Halter, Sibel Özkan’ın Omuzlarında

Halter sporu, Türk spor gündemine 4 yılda bir gelir. Olimpiyatlar sırasında tüm Türkiye, halter uzmanı kesilir ve sporcularımızın en büyük taraftarı olur. Halter sporu ile ilgili hiçbir fikri olmayan çevreler, başarılı olamayan sporculara kızmaya, hatta hakaret etmeye hak bulacak kadar kendisini bu spor dalının bir parçası olarak görür. Bu psikoloijinin oluşumunda hangi faktörlerin rol oynadığı tartışmaya açıktır.

Bu durum, sonsuz bir tartışma konusu olarak devam ede dursun, ben, bu yazıda dikkatlerinizi Halter’deki gelişmelere, bir başka deyişle dehalterdeki geleceğimize çevirmek istiyorum.

Halterimizin Geçmişi Değil , Geleceği

Seoul 1988′de Naim Süleymanoğlu ile başlayan başarılı olimpik maceramız, son olimpiyatlarda dibe vurdu. Tek madalyamızı, 48 kilo haltercimiz Sibel Özkan ile kazanabildik. Halter takımımızın başarısızlığı üzerine çeşitli spekülasyonlar yapıldı. Halter sporu, mimli bir spor dalı olduğu için, bu eleştirilerin ve spekülasyonların boyutu çok büyük oldu. Bu konular benim de dikkatimi çekiyor, ancak üzerinde fikir yürütmenin varolan spekülasyonlara bir yenisini eklemekten daha öteye gitmeyeceğini düşünüyorum. O yüzden elimizdeki somut verilerle Halter’in geleceğine bakmaya çalışacağım. Spor Stüdyosu’na geçen hafta yansıttığımız haberde, Sibel Özkan’ın Avrupa Gençler Şampiyonası’nda aldığı altın madalyayı sizlere aktardık. Yeni sikletinde de başarılı olmasını alkışladık, ama olimpiyatlarda altın madalya almış Tayland’lı sporcu ile karşılaştırıp, çok yol katetmesi gerektiğini söyledik.

2008 Avrupa Gençler Şampiyonası ve Yorumlar

Peki Halter genç milli takımımız Sibel Özkan’dan mı ibaret? Maalesef, Evet. Gençlik ve Spor Müdürlüğü veya Halter Federasyonu’nun web sayfalarına girerseniz, bir başarı tablosu ile karşılaşırsınız. Öncelikle şunu belirtelim; her kategoride ( koparma, silkme ve toplam)  madalya verilen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda alınan madalya sayısı, bizim olimpiyatlarda alabileceğimiz madalya sayısı ile asla kıyaslanamaz. Olimpiyatlarda sadece toplamda aldığınız dereceler madalya ile onurlandırılmaktadır.  O yüzden Avrupa Gençler Şampiyonası’nda Sibel Özkan’ın aldığı 2 altın ve 1 gümüş madalyayı, tek bir altın olarak saymaktan yanayım. Bu hesap ile, milli takımımızın başarısı 1 altın ve 2 bronz madalyadan ibaret.

1988 doğumlu Sibel Özkan’ın yanı sıra madalya alan diğer sporcularımız, 65 kiloda 1991 doğumlu Figen Kaya, ve 56 kiloda 1988 doğumlu Gökhan Kılıç oldular.

Ülkelerin karşılaştırıldığı genel sıralamaya baktığımız zaman, Polonya, Bulgaristan, Ermenistan, Rusya ve Arnavutluk’un gerisindeyiz. Bu ülkeler arasında geleceğe umutla bakan bir ülke var, o da 7 altın, 3 gümüş ve 1 bronz madalya kazanan Rusya. Bir başka deyişle, 88 doğumlu ve daha küçük sporcuların katıldığı Şampiyonada Türkiye, pek parlak bir başarı gösterememiş. 2012 Olimpiyatları’nda da bu oyuncularımız ile yarışacağımızı düşünürsek, pek fazla ümitli olamıyoruz. Peki, tablo gerçekten de kötü mü, hiç mi umut yok?

