
Turkcell Süper Lig’in 12. haftasında deplasmanda Diyarbakırsporla karşılaşan Galatasaray, kötü başladığı karşılaşmayı bir eksikle bitirmesine rağmen galip gelmeyi başardı: 2-1. Ritmini bulduğu bölümde 10 kişi kalan sarı kırmızılı takım, milli maç arasından önce istediği sonuçla sahadan ayrıldı.
Diyarbakırspor’un Pili Erken Bitti
Maça hızlı başlayan ve Galatasaray savunmasının arkasına sarkarak etkili olan Diyarbakırspor, Celaleddin Koçakla girdiği iki pozisyonun ardından 11. dakikada Şener Aşgaroğlu’nun müthiş ara pasını iyi değerlendiren Andrea Mendoza ile 1-0 öne geçti. Golden sonra oyunu daha çok kendi sahasında kabul eden Diyarbakırspor karşısında Galatasaray yavaş yavaş üstünlüğü ele aldı. Özellikle Harry Kewell – Arda Turan ikilisiyle Diyarbakırspor savunmasını zorlayan Galatasaray, aradığı golü çok organize bir atağın ardından Ayhan Akman’ın ortasını iyi şekilde değerlendiren Sabri Sarıoğlu’nun ayağından buldu ve devreye beraberlikle girdi.
Oyunun ikinci yarısına bu kez Galatasaray daha iyi başladı ve 52. dakikada Harry Kewell’ın pasını gole çeviren kaptanı Arda Turanla skoru 2-1’e getirdi. Golden sonra oyunda iyice üstünlüğü ele alan ve hücum zenginliğini yakalayan Galatasaray’a kendi oyuncusu Barış Özbek 64. dakikada ikinci sarı karttan gördüğü kırmızı kartla dur dedi. Bu golün ardından Diyarbakırspor daha etkili gözükmesine rağmen, Galatasaray oyunun kontrolünü elinde tutuyordu. 86. dakikada Andrea Mendoza’nın ayağından çok müsait bir pozisyonu kaçıran Diyarbakırspor kaçan bu pozisyonla maça havlu attı ve Galatasaray sahadan hak ettiği bir 3 puanla ayrıldı.
Zeka Farkı
Maça iyi başlayamayan Galatasaray için maçın üç tane kırılma anı vardı. Diyarbakırspor’un iyi başladığı karşılaşmanın ilk yarısında çabuk yorulmasını iyi değerlendiren Galatasaray’ın devre bitmeden gol bulması, sarı kırmızılı takımın soyunma odasına moralli girmesini ve galibiyete inanmasını sağladı. İkinci yarının başında öne de geçen Galatasaray’ın çalışkan orta saha oyuncusu Barış Özbek’in 64. dakikada akılsızca atılması, bu kez maçın ibresini Diyarbakırspor’a döndürdü. Cebinde sarı kartı olmasına rağmen bir faul atışına elle gereksiz yere müdahele ederek ikinci sarı kartı ve kırmzı kartı gören Barış Özbek, şımardığını ve formanın kendisine bol geldiğini gösterdi. Eğer Barış Özbek maçtan atılmasaydı, süngüsü düşmüş Diyarbakırspor karşısında Galatasaray rahatlıkla farka giderdi. Oyunun üçüncü kırılma anı da, 86. dakikada bomboş pozisyonda 1 metre mesafeden Andrea Mendoza’nın kaçırdığı gol fırsatı oldu.
Galatasaray’ın bugün maçın belirli bölümlerinde gösterdiği vasat performans, perşembe akşamı Dinamo Bükreş ile deplasmanda yaptığı maçın ve maçın ardından yaşanan seyahat trafiğinin getirdiği yorgunluğa bağlanabilir. Bu duruma Abdul Kader Keita ve Milan Baros’un eksikliğinin de eklenmesi, sarı kırmızılı takım için ayrı bir handikap olarak gözüktü. Ancak, Diyarbakırspor’dan daha iyi takımlar Galatasaray’a maça geri dönme şansını kolaylıkla vermezler. Bu yüzden, Galatasaray’ın özellikle bu maçın ilk 15 dakikasını iyice çalışması ve dersler çıkarması lazım.
Galatasaray’ın kalecisi Leo Franco, yediği golde hatası olmamasına rağmen kalede duruşuyla yine pek güven vermedi. Savunmanın ortasında görev yapan Servet Çetin – Gökhan Zan ikilisi, hücum çıkışlarında sorun yaşadılar ve hava toplarını da gerektiği şekilde toplayamadılar. Sol bekte görev yapan Hakan Balta, yenen golün baş sorumlusuydu ve yine oyun içinde pek gözükmedi. Sağ bekte oynayan Sabri Sarıoğlu ise, maçın iki yıldızından biriydi. Maç boyunca çok çalışan ve bu emeğinin karşılığını attığı güzel golle alan Sabri Sarıoğlu, bu sene müthiş bir çıkış yakaladı. Diyarbakırspor karşısında da bu performansını gösteren Sabri Sarıoğlu için Frank Rijkaard’ın takıma katılması, önemli bir değişim dönemini başlattı.
Galatasaray, bugün ön libero pozisyonunda Mustafa Sarp’ı fazlasıyla aradı. Son haftaların formda ismi Mehmet Topal üzerine düşeni yaparken, Ayhan Akman ise pas trafiğini yönetmede oldukça aksadı. Kritik top kayıpları yapan Ayhan Akman’da uzun süredir ciddi bir form düşüşü dikkat çekiyor. Karşılaşmaya yedekten dahil olan ve iyi bir performans gösteren Tobias Linderoth, bence Ayhan Akman’a göre çok daha iyi durumda. Bu iki oyuncunun önünde serbest oynayan Arda Turan, bir gol bulmasına rağmen istenen düzeyde değildi. Elano Blumer’in takıma katılmasının ardından sıkıntılı bir döneme giren ve Fenerbahçe maçından sonra kendini halen toparlayamayan Arda Turan, gösterdiği performansla gelecek için iyi sinyaller vermedi. Arda Turan’ın bir an önce kendisine çeki düzen vermesi ve gerçek bir profesyonel gibi davranarak işine bakması gerekiyor.
Sabri Sarıoğlu’nun önünde sağ açık olarak görev yapan Barış Özbek, kötü oynadığı günü gördüğü çok gereksiz ve acemice gördüğü kırmızı kartla noktaladı. Rakipleriyle gereksiz dialoglara giren ve adeta kırmızı karta davetiye çıkaran Barış Özbek’in sonunda amacına ulaşması, bu oyuncunun önümüzdeki birçok karşılaşmada yedek kulübesini ısıtacağını garantiledi. İlk sarı kartından sonra birkaç kez atılmanın kenarından dönen Barış Özbek’i oyundan almakta geç kalan Frank Rijkaard da, bu olayın sorumlularından biriydi. Sol kanatta görev yapan ve maç içinde zaman zaman forvet de oynayan Harry Kewell, Sabri Sarıoğlu ile beraber maçın diğer yıldızıydı. Maç boyunca çok emek sarfeden ve Diyarbakırspor savunmasını en çok zorlayan isimlerin başında gelen Harry Kewell, performansıyla büyük bir alkışı haketti. İleride tek forvet olarak görev yapan Shabani Nonda ise, oldukça uyuşuk ve etkisizdi. 1-2 müsait gol pozisyonunu da harcayan Kongolu golcü, gösterdiği performansla beklentileri hiç karşılayamadı. Forvet bölgesine son birkaç dakika için alınan Elano Blumer ise, kendini gösterecek fırsatı bulamadı.







Bu yazıya yorum yazmak ister misiniz?