Derya Cıbır Röportajı

Derya Cıbır (ortada) Takım Arkadaşları ile

Derya Cıbır henüz 18 yaşında. 2008 yılında elde ettiği Dünya Gençler ikinciliği ve Avrupa Gençler ikinciliği ile dikkatleri üzerine çekti. Londra 2012 Olimpiyatları’nda başarılı olmak en büyük hedefi. Ancak, önünde katedecek çok ama çok uzun bir yol var. Çorum’da başlayan spor yaşantısı 9 sene süren antrenman ve sevgi ortamı sonucunda onu başarıya sürükledi. Şimdi İzmir Büyükşehir Belediyespor adına yarışıyor. Önümüzdeki günlerde ülkemizi Akdeniz Oyunları’nda da temsil edecek olan bu cıvıl cıvıl sporcu ile hayattaki heyecanını, judoya olan sevgisini paylaştık ve kariyeri üzerine konuştuk.

SporStüdyosu: Türkiye’de bayanların spor yapması önünde birçok engel varken sen judo gibi alışık olmadığımız bir sporu yapıyorsun. Judoyu seçmenin nedenlerini açıklayabilir misin?

Derya Cıbır: Babam Hasan Cıbır güreşçiydi. Doğduğum günden beri sporcu olmamı istiyor ve bu yönde teşvik ediyordu. Çorum’da ve hatta Türkiye’nin genelinde bayanların güreş yapması pek olumlu karşılanmıyor. Ben de judoyu güreşe en yakın spor olduğu için seçtim. 9 yaşında judoya başladım. 10 yaşımda da Çorum seçmelerinde birinci olunca bende bir ışık gördüler.

Ailem, başladıktan sonra da çok destek oldu. Babam her akşam antrenmandan alır, beni yalnız bırakmaz eve getirirdi. Judoda giyim kuşam da çok hoşuma gidiyor, sporcuların birbirine olan saygısı, edinmeniz gereken prensipler vs. yönleriyle judoyu daha kendime uygun buldum. Spor yapmak, fiziksel avantajlarının yanında psikolojik avantajları ile de çok önemli. Vücuttak toksinler attığımız zaman beyindeki sıkıntılarımız da atmış oluyoruz.

SS: Çorum’daki spor hayatından biraz bahsedebilir misin, Anadolu’da spor yapmanın zorlukları veya avantajları var mı?

DC: Çorum’da herhangi bir problem yaşadığımı söyleyemeyeceğim. Çorum’daki antrenörüm Hüseyin Üstündağ çok güvenilir bir insan. (bkz.Hüseyin Üstündağ Röportajı) Aileler de antrenörü tanıyınca içleri çok rahat ediyor. Ortam çok müsait. Çocuklar bir problemleri olduğunda antrenörümüze iletiyorlardı. Hüseyin Antrenör gerekirse gider ailelerimiz ile konuşurdu.

SS: Çorum’dan İzmir’e geçiş döneminde yaşadıklarını anlatır mısın? Çorum ile bağlantıların devam ediyor mu, İzmir’e kolay alıştın mı?

DC: Kopar mı hiç? Hüseyin Antrenör ile bağlantımız kopmadı; ama sadece telefonlarda görüşebiliyoruz. İlk zamanlar değişikliğe alışmak zordu. Takımım, 9 senedir beraber çalıştığım arkadaşlarım dan kopmak ilk zamanlar kötüydü. Ancak buradaki antrenörler Ali Erbenlioğlu ve Mesut Kapan çok iyi karşıladılar. Umduğumdan çok daha fazla yardım ettikler. Bu sayede o geçiş dönemini çabuk atlattım. Özellikle Ali antrenöre çok minnettarım. İlk geldiğim günden itibaren bana çok inanıp büyük destek oldu. Kendimi güvende hissetmemi sağladı. Kaygılarımı azalttı. Birebir her konuda yardımcı oldu. Bu geçiş dönemini onun sayesinde kolay atlattım ve hocamla çok iyi anlaşıyorum. Biraz duygusal bir insan olduğum için hoca ile olan ilişkim benim için çok önemliydi. Ona çok teşekkür ediyorum.

Derya Cıbır, Yeni Antrenörü Ali Erbenlioğlu ile çok iyi anlaşıyor

SS: Çorum’da yakın olduğun arkadaşlarınla hala görüşüyor musun?