Figen Kaya ümit vaadediyor

Aslında geçen Temmuz ayında 17 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye, bayanlarda 3 altın, 2 gümüş ve 1 de bronz madalya kazanmıştı. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Avrupa Gençler Şampiyonası’nda bronz madalya kazanan Figen Kaya,17 yaş altı turnuvasında Rus Nataliya Kavarina’nın ardından ikinci olmuştu. Aynı Kavarina,zaten, Gençler’de de Avrupa Şampiyonu olan sporcu idi. Görünen o ki, bu iki genç sporcu, gelecekte de bu siklette ses getirmeye aday durumdalar. Figen Kaya halter sporumuz adına ümit vaadediyor diyebiliriz.

Rekortmen Haltercimiz: Şaziye Okur

Bir başka yıldız adayımız ise 17 yaş altında 44 kiloda yarışan, Gençler Şampiyonası’nda ise 48 kiloda yarışan Şaziye Okur. 17 yaş altının şampiyonu Şaziye, Gençler Şampiyonası’nda da kıl payı bir farkla bronz madalyayı kaçırdı. Şaziye’nin dördüncü olduğu kiloda, Pekin 2008′de dokuzuncu olan Polonyalı Marzena Karpinska, şampiyon oldu. Pekin 2008′deki derecesini daha da geliştiren Karpinska’nın, bu kiloda Avrupa’nın önemli sporcuları arasında olduğunu ve bu başarıyı koruma ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Şaziye’nin bir önemli istatistiği de, kilo olarak 42 kilo civarında olmasına rağmen 48 kilo haltercileri ile yarışıyor olması ve kendi yaş grubunda 53 kiloluk sporcuların arasında bile ilk ikiye girebildiğidir. Tüm bu göstergeler Şaziye’nin önümüzdeki dönemde üzerinde durulması gerektiğini gösteriyor. Şaziye halen, Avrupa 17 yaş altı rekorlarını elinde bulunduruyor. Koparmada 2007 yılında yaptığı 73, silkmede ise 2008 yılında Fransa’da yaptığı 87 kiloluk dereceleri ile iki dalda da Avrupa Rekortmeni . Toplamda ise yine 2007′deki yarışmada ulaştığı 158 kilo ile rekor sporcumuzda.

Erkeklerdeki Gururumuz: İsmet Algül

Erkeklerde ise durum biraz daha farklı. Temmuz ayında 17 yaş altı Avrupa Şampiyonası’nda erkeklerde 2 altın, 2 gümüş, 1 de bronz madalya kazanmıştık. Özellikle, Avrupa 17 yaş altı rekorlarına sahip İsmet Algül başarılı bir gelecek vaadediyor. İsmet, geçtiğimiz Temmuz ayında koparmada 92, toplamda ise 206 kiloluk dereceleri ile Avrupa Gençler Rekorunu elinde bulunduruyor.

Ancak Gençler Şampiyonası’nda aynı başarıyı gösteremedik. 17 yaş altında başarı kazanmış sporcularımız, bir büyük yaş grubu ile mücadele edemediler. Erkeklerde yaş farkının daha önemli bir yeri olduğunu düşünürsek, bu konuda büyük beklentiler taşımamamız gerektiğini söyleyebiliriz.

Görünen o ki, 17 yaş altı milli takımımızdan ilerde başarı bekleyebiliriz, ancak federasyonun bu oyuncuların gelişimlerini çok ciddi takibe alması gerekir. Aksi halde, şu anda 17-20 yaş aralığında olan haltercilerimizden, önümüzdeki 8 ila 10 yıl zarfında başarı beklemek pek de mümkün olmayabilir.

Peki Avrupa, Dünya ile kıyaslandığında hangi noktada?

Gözardı etmememiz gereken bir başka unsur ise, Pekin 2008′de dağıtılan 45 madalyadan ancak 20 tanesinin Avrupa’lı sporcular tarafından kazanıldığı istatistiğidir. Bu da bize, Avrupa’da elde edilen başarılarin Dünya Şampiyonaları’nda ve Olimpiyatlarda çok da geçerli olmadığını açıkça söylüyor.

Grafik 1 ve 2′de karşılaştırmalı olarak Genç Türk Milli oyuncuların durumlarını görebilirsiniz.

