14
Favorilerden Eskiye Dönüş

Willie Solomon, Kısa Bir NBA Tecrübesinden Sonra Tekrar Fenerbahçe’de
Beko Basketbol Ligi’nin iddialı ekiplerinden Fenerbahçe ve Türk Telekom, zorlu play-off serisi öncesi takımlarını daha önceki sezonlarda başarılara taşıyan yıldız oyun kurucuları Willie Solomon ve Khalid El-Amin ile anlaştılar. Khalid El-Amin’in forma giydiği Ukrayna’da yaşanan ekonomik kriz ve Willie Solomon’un forma giydiği Sacramento Kings’in play-off iddiasının bulunmaması bu transferleri kolaylaştıran etkenler oldu. Bu transferlerin ligdeki rekabet dengelerini büyük ölçüde değiştirmesi bekleniyor. İsterseniz bu iki yıldız oyun kurucunun kariyerlerini kısaca hatırlayalım.
“King”
William James “Willie” Solomon, 20 Temmuz 1978′de Hartford, Connecticut’da dünyaya geldi. Doğduğu bölgenin lisesini basketbol alanında önemli başarılar elde ettikten sonra tamamlayan Solomon, üniversite tercihini Clemson University’den yana kullandı. Bu üniversitede üç başarılı yıl geçiren ve ACC konferansının önemli oyuncularından biri olmayı başaran Solomon, okuldan mezun olmadan 2001 NBA Draft’ına katıldı ve Vancouver Grizzlies tarafından ikinci turun otuz üçüncü sırasında seçildi. NBA’e Grizzlies formasıyla adım atan başarılı oyun kurucu, bu takımla ilk sezonunda oynadığı 62 karşılaşmada ortalama 14.1 dakika sahada kaldı ve 5.2 sayı, 1.5 asist ortalamaları yakaladı.
NBA’de tam istediğini bulamayan Solomon, bu sezonun ardından Avrupa’nın yolunu tuttu ve Aris ile anlaştı. Aris’te müthiş bir sezon geçiren ve bu takımla European Challenge Cup’ı kazanan Solomon, bu sezonun ardından takımdan ayrıldı ve İsrail’in Hapoel Jerusalem takımıyla anlaştı. 2003-2004 sezonunda Hapoel Jerusalem formasıyla mücadele eden yıldız oyun kurucu, bu kez de ULEB Cup şampiyonluğu sevinci yaşadı. Avrupa’nın iki ve üç numaralarını kazanan Solomon, 2004-2005 sezonunda Efes Pilsenle anlaşarak ülkemizin yolunu tuttu ve Euroleague’e ilk adımını attı.
Efes Pilsenle geçirdiği sezonda lig şampiyonluğu sevinci yaşayan ve 34 maçta 13.4 sayı ortalaması tutturan Solomon, bu takımda da bir sezondan fazla kalmadı ve Maccabi Tel Aviv ile anlaştı. İsrail’in en gözde ekibiyle lig ve kupa şampiyonluğu yakalayan ve Euroleague şampiyonluğunu finalde kaybeden yıldız oyun kurucu, 2006 yılında Ülkerspor ile birleşen Fenerbahçe’ye katıldı. Aydın Örs yönetimindeki Fenerbahçe Ülkerle kulübün 100. yılında lig şampiyonluğu sevinci yaşayan ve 12.6 sayı ortalamasıyla takımın en önemli ismi olan Solomon, Fenerbahçe Ülker’in finalde Efes Pilsen’i süpürmesinde baş rolü oynayan isimdi.
Willie Solomon, Avrupa’daki kariyerinde ilk kez bir takımda ikinci sezon devam etti ve 2007-2008 sezonunda da Fenerbahçe Ülker’de kaldı. Takımdaki teknik yönetim değişikliğinden sonra Bogdan Tanjevic yönetiminde bazı sıkıntılar yaşayan Solomon, yine de bu durumu sahaya fazla yansıtmadı ve takımını hem lig şampiyonluğuna, hem de Euroleague’de son 8 takım arasına taşıdı. İki yıl arka arkaya lig şampiyonluğu yaşadıktan sonra tekrar NBA yollarına düşen Solomon, takım arkadaşları James White ve Tarence Kinsey ile beraber takımdan ayrıldı.