DC: Elbette. Bahar Buker Manisa’da okuyor. Yarım saat uzaklıkta. Kardeşim gibidir, devamlı görüşüyoruz. Kopmak mümkün değil, 9 sene birlikteydik, aynı yatakta kaldık beraber antrenman yaptık. Judoda takım ruhu çok gelişmiştir. İnternette de diğer arkadaşlarımla görüşüyorum

SS: Yeni bir antrenöre geçince başarını etkileyecek bir zorluk yaşadın mı?

DC: Yeni hocayla çalışmak tabii ki zordur. Ama benim vücut yapılarımı bildikleri için ona uygun teknikleri çalıştırdılar. Bu yüzden çok da zorlanmadım. İki hocanın antrenörlüğü birbirinden farklı oluyor. Ama benim asıl problemim sakatlığımdı. İzmir’e geldikten sonraki ilk maçımda Ayşe Saadet Arca’ya yenildim. Sonrasında antrenörümle de iyice tanıştım ve karşılıklı antrenman yaptıkça birbirimizi daha iyi anladık. Şimdi bir sorun veya formumda bir düşüklük yok.

Bayan judokalar, antrenörleri Ali Erbenlioğlu ile birlikte

SS: 48 kilo judokasısın. Bu siklette Elif Şahin, Esma Dademir gibi iddialı başka gençler de var. Judonun çok rakibe bağlı bir spor olduğunu biliyoruz. Bu rekabet seni nasıl etkiliyor?

DC: Ne kadar iyi sporcu olursa bizim için o kadar iyi . Hem mücadeleler daha zevkli oluyor, hem de kendimizi geliştirmemizi sağlıyor. Ben antrenmanlarda da kendi kilom ve üzerindeki judokalarla çalışıyorum. Esas antrenman eşim Özge Karadoğan. Ama 70 kilodaki Esin Taşkaya ile hatta erkek judokalar ile bile çalışabiliyorum.

SS: İzmir Belediyespor’un sağladığı imkanlar nasıl? Sporcular memnun mu?

DC: İzmir’de imkanlarımız oldukça iyi. Judoya ait özel salon olduğu için istediğimiz zaman judo yapabiliyoruz. Ağırlık ve koşu antrenmanlarımız da aynı şekilde bizim programımıza göre ayarlanıyor. Ayrıca bize verilen aylık bir maaş var, o da üniversite öğrencisi için geçerli bir maaş. İşimizi kolaylaştırıyor.

SS: Hangi üniversitede okuyorsun, ve bu bölümü neden seçtin?

DC: Beden Eğitimi Öğretmenliği okuyorum. Aslında hayalim fizik tedaviydi. Ancak lise son sınıfta hem Avrupa hem de Dünya şampiyonları yüzünden derslerden geri kaldım. ÖSS’ye bir ay kala meslek hedeflerimden spor için vazgeçtim. Sportif hedefim Olimpiyatlar. Bu kadar zorlu bir hedefe yönelmişken bana yardımcı olacak meslek seçmeliyim diye düşünerek Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği’ne girdim. Bu mesleği ileride yapabilirim. Okuduğum bölüm sporculuğun da yardımıyla güzel işler yapabileceğim bir bölüm olabilir. Fizik tedavi ile spor arasında karar vermek adına çok zorlandım. Aylarca kamplara gidiyorum. Yurtdışı turnuvaları öncesi ve sonrası kamplar var. Derslere yüklenirsem antrenman da geri kalıyor. O zaman sadece okul ve judo hayatı yaşayabiliyor, başka hiçbir şeye zamanın kalmıyor. Beden Eğitimi çok yoğun bir program değil, o yüzden boş vakitlerim oluyor.

Aileme bağlı biriyim. Yurtdışından eğitim yapma imkanı da sunulmuştu. Ancak ülkemiz insanının sevecenliği yabancılardan çok farklı. (Burada araya giriyor ve biraz önyargılı olduğunu söylüyorum.). Aslında haklısınız, ön yargılı olduğum doğru. Yurtdışında alacağım eğitim Türkiye’dekinden faydalı olabilirdi. Ama zaten yaşım da çok küçüktü ve benim için ideal olmadığını düşündük. Üniversite sonrası için yurtdışını düşünebilirim.

SS: Kısa vadeli hedeflerin nelerdir?

DC: Öncelikle Akdeniz Oyunları’nda madalya kazanmak. 4 yıl önce Aynur’u finalde canlı seyretmiştim, şimdi ben orada olabilirim. Çok mutluyum, umarım derece yapar dönerim. Ama asıl hedefim tabii ki Londra 2012.

