Özel bir ekip sizin için hazirliyor.
Özel bir ekip sizin için hazirliyor.
Fantezi Futbol
Özel bir ekip sizin için hazirliyor.

Sporcuyla Basketbolcunun Farkı…

Oytun Özer | Cts, Ağu 22, 2009

Kategori: Basketbol, Haberler

Airmax Lebron VII

Geçen hafta Pazar günü gözüm Hürriyet gazetesinin Pazar ekindeki bir röportaja takıldı. Gazetenin Amerika’daki temsilcilerinden Razi Canikligil, Lebron James’in yeni ayakkabısının tanıtımına katılmış ve burada yaşananları Hürriyet okurlarına aktarmış. Ancak, bu yazıda yanlış olan birşeyler vardı…

“Tebrik Etmemek”

Nike firması, sponsor olduğu Lebron James için çıkardığı yeni ayakkabı modeli olan “Airmax Lebron VII” marka ayakkabının tanıtımı için birçok gazeteciyi yıldız basketbolcunun doğup büyüdüğü Akron, Ohio’ya davet etmiş. Burada Lebron James’in yetiştiği kasabada yapılan bir gezinin ardından Lebron James’in de katılımıyla ayakkabının tanıtımı yapılmış. Buraya kadar herşey doğru gibi gözüküyor, ancak iş Lebron James’in bu organizasyonda verdiği röportaja gelince olay tüm sevimliliğini kaybediyor.

Röportajında genelde kalıp sözler kullanan, lise mezunu olmasına rağmen “önce dersler, basketbol ikinci planda olmalı” gibi erdemli cevaplar veren yıldız oyuncu, medya danışmanlarının da yönlendirmesiyle verdiği bu röportajın sonunda geçtiğimiz sezon Orlando Magic’e elendiği maçtan sonra neden Hidayet Türkoğlu ve Dwight Howard’ı tebrik etmediğiyle ilgili soruya verdiği cevapla adeta foyasını ortaya çıkarmış ve gerçek yüzünü göstermiş.

Yaptığından pişman olmadığını vurgulayan ve savaşçı olduğunu, yenilgiye kabullenmediğini, içine sindirmediğini söyleyen Lebron James, sadece medyayla konuşmadığı için pişman olduğunu belirtmiş. Bu sözleri sarfeden birisi, üst düzey yetenekleriyle ancak yıldız bir basketbolcu olabilir. Ancak, bu oyuncudan hiçbir zaman özendiği ve 23 numarasını taşıdığı Michael Jordan gibi yıldız bir sporcu olmasını kimse bekleyemez. Adil bir karşılaşmada mağlup olduktan sonra rakibini tebrik etmemek ve daha sonra bu davranışının sonuna kadar arkasında durmak, sporun ruhuna ihanettir.

Bu oyuncunun istatistikleri ne söylerse söylesin, Lebron James benim ve birçok basketbolseverin gözünde hiçbir zaman yetenekli bir oyuncu olmaktan ileriye gidemeyecektir. Böyle bir oyuncunun oynadığı takımda huzurun sağlanması, bir takımın ahenk içinde oynaması, kalıcı bir performans sağlanması imkansızdır. Hürriyet yazarı Razi Canikligil, Lebron James’in de katılımıyla yapılan 5er dakikalık maçlarda Lebron Jamesle aynı takıma düştüğünü ve onla oynarken hiç kaybetmemesine rağmen bu oyuncunun böyle bir karşılaşmada bile kimseye pas vermediğini söylemiş. Zaten, bu oyuncunun gerçek yüzünü bu küçük olay bile ortaya sermiştir.

Eğitimin Önemi

Lebron James’in ve bu oyuncuya benzer liseden sonra doğrudan NBA’e katılan oyuncuların yaşadığı disiplin ve uyum sorunları, bir sporcunun gelişmesinde üniversite eğitiminin ve aileden alınan eğitimin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Daha 18-19 yaşında bir anda paraya, şöhrete ve ilgiye boğulan bu isimler, basketbol sahasında beklenen performansı göstermelerine rağmen sahanın dışında oldukça bocalıyorlar. Birçok danışmanın yönlendirmesiyle kendilerine iyi bir medya profili çizmeye çalışan bu isimler, bu çabalarıyla ancak spor ruhundan anlamayan isimleri kandırabiliyorlar. NBA TV’de Lebron James’i bazen sosyal sorumluluk projelerinin tanıtımlarında gördüğüm zaman, bu oyuncunun ne kadar yararlı bir olaya imza attığından çok bu oyuncunun seyrettiğim film hazırlanırken ne kadar kapris yaptığı, oradaki insanlara ne sıkıntılar yaşattığı, sağı solu birbirine kattığı aklıma geliyor.

