Browsing articles by " Erman Eroğlu"
Mar
30

Business League 14. Hafta

By Erman Eroğlu  //  Basketbol  //  No Comments

Business League 2009-2010

14. Hafta (27-28 Mart 2010)


Business League’de 14. Hafta, H ve I Grubu’nda oynanan 4 karşılaşma ile geride kaldı. Birbirinden heyecanlı maçların oynandığı haftayı galibiyetle kapatan takımlar; Digiturk, TEB, Yapı Kredi ve Opet oldu.

Haftanın açılış maçında, I Grubu’nun namağlup takımı Digiturk, rakibi BASF Türk’ü 87-57 mağlup ederek 4’te 4 yaptı.

Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın ilk çeyreği, Görkem’in üçlüğü ile 18-17 Digiturk üstünlüğü ile geçildi. İkinci çeyrekten itibaren oyunun kontrolünü eline alan Digiturk, çeyrek sonunda farkı 11 sayıya çıkararak skoru 40-29’a getirdi. İkinci bölümde Merter ve Görkem’in önderliğinde farkı iyice artıran Digiturk, pota altında Volkan’la etkili olmaya çalışan rakibi karşısında son çeyreğine 73-46 önde girdiği karşılaşmayı rahat kazandı.

Digiturk’te 35 sayı-14 ribaundla yıldızlaşan Görkem Gürel müthiş performanslarına bir yenisini daha eklerken, takım arkadaşı Merter Çetiner 29 sayıyla skora katkıda bulundu. BASF Türk’te ise 22 sayı-10 ribaundla oynayan Volkan Baş takımının öne çıkan ismiydi.

*****

Haftanın en zevkli karşılaşmalarından biri, I Grubu temsilcileri Şekerbank ile TEB arasında oynandı. Geçmiş maçlarda oyunun son bölümünde galibiyetleri elinden hep kıl payı kaçıran TEB, rakibini 72-70 yenerek gruptaki son maçında galibiyetle tanıştı.

Maça hızlı başlayan Şekerbank, ilk çeyreği 22-12 önde kapattı. İkinci çeyrekte pota altında Güven’le etkili olan Şekerbank, devreye 39-34 önde girerken farkı 5 sayıda tuttu. Oyunun üçüncü çeyreğinde dengeyi kuran TEB, Erden ve Barış’ın çabasıyla son çeyreğe 58-56 önde girmesini bildi. Son saniyelere kadar başa baş geçen karşılaşmada, Burak’ın serbest atışları TEB’e galibiyeti getirdi.

Maçın en skorer ismi TEB’de 37 sayı üreten Erden Gürden olurken, Şekerbank’ın tecrübeli ismi Güven Aral 34 ribaund-13 asistle alışıldık performanslarından birini sergiledi.

*****

I Grubu bir diğer karşılaşmasında, grupta liderlik mücadelesi veren Yapı Kredi, son anlara kadar galibiyeti kovalayan Metis’i zor da yenerek grup maçlarını tek mağlubiyetle tamamladı.

Dengeli başlayan maçın ilk çeyreği 20-19 Yapı Kredi üstünlüğü ile tamamlandı. 4 isabetli üçlük bulduğu ikinci çeyreğin sonunda iki sayı öne geçen Metis, devreye 39-37 önde girdi. Maçın ikinci bölümünde boyalı alanda Özgür’le etkili olmaya çalışan Metis takımı, son çeyreğe 58-55’lik avantajla girdi. Kalan bölümde heyecan son saniyelere kadar devam ederken, Yapı Kredi’nin Serdal’ın elinden bulduğu basketler galip tarafı belirledi.

Yapı Kredi’de Serdal Gazcılar 29 sayı-9 ribaundla takımın en etkili ismiydi. Metis’te ise Özgür Gemici 25 sayı-15 ribaundla mücadele etti.

*****

Haftanın şüphesiz en önemli maçı, geçen yılın finalistleri Opet’le Tüpraş arasında oynandı. Coşkulu bir seyirci topluluğu önünde oynanan karşılaşmada Opet, rakibini 99-85’lik skorla mağlup ederek rövanşı vermedi ve rakibine sezonun ilk mağlubiyetini tattırarak grupta liderliğe yükseldi.

Maça Cihan’la ard arda bulduğu sayılarla hızlı başlayan Opet, ilk çeyreği 24-15 önde kapattı. İkinci çeyrekte toparlanan Tüpraş, Seçkin’le bulduğu üçlüklerle farkı bir anda azalttı. Oyunun bu bölümünde Yusuf ve Onur’un da devreye girmesiyle Tüpraş, soyunma odasına 1 sayı geride gitti (41-40). Üçüncü çeyreğin başlarındaki Tüpraş baskısını kırmasını bilen Opet, bu periyotta Cevat’la bulduğu kritik üçlüklerle farkı 9 sayıya çıkararak son periyoda 67-58’lik skorla girdi. Oyunun son bölümünde içeri penetrelerle etkili olan Opet, farkı artırarak salondan galip ayrıldı.

5 Oyuncunun çift haneli rakamlara ulaştığı Opet’te 26 sayı üreten Ergun Şen maçın en skorer ismi olurken Cihan Bayrak 18, İsmail Cem 17 sayı ile skora katkıda bulundular. Tüpraş cephesinde ise Yusuf Yıldırım 25 sayı, Emin Birinci ise 23 sayı kaydettiler.

*****

Business League’de bu hafta alınan toplu sonuçlar şu şekilde;

Digiturk-87 BASF Türk-57

Şekerbank-70 TEB-72

Metis-73 Yapı Kredi-8

Opet-99 Tüpraş-85

Gruplarda oluşan puan durumları ve oyuncu istatistikleri için; www.businessleague.com

Mar
22

Business League’de 13.Hafta

By Erman Eroğlu  //  Basketbol  //  No Comments

13. Hafta (20-21 Mart 2010)

Business League’de 13. Hafta, hafta sonu oynanan karşılaşmalar ile tamamlandı. Yapı Kredi, Tüpraş, Şekerbank, Deloitte, İstanbul Tabip Odası ve Pfizer haftayı galibiyetle kapatan takımlar oldular.

Haftanın açılış maçında, grupta liderlik mücadelesi veren Yapı Kredi, TEB’i 70-59 mağlup etti. 5. Maçında 4. galibiyetini elde eden mavi beyazlılar, I Grubu’nda maç fazlasıyla liderliğe yükseldi.

Maçın genelinde üstün bir oyun sergileyen Yapı Kredi, pota adlında Harun ve Serhat, dışarıdan Serdal’ın etkili oyunuyla maçın ilk bölümünü 35-18 önde kapattı. Üçüncü çeyreğin ortalarından itibaren rakibi karşısında baskı kurmaya çalışan TEB, son çeyreğe 6 sayı geride girdi. Son çeyrekte bir ara farkı iki sayıya kadar indiren TEB, Yapı Kredi’nin son 5 dakikada farkı artırmasıyla galibiyet şansını yitirdi.

Yapı Kredi’de Serdal Gazcılar 20 sayı-14 ribaund, Harun Yorulmazlar 18 sayı-20 ribaund ile galibiyette büyük pay sahibi oldular. TEB’İn etkili isimlerinden Burak Aydınoğlu 19, Erden Gürden 20 sayı kaydederken, Eray İşcan 12 sayı-19 ribaund ile mücadele etti.

*****

Haftanın önemli karşılaşmalarından biri H Grubu’nun namağlup takımlarından Tüpraş ile Danone arasında oynandı. Business League’deki ilk sezonuna ard arda 5 galibiyetle başlayan Danone, geçen yılın ikincisi Tüpraş’a 106-67 mağlup olarak galibiyet serisine son verdi.

Baştan sona Tüpraş üstünlüğünde geçen karşılaşmanın ilk bölümü 54-37 tamamlandı. Sinan ve Ömür’le farkı azalmaya çalışan Danone’ye, Yusuf ve Özgür’ün etkili oyunuyla cevap veren Tüpraş salondan rahat bir galibiyetle ayrıldı.

Tüpraş’ta 4 isim çift haneli sayılara ulaşırken Yusuf Yıldırım 29 sayıyla maçın en skorer ismiydi. Danone’de ise 24 sayı üreten Sinan Eralp başarılı bir performans sergiledi.

*****

Pazar günü oynanan maçların ilkinde I Grubu’nun zirvesindeki iki takımdan Mars, Deloitte’yi 61-53’le geçerek liderliğini sürdürdü.

Maça hızlı başlayan Mars, ilk çeyreği 20-11 önde tamamladı. İkinci çeyreğin başında Uraz, Bekir ve Koray’la 12 sayılık bir seri yakalayarak skoru 25-25’e getiren Deloitte, Mars’ın toparlanıp farkı artırmasıyla soyunma odasına 37-25 önde gitti. Üçüncü çeyrekte Deloitte’in farkı azaltma çabaları, son çeyreğe girilirken farkın 1 sayıya kadar düşmesini sağladı. Oyunun son bölümünde Muharrem ve ibrahim’le sayılar bulan Mars, farkı artırarak maçı kazanmasını bildi.

Mars’ta İbrahim Demirel kaydettiği 26 sayıyla maçın en skorer ismiydi. Takım arkadaşı Deniz Mataracı 10 sayı-14 ribaundla galibiyette pay sahibi oldu. Deloitte cephesinde ise Uraz Özdoğan 17 sayı, Bekir Şirin 14 sayı-20 ribaundla mücadele etti.

*****

J Grubu bir diğer mücadelesinde, grup maçlarında 3’te 3 yapan İstanbul Tabip Odası, Kordsa Global’i başa baş geçen bir mücadelenin sonunda 53-48 mağlup etmeyi başararak yenilmezliğini sürdürdü.

İlk çeyreği 14-10 Kordsa Global üstünlüğünde geçilen karşılaşmanın 2. çeyreğinde Tabip Odası, rakibini yakalayarak ilk yarıyı 26-19 önde tamamladı. 3. Çeyreğin başında Murat’la bulduğu sayılarla farkı korumaya çalışan Tabip Odası, çeyreğin sonlarına doğru Kordsa Global’in skoru 37-37’ye engel olamadı. Tabip Odası oyunun son dakikalarında maçı koparabilirken, bu bölümde Onur’un başarılı serbest atışları alınan galibiyette rol oynadı.

İstanbul Tabip Odası’nda Murat Kılıç 15 sayı-17 ribaund, Kordsa Global’de ise Serkan Tunc 14 sayı-12 ribaundla oynadı.

*****

13. Hafta kapanış maçında Pfizer, Arena’yı 63-50’yle geçerek grupta 3. galibiyetini elde etti

Maçın başından itibaren oyuna ağırlığını koyan Pfizer, ilk çeyreği 14-10 önde tamamladı. Hücumda Tayga ve Sinan ile etkili olan Pfizer, devre sonunda skoru 34-23’e getirdi. Oyunun ikinci bölümünde Arena’nın Aykut’la farkı azaltma çabaları etkili olmadı ve haftayı 1 puanla kapadı

Pfizer’de Tayga Hilal 26 sayı-9 ribaund, Sinan Atlığ 14 sayı-11 ribaund kaydetti. Arena’da ise Aykut Atar 28 sayı kaydederek başarılı performanslarına bir yenisini daha ekledi.

*****

Business League’de bu hafta alınan toplu sonuçlar şu şekilde;

Yapı Kredi-70 TEB-59

Tüpraş-106 Danone-67

Deloitte-53 Mars-61

Istanbul Tabip Odasi-53 Kordsa Global-48

Pfizer-63 Arena-50

Gruplarda oluşan puan durumları ve oyuncu istatistikleri için; www.businessleague.com

Mar
15

Business League’de 12.Hafta

By Erman Eroğlu  //  Basketbol  //  No Comments

Business League 2009-2010

12. Hafta (13-14 Mart 2010)

Business League’de 12. Hafta, hafta sonu oynanan 5 karşılaşma ile tamamlandı.

Haftanın açılış karşılaşması, J Grubu takımlarından GittiGidiyor ile Kordsa Global arasında oynandı. Ligde henüz galibiyeti olmayan iki ekipten Kordsa Global, rakibini 70-41’le geçerek ilk galibiyetini elde etti.

16-10 önde bitirdiği ilk çeyrekten itibaren oyunu kontrolü altına alan Kordsa Global, devreyi 28-18’lik skorla kapattı. Üçüncü çeyrekte farkı 15 sayıya kadar çıkaran Kordsa Global, son çeyrekte rakibinin gardı iyice düşünce farkı daha da artırarak salondan galip ayrıldı.

Kordsa Global’de 19 sayı üreten Serkan Tunç maçın en skorer ismi olurken, GittiGidiyor’da Yusuf Ali Aktaş ürettiği 17 sayıyla takımın en göze çarpan ismiydi.

*****

Haftanın önemli karşılaşmalarından biri olan Digiturk – Yapı Kredi karşılaşmasında gülen taraf 69-59’luk skorla Digiturk oldu ve 4’te 4 yaparak grupta liderliğini korudu.

Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın ilk çeyreği 12-8 Yapı Kredi üstünlüğü ile tamamlandı. İkinci çeyrekte Görkem ve Merter’in oyuna ağırlığını koymasıyla farkı kapatıp öne geçen Digiturk, soyunma odasına 27-25’lik skorla gitti. Maçın ikinci yarısında rakibine karşı üstünlüğünü koruyan Digiturk, Yapı Kredi’nin baskısını iyi karşılayarak son bölüme 42-36’lık skorla girdi. 4. Çeyreğin başında Yapı Kredi farkı 2 sayıya kadar indirdi ancak Digiturk farkı tekrar artırarak maçı kazanmasını bildi.

Geçtiğimiz hafta Şekerbank karşılaşmasına müthiş bir performans sergileyen Digiturk’un iki yıldızından Görkem Gürel 23 sayı-12 ribaund, Merter Çetiner 22 sayı-8 ribaundla oynadılar. Yapı Kredi cephesinde ise Mustafa Bulgan ve Serdal Gazcılar 19’ar sayı üretirken, Harun Yorulmazlar kaydettiği 15 ribaund-2 blokla ligin en iyi pivotlarından biri olduğunu gösterdi.

*****

Cumartesi günü oynanan son karşılaşmada, geçtiğimiz haftayı galibiyetle kapatan Garanti Emeklilik, Pirelli’yi 72-64 mağlup ederek yükselişini sürdürdü. Yeşil beyazlıların, aynı zamanda Kordsa Global’i de çalıştıran tecrübeli koçu Gürkan Zeroğlu, günü çifte galibiyetle tamamlamanın gururunu yaşadı.

Garanti Emeklilik, baştan sona üstün götürdüğü karşılaşmanın ilk çeyreğini 20-10 önde kapattı. İkinci çeyrekte pota altında Kerem Üren’le sayı arayan Pirelli, farkı 10 sayının altında tutarak devreye 37-29 geride girdi. Üçüncü çeyrekte dengelenen oyunda, fark 3 sayıya kadar indi ancak periyodun sonlarına doğru Garanti Emeklilik Rafet ve Gökhan’ın etkili oyunuyla farkı tekrar 10 sayıya çıkardı. Pirelli’nin çabası son periyodda maçı çevirmeye yetmeyince 1 puana razı oldu.

Garanti Emeklilik’ten Rafet Uzunoğlulları kaydettiği 21 sayıyla maçın en skorer ismiydi. Takım arkadaşı Berker Kayacı ise 12 sayı-15 ribaundla başarılı bir performans sergiledi. Pirelli’de Gökhan Kaya 18 sayı, Kerem Üren ise 17 sayı kaydetti.

*****

Pazar günü oynanan maçların ilkinde iki ‘Bonus’ karşı karşıya geldi. Büyük çekişmeye sahne olan maçta, Mert Yenice’nin maç kazandıran üçlüğü Garanti Bonus’a TEB karşısında galibiyeti getirdi. (68-67)

Maça hızlı başlayan Garanti Bonus, ilk çeyreği 22-10 önde tamamladı. İkinci çeyrekte toparlanan TEB, dış şutlarda isabet sağlayarak farkı 2 sayıya kadar indirdi ve devreyi 32-30’luk skorla kapattı. Oyunun ikinci yarısında istekli oyununu sürdüren TEB, rakibinin hatalarını iyi değerlendirerek 3. çeyreğin ortalarında önce skora denge getirdi (38-38), ardından öne geçerek son periyoda 55-42’lik skorla girdi. Maçın son bölümünde heyecan son saniyelere kadar devam etti. Hızlı hücumlarla farkı son 5 dakikada eritmeyi başaran Garanti Bonus, son hücumda kaydettiği mucize üçlükle, maçı kazanmasını bildi. TEB’in 8 isabetli üçlükle oynadığı karşılaşmayı son saniye üçlüğü ile kaybetmesi ilginç bir anekdot oldu.

Garanti Bonus’ta Ozan Kalaylı, TEB’de Mertol Tuncel kaydettikleri 19’ar sayıyla maçın en skorer isimleriydi.

*****

Business League’de haftanın kapanış maçı, ligin iki güçlü takımı Denizbank ile UNO arasında oynandı. Son saniyeye kadar büyük mücadele içinde geçen karşılaşma, 72-70 UNO üstünlüğü ile tamamlandı.

Ard arda bulduğu sayılarla ilk çeyreği 20-13 önde geçen UNO, ikinci çeyrekte Denizbank’ın oyunda dengeyi kurmasıyla devreyi 36-35 geride tamamladı. Üçüncü çeyrekte Soykut Dilek ve Emre Kuzubaşıoğlu’yla etkili olmaya çalışan UNO’ya, Denizbank Tezcan Erol ve Şerif Alyanak’la cevap verdi. Son periyoda girilirken 63-61 UNO lehine olan skor, son saniyeye kadar dengede devam etti. 2 sayı gerideyken son hücumu Mustafa Keskintürk ile kullanan Denizbank, alınan faul sonrası atışlarda etkili olamayınca maçı uzatma şansını kaybetti ve şanssız mağlubiyetlerine bir yenisini daha ekledi.

Maçı 25 sayı-14 ribaundla tamamlayan Şerif Alyanak maçın en göze çarpan ismi olurken, takımın bir diğer yıldızı Mustafa Keskintürk 15 sayıyla oynadı. İki sayılık atışlardaki yüksek yüzdesiyle dikkat çeken UNO’da 19 sayı kaydeden Emre Kuzubaşıoğlu ve 13 sayı Soykut Dilek takımlarının en etkili isimleri olurken her ikisi de oyunu 5’er faulle tamamladılar. Bu sonucun ardından UNO gruptaki ilk galibiyetini elde ederek kalan maçları için umut verdi.

Business League’de bu hafta alınan toplu sonuçlar şu şekilde;

GittiGidiyor-41 Kordsa Global-70

Digiturk-69 Yapı Kredi-59

Pirelli-64 Garanti Emeklilik-72

Garanti Bonus-68 TEB-67

Denizbank-70 UNO-72

Gruplarda oluşan puan durumları ve oyuncu istatistikleri için; www.businessleague.com

Mar
8

Business League’de 11.Hafta

By Erman Eroğlu  //  Basketbol, Haberler  //  No Comments

Business League 2009-2010

11. Hafta (06-07.Mart 2010)


Business League’de 11. Hafta, 3 grupta oynanan toplam 6 karşılaşma ile tamamlandı.

Haftanın ilk karşılaşması, I Grubu’nda aldıkları birer galibiyetle aynı puanda puanda bulunan iki takım; Garanti Bonus ile Metis arasında oynandı. Oldukça çekişmeli geçen maç, 59-55 Garanti Bonus üstünlüğü ile tamamlandı. Karşılıklı basketlerle başlayan maçın ilk çeyreği 16-12 Garanti Bonus üstünlüğü ile geçildi. İkinci çeyreğin başında iyi bir seri yakalayan Bonus takımı, devreye 30-21’lik skorla girdi. Oyunun üçünce çeyreğinde rakibinin farkı azaltma çabasına Ozan Kalaylı’nın etkili oyunuyla karşılık veren Garanti Bonus, son çeyreğe kadar 11 sayılık farkı korumasını bildi. Oyunun son bölümünde, ilk 5 dakikadaki baskısıyla farkı 4 sayıya kadar indiren Metis’in bu çabası, galibiyeti getirmeye yetmedi ve salondan 59-55 mağlup ayrıldı.

Garanti Bonus’ta 20 sayı-13 ribaundla oynayan Ozan Kalaylı maçın en skorer ismi olurken, Serdar Kalaylı 14 ribaund ile başarılı bir performans sergiledi. Metis’te ise Özgür Gemici’nin yokluğunda pota altında etkili olmaya çalışan Sertaç Gündoğdu 11 sayı-15 ribaundluk performansıyla takımının en göze çarpan ismiydi. Takımın bir diğer etkili ismi Köksal Kezik ise 11 sayı-8 ribaund ile mücadele etti.

*****

Günün ikinci maçı, I Grubu’nda liderlik hesapları yapan Digiturk ile, bir an önce form tutup son sıradan kurtulmak isteyen Şekerbank arasında oynandı. Maçı baştan sona üstün götüren Digiturk, rakibini 95-66 ile geçerek gruğta liderliğe yükseldi.

İki takım da maça kontrollü başladı. Karşılıklı basketlerle 22-17 Digiturk üstünlüğü ile geçilen ilk çeyrek sonrası, oyundaki denge bozulmadı ve devre 37-32 tamamlandı. Üçüncü çeyreğin başlarında oyunu iyice kontrolü altına alan Digiturk, 11 sayılık bir seri yakalayarak farkı 13 sayıya kadar çıkardı. 65-52 geride, son çeyreğe giren Şekerbank, farkın daha da açılmasına engel olamayarak 1 puana razı oldu.

Digiturk’te aldığı 15 ribaundun yanı sıra 39 sayı üreten Görkem Gürel ile 38 sayı kaydeden Merter Çetiner adeta birbirleri ile yarıştılar. Şekerbank’ın 32 sayı-10 ribaund ile oynayan pivotu Güven Aral’ın bu müthiş performansı ise galibiyeti getirmeye yetmedi.

*****

Günün üçüncü maçında, I Grubu’nun yenilgisiz takımı Yapı Kredi, lider BASF Türk’ü 60-53 yenerek 3’te 3 yaptı yükselişini sürdürdü.

Baştan sona çekişmeli bir mücadeleye sahne olan karşılaşmanın ilk çeyreği 13-8 Yapı Kredi üstünlüğü ile geçildi. Oyunun kontrolünü elinde tutan Yapı Kredi, devreyi 27-23’lük skorla tamamladı. İkinci yarıda Harun Yorulmazlar’ın pota altındaki etkili oyunu ve Serdal Gazcılar’ın hem hücumda hem savunmadaki performansıyla rakibinin öne geçmesine olanak tanımayan Yapı Kredi üçüncü çeyreği 43-37 önce bitirdi. BASF Türk’ün son çeyrekteki farkı azaltma çabaları yeterli olmadı ve böylece gruptaki ilk yenilgisini almış oldu.

Yapı Kredi’de 22 sayı üreten ve tamamı savunma olmak üzere 16 ribaund alan Serdal Gazcılar maçın en etkili ismiydi. BASF Türk’te ise Volkan Baş 14 sayı-12 ribaund ile mücadele etti.

*****

Business League’de Pazar günü oyanan karşılaşmaların ilki, H Grubu temsilcileri Opet ile Pirelli arasında oynandı. Rakibini 91-64 yenerek 3’te 3 yapan Opet maç fazlasıyla liderliğe yükselirken, Pirelli üçüncü maçından da mağlup ayrıldı.

Maça ideal beşiyle başlayıp oyunu hemen kontrolü altına Opet, ilk yarıyı 44-24 önde tamamladı. Salonu dolduran Pirelli taraftarları takımlarını ateşlemesi, takımın oyundan motivasyon olarak kopmamasını sağladı ancak kolay atışları sayıya çevirememesi farkın azalmasını önledi. Üçüncü çeyreği 74-43’lük skorla önde geçen Opet, rahat bir galibiyet elde ederek maç galip tamamladı.

Opet’in guardı Cevat Akman 27 sayı-8 ribaundluk performansıyla maçın en etkili ismiydi. Pirelli’de ise Kerem Üren 20 sayı-14 ribaund ile mücadele etti.

*****

H Grubu bir diğer mücadelesinde Garanti Emeklilik, Denizbank’ı son saniyelere kadar büyük çekişme içinde geçen karşılaşmada 71-68 mağlup ederek önemli bir galibiyet elde etti.

Baştan sona başa baş geçen karşılaşmanın ilk çeyreği 21-21 Garanti Emeklilik üstünlüğü ile geçildi. Üstünlüğünü ikinci çeyrekte de sürdüren yeşil beyazlılar, devreyi 4 sayı farkla 42-38 önde bitirdi. Mustafa Keskintürk’le etkili olmaya çalışan Denizbank, Garanti’nin direncini bir türlü kıramadı. Üçüncü çeyrek sonunda 4 sayılık farkı koruyan Garanti Emeklilk, son periyoda 53-49 önde girdi. Büyük heyecana sahne olan son periyodda, Denizbank’ın baskısı, son saniyelere kadar sürse de maçın bitimine 7 saniye kala Mustafa Keskintürk’ün üçlüğü başarısız olunca Garanti Emeklilik, koçları Gürkan Zeren’i mutlu etti.

Garanti Emeklilik’te 3 oyuncu çift haneli sayılara ulaştı. Takımın yıldız ismi Berker Kayacı 14 sayı-13 ribaund ile oynadı. Sakatlığı sebebiyle takımdaki yerini alamayan Mustafa Alyanak’ın yokluğunda Denizbank’ın skor yükünü üstlenen Mustafa Keskintürk, takım arkadaşı Fevzi Helalpara ile birlikte 17’şer sayı üretti.

*****

Haftanın kapanış maçında, J Grubu’nda zirveyi hedefleyen Deloitte, rakibi Arena’yı 83-48 mağlup ederek ikinci sıraya yerleşti.

Maçın başından itibaren oyunu kontrolü altına alan Deloitte, oyunun hemen başında 11 sayılık bir seri yakaladı. Devreyi 36-15 önde tamamlayan Deloitte, üstünlüğünü maç sonuna kadar sürdürerek rahat bir galibiyet elde etti.

Deloitte takımında 46 sayı-14 ribaundluk performans sergileyen Uraz Özdoğan ve 19 sayı-17 ribaund kaydeden Emrah Tekgül takımlarının en etkili isimleriydi. Arena’da ise Aykut Atar’ın 32 sayılık performansı galibiyete engel olamadı.

Business League’de bu hafta alınan toplu sonuçlar şu şekilde;

Garanti Bonus-59 Metis-55

Digiturk-95 Şekerbank-66

BASF Türk-53 Yapı Kredi-60

Opet-91 Pirelli-64

Denizbank-68 Garanti Emeklilik-71

Deloitte-83 Arena-48

Gruplarda oluşan puan durumları ve oyuncu istatistikleri için; www.businessleague.com

Mar
2

Business League’de 10. Hafta

By Erman Eroğlu  //  Basketbol, Haberler  //  No Comments

Business League 28 Şubat Cumartesi günü oynanan 2 karşılaşma ile devam etti.

Günün ilk karşılaşması J grubu temsilcileri Metis ve TEB arasında oynandı. Maçın ilk yarısı müthiş bir çekişmeye sahne oldu ve Metis devreyi 2 sayılık farklı 34-32 önde kapattı. 3.çeyreğin sonlarına doğru oyuna hakim olan Metis, bu bölümü 12 sayılık avantajla (57-45) tamamladı. Son çeyreğe taşıdığı avantajı iyi kullanan turuncu siyahlı ekip sahadan 72-65’lik skorla galip ayrılmasını bildi.

Metis’in etkili oyuncusu Özgür Gemici 39 sayı, 19 ribaund ve 3 blok üreterek etkileyici bir performans sergiledi.

TEB cephesinde ise Eray İşcan’ın 19 sayı 9 ribaund, Cenk Öner de 18 sayı 10 ribaundluk performanslarıyla takımlarının öne çıkan isimleriydi.

Saat 18.30’da başlayan günün ikinci karşılaşmasında ise ligin istikrarlı ekibi BASF Türk ile Şekerbank karşılaştı. İlk çeyrek 13-13 beraberlikle geçilirken, BASF Türk ikinci çeyrekten itibaren üstlüğü ele aldı ve soyunma odasına 7 sayılık avantajla 33-26 önde gitti. 2.yarıda rakibi Şekerbank’ın çabalarına, soğukkanlılıkla cevap veren mavi beyazlılar sahadan 59-47 galip ayrıldı.

BASF Türk’ün pota altındaki silahı Volkan Baş 19 sayı 13 ribaund 2 blokla üzerine düşeni bir kez daha yaparken, Korhan Dönertaş da 16 sayıyla galibiyette rol oynadı.

Şekerbank’ta ise Güven Aral 19, Alper Aksoy da 14 sayı ürettiler.

Business League’de 10. Hafta maçları, Pazar günü J grubunda oynanan 3 karşılaşma ile tamamlandı.

Günün ilk karşılaşmasında, J grubu lideri Mars, Arena’yı 110-51’le geçerek liderliğini sürdürdü. 1. Periyodun ortalarından itibaren oyunu kontrolü altına alan Mars, 58-27 önde kapattığı ilk yarının ardından, bu performansını maç sonuna dek sürdürerek rahat bir galibiyet elde etti.

Mars adına 40 sayı üreten İbrahim Demirel maçın en skorer ismi olurken, o’na 26 sayılılık performansıyla Arifcan Sanal eşlik etti. Arena’da Uğur Dayıoğlu 20, Aykut Atar 19 sayı üreterek takımlarının skor yükünü üstlendiler.

Günün ikinci maçı, geçtiğimiz hafta ilk galibiyetini elde eden Pfizer ile henüz galibiyeti bulunmayan GittiGidiyor arasında oynandı. Rakibini 55-49’la geçen Pfizer ikinci galibiyeti ile tanışarak grupta Deloitte’nin ardından 4. sıraya yerleşti.

İlk çeyreği 17-14 önde geçen Pfizer, Ozan ve Sinan’ın etkili oyunlarıyla devreyi 25-22 önde tamamladı. Maçın üçüncü çeyreğinde Pfizer farkı biraz daha açarak son periyoda 42-30 önde girdi. Son bölümdeki GittiGidiyor’un çabası maçı kazanmaya yeterli olmayınca 1 puana razı oldu.

Ürettiği 22 sayıyla maçın en skorer ismi olan GittiGidiyor’dan Yusuf Ali Aktaş takımına galibiyeti getiremezken, Pfizer’de Ozan Uysal 20 sayılık bir performans sergiledi.

Haftanın kapanış maçında, grupta ilk iki maçını kazanan iki ekipten İstanbul Tabip Odası, Deloitte’yi  69-60 mağlup ederek üçte üç yaptı ve maç eksiğiyle 2. sıraya yerleşti.

Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın ilk çeyreği, 22-16 İstanbul Tabip Odası’nın üstünlüğü ile geçildi. İkinci çeyrekte skoru dengeleyen Deloitte, devreyi 34-34 beraberlikle tamamladı. Oyunun ikinci bölümünde oyuna daha hakim olan taraf İstanbul Tabip Odası’ydı. 3. Çeyreği 54-46 geride kapayan Deloitte’nin son çeyrekti baskısı skoru değiştirmeye yetmedi ve salondan mağlup ayrıldı.

İstanbul Tabip Odası’nda 4 oyuncu çift haneli rakamlara ulaştı. 15 sayı üreten Onur Yaya en göze çarpan isim olurken, 8 sayı-10 ribaund-6 asistle oynayan Hilmi Karadeniz de takımın etkili isimlerindendi.  Deloitte cephesinde ise 20 sayı ile oynayan Uraz Özdoğan başarılı bir performans ortaya koydu. Bekir Şirin ise 16 sayı-11 ribaund kaydetti.

Business League’de bu hafta alınan toplu sonuçlar şu şekilde;

TEB-65 Metis-72

BASF Türk-59 Şekerbank-47

Mars Entertainment-110 Arena-51

GittiGidiyor-49 Pfizer-55

Deloitte-60 İstanbul Tabip Odası:69

Gruplarda oluşan puan durumları ve oyuncu istatistikleri için; www.businessleague.com

Kas
5

Basketbol: Business League

By Erman Eroğlu  //  Basketbol  //  1 Comment

Geçtiğimiz günlerde, bir tesadüf sonucu yolum internette bir siteye düştü. Spor ve spor ruhu adına ilgimi çeken bu siteyi ve organizasyonu daha derinlemesine incelemek istedim. Okuduğum her satır, gördüğüm her fotoğraf ülkemizde özlemle aranan, sporun birleştirici ruhunun güzelliklerini sonuna kadar yansıtan bu turnuvayı daha yakından tanımama sebep oldu. Dayanamadım ve Business Leuague Genel Koordinatörü Sayın Cemil ÖNER’e ulaştım, kendisi de bizi kırmayarak merak ettiğimiz tüm soruların cevaplarını bizimle paylaştı.

Türkiye’de iş dünyasına özel bir basketbol ligi var

Türk iş dünyası, son beş yıldır, son derece profesyonel bir anlayışla düzenlenmekte olan bir basketbol ligine evsahipliği yapıyor. “Business League” adı verilen ve şirketlere hitap eden bu özel lig, geçmişte profesyonel/amatör basketbol oynamış ya da çok arzuladığı halde imkan bulamamış, iş dünyasının sporcu ruhlu insanlarına kurumsal rekabeti sahada yaşatıyor.

Business League Genel Koordinatörü Cemil Öner, kurum çalışanlarını sosyal yaşantılarında bir araya getirip sportif bir yaşamın temellerini atan bu ligle, çalışanların kurum forması altında mücadele etmelerini sağlayarak bağlılıklarını ve iletişimlerini kuvvetlendirmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Türkiye’nin önde gelen firmalarının katıldığı Business League’de bugüne kadar 62 takım boy gösterdi. Türkiye Basketbol Federasyonu’nun da desteğini alan ligde, resmi TBF hakemleri, hem maçları yönetiyor, hem de istatistikleri tutuyorlar.

Ne kazandırıyor?


Business League, takım ruhunu kuvvetlendirmeyi, perspektifleri genişletmeyi, sporun çalışmalara olan katkısını gözler önüne sermeyi ve heyecan dozunu daha da artırmayı amaçlıyor. Çalışanlara sosyal, fiziksel ve ruhsal katkı sağlamanın yanı sıra kurumlar ile çalışanları arasındaki bağı ve sadakati de güçlendiriyor.

Öner, ligin, kurumların çalışma hayatına da olumlu etkisi olduğunu söylüyor. Yaşayarak öğrenme, liderlik, grup dinamikleri, motivasyon, iletişim, stresle mücadele, kurum ve çalışanları arasındaki sadakate yönelik katkıların yanı sıra, oyunculara bireysel avantajlar da sağlanıyor. Spor kanalıyla bireysel tatmin ve mutluluk yaşayan oyuncuların, işle olan ilişkileri de olumlu yönde gelişiyor.

Öner, Business League’de “çalışanlar” olarak tanımlanan gruba CEO’lar ve pazarlama müdürleri gibi üst düzey yöneticilerin de dahil bulunduğunu belirtiyor. Yöneticilerinin desteğini sahada gören oyuncuların motivasyonu, hem sportif, hem de profesyonel anlamda artıyor. Seyircilerin ilgisi de motivasyonu yükselten unsurlardan. Ailelerin ve iş arkadaşlarının destekleri, oyuncuya ve maçın heyecanına fazlasıyla yansıyor.

Business League, aileler için de keyifli bir hafta sonu programı sunuyor. Ligde yer alan takımların çoğu, kendi taraftarlarını örgütleyerek lige olan ilgilerini gösteriyor. Bu da Business League’in daha geniş kitlelere erişmesini sağlıyor.

Nasıl doğdu?

Öner, ligin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: “Business League, liderlik, grup dinamikleri, motivasyon, iletişim ve stresle başa çıkabilme konularında eğitimler veren Serdar Kılıç’ın 2004 yılında geliştirdiği bir projeydi. Kılıç, bu projeyi, çalışanların spor etkinliklerini, kendi içlerinde kurdukları takımları, yaptıkları spor aktivitelerini gözlemleyerek oluşturdu ve basketbol sporuna odaklandı. Basketbolun kurumsal motivasyon eğitiminin bir parçası olarak görülmesi için çalışmalara başlandı.

Kurum çalışanlarının spora ilgisini profesyonel bir platforma taşımak, projenin çıkış noktasıydı. Projeye kurumsal bir kimlik kazandırmak, Türkiye Basketbol Federasyonu’nun desteğini almakla mümkün oldu. Kurumlara Business League’in kazandıracağı avantajlar sunulmaya başlandı ve lig yoğun bir ilgiyle karşılandı.”

Her sene artan katılımcı takım sayısı, genel ilginin boyutlarına dair önemli bir gösterge. Ligin profesyonel bir yapıda gerçekleşiyor oluşu, profesyonel hayata dahil olan oyuncuların ilgi ve desteğini artırıyor. Lig organizatörleri, katılımcı firmalardan da, oyunculardan da son derece olumlu geribildirimler alıyorlar. Ligin kurum ve çalışanlara olumlu etkisi, ölçümlenebilir değerlere dönüşüyor. Kurumlar kadar oyuncular da bu organizasyona sahip çıkıyor ve ligin yaşamlarının önemli bir parçası haline geldiğini belirtiyorlar.

Altıncı sezonda Akampüs ile işbirliği

Bu yıl 6’ncısı düzenlenecek organizasyonda, yeni sezon, Ekim ayında başlayacak ve Haziran 2010’a kadar sürecek. Maçlar, kura çekiminin ardından belirlenecek fikstüre bağlı kalarak, cumartesi ve pazar günleri 10.00-22.00 saatleri arasında gerçekleşecek. Her hafta toplam 12 müsabaka yapılacak.

Business League, bu yıl, kadrosunu ve hedeflerini, gençlik pazarlaması alanında 9 yıllık deneyime sahip Akampüs ile büyütüyor. Akampüs işbirliğinin, organizasyonun heyecan ve hareketliliğini artırması bekleniyor. Akampüs, sosyal ağı olan ilk ve tek gençlik ajansı. Dolayısıyla, bir iletişim platformu olarak, kurumsal dünyayı ve beklentilerini iyi tanıyor. Business League, genci, üniversiteliyi ve sporu tanıyan Akampüs ile genç, dinamik ve daha güçlü bir ekip olarak yola devam ediyor. Ayrıca, Akampüs’ün lige yeni bir perspektif kazandıracağına inanıyor. Akampüs ile yeni lig fikirleri geliştiriyor ve bu fikirlerin temellerini bugünden atıyor. Sporun farklı dallarına odaklanıyor, bununla birlikte kurumları ve üniversitelileri buluşturma yolları üzerinde duruyor. Akampüs, Business League’e heyecan katmanın yanı sıra iş geliştirme noktasında da destek veriyor.

Geçmişe bakış

Business League 2004-2005 sezonu, 24 takımın mücadelesine sahne oldu. Koçbank, UNO, Ford Otosan ve Global Bilgi’nin son dörde kaldığı sezonda, Ford Otosan ile final oynayan UNO takımı Business League kupasının ilk sahibi oldu.

Business League 2005-2006 sezonu, 24 takımın katılımıyla gerçekleşti. Son şampiyon UNO, bir önceki yıl devirdiği Ford Otosan’a elenerek turnuvaya çeyrek finalde veda etti. Koç Finans ile Reebok arasındaki final mücadelesinde kazanan Reebok oldu.

Business League 2006-2007 sezonu, 24 takımla başladı. İki iddialı ekip UNO ve Yapı Kredi Bankası’nın karşılaştığı finalde gülen taraf UNO oldu.

Business League 2007-2008 sezonu, 31 takım arasında gerçekleşti. İki şampiyonluğu bulunan UNO, finalde OPET’i yenerek üçüncü şampiyonluğunu elde etti ve Business League’deki iddiasını bir kez daha kanıtladı.

Business League 2008-2009 sezonu, 27 takımın katılımıyla gerçekleşti. 14 Haziran’da oynanan finalde Tüpraş’ı yenen OPET ilk şampiyonluğunu elde etti. Turnuva ile ilgili detaylı bilgilere, organizasyonun sitesi olan http://www.businessleague.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Eki
11

Olympiacos – San Antonio Spurs: 89-107

By Erman Eroğlu  //  Basketbol, Haberler  //  No Comments

Olympiacos Henüz Yeterli Değil

Avrupanın köklü takımlarından Olympiacos, Euroleague American Tour 2009 organizasyonu çerçevesinde Cuma gecesi San Antonio ile karşı karşıya geldi. Nba kalitesini Avrupa’ya taşımayı kendisine amaç edinen Olymiacos, daha ilk periyot başladığında oyunun kontrolünü San Antoni’ya vererek farklı mağlubiyetin yolunu çizmiş oldu. İlk periyodu 39-21 önde kapatan San Antonio, maçın geri kalanında aynı tempoyu sürdürmesede, Olympiacos karşısında rahat bir galibiyetle sahadan ayrılmış oldu.

San Antonio takımında 4 oyuncu çift hanelere ulaşırken, maçın en çok dikkat çeken ismi, genç oyunkurucu George Hill oldu. Attığı 17 sayı ile maçın en skorer oyuncusu olan Hill, oyununu 3 rebound ve 2 assist ile süsledi. Tim Duncan, Tony Parker ve Roger Mason ise çift hanelere ulaşan diğer isimler oldu. San Antonio’da en çok merak edilen isim R.Jefferson maçı 4 sayı, 2 assist ve 1 rebound ile tamamlayarak beklentilere karşılık veremedi. Bir diğer merak edilen konu ise Spurs rotasyonu ile ilgiliydi, Popovich’in hangi oyunculara ne kadar süre vereceği tartışılırken, Popovich Olympiacos maçında kenardan gelen süperyıldız Ginobili ve takımın skor yükünü üstlenen Hill haricindeki oyunculara neredeyse eşit zaman vererek, hala kafasındaki arayışların sürdüğünü göstermiş oldu.

Olympiacos takımında ise Schortsanitis 16 sayı üreterek takımının en skorer oyuncusu oldu. Hawks takımını ve Nba’i bırakarak, Avrupa ligini tercih eden genç yıldız Josh Childress 15 sayı, 9 rebound ve 2 assist ile göz kamaştırdı. Olypiacos takımının bir diğer Nba patentli oyuncusu Von Wafer’da çift hanelere çıkan bir diğer oyuncu olarak göze çarptı. Wafer maçı 11sayı, 2 assist ve 2 rebound ile tamamladı. Yunan ekibinde en çok merak edilen oyuncu ise, sezon başında Denver Nuggets takımından Avrupa’nın yolunu tutan Litvanya’lı oyuncu Linas Kleiza’dı. Kleiza’da aynı Jefferson gibi 4sayı, 6 rebound ve 1 assist ile beklentilerin altında kaldı. Geçen sezon yaptığı büyük transferlere rağmen FinalFour’da istediğini bulamayan Olympiacos Amerika’da da aradığı çıkışı yakalayamadı. Olympiacos organizasyon kapsamında son maçını Pazartesi gecesi Cleveland ile oynayacak ve sonrasında, sezon hazırlıkları için Yunanistan’a dönecek.

Eki
11

Yeni Sezonda San Antonio

By Erman Eroğlu  //  NBAMag  //  1 Comment

Vahşi Batı’da Amansız Savaş

Geçen sezonu ilk turda Dallas’a 4-1 kaybettikten sonra yeni sezon hazırlıklarına başlayan San Antonio, kadrosunu önemli oyuncularla güçlendirdi.Geride kalan sezonda sakatlıklardan oldukça etkilenen takım, bu sene kötü şansını da yenmek için mücadele edecek. Zira mart ayında sezonu kapattığı açıklanan Manu Ginobili’nin henüz sezona hazır gözükmemesi Richard Jefferson üzerindeki yükü giderek arttırıyor. Dün Houston ile oynadıkları hazırlık maçında ilk 5 başlayan Ginobili, sahada yalnızca 13 dakika kalabildi, formundan oldukça uzak görünen Ginobili maçı 4 sayı ve 2 rebound ile tamamladı.

Antonio McDyess


Bir önceki sezon sonunda bedavadan kaptıkları Drew Gooden ile yollarını ayıran San Antonio, bu sezon pota altını takımın simgesi Tim Duncan ile birlikte doldurabilecek bir oyuncu arayışına girdi. Bilindiği üzere R.Jefferson takası ile Kurt Thomas Millwaukee yolunu tutarken, yine aynı takasın bir parçası olarak Arjantinli Oberto’da Detroit’e gönderilmişti. Şimdi herkes neden Richard Jefferson’dan değilde Antoino McDyess’den başlayarak transferleri değerlendiriğimi düşünebilir, bunun çok basit bir açıklaması var, San Antoino takımının kalburüstü sayılabilecek pota altı oyuncularını göndererek kurduğu yeni takımda en büyük soru işareti 4 numaralı pozisyonda yaşanıyor. Esasında McDyess bu noktaya alınabilecek en akıllıca oyunculardan biri. İlk 4 çıkması muhtemel 4 oyuncuyu göz önüne aldığımızda, her biri pozisyonunda dünyanın ilk üç oyuncusundan biri olabilecek nitelikte. Tecrübeli ve atletik bir oyuncuyla bu boşluğu doldurmak takım adına önemli bir adım olmalı.

Richard Jefferson

18 sayı, 5 ribound ve 3 assist, bu istatistikleri, zaten düzgün işleyen bir San Antonio takımına kattığınızda, şampiyon olamamanın tüm bahaneleri ortadan kalkmış oluyor. Bu kadar üst düzey bir oyuncunun tüm seçenekleri değerlendirmeden Millwaukee yolunu tutmuş olması hiç de akıllıca değildi. Onu tekrar şampiyonluğa oynayan bir takımda görmek oldukça heyecan verici. Genel hatlarıyla takıma baktığınızda, Parker, Gibnobili, Jefferson, McDyess, Duncan ilk beşinin yanısıra kernardan gelmesi muhtemel Roger Mason, Finley, Ratliff, Booner ve çaylak DeJuan Blair ile San Antonio, bana kalırsa bu sene şampiyonluğun Batı’daki en büyük favorisi olarak gözüküyor.

Theo Ratliff

Uzun yıllardır lige emek vermiş oyunculardan biridir Ratliff, geçtiğimiz sezon Philadelphia’da, belkide kariyerindeki en düşük istatistikleri ile oynadı. İlerleyen yaşının da etkisiyle hücumdaki etkinliği giderek azalıyor, ancak hala ortalamanın üstünde bir savunmacı diyebiliriz. Üstün blok yeteneği onu San Antonio pota altında savunmanın önemli bir parçası haline getirebilir. Esasında Ratliff’in Ncaa tarihinin Shaq ve Amiral Robinsonla birlikte en iyi 3 blokcusundan biri olduğunu pek kimseler bilmez. “The Door” yani “Kapı” lakabını da bu yıllarda almıştır. Böylesine üst düzey savunma oyununu ilerleyen yaşına rağmen San Antonio için de sergileyebilirse, belkide son yılında şampiyonluk onun için çok uzak olmayabilir.

DeJuan Blair

San Antonio takımında son olarak bahsetmek istediğim oyuncu DeJuan Blair. Daha birkaç gün öncesine kadar ismi çok ta ön planda olmayan Blair, takımın oynadığı Houston Rockets karşılaşmasında 16 sayı, 19 rebound ile bir anda herkesi şaşkına çevirmişti. Bu sezon iki hazırlık maçında toplam aldığı 16,5 dakikada 12,5 sayı ve 10,5 rebound üretmesi, şimdiden onu izleyenlerin geleceğe heyecanla bakmasına sebep oluyor. Houston maçından sonra Popovich’in kafası hayli karışık görünüyordu, pota altında güvendiği birçok isminin yanında Blair’in de üst düzey performans göstermesi, onu diğer koçların aksine oyuncu yokluğundan değil, oyuncu çokluğundan kadro kurmakta zorluyordu. Yaptığı açıklamada takımda henüz kimi nerde oynatacağına karar vermediğini söyleyen Popovich, Blair hakkında ise ondan son derece memnun olduğunu söyledi.

Eki
5

Belki Son Perde: Cleveland Cavaliers

By Erman Eroğlu  //  NBAMag  //  No Comments

NBA’de heyecanın başlamasına sayılı haftalar kala şampiyonluk adayı takımların son durumları da iyiden iyiye merak konusu olmaya başladı. Geçtiğimiz sezonu hayal kırıklığı ile kapatan Cleveland’da sezon başında yüzler gülüyor. Geride kalan sezonda takımın hücümda en çok sıkıntı çektiği bölge olan pota altında, bu sene efsanevi pivot Shaq’ın boy gösterecek olması, taraftarı şimdiden ilk maç için sabırsızlıkla beklemeye itiyor. Lebron James’in takıma katıldığı günden beri en büyük handikapı takım oyunu ve set hücümlar olan Cleveland, acaba bu sene gerçek bir takım olmayı ve Lebron olmadan da sayı üretmeyi başarabilecek mi? İsterseniz bu ihtimalleri isim isim üstünde durarak inceleyelim.

Shaquille O’Neal

Cleveland şehri, tarihi boyunca sportif alanda şaşaalı başarıları yakalayabilmiş değildir. Bu kara büyünün Lebron James’in takıma katılmasıyla değişeceğine olan inanç hayli fazlaydı. Aslında bir bakıma öyle de oldu, James takıma katıldığından bu yana Cleveland adım adım ileriye gitti, bu zaman zarfı içerisinde bir NBA finali, bir konferans finali ve iki konferans yarı finali gördüler. Ama beklenen başarı olan şampiyonluk bir türlü gelmiyordu. Önümüzdeki sene kontrat sezonu olması dolayısıyla, bu sene de yaşanabilecek olası bir başarısızlık, takım için Kral’ı kaybetmek anlamına gelebilir. Bu sebeple işi baştan sıkı tutmayı planlayan yönetim, gittiği her takıma şampiyonluk kazandırabileceğine inanılan Shaq ile 1 senelik yüklü bir kontrat imzaladı. Bu transfer gözlerin bir anda Cleveland’a çevirilmesine neden oldu. Bence de Shaq takım için doğru bir tercih, hem hücümda hem savunmada korkutucu bir tehtid olmasının yanı sıra, takımın ihtiyacı olan abilik görevini de yerine getirerek, takım oyununun yeniden şekillenmesine önemli katkılar yapacaktır. En azından bu sene Dwight Howard’dan o kadar çekinmelerine gerek kalmayacaktır. Ayrıca zaman zaman Lebron’un üstüne yapılan ikili hatta üçlü sıkıştırmalarda, topu eline alabilecek bir silahın daha olması, rakip için tehlike oluşturabilir.

Anthony Parker

Belkide hiçbir oyuncu Avrupa arenasında onun kadar başarılı olmadı, Final Four MVP, Euroleague MVP, Euroleague şampiyonlukları, lig şampiyonlukları gibi bir oyuncu için Avrupa’da hayal edilebilecek tüm başarıları kazandıktan sonra döndüğü NBA’de bir türlü renkli günlerine geri dönemedi. Sezon başında Cleveland ile sözleşme imzaladı, bu Avrupa’nın Kral’ı ile NBA’in Kral’ının aynı takımda oynaması anlamına geliyor. Zaman zaman Lebron’a skor yükü konusunda yardımcı olan Delonte West’ten sonra bir diğer hücum opsyonu olarak takıma katıldı. Eğer Toronto ona defans yapmama bağımlılığını aşılamadı ise, sırıtmayan bir savunmacı ve boş bırakılmaması gereken bir şutör rolü ile olası bir şampiyonlukta önemli rol oynayabilir.

Leon Powe

Boston’da 3 sezon geçirdikten sonra, Garnett, Perkins ve Davis’den süre alamayacğını düşünmüş olmalı ki şampiyonluğun bir diğer adayı Cleveland’a bu yaz imza attı. Esasında bir pota altı oyuncusuna göre boyu kısa ancak atletik yapısı onu korkulan bir savaşcı haline getiriyor. Shaq, İlgauskas ile oyun süresini paylaşırken, Powe ise Anderson Varejao ile 4 numara konusunda forma savaşı verecek. Yine kendisine benzer özelliklere sahip olan Varejao ile karşılaştırdığımızda, takıma benchten katkı yapması daha büyük olasılık gibi gözüküyor. Cleveland için Powe imzasının en önemli yönü, artık Varejao sahada olmasa bile pota altında kavganın devam etmesi olacak. Ayrıca Powe trajik hayat öyküsü sebebiyle egoları olmayan, takım uyumu yüksek ve sorunsuz bir oyuncu, bu da şampiyonluğa oynayan bir takım için altın değerinde bir oyuncu olduğu anlamını taşıyor.

Jamario Moon


Jamario çok üstün atletik yeteneklerine rağmen lige geç katılmış bir oyuncu. Toronto’da ortalamanın üstünde savunma yapan tek oyuncu olmasına rağmen, ilerleyen dönemlerde Miami’ye gönderilmiş olması onun adına bir talihsizlik olarak yorumlanabilir. Öyle atletik yeteneklere sahiptir ki, 2.13′lük Howard antremanda zıplayarak çember öpmeyi bir marifet olarak sergilerken, 2,03′lük Jamario, bir San Antonio maçında, bırakın çemberi öpmeyi, çenesini dayayabilecek kadar zıplayıp aldığı rebound ile saha kenarındaki binlerce kişinin gözlerini yuvalarından çıkartmıştır. Ancak 27 yaşında başladığı, 2 senelik NBA macerasında henüz hücum gücünü yeterli ölçüde geliştiremedi. Mo Williams, James ve Shaq’ın oyunda hücum opsyonları olarak tutulduğu dakikalarda, Varejao ve Moon ile savunma hattını savaş meydanına dönüştürmek, Cleveland’ı her iki sahada da dehşet saçan bir takım haline getirebilir. Ancak Moon’un hücumda hangi topları kullanması gerektiğini yeterince öğrenememiş olması, zaman zaman takımın temposunu düşürebilir.

Danny Green

Cleveland’da takıma katılanlar konusunda son olarak bahsedeceğimiz isim ise 2009 Draftının 46. sırasında seçilen çaylak guard Danny Green. North Carolina’da 4 sezon geçiren Green, bu 4 sezonda 9,4 sayı ve 1.8 rebound ortalamaları tutturdu. Her geçen gün üstüne koyan, çalışmayı seven karakter yapısıyla tanınan Green, bu özellikleri ile yıldızlar geçidine dönüşen Cleveland takımında Mo Williams ve Daniel Gibson’un ardından süpriz işler yapabilir.

Eyl
4

NBA’i Reddeden Ufaklık: Ricky Rubio

By Erman Eroğlu  //  NBAMag  //  No Comments

Son günlerde adı basketbol sayfalarında sıkça duyuldu, neredeyse hergün hangi takıma gideceği yönünde haberler çıktı, bir ara Türkiye’de bir takım forması giyecek bile denildi, Minnesota Timberwolves menajeri David Khan neredeyse bütün yazını İspanya’da geçirdi, ama o en sonunda Barcelona formasıyla basın karşısına çıktı. Kimden mi bahsediyorum? Tabiki 18 yaşındaki İspanyol fırlama Ricky Rubio’dan.

NBA hayranları dün gelen haber ile, biraz da olsa hayal kırıklığına uğramadı değil. Draft’ın 5. sırasında Minnesota tarafından seçildiği günden beri, nerde oynayacağının bir türlük netlik kazanmaması basketbolseverleri iyice heyecanlandırmıştı. Herkes onun diğer oyuncular gibi NBA’i tercih edeceğini konuşurken, kontratını elinde bulunduran Joventut Badalona ile 4 milyon Euro civarı bir Sold-Out anlaşması olduğunun öğrenilmesi suyu bulandıran ilk taş olmuştu. Daha sonrasında babası tarafından yapılan açıklama, Minnesota’da oynamaya sıcak bakmadığı yönündeydi. Bu sırada hakkında takas dedikoduları da başlamıştı ki, New York başkanı Donnie Walsh onu takıma katmak için büyük çaba içine girdi. Ancak çabaları sonuç vermedi, Draft’tan iki guard seçen Minnesota onu kaybetmeyi göze alamadı.

Ricky bir süre ortadan kaybolduktan sonra, bu sefer hakkında Avrupa’ya transfer dedikoduları çıkmaya başladı. Badalona takımının 4 milyon Euro’da ısrarcı olduğu ve bu rakamı ancak Real Madrid ve Efes Pilsen takımlarının ödeyebileceği iddia edildi.Hatta benim New York Knicks kaynaklarına dayandırarak, bir internet sayfasında yazdığım bu haberi ciddiye alan ünlü bir spor sitesi, bu soruyu Efes Pilsen baş antrenörü Ergin Ataman’a sormayı uygun bulmuştu, Ataman’ın cevabı ise net olarak hayır olmuştu.

Ricky artık o kadar tanınır olmuştu ki, ünlü spor siteleri Sports Illustrated ve Yahoo, hakkında düzenli olarak son durum raporları yayınlıyordu. David Khan sürekli İspanya’ya gidiyor, onunla görüşüyor, onu takıma kazandırmak için elinden geleni yapıyordu. Son dönemde kulağa gelen fısıltılar da transferin olumlu sonuçlanabileceği yönündeydi. Ama olmadı, Ricky dün Barcelona ile sözleşme imzaladı. Barcelona takımı Avrupa’nın en ünlü oyun kurucusunu kadrosuna katabilmek için Badalona takımına tam 4,2 milyon Euro ödedi. Onu bu sezon NBA’de görmek isteyen hayranları ise, büyük bir üzüntü içerisinde, iki sene daha sabretmek zorunda kaldılar. Minnesota ve NBA tarafında, böylesine yetenekli bir oyuncuyu (şimdilik) kaybetmenin üzüntüsü hakim. Ancak ben öyle düşünmüyorum, zaten Ricky daha lige başlamadan takım seçerek profesyonelliğinin henüz yeterli boyutta olmadığını gözler önüne sermişti. Üstüne NBA’e hiçte uygun olmayan fizik yapısını eklersek zaten ondan bir kaç sezon hiç bir fayda alınamayacağı açıktı. Ersan örneğinde olduğu gibi, Barcelona gibi üst düzey bir takımda büyük bir mücadelenin önemli parçası olarak boy göstermek ve tabir-i caiz ise rüşdünü ispat etmek, verdiği karar ile artık boynunun borcu haline gelmiştir. Üstelik kontratı iki sene sonra NBA’e gitmek isterse, kolaylık sağlanacağı yönünde bir madde içeriyor. Benim bu konudaki yorumum; Ricky’nin basın tarafından “henüz” fazla büyütüldüğü yönünde, nazlandıkça da ona olan ilginin artması onu hakettiğinden fazla şöhrete kavuşturdu.