Derya Cıbır, Milli Takım Kampı'nda

SS: Derya Cıbır’ın rakiplerine göre avantajı nedir? Judoda pek başarılı bir ülke değiliz, neden Londra 2012’de senden madalya bekleyelim?

DC: Şu anda büyük takımımızın uluslararası alanda büyük başarılar elde ettiğini söylemek güç. Ancak bunun sebeplerinden biri onların genç yaşında yeterli uluslararası tecrübeyi elde edememiş olmasıydı. Şu sıralarda ise genç sporcular yurtdışında mücadele imkanı buluyor. Ben, 16 yaşından beri Dünya ve Avrupa Gençler Şampiyonaları’ndayım. Bu tecrübe bana kesinlikle faydalı olacak.

Teknik olarak, esneklik ve kuvvete dayalı biri değilim. Hızlı ve tekniğim, hem sağ hem sol kullanıyorum

SS: Brezilyalı Sarah Mendezes genç olmasına rağmen çok başarılı. O maçı biraz anlatır mısın, senin eksiğin neydi?

DC: Menezes, çok seri ve hızlı bir kız. Vidyolarımızı izliyorum, kollarımızın nasıl bir anda birbirine girdiğini farkedememişiz. Ben ona yenilirken bir anlık boşluğuma geldi, zayıf olduğum yönden beni yakaladı. İyi bir kız, inşallah bir maç daha yaparız.

SS: Pekiyi, Avrupa Gençler Şampiyonası finalindeki rakibin Polonyalı Ewa Konieczny hakkında ne düşünüyorsun?

DC: O geçen senenin Avrupa ikincisiydi bu sene şampiyon oldu. Ben de aynısını umuyorum. Aslında, Menezes’i değil ama o kızı gerçekten yenebilirdim. Ayakta ve yerde Nevada tekniği çok gelişmiş bir kız. Maçın gidişatına göre üstün olan ve önde olan bendim. Ama tutuşu aldı.

Avrupa Gençler Şampiyonası Finali'nden Bir Kare (Konieczy vs. Cıbır)

SS: Ülkemizde judo turnuvalarında salon dolmazken, Avrupa’daki Grand Slamler ve Dünya Kupaları’nda müthiş bir coşku oluyor. Bir sporcu olarak etkileniyor musun?

DC: Çok büyük farklar oluyor. Paris’teki Grand Slam’de insanlar biletleriyle girdi. Salon tıklım tıklımdı. Birbirimize şaka yaptık: `Judodan sonra Galatasaray-Fenerbahçe derbisi mi var?` diye sorduk. Çok güzel bir ortamdı, sporcu öyle ortamlarda bambaşka hissediyor. Türkiye’de o seyirci ve atmosferin dörtte biri yok. Hem judocu sayısı az, hem de izleyici olarak katılan az.

SS: Yabancı sporcularla tanışma, konuşma, arkadaşlık kurma fırsatınız oluyor mu?

DC: Ruslar hiç sıcak kanlı değil. Merhaba bile vermiyor. Ama diğer ülkeden gelen rakiplerimiz ile konuşup anlaşıyoruz. İngilizcem çok iyi değil ama anlaşabiliyorum, fakat takımda fazla İngilizce bilen sporcu olmuyor.

SS: Kendi sikletinde idolün olan bir sporcu var mı?

DC: Japon Tamura vardı. 2000 ve 2004 Olimpiyat Şampiyonu idi; ama Pekin’de yenildi. Çok iyi bir judocu, bir efsane diyebilirim. Pekin 2008’de altın madalya kazanan Dimitru’yu da seyrettim. Çok kontrollü bir sporcu. Hiç teknik yapmıyorlar. Bu kadar az teknikle nasıl maç kazanıyorlar anlamak zor; fakat yeri ve zamanı geldiği zaman yapıyorlar. O konuda tecrübelenmişler.

SS: 18 yaşında, ümit vaadeden genç bir judoka olarak spor yaşamında herhangi bir eksiğin ve sıkıntın var mı?

DC: Doğrusu en çok okuldaki hocaların spora daha çok önem vermesini isterdim. Ders konusunda yardım etsinler isterdim. Benim kamp ve maç dönemlerim çok yoğun oluyor. Döndüğümde yardımcı olmayanlar, desteklemeyenler ve hatta karşı çıkanlar dahi oluyor. Hepsi değil ama bazıları hayatımı zorlaştırıyor diyebilirim.