Tecrübeli oyun kurucu sezon başında Toronto Raptors ile anlaştı. Bu takımla 39 maçta ortalama 13.9 dakika forma giyen ve 4.9 sayı, 3.2 asist ortalaması yakalayan Solomon, yapılan bir takasın ardından Şubat 2009′da play-off iddiası pek bulunmayan Sacramento Kings’e gönderildi. Bu takımda aradığını pek bulamayan ve 14 maçta ortalama 12 dakika süre alıp 5.0 sayı ortalaması yakalayan Solomon, sezonun sonunu beklemeden kariyerine yeni bir yön verdi ve 2.5 seneliğine Fenerbahçe Ülkerle anlaştı.
Kral lakabıyla anılan ve üstün basketbol yetenekleriyle tanınan Solomon, tam bir “winner” olarak nitelendirilebilir. Bir oyun kurucuda bulunması gereken birçok özelliğe sahip olan yıldız oyun kurucunun en kötü yanı, zaman zaman takım disiplinini bozan davranışlar göstermesi. Bu özelliği nedeniyle idari ve teknik yönetim tarafından çok iyi kontrol edilmesi gereken bir oyuncu olan Solomon, kendini huzurlu hissettiği ortamlarda takımın en yüksek başarılara taşıma potansiyeline sahip bir oyuncu. Birçok maçı adeta tek başına alıp götürebilen bir oyuncu olan Solomon, Fenerbahçe Ülker’in daha mütevazi ve takımı yönetmeye yönelik basketbol yeteneklerine sahip oyun kurucusu Marques Green ile dolduramadığı skorer oyun kurucu görevini fazlasıyla yerine getirebilecek bir oyun kurucu. Fenerbahçe Ülker’in taraftarları tarafından da oldukça sevilen Willie Solomon, Fenerbahçe Ülker’in şampiyonluk yolunda yine en büyük kozlarından biri olacaktır.
Amin!
25 Nisan 1979′da Minneapolis, Minnesota’da dünyaya gelen Khalid El-Amin, doğduğu bölgenin liselerinden biri olan Minneapolist North High School’u üç kez üst üste eyalet şampiyonluğuna taşıdı ve daha lise döneminden adını tüm ABD’ye duyurmaya başladı. Kolej olarak NCAA’in basketboldaki en iddialı okullarından biri olan University of Connecticut’u seçen El-Amin, okuldaki birinci sezonunda 16.0 sayı ortalamasıyla takımın ikinci skoreri olmayı başardı. İkinci sezonunda başarısını daha üst seviyeye taşıyan El-Amin, takımıyla beraber NCAA şampiyonluğu sevincini yaşadı ve büyük bir başarıya imza attı. Okuldaki üçüncü sezonunda zayıflayan Uconn takımının 16.0 sayı ve 4.4 asist ortalamalarıyla en etkili ismi olan El-Amin, bu sezonun ardından takımdan ayrıldı ve 2000 NBA Draft’ına katıldı.
Yıldız oyun kurucu, 2000 NBA Draft’ında Chicago Bulls tarafından ikinci turun otuz dördüncü sırasında seçildi. Bulls ile beraber 50 maça çıkan ve 6.3 sayı, 2.9 asist ortalamaları yakalayan El-Amin, bu sezonun sonunu beklemeden Bulls’dan ayrıldı ve CBA takımlarından Dakota Wizards ile anlaştı. 2001-2002 sezonuna bu takımda başlayan ve daha sonra bir diğer CBA takımı olan Gary Steelheads’e geçen El-Amin, bu takımlarda başarılı olduktan sonra 2002 yılının ocak ayında Fransa’nın önemli takımlarından Strasbourg ile anlaşarak Avrupa’nın yolunu tuttu.
