Özel bir ekip sizin için hazirliyor.
Özel bir ekip sizin için hazirliyor.
Fantezi Futbol
Özel bir ekip sizin için hazirliyor.

Yeşil Destek, Kırmızı Kart…

Editor | Paz, Haz 28, 2009

Kategori: Futbol

Futbol, İran’ın muktedirleri için hiç bu kadar tekinsiz olmamıştı. İran Milli Karması, Avustralya galibiyeti ile 1998 Dünya Kupası’na katılma hakkını elde ettiğinde, tüm İran kendinden geçmişti. Sokaklara dökülen insanlar, kutlamalar, eğlenceler derken, İranlı hanımların bazılarının kendilerinden geçtiğine, şuurlarını kaybettiklerine, ellerinde salladıkları başörtülerini görünce kanaat getirilmişti…

1979 Devrimi’nden beri bu kadar başıboş kalmış bir halk topluluğu görmemiş olan İran’ın muktedirleri, kara kara ne yapacaklarını, ‘asayiş’i nasıl yeniden tesis edeceklerini düşünürlerken, çareyi zevahiri kurtarmakta bulmuş ve ayaktopu şenliğinin sefasını sürmüşlerdi…

“Allah’ın yardımı ve dualarımız olmasaydı, bu başarıyı elde edemezdik!” mealinde bir değerlendirme ile bir futbol maçında elde edilen sonucu da ilahî adaletin tecellisi olarak onaylayacaktı o günlerde, bugün İran Anayasayı Koruyucular Kurulu genel sekreterliği vazifesini ifa eden Ayetullah Ahmet Cennetî…

Dünya Kupası Finalleri’ne katılma hakkını elde etmişti etmesine; ama kahretsin ki eleme turlarında yeni bir sınava tabi tutulacaktı İran Ulusal Karması; Amerika Birleşik Devletleri ile bir futbol maçı oynamak zorunda bırakılmışlardı ve İran’ın muktedirleri bir kez daha kara kara düşünmek zorunda kalacaklardı…

Şimdi, muktedirlerin futbol ile ilişkisi nurtopu gibi bir ihtilaf daha doğurdu; geçtiğimiz çarşamba günü Güney Kore ile oynanan Dünya Kupası eleme karşılaşmasında sahaya çıkan İran 11’inden bazı oyuncuların bileklerinde yeşil yeşil bir şeyler taktıkları dikatleri cezbetti. Bu yeşil yeşil bileklikler, resmi sonuçlara göre seçimi kaybeden Devlet Başkanı adayı Mir Hüseyin Musavî’ye verilen desteği vurguluyordu çünkü. Bu bileklikler Tahran’ın muhalif çevrelerinde sevinçle karşılanmış, zira kimse böylesine gönüllü bir destek eylemi beklemiyormuş.

Tabii ki böylesine beklenmeyen bir densizlik cezasız kalmayacaktı. İran ve İngiliz haber kaynaklarına göre yeşil rengini belli eden dört oyuncu, ulusal karma formasını giymekten men edildiler. İran Futbol Birliği bu çirkin dedikoduların aslı ve astarı olmadığını beyan ederken, söz konusu oyuncuların kendi istekleriyle bir daha İran forması giymeyeceklerini ilan etti.

‘Yeşil destek’, Dünya Futbol Birliği FIFA’yı da zor durumda bıraktı. Çünkü İranlı yetkililer, sık sık FIFA yönetmeliğini hatırlatarak sahalarda siyasetin yerinin olmadığını vurgulamışlardı. Şimdilik FIFA’dan konuya ilişkin bir açıklama yapılmadı.

Hiç olmazsa cezalandırılan dört oyuncudan Bundesliga’da top koşturan ikisi Almanya’ya döndü. Mehdî Mahdavikya, Eintracht Frankfurt’ta, Vahid Hashemyan da VfL Bochum’da işbaşi yaptı. Böylece ceza alan topçuların Tahran’da gözaltına alındıklarına dâir haberlerin asılsız oldukları ortaya çıktı.

VfL, Hashemyan ile yapılmış bir söyleşiyi internet sayfasında yayınladı. “Ömür boyu men cezasını ben de basın aracılığıyla öğrendim…” diyen Hashemyan, “Benimle kimse konuşmadı; ama zaten milli kariyeri pek önemsediğim söylenemez!” diye ekleyerek İranlı yetkililere belki de en ağır karşılığı verdi…

‘Yeşil destek’ eylemine kaç oyuncunun iştirak ettiği henüz kesinlik kazanmadı. Ortalıkta dört ile altı oyuncu olduğu söylentisi dolaşıyor. Ali Karimi ile iki oyuncunun yeşil bileklikleri ve kaptan Mahdavikya’nın yeşil kaptan pazubandı dikkatlerden kaçmayacak kadar belirgindi.

Tahran’da oynanan İran-Güney Kore mücadelesinin ikinci yarısına ise bütün oyuncular yeşilliklerinden arındırılmış olarak çıktılar. Çünkü Mahmut Ahmedinecat’ın damadı ve İran Spor Birliği’nin başkanı Muhammed Ali-Abadi’nin devre arasında bu yersiz ve tatsız davranışın son bulması için gerekeni yaptığını da Spiegel’den öğrendik.