Grafık 1: Erkeklerde Karşılaştırmalı Sonuçlar

Bu örümcek ağı şeklindeki grafikte dış köşelere yerleştirilmiş sayılar, farklı sikletleri simgeliyor. Merkezden çevreye doğru çizilen daireler ise toplam ağırlıkları simgeliyor. Bu anlamda en başarılı sporcumuz diye adlandırılan kategori, son katıldığımız Avrupa Şampiyonası’nda en iyi dereceyi elde eden sporcumuzun ulaştığı toplam kilo. Mor çizgi ise bu şampiyonanın şampiyonlarının elde ettiği derece. Yeşil, dünya gençler rekorunu, kırmızı Pekin 2008′de altın madalya kazanan sporcunun derecesini, koyu mavi de  Dünya rekorunu simgeliyor.

Kimileri Avrupa Gençler Şampiyonası’nın çok ilgi toplayan bir yarışma olmadını ve sporcuların düşük performans gösterdiklerini iddia edebilirler. Ancak biz bu tabloda, mor çizgi (turnuvanın şampiyonları) ile yeşil çizgi (Dünya Gençler Rekoru) arasında büyük bir fark göremiyoruz. Bu çizgiler birbirlerine yakınlar. Ancak bizim oyuncularımızın çizgileri ikisinden de bir hayli uzakta. Bu da, gençlerimizin Dünya Gençler Rekoru’nun uzağında olduğunu gösteriyor. Bu istatistiği daha iyi gözler önüne serebilmek için dünya gençler rekorundan uzaklık (U) diye adlandırdığımız bir değişken belirledik. Bu değişkeni Türk sporcular ve Avrupa Gençler Şampiyonları için iki ayrı şekilde hesapladık. değişkeni Dünya Gençler Rekorları’ndan Türkiye’yi Avrupa Gençler Şampiyonası’nda en başarılı şekilde temsil eden sporcumuzun başarısını çıkarıp, yarıştığımız siklet sayısına  bölüp, her sporcu için bulduğumuz sayıları topladık. değişkenine ise aynı hesabı Avrupa’lı sporcuları için yaparak ulaştık.

Çıkan sonuçlar şöyle: ,

Bu sonucu şu şekilde okuyabiliriz. Türk sporcuların Dünya Gençler Rekoru’na olan uzaklığı (veya onlarla arasındaki farkı), Avrupa Şampiyonları’ndan neredeyse 2.5 kat daha fazla. Avrupa Şampiyonu, Dünya Gençler Rekoru’ndan 8 siklette ortalama 36.625 kilo az kaldırır iken, Türkiye ‘nin Şampiyona’daki en başarılı sporcusu Dünya Gençler Rekoru’ndan ortalama 97 kilo az kaldırıyor. Bizim ile Avrupa’nın Dünya Gençler Rekoru arasındaki fark dikkate değer.

Bir başka yanılsama da gençlerin, büyüklere oranla daha düşük başarılar elde ettiğidir. Mutlaka bu bir ölçüde doğrudur, ancak grafiğimize dikkatli bakanlar Dünya Gençler Rekoru ile Dünya Rekoru ve Olimpiyat dereceleri arasında pek bir fark göremeyecekler. O halde, bu tabloda geri kalan dereceler genç sporcuların aldığı dereceler değil, Türk sporcuların aldıkları derecelerdir.  Dünya Gençler Rekoru 8 siklette ortalama 10 kilo kadar farketmektedir. Türk sporcuların Dünya Rekoru ile olan farkları ise 5 siklette ortalama 83.2 kilodur. Sadece bu fark dahi, Türk halterinin geleceğinin güvende olmadığını göstermektedir.

Benzer istatistiki verilere kadınlarda bakacak olursak, yine karamsar bir tablo ile karşılaşırız.

Peki ya Kızlarımız?

Grafik 2: Kızlarda Karşılaştırmalı Sonuçlar

Yine Türk sporcularının başarılarına baktığımızda oldukça geride olduklarını görebilirsiniz. Yine de tablo erkek halterciler kadar kötü gözükmemektedir. Kadınlar için , , ‘dir. Aradaki 16 (=63.6-47) puanlık fark, erkeklerdeki 61.625 (=97-36.625) puanlık farktan azdır. Tabii ki erkeklerde bahsi geçen kiloların fazlalığı bunda etkendir, ancak neredeyse 4 katı fazla olduğunu görüyoruz. Bu da kızlarımızın, dünya standartlarında daha rekabetçi olduklarını göstermektedir.