SS: Yurtdışı kamplarında çevreyi gezip görme şansınız oluyor mu? Kamp ortamlarınızı anlatabilir misin?

DC: Kampta odalarda az kişi kalıyoruz. Rahat diyebilirim. Ama izin günleri dışında dışarı çıkamıyoruz. İzin almadan adım atmak bile mümkün değil. Nöbetçiler olur, 6 veya 7 de geri dönmeyen ceza alır.

SS: Günlük antrenman programın nasıl, sporcu yaşamı zor mu?

DC: Her gün antrernmanımız var. 48 kg’da kalmak zorundayım. Hem o kiloyu kontrol edebilmek için, hem de hazır olabilmek için bazen çift antrneman yapıyorum. Haftada bir gün izin yaparız. Onda da kardeşimle basketbol, yüzme yapıyor spordan uzak kalmıyoruz. Kardeşim de güreşçi ve 14 yaşında. Aslında ben ondan daha umutluyum.

SS: Sporcu olan babanla baba-kız ilişkiniz nasıl? Sporcu bir babanın kızı olmanın faydalarını görüyor musun?

DC: Babamla arkadaş gibiyiz. Her zaman arkamda destek hissetmişimdir. Yanlış da doğru da yapsam ondan akıl alırım. Sporcu olduğu için beni anlıyor. Herşeyi rahatlıkla ona söyleyebiliyorum. Bana bir şeyi yapma dediği zaman onda bir doğru olduğuna inanırım. Kendisi de Anadolu Üniversitesi mezunu, eğitimime de çok önem veriyor.

SS: Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?

DC: Genelde ailemle birlikteyim. Piknik-mangal-semaver yapmaktan hoşlanıyoruz. Seyahatlerde kitap okuyorum, günlük yazıyorum. Ajandam var, her maçtan önce düşüncelerimi yazarım. Judo defterim var onu düzenli olarak tutarım. Dönüp geriye bakıp yazdığım şeyleri okumaktan hoşlanıyorum.

SS: Umarız bir gün dönüp okuduğunda Olimpiyat finali hakkındaki duygu ve düşüncelerini okuyor olursun. Bu samimi röportaj için çok teşekkür ederim.

DC: Ben teşekkür ederim.

Alper Ecevit hakkında

Neredeyse 30 yaşında bu zat, Amerika'nın New York eyaletinde yaşıyor...1990'da Dünya Kupası diye inim inim inlerken, 1992'de Freddy Mercury sayesinde Olimpiyatlara da düşkün oldu. Yazdı, çizdi orada burada, bir baktı blog olayında ekmek var, başladı spor blog'u yapmaya...Pekin 2008'i seyrederken coştu, Londra 2012'yi de gördü blogu...
Bu yazı Judo, Röportaj kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Derya Cıbır Röportajı için 17 cevap

  1. bülent pamuk der ki:

    can dostum.başarılarınızın devamını bekliyor tüm türkiye…
    sporcuların ve seni kutluyorum
    programa uyacağınızı ve emelin olan olimpiyat şampiyonluğunu türkiyeye getireceğinizden hiç kaygım yok
    arkanızdayız..dostça
    bülent pamuk cimnastik il temsilcisi beden eğitimi öğretmeni

  2. Hasan YILMAZ der ki:

    Başarılarının devamını dılerım. Her zaman en iyi ve en güzel yerlerde olman dilegiyle.

  3. ilknur cıbır der ki:

    derya ablasenin le gururlu duyorum amca kızı

  4. fatih cıbır der ki:

    derya abla ben fatih, yegenin, amcanin oglu. sonraki karsilasmalarinda basarilar dilerim.

  5. ayşe mutlu der ki:

    deryacım başarılarının devamını diler hedefin olan olimpiyatlarda madalya almanı dilerim

  6. erhan üstündağ der ki:

    merhaba,
    ben judo sporunu 15 yıl yaptım.vakit buldukçada hala antremanlara giderim.ayrıca babam da judo antrönörüdür o benim için bir idoldür,çoğu kişi için de öyledir.derya cıbır için de öyle olduğunu düşünüyor ve inanıyorum.derya çok yetenekli bir sporcu deryanın temelin de hüseyin üstündağ vardır.derya cıbır hüseyin hocanın spor bilgisi ve becerisiyle bu seviyeye geldiğini düşünüyorum.ve hüseyin üstündağ a böyle sporcuları yetiştirdiği için teşekkür ediyorum.ayrıca başarılar ortak olduğuna da inanıyorum hiç bir başarı eğitimsiz ve tabi azimsiz olmaz.deryanın geçmişini ve çorum da aldığı eğitimini unutmamasını diliyor ve istiyorum derya cıbır judo yu çorum da sevip burda öğrenmiştir.başarılarının devamını dilerim.