İran’da meydana gelen bu ‘münferit vaka’, geçmişte olduğu gibi bugün de muktedirlerin spordan ne anladıklarını ve spordan ne beklediklerini ortaya koyuyor. Siyasi yönetimler sıklıkla spor ile haşır neşir olur. Mesela İran’da, herhangi bir spor dalinda İsrail ile karşılaşmak yasak. 2004 Atina Olimpiyatı’nı hatırlayalım, İranlı dünya şampiyonu judocu, Araş Miresmaeli, kahpe feleğin kurbanı olmuş ve henüz ilk aşamada İsrailli Ehud Vaks ile karşılaşmak zorunda kalmıştı. Altın madalyanın en güçlü adayı Miresmaeli, Filistinlilerle arasındaki gönül bağını açık etmek ve onlara destek olmak için bu mücadeleyi boykot etmek istemişti. Ancak uluslararası spor camiasının sesini yükseltmesi Miresmaeli’yi engellediyse de, maç günü geldiğinde İranlı Dünya şampiyonu judocu, mindere çıkmayacaktı. Resmi gerekçe: “kilo fazlası”. Araş Miresmaeli’nin kantarda fazla çekebilmek için ne fedakarlıklara katlandığını tahmin etmek güç değil elbette, ama 1981 doğumlu Dünya şampiyonu bu fedakârlığının karşılığı olarak ve altın madalyanın tazminatı olarak devlet tarafından 125.000 dolar ile ödüllendirilecekti. Dönemin Tahran Belediye başkanı Ahmedinecat da bu asil davranışın Araş’a ebedi bir şeref kazandırdığını söyleyerek, genç sporcuyu kutlamıştı.

Miresmaeli vakası ne yazık ki başka vakalarca takip ediliyor. 2008 Pekin Olimpiyatı 100 metre yüzme ön elemesi, İranlı Muhammed Alirezai ile İsrailli Tom Beeri’yi buluşturmuştu. Alirezai birinci kulvarda, Berry de yedinci. Arada altı kulvar ve altı sporcu daha olmasına rağmen Alirezai yarışa katılmayacaktı. Resmi gerekçe; hastalık!

2007 Ekim’inde sıkıntı Almanya’ya dahi sirayet etmişti. Tahran doğumlu ama Almanya ulusal futbol karmasının formasını giyen Aşkan Dejagâh, 21 yaşaltı takımı ile Tel Aviv’e gitmek istemediğini ilâ etmiş, gerekçe olarak da ailesinin zor durumda kalacağını göstermişti. Dejagâh’ın bu davranışı Almanya’da sıkıntı yaratmış, genç oyuncunun ulusal karmadan men edilmesini talep edenler bile olmuştu.

Bayan futbolu gibi nispeten daha az gözönünde olan bir dalda bile İran’ın muktedirleri için rahatsız edici hadiseler cereyan edebiliyor. 2007 yılında “Football under cover/ Örtü altında futbol” ismini taşıyan bir buluşma öngörülüyordu. İran Bayanlar Ulusal Karması ile Berlin’de Türkiye kökenliler tarafından kurulmuş BSV Al-Dersim Spor bayan takımı arasında oynanacak bir futbol maçından ibaret bu buluşma vesilesi ile, önce Al-Dersim Spor’un Tahran’ı ziyareti, ardından da İranlı genç bayanların Berlin’de misafir edilmesini öngörüyordu. Bütün bu süreci içeren belgesel bir film de akabinde dünyanın dört bir yanında ’sporun uzlaştırıcılığı’nın meyvesi olarak gösterilecekti.

Bu değerli çabanın ilk ayağı 2006’da Tahran’da gerçekleşti. 1968 yılında kurulan İran Bayanlar Futbol Ulusal Karması, tarihte ilk kez uluslararası bir mücadelede “Kreuzberg Karması” ile karşılaştı.Tahran’da tribünler İranlı hanımlar tarafından dolduruldu. Hanımların bu ilgisi tabii ki muktedîrlerin dikkatinden kaçmadı. 2007 yazında öngörülen İran ulusal karmasının Berlin ziyareti, izin verilmediği için maalesef gerçekleşemedi. Buluşma her ne kadar topal kalsa da “Football Under Cover”, 2008 Berlin Film Festivali’nde büyük bir ilgi gördü. Film “En iyi belgesel” ve “Teddy Award 2008″ ödülleri ile taçlandırılırken, hepsi 18 yaş civarındaki İranlı futbolcu bayanların hâyâl kırıklığı ise İran İslam Cumhuriyeti’nin bekaası için yapılmış bir başka fedakârlık olarak kalacaktı…

Yazısı için Hakan Saygun’a teşekkür ederiz.

Paylaşın:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • TwitThis

Konuyla ilgili diğer yazılar:

Konuyla İlgili Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bu yazıya yorum yazmak ister misiniz?