30
Grosso İsmail İstanbul’da
İsmail Köybaşı önümüzdeki dönem performansı ile Türk Milli takımının gözdelerinden birisi olabilir.
2008 yılının aralık ayındaydık. İzlediğim bir Gaziantepspor maçında dikkatimi İsmail adında bir sol bek çekmişti. Onu izlediğimde oyun stilini çok önemli bir oyuncuya benzetmiştim. Bu isim İtalya Milli Takımı’nın sol beki Fabio Grosso idi. 2006 Dünya Kupası’nda uzun boyuna ve zayıf vücuduna rağmen yaptığı kanat bindirmeleri, isabetli ortaları, şutları ve üstün top tekniği ile dikkatleri üzerine çeken Grosso’ nun kopyası gözümde canlanmıştı.
Ertesi gün yaptığımız futbol sohbetinde onun lakabını çoktan koymuştum. Grosso İsmail o günden sonraki sohbetlerimizde önümüzdeki dönem adından söz ettireceği düşüncesi ile yer aldı.
Tüm sezonu Gaziantepspor’da başarı ile geçiren İsmail henüz 20 yaşında. Özellikle Sivasspor’un garanti 3 puan alır denilen karşılaşmada oynadığı futbolla rüştünü kanıtladı. Hücuma yaptığı katkı ile o güne kadar takip etme fırsatı bulunmayanların da zihninde yer aldı. Beşiktaş için çok önemli karşılaşmada onun önderliğinde alınan Sivasspor galibiyeti sonrası adını Beşiktaş’ın transfer listesinin en başına yazdırmıştı.
İsmail’in teknik özelliklerine gelince… Türkiye’de şu an çok sıkıntı çekilen sol bek mevkisi için önemli bir kazanç olacağını söyleyebiliriz. Top tekniği, hücuma yaptığı bindirmeleri dışında defansif anlamdaki kademe yeteneğinin üst seviyede olduğunu da belirtmekte fayda var. Bu konuda ülkemizde ofansif katkısı yetersiz Hakan Balta, defansif katkısı alt seviyede kalan Hayrettin ikilisinin iki yönlü ortak özelliklerini içeriyor. Aslında eğer Grosso’yu daha önce izlediyseniz ondan daha fizik olarak daha kısa ve zayıf olsa da saha içindeki davranışlarını bire bir ona benzetebilirsiniz.
Yüksek maliyeti herkesin dilinde şimdiden sakız olsa da modern futbolun önemli mevkilerinden sol bek tarafı için çok alternatif bulunmayan ülkemizde yapılabilecek en iyi transferlerden biriydi İsmail. Liverpool yıldızı parlamaya başlayan Portsmouth’lu sağ bek Glen Johnson için 20 Milyon Euro vermişken İsmail için ödenen paranın çok da fazla abartılmaması tarafındayım. Holosko için ödenen 6 Milyon Euro transfer edildiği günlerde çok konuşulmuş ancak onun üstün performansı çoktan ödenilen paranın hakkını verdiği gerçeğini kabul ettirmişti. İsmail içinde önümüzdeki dönem gelişmelerinin bu yönde olacağını düşünüyorum.
Grosso İsmail İstanbul’a hoş geldin.
Konuyla ilgili diğer yazılar:
1 Comment to “Grosso İsmail İstanbul’da”
Leave a comment
Son Tweetler
Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.
Son Yazılar
- Selçuk Çebi Dünya Şampiyonu
- Venus Williams ve Ellen Degeneres Birlikte
- Amerika’da İşçi Bayramı
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
Son Yorumlar
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu için Turan
- Ersan Avrupa’yı Sallamaya Devam Ediyor için ersan ilyasova
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit









Hasan Bey ismailin Tekniği için belirtiğiniz görüşlere katılmamak elde değil.
Ancak bu isimlere ödenen bedeller konusunda bir çelişki yok mu ? Her ne kadar İngiliz liginden bir örnek verdiysenizde adından anlaşılacağı gibi orada ücret scalası bir hayli yüksek. Örnek Totenham ‘ın taransferleri,middelsboro’nun transferleri dikkat küme düşen takım 20 milyon pound alfonso alves ‘e vermişti.
Benim demek istedim konu türk sporunun gelişimiyle ilgilidir. İsmail başarıya endexli bir klube gelerek kendi kariyerini ve gelişimini riske attı birde üzerindeki pahalı sporcu yaftasıda cabası bakalım yedek beklerken ona ödenen 6,5 milyon euro + 2 futbolcu spor medyası tarafından nasıl eleştirilecek yada kötü oynadığı maçlardan sonra medya bu oyuncuya bu para verilirmi diyerek yıpratmalarına devam edecekler. Bunun doğuracağı sonuçta şudur ki;
Mental olarak hazır olmayan sporcu başarıya ağırlığının altında silindir gibi ezilip yok olacaktır. Belkide iyi bir ortam bulup kendini geliştirecektirde.. bunu zaman gösterecek ancak, bu sözümden de anlaşılacağı gibi işin felsefesi sistemde bu oyuncunun gelişimini bu yukarıda saydığım koşullara bırakmak ya da iyi mentörler eşliğinde hem fiziksel hemde iyi bir psikolojik destekle hem kendine hemde türk sporuna faydalı olabilir hale getirmek ikiğ tane seçenek. Bizim futbol olarka yapamadığımız budur. Fenerbahçenin örnek olarak asıl değeri 500 bin doları geçmeyecek türk oyunculara milyon eurolar verip oynatması buna iyi örnektir, Selçuk Şahin, Deniz Barış buda konunun tersininde futbolumuza zarar verdiğini gösterir. Kalitesiz futbolcuya yüksel bedeller kaliteli futbolcu yetişmesini engelliyor. Rekabeti zayıflatıp kaliteyi düşürüyor. İsmaile BJK da başarılı olmasını diliyorum. Ancak başarılı olmayanların günahı kendilerine ödenen astronomik bedeller olmamalıdır. Bu denklemde ; yüksek bedelle oyuncu alıp onu başarı baskısı altında ezmek çıkabilecek en kötü sonuç kii ülkemizde % 99 oranında olan budur. BJK ayhan örneği, okan koç , sinan kaloğlu, fatih sonkaya bu kategoride sayılabilir.