Fransız ekibinde ortalama bir sezon geçiren yıldız oyun kurucu, 2002 yılının yazında Miami Heat ile anlaşmasına rağmen sezon başlamadan takımdan ayrıldı ve Kasım 2002′de İsrail’in önemli takımlarından Ironi Ramat Gan ile anlaştı. Bu takımla ligde 19.7 sayı, 3.1 ribaund, 4.2 asist, 2.7 top çalma gibi önemli istatistikler yakalayan El-Amin, Ağustos 2003′te Beşiktaş ile anlaşarak ülkemizin yolunu tuttu. Beşiktaşla ilk sezonunda 16.6 sayı ortalamasıyla oynayan ve takımını yarı finale taşıyan tecrübeli oyun kurucu, ikinci sezonunda ise takımına iyice alıştı ve 21.0 sayı ortalamasıyla oynadığı sezonda takımına ligde final oynattı. Bu performansıyla ligin en değerli oyuncusu seçilen ve Beşiktaş taraftarıyla özdeşleşen El-Amin, 2004-2005 sezonunun ardından Beşiktaş’tan ayrıldı.
2005 yazında Ukrayna’nın iddialı ekiplerinden Azovmash Mariupol ile anlaşan El-Amin, bu takımla lig şampiyonluğuna uzandı ve aynı zamanda hem normal sezonun, hem de play-offların en değerli oyuncusu seçildi. Bu takımla ikinci sezonunda takımını Eurocup finaline taşıyan El-Amin, yine lig şampiyonluğu başarısı da yakaladı. Ukrayna’da adını kabul ettiren yıldız oyun kurucu, 2007-2008 sezonunda tekrar ülkemize döndü ve Türk Telekomla anlaştı. Türkiye Kupası şampiyonluğuna ulaşan ve Fenerbahçe Ülker’e finalde elenen Türk Telekom’un en önemli dişlisi olan El-Amin, ligde çıktığı 40 maçta 17.9 sayı ortalamasıyla oynadı. 2007-2008 sezonunun ardından Azovmash Mariupol ile anlaşan Khalid El-Amin, bu takımın yaşadığı ekonomik sorunların ardından Mart 2009′da Türk Telekom’a geri döndü.
1.78 boyunda ve yaklaşık 92 kg olan El-Amin, fiziksel dezavantajlarını müthiş oyun zekasıyla ve olağanüstü basketbol yeteneğiyle örtebilen komple bir oyun kurucu. Daha çok hızlı basketbola yatkın olan ve özellikle skorer kimliğiyle takımına önemli bir güç veren yıldız oyun kurucu, aynı zamanda oldukça hızlı bir oyuncudur ve özellikle penetreleriyle rakip savunmalara zor anlar yaşatır. Avrupa’nın sayılı oyun kurucuları arasında gösterilen El-Amin’in en önemli dezavantajları olarak fiziksel özellikleri ve zaman zaman takım organizasyonunda yaşadığı zorluklar gösterilebilir. Oldukça baskın ve “winner” özellikleri taşıyan bir oyuncu olan El-Amin formunu yakalarsa ve takımdaki diğer sakatlar da düzelirse, Türk Telekom bu kez çok arzuladığı lig şampiyonluğuna ulaşabilir.
Konuyla ilgili diğer yazılar:
Leave a comment
Son Tweetler
- US Open'ın dokuz numaralı seribaşı Andy Roddick, Janko Tipsarevic'e 4 set sonunda elendi. Amerikalılar yeni yıldızını arıyor, Sam Querrey? 18 hours ago
- Binicilik Müsabakasında, Serra Sengel `Baltic Show`ile Genel Klasmanda 2. Oldu | Spor Stüdyosu http://t.co/zVlRDjC via @sporstudyosu 1 day ago
- Maria Sharapova'nın US Open 2010 Kıyafetleri | Spor Stüdyosu http://t.co/Zk99OVX via @sporstudyosu 2 days ago
- sporstudyosu bir websitesi olsa da duygulari var, maria sharapova korta cikinca heyecanlaniyor, HTTP 404 hatasi veriyor, server cokuyor!!! 2 days ago
- bugun dogacak erkek cocuklara isim onerisi: ersan !!! #Turkey2010 2 days ago
Son Yazılar
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
- Brandon Jennings – Under Armour Micro G Black Ice
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike!
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu
Son Yorumlar
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit
- Singapur 2010′da Bir İlk için ABDULLAH
- Singapur 2010′da Bir İlk için guney