Sonuç:

Dünya Gençler Şampiyonası, önümüzdeki yıl Haziran Ayında Romanya’da yapılacak. Romanya’da yapılacak ve yakından takip edeceğimiz bir başka turnuva ise Nisan ayında Avrupa Şampiyonası olacak. 2009′un Kasım ayında ise Dünya Şampiyonası Kore’de düzenlenecek. Tüm bu yarışlar olimpiyatlardaki başarısızlığımızın tesadüfi olup olmadığını, ve 2012 Londra’dan beklentilerimizi ne boyutta olması gerektiğine dair ışık tutacak.

Gerçek olan birşey varsa, o da Halter’deki tablonun pek parlak olmadığı. Dünya çapında tek sporcumuz Sibel Özkan gibi gözüküyor. Tabii ki Atina 2004 Şampiyonları’mız Taner Sağır ve Nurcan Taylan’ın tekrar eski formlarına dönmelerini umuyoruz.  Onların yanında Şaziye Okur, Figen Kaya ve İsmet Algül’ün eklenebileceğini görebiliyoruz. Ancak Halter Federasyonu’ndan beklentimiz özellikle 17 yaş altında gösterdiğimiz başarıyı kalıcı hale getirecek adımları atmaları. Aksi halde olimpiyatlarda Halter, bizler için 1988 öncesinde olduğu gibi, hüsran dolu günler yaşatacak.

Alper Ecevit hakkında

Neredeyse 30 yaşında bu zat, Amerika'nın New York eyaletinde yaşıyor...1990'da Dünya Kupası diye inim inim inlerken, 1992'de Freddy Mercury sayesinde Olimpiyatlara da düşkün oldu. Yazdı, çizdi orada burada, bir baktı blog olayında ekmek var, başladı spor blog'u yapmaya...Pekin 2008'i seyrederken coştu, Londra 2012'yi de gördü blogu...
Bu yazı Halter kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Halter, Sibel Özkan’ın Omuzlarında için 5 cevap

  1. CAn der ki:

    Turk halterinin gidisati cok kotu hakikaten. yazar guzel bir konuya deginmis, bu tip analizlerin artmasini diliyoruz…

    SItenizi cok begendim, ellerinize saglik.

  2. ismet algül der ki:

    bence halter çok iyi gidiyo böyle giderse 2012de çoğu sporcumuz madalya alcak bekleyin ve görün ben hazırlaniyom şahsen her keste görcek

  3. kadir aktas der ki:

    sayin algul ,

    yazidan anladigim kadariyla gelecek vaadeden bir sporcumuzsunuz , oncelikle basarilar dilerim ,
    halterde durum iyiye gidiyor demissiniz , biraz daha acabilir misinz acaba bunu ?

    tesekkurler
    kadir aktas

  4. Alper Ecevit der ki:

    Halil Mutlu, Federasyon Secimleri sonrasinda , 31 Ekim 2008′de Halter Sporunu Birakti. `Bundan sonra hizmete varim` diyen Halil, sporu , gerekli sartlarin olusmadigi icin biraktigini, bu sartlarin olusmamasinda esas faktorun ise sporun ve siyasetin icice gitmesi oldugunu iddia etti.

    Simdi, bu konuda sormak istedigimiz soru su: Halter ile Siyaset nasil olup da icice girmistir, Halil Avrupa Sampiyonasi oldugu yilin devaminda, Olimpiyatlara Siyaset yuzunden mi gidememistir?

    Bu konulari arastirmamiz cok zor, ilgili kisilerin yorumlarini bekliyoruz.

  5. emine çetintürk der ki:

    Ben şöle diyeyim ki bu spor camiasındaki bazı insanlar sporcuların üzerinden para kazanmaya çalışarak sporcuları bitiriyor. Ben de bir halterciyim ve bunun en önemli göstergesini kendim yaşadım. Dilerim ki bu spor sadece çıkarlar için değilde bir spor olduğu için, ülkeye iyi bir vatandaş olmak için yapılır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>