizi lider olarak çıkarabilecek kalitede genç oyunculara sahibiz. Umarım Danimarka 2011 hakkındaki yazımı yazarken Türkiye’nin Avrupa arenasına çıkardığı genç yeteneklerden övünçle bahsederim.

Kas
7

Tartışılabilir Gelişim – Stuart Pearce Röportajı

By Emir Güney  //  Futbol  //  No Comments

Yayından kaldırılmıştır.