Liseyi bitirdikten sonra doğrudan veya üniversiteyi yarıda bırakıp NBA’e katılan bu oyuncu grubunun içinde birçok yetenekli basketbolcu var. Bu oyuncuların arasında Amar’e Stoudemire, Tracy McGrady, Kobe Bryant, Carmelo Anthony, Kevin Garnett, Dwight Howard, J.R. Smith, Tyson Chandler, Jermaine O’neal, Shawn Kemp, Allen Iverson, Stephon Marbury ve daha nice NBA yıldızlarını sayabiliriz. Bu oyuncuların birçoğunun ortak özelliği ise, sahadaki başarıları kadar saha dışında yaşadıkları sorunlarla gündeme gelmeleri ve büyük eleştiriler almalarıdır. Profesyonel kariyerlerine başlayana kadar geçim sıkıntısı, aile sorunları vb. dertlerle uğraşan bu isimler, genç yaşta NBA’e adım attıkları an ise bambaşka bir dünyayla karşılaşıyorlar ve bu dünyayı sindirmek de görüldüğü üzere pek kolay olmuyor.

Türkiye Basketbol Federasyonu’nda yaptığım görevler sırasında birçok önemli basketbol adamıyla ve oyuncusuyla tanışma ve çalışma fırsatı buldum. Bu isimler arasında Tim Duncan’ı çok ayrı bir yere koyarım. Wake Forest mezunu olan ve oynadığı dönemde ACC konferasına damgasını vuran yıldız oyuncu, saha içindeki müthiş performansının yanı sıra aile yaşantısıyla, imza attığı sosyal yardım projeleriyle, rakiplerine gösterdiği saygıyla tam bir yıldız sporcu olduğunu gösteriyor. Bence basketbol oyuncusu olmak isteyen genç sporcular, yazımın büyük bölümünde bahsettiğim Lebron James ve bu oyuncuya benzer diğer isimler yerine Tim Duncan gibi bir sporcuyu kendilerine örnek almalılar.

Tim Duncan’ın annesini 14. yaş doğumgününden önce göğüs kanseriden kaybettiğini, annesine ölümünden önce üniversiteyi bitireceğine dair söz verdiğini ve bu nedenle daha erken profesyonel olması için üstündeki büyük baskıya rağmen Wake Forest Üniversitesi’ni onur derecesiyle bitirdiğini, bunların hepsinin yanında Tim Duncan Foundation adında toplumda sağlık bilincini güçlendirmek, Amerika’nın değişik bölgelerinde eğitimi ve sporu desteklemek için bir yardım kuruluşu kurduğunu da belirtmek isterim. Daha fazla söze gerek yok sanırım…

Paylaşın:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis

Konuyla ilgili diğer yazılar:

Konuyla İlgili Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Toplam 2 yorum yazılmış. Siz de yazmak ister misiniz?

  1. mertcan :

    öncelikle liseli yıldızlar dediğiniz tyson chandler ve jr smith yıldız mıldız değildir. Diğer yazdıklarınızın yanında hiç bi önem teşkil etmezler. Ayrıca Carmelo Anthony ve Stephon Marbury liseden gelmemişlerdir. Carmelo Anthony Syracuse Stephon Marbury ise Geoergia Tech den NBA’e gelmişlerdir. İnsanlara sallayacağınıza 30 saniyelik bir araştırma yapıp doğru bir bilgi verebilrdiniz.Saygılar

  2. Alper Ecevit :

    Sevgili Mertcan,

    Yazarımız da cevap verebilir tabii ki ancak Carmelo Anthony, 2003 yılında Syracuse üniversitesi’nde birinci yılını okuyup yılın freshman’ı seçildikten sonra aynı yıl yani 2003 yılında Draftın üçüncü sırasında seçildi.

    Şimdi kontrol ettiğim kadarıyla Stephon Marbury de üniversiteden erken mezun oldu. Georgia Tech’ten.

    Yazarımızın cümlesine dönersek : `Liseyi bitirdikten sonra doğrudan veya üniversiteyi yarıda bırakıp NBA’e katılan bu oyuncu grubunun içinde birçok yetenekli basketbolcu var`

    yarıda bırakmak cümlesini görürsünüz.

    30 saniyelik araştırma yapmak kadar, bulduğunuz bulguya da dikkatli bakmak önemlidir çoğu zaman. Tyson Chandler’ın ve JR Smith’in de yıldız olup olmadığı yoruma açıktır. Farklı düşünüyorsanız saygı duyarız.

    Gördüğüm kadarıyla yazıda herhangi bir bilgi hatası yok. Olabilirdi de…O zaman da düzeltirdik.

    Selamlar,

Bu yazıya yorum yazmak ister misiniz?