  7. Alper Ecevit der ki:

    Derya Cıbır, 2009 Akdeniz Oyunları üçüncüsü ve Avrupa Gençler İkincisi olarak başarılarına devam etmektedir.

  8. fatoş ören der ki:

    SLM BEN İSTANBUL SARIYER TAKIMINDAN FATOŞ BAŞARILARININ DEVAMINI DİLER DAHA İİİYERLERDE GÖRMEK İSTERİMSENİÇOK İYİ BİRJUDOCU OLUCAĞINA İNANIYORUM

  9. sadık gedik der ki:

    tebrikler

  10. Mustafa KURTARAN der ki:

    Sevgili yiğenim Derya bizi gururlandırdın bu başarının devamını diler bundan sonra brinci olmanı canı ğönülden isterim sanada buyakışır yiğenim bizleri mutlu ettin gurur kaynağmız oldun teşekkürler spor yaşantında,derslerinde başarilar saglık dolu yıllar dilerim… dayın: Mustafa KURTARAN. üstün başarılar saglıklı günler dilerim öptüm…

  11. serkan KURTARAN der ki:

    SEVGİLİ DERYA ABLACIM SENİN ÜÇÜNCÜ OLMAN BENİ COK SEVİNDİRDİ BU BAŞARILARIN DEVAMINI DİLER CANI GÖNÜLDEN KUTLAR VE YANAKLARIN DAN ÖPERİM SERKAN KURTARAN : SENİ KENDİME ÖRNEK ALIYORUM İŞALLAH BENDE O MERTEBEYE ULAŞIRIM SEVGİLERİMLE HOŞCAKAL

  12. Ceyda KURTARAN der ki:

    deryacım haberini alınca çok sevindim tebrik eder başarılarının devamını dilerim inşallah daha güzel yerlere gelir bizleri gururlandırmaya devam edersin tek temennim bu seni seven yengen ceyda serdarımında senin kadar başarılı olmasını canı gönülden isterim onuda çok seviyorum herkese selam öptüm… derya ablacım ben canan başarılarının devamını diler yanaklarından öperim sevgilerimle canan KURTARAN

  13. Malatya/Rahmi der ki:

    Tüm isteklerine kavuşacağına inanıyorum. Çünkü; ne istediğini bilen, bildiğini isteyen, senin ne istediğini bilen, istediğini verecek ALİ ERBENLİOĞLU ile yola çıkmışsın. Yolun açık olsun…

  14. ZEHRA DAMAR der ki:

    BİTANEM ÇORUMDAN GİTTİKTEN SONRA DA BAŞARILARINDA Bİ EKSİLME OLMAMASI BENİ ÇOK SEWİNDİRDİ YENİ BİR ORTAM İNSANIN PERFORMANSINDA GENELDE DÜŞMEYE SEBEP OLUR AMA SENİN AZMİNİN TÜM ENGELİ AŞABİLECEĞİNİ HERKEsE GÖSTERDİN…BU AZMİNİN HİÇ BİTMEYECEĞİNDEN WE 2012 OLİMPİYATLARINDA DÜNYAYA GÜNEŞ GİBİ DOĞACAĞINDAN EMİNİM…BAŞARILARININ DEWAMINI DİLİYORUM…

  15. -----------BİR DOST---------- der ki:

    sevgili derya …
    gençlerde yakalamış olduğun başarılar neden büyüklere taşıyamadın , bunu hiç düşündün mü ? seni takip ettiğim kadarıyla büyüklere geçtikten sonra yurt dısında kayda değer hiç kimseyi yenemedin .seni gençler dünya şampiyonasında yenen brezilyalı sara menenez 2012 olimpiyat şampiyonu oldu. senin şuan ki durumun belli. Özlediğin başarılara tekrar kavuşmak istiyosan bence geçiş döneminde yaptığın hataları iyice gözden geçirmen lazım. Sen manevi duyguları güçlü olan bi kardeşimizsin. Kimsenin bilgisini güçümseme ve seni yetiştirenlere hakkını bir an önce helal ettir . Kimsenin ahını alma ;)

  16. Web Tasarım der ki:

    Helal Olsun Sana Deryacım TÜM KALBİMİZ SENİNLE <3

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>