28
Ezio Gamba Röportajı
İstanbul Ahmet Cömert Spor Salonu’nda gerçekleşen 23. Boğaziçi Judo Şampiyonası’nı izlemek üzere Ataköy’deydim. Akdeniz Oyunları 2009 ve Universiade 2009 ile aynı sezon olduğu için beklenen sayının altında ülkenin yer aldığı şampiyonada Rusya erkeklerde son derece başarılı oldu. Geçtiğimiz günlerde yazdığım yazıda Rusya’nın judoda iddialı olduğunu söylemiş, Moskova 1980 71kg’da Olimpiyat şampiyonu İtalyan antrenör Ezio Gamba’nın başa getirildiğini hatırlatmıştım. (bkz. Rusya Judoda İddialı)
Cumartesi günü yapılan eleme müsabakalarından sonra finaller öncesi ara verildi. Ben de bu aradan faydalanarak gördüğüm ilk Rus’a Ezio Gamba’yı sormak üzere etrafta dolanmaya başladım. Merdivenlerden çıkan ve Rus Milli Takımı’nın t-shirtini giyen bir beyefendiye Ezio Gamba’nın İstanbul’da olup olmadığını sordum. Karşımdakinin bana verdiği cevap ilginçti. “Ben Ezio Gamba”. O anda karşımda eski bir olimpiyat şampiyonu görmenin heyecanını mı yaşayayım, karşımdaki beni kandırıyor mu diye düşüneyim, yoksa yerde ararken gökte buldum diye mi sevineyim derken Gamba’ya kısa bir röportaj teklifinde bulundum.
Son derece sevecen ve mutlu bir insan görüntüsü çizen Gamba ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik. İşte Gamba ile Rus judosu ve spor kariyeri üzerine yaptığımız söyleşi:
Spor Stüdyosu: Olimpiyat şampiyonluğu gururunu Moskova 1980′de yaşadınız. O şampiyonluk öncesinde ve sonrasında size ne anlam ifade etti?
Ezio Gamba: Benim için çok ama çok önemliydi. Zaten yükselen bir çizgim vardı ve Avrupa ve Dünya şampiyonalarında madalya kazanmıştım. Olimpiyatta madalya kazanmak her zaman için hayalimdi. Bir başarı kazanınca hep daha sonrasını düşünürsünüz, olimpiyat en son hedeftir. Ama inanın onu kazanınca bir sonraki olimpiyatı düşünmeye başlarsınız. Sporun güzelliği de budur aslında.
SS: Spor kariyeriniz sonrası da başarılı bir antrenörlük kariyerine sahipsiniz. Spor yaparken, spor sonrası hayatınızda neler yapacağınızı düşünüyor muydunuz?
EG: Her zaman düşünürdüm. Sporcular, hayatlarını iyi planlamak zorunda. Judoyu bırakmanız gereken bir yaş var, sonrasında hangi işle uğraşacağınızı iyi planlamanız gerek. Ben 1988 yılında judoyu bıraktıktan sonra iki yıl judo ile ilgilenmedim; ama sonrasında judodan aldığım zevki hiçbir yerde bulamayarak, hayatıma anlam veren şeyin judo olduğuna karar verip judoya antrenör olarak geri döndüm. İtalya Genç Milli Takımı’nın başında göreve geldim. O gençlerle önemli başarılar elde ettim. 1996′da Büyükler takımının başına getirildim. 8 yıl da büyük takımı çalıştırdım. Ancak İtalya Federasyonu judoda daha fazla başarı istemiyordu. Ben de o görevimi bırakıp İtalya’da 120 yıllık judo kulübümüz Forza e Costanza’ya geri döndüm.
SS: Moskova 1980′e katılmaya hak kazanan 180 İtalyan sporcudan sadece bir tanesi ülkesinin uyguladığı boykota uymayıp Moskova’ya geldi. O da Ezio Gamba idi. Bu kararınızda etkili olan unsur neydi?
EG: O dönemde hepimiz İtalya ordusunun bireyleriydik. Arkadaşlarım devletten aldıkları maaşı feda edip Olimpiyatlar’a gidemedi. Benim için hayatta önde gelen şey spordu. Olimpiyatta madalya kazanacağımı tahmin ediyordum. Kararımı alıp Moskova’ya gittim. Ordudaki görevimi de böylece tamamen bırakmış oldum. Hiç de pişman olmadım.
SS:Rusya’dan önce Afrika’da judoyu yaymak üzerine çalıştınız. Afrika tecrübelerinizi aktarabilir misiniz?
EG: Uluslararası Judo Federasyonu beni Casablanca’ya gönderdi. Önce 18 sporcu ile çalışmalara başladık. İlk kez Afrikalı bir judoka olimpiyatta madalya kazandı. Başarılı olduğumuzu söyleyebilirim.
SS: Sonrasında Pekin 2008′in başarısız ülkesi Rusya sizi takımın başına getirdi. Putin’in judoyu çok sevdiğini ve başarı aradığını biliyoruz. Sizin Rusya’nın başına gelmenizde Başbakan Putin’in de etkisi oldu mu?
EG: Rus judosu Pekin 2008′den sonra kendini Putin’e kanıtlamak hevesinde. Ellerinden geleni yapıyorlar. Benimle Putin 1′e 1 temas kurmadı ama getirilmemde etkisi olduğunu biliyorum. Benimle kontak kuran Avrupa Judo Federasyonu başkanı Sergey Soloveychik’ti. Ben de Rusya’da büyük bir potansiyel gördüm. Çok büyük bir ülke, judo ile ilgilenen sayısı çok fazla. Londra 2012′ye kadar kontratım var, başarılı olacağıma inanıyorum.
SS: İstanbul’daki Boğaziçi Judo Şampiyonası organizasyonu’ndan memnun musunuz?
EG: Evet, organizasyonu beğendim. Herşey yolunda. 10 sene önce de Türkiye’ye gelmiştim, o günden bugüne İstanbul çok gelişmiş. Türk judosu da atılım yapma isteğinde. Ümit ederim yakın zamanda siz de başarılı olursunuz.
SS: Teşekkür ederim bu röportaj için, sizinle tanışmak benim için zevkti.
EG: Ben teşekkür ederim, başarılar.
Konuyla ilgili diğer yazılar:
2 Comments to “Ezio Gamba Röportajı”
Leave a comment
Son Tweetler
Error: Twitter did not respond. Please wait a few minutes and refresh this page.
Son Yazılar
- Selçuk Çebi Dünya Şampiyonu
- Venus Williams ve Ellen Degeneres Birlikte
- Amerika’da İşçi Bayramı
- Serra Sengel’in Başarısı
- Maria Sharapova’nın US Open 2010 Kıyafetleri
- Londra 2012 Ticari Ürünleri Satışta
- Avrupa’da 5′te 2
- Singapur 2010′da Bir İlk
- Singapur 2010′da “Sade” Bir Anne
- Şampiyonlar Ligi Yolcusu Kalmadı!
- Chris Thater Anısına
- Şampiyonlar Ligi’nde Dramatik Gece
- New York’ta Son Perde..
- Andy Murray Vogue Eylül Sayısında
- Air Jordan Retro 11 – “Cool Grey”
Son Yorumlar
- Resul Kalaycı Olimpiyat Şampiyonu için Turan
- Ersan Avrupa’yı Sallamaya Devam Ediyor için ersan ilyasova
- Beşiktaş’ın Oyun Sistemindeki Büyük Tehlike! için Can Aciksoz
- Vuelta’ya Doğru için serkan77
- Singapur 2010′da Bir İlk için Alper Ecevit








Hicbir seyden geri kalmayan, Istanbul’daki kisitli zamaninda bile sporstudyosu icin zevkle ugrasan ve 100- kg olacak arastirmaci editor Alper Ecevit’e tesekkurler bu guzel roportaji gerceklestirdigi ve kaliteli spor makaleleri okumayi seven sporstudyosu okuyucularina sundugu icin.
şuan bu röpörtajı okuyunca çok şaşırdım.. Çünkü Ezio Gambayla konuşma fırsatımız olmuştu kaldığımız otelde.. olimpiyat şampiyonu olduğunu falan hiç bilmiyodum. sadece rusların milli takım antrenörü olduğunu soylemişti. çok esprili bi şekilde sohbet ettik maç öncesi.. çok sevecen çok cana yakın